20 Ekim 2013 Pazar

NRW014 "atlas silkindi"nin sinemaskop tiyatro uyarlaması

-->


ayn rand’in “atlas shrugged” (atlas silkindi) adlı romanı tiyatroya uyarlanabilir mi? ya da uyarlanmaya kalkılsa ne kadar iddialı ve cesaretli bir hamle olur!

eğer bir önceki genel sanat yönetmeni karin beier topluluğu almanya’da herkesin konuştuğu ve avignon’a davet edilecek seviyeye çıkarmışsa, ve hala kültür-sanat köşelerinde “beier-efekt” diye bir olgudan bahsediliyorsa; ve siz o topluluğun yeni sanat yönetmeni olmuşsanız, ilk sezonunuzu iddialı bir projeyle açmak isteyebilirsiniz. sanırım schauspiel köln’ün 2013/14 sezonunda işe başlayan yeni sanat yönetmeni stefan bachmann da böyle düşündü.

elinin altında, eski bir fabrikadan dönüştürülmüş, uzunluğu 25 metreyi bulan (evet, yanlış okumadınız), derinliği ise en az 12 metre olan bir sahne varsa ancak, böyle iddialı bir projeye soyunabilir insan.
evet, sahnenin uzunluğu hiç de alışkın olunmayan bir boyutta; sanki sinemada 70mm’lik “arabistanlı lawrence”ı seyreder gibi ultra sinemaskop bir etki çıkıyor ortaya (gel de robert lepage’a hak verme!)








ayn rand’in “fountainhead” (hayatın kaynağı) adlı romanını “atlas silkindi”sine tercih eden birisi olarak, çok da umutlu değildim bu yapımdan.
ama bir yandan da; kaldığım odanın penceresinden neredeyse sadece tren raylarını ve deutsche bahn’ın her çeşit trenini günün ve gecenin her vakti gelip geçerken seyrederken; trenlerin ve rayların önemli bir rol oynadığı bu romanın oyunlaştırılmış versiyonunu seyretmemezlik edemezdim.
en azından; bu açıdan oyuna verdiğim 4 saate değdiğini söyleyebilirim: 14 oyuncu yarım saat içinde sahneye 10 metrelik gerçek tren rayı döşediler; kamyon mıcırı getirdi, döktü; mıcır küreklerle düzeltildi; dörder kişilik gruplar ahşap kütükleri taşıdı, gerekli aralıklarla dizdi, üzerine sekiz kişinin ancak kaldırabildiği çelik raylar yerleştirildi; bulonlanıp sıkıştırıldı. eh, 4 saatlik bir oyun sahneye koyuyorsanız bu kadar zahmete vaktiniz oluyor tabii. bu işleri yapanlar da sahne teknisyeni falan değil, oyuncuların kendileriydi!

stefan bachmann’ın ayn rand’ın romanından yaptığı “der streik” (garip bir şekilde rand’in romanı almancaya üç kere çevrilmiş, üçünün de adı farklı: biri “atlas silkindi”, diğeri “john galt kim?” ve üçüncüsü oyunun da adı olan “grev”) adlı uyarlama güçlü, destansı görüntülere dayanıyor.
bachmann resmen, etkili görüntüler yaratan sekansları sinemaskop sahnede arka arkaya dizmiş (ama maalesef iki boyutlu kalmışlar; lepage sen çok yaşa!).





bu sekansları koskoca ve upuzun sahnede sadece 14 oyuncuyla yaratmak beceri olsa da, işin işlemeyen tarafı, görüntülerin ihtişamına rağmen, sahneden bana hiç bir duygunun geçmemiş olması; ne dagny taggart’ın gözüpekliği, ne hank rearden’ın hırsı ve dagny’ye duyduğu tutku, ne de john galt’ın bireyselci nutku. (lepage'a yine bir selam!)

ve herşey bir yana; bachmann’ı ayn rand’in kapitalizmi ve bireyciliği yücelten kült romanını “şimdi ve burda” sahnelemeye iten nedenleri ve bachmann’ın romanla nasıl bir hesaplaşma içine girdiğini göremiyor olmak, yapımın en büyük eksisi kanımca.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder