12 Haziran 2021 Cumartesi

Her Yaştan “Genç” Seyirciler için Sıradışı Anlatılar


JES (Junges Ensemble Stuttgart / Stuttgart Genç Topluluğu)’nun belediye ve bakanlığın maddi desteğiyle iki yılda bir düzenlediği Uluslararası Tiyatro Festivali “Schöne Aussicht” (Güzel Manzara) geçen yıl pandemiden dolayı iptal edildiği için bu yıl Almanya’da tiyatro salonlarının açılmaya başlamasıyla birlikte hem fiziksel mekanda hem de sahneden naklen yayınla gerçekleşiyor. 

Festivalde sadece gösteriler yok, çeşitli etkinlikler ve en önemlisi, ASSITEJ (Uluslararası Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Birliği)’nin düzenlediği ve bir haftalık festival boyunca süren bir atölye çalışması var. “Genç İzleyiciler İçin Dayanışma Tiyatrosu Kavramları” başlıklı bu atölye çalışması zoom üzerinden düzenleniyor ve profesyonel sanatçılara ve değişme istekli herkese açık. Bu atölye çalışmasında, içinde yaşanan çeşitli gerçekliklere saygı duyarak ve kategorize etmeden; genç seyirciler için sahnede ve sahne dışında dayanışmayı sağlayacak tiyatro nasıl yaratılabilir, ırkçılığı, cinsiyetçiliği, sınıfçılığı, engelli, trans ve queer bireylere yönelik düşmanlıkları ve ayrımcı koşulları yeniden üretmeden dünyayı tanımlamak için hangi imgeler ve anlatılar yaratılabilir ve bu durum hem sanatsal çalışmaları hem de tiyatronun yapılarını nasıl etkiler gibi sorular üzerine düşünmek ve fikir alışverişi yapmak üzerine kurgulanmış.


Festivali geçtiğimiz pazar akşamı (6 Haziran) Belçikalı Bronks - Genç Seyirci için Tiyatro ve Tuning People topluluklarının ortak yapımı “Rita” açtı. 
Bir operanın dramatik aramüziği çalarken sonradan pencerenin olduğunu anlayacağımız jaluzi açılır ve yavaş yavaş içeriye mavi bir ışık dolmaya başlar. Aynı anda sahnenin diğer yanındaki siyah perde de kalkarken köşe duvarlarıyla bir mekan çıkar ortaya. Beyaz duvarlardan birine tek kişilik bir masa, bir sandalye, diğerine bir tabure dayalıdır. Tombulca, kıvırcık saçları, iki sıra inci kolyesi, boynuna kadar iliklenmiş siyah bluzu, pileli beyaz eteği ve topuklu ayakkabısıyla geçkin bir kadın önce müzik eşliğinde bir süre ahenkle dans eder, ama dengesini yitirmesi gecikmez, sanki rüyadan uyanmış gibi kendine gelir, duvarın kenarına asılı pardesüsünü giyer ve çantasını alarak mekandan çıkmak ister gibidir. O sırada bir tezgah altı buzdolabını iten beyaz tişört ve pantolonlu, boynunda altın bir kolye asılı genç bir adam girer mekana ve kadına “Rita” diye seslenince bir anda mavi ışık mekanın kendi ışığına döner, Rita gerçek dünyaya dönmüştür. Ama acaba o dünya da gerçek midir?... 
Adam yumuşak bir sesle “Hiçbir şeye gitmiyorsun, pardesünü çıkar, burada kalacaksın, bak herkes senin için geldi” deyip seyirci tarafını gösterir ve geldiği gibi sakince çıkar. Kadın pardesüsünü çıkarır, çantasını açar, küçük bir ayna çıkarır, aynada kendini görünce hafifçe korkar, makyaj yapar, küpe takar ve çantayı buzdolabına koyar. O sırada genç adam bu sefer üstü ocak altı fırın bir tezgah parçasını sürerek girer sahneye, Rita’ya sahne arkasını göstererek “Duvarın arkasına geç ve bekle” der, seyircilere dönüp adının Martino olduğunu söyledikten sonra Rita sahneye geri gelince “Sürpriz” diye bağırmalarını tembihler, iki kere deneme yaptırır ve bağırarak Rita’yı çağırırken sahneden çıkar. Rita çıktığı yerden değil, mevcut duvarlardan birini oynatarak girer sahneye ve seyircilerin “Sürpriz” diye bağırmalarıyla afallar. 

Fotograf : Clara Hermans

Sonrasındaki 70 dakika boyunca bakıcı mı gardiyan mı olduğu belli olmayan genç adam mekana sürerek bir eviye tezgahı getirir, masanın yerini değiştirir, yaşlı kadınla ilgilenir, onun cips yemesini engelleyip elma yemesini sağlamaya çalışır, yemediği elmaları kendisi çiğneyip onun ağzına tükürür. Tezgah parçaları mekanın içinde genç adam tarafından hareket ettirilir. Mekanın köşesini tanımlayan duvarlardan başka parçalar da aralanırlar, zaten sadece köşesi olan mekan iyice dağılır, duvarlar aralarından geçilir hale gelir. Arka duvarda üstte gömülü bir çift kapak vardır (normalde mutfaklardaki tezgah üstü dolapları gibi olan ama dışarıya çıkıntılı değil, duvarla aynı hizada, gömülü şekilde). Mekanda hiçbir şey sabit ve normal değildir. Mekan tekinsizdir. Genç adam da biraz tekinsizdir, kadının iyiliğini mi istiyordur yoksa kadını yapmaya zorladıklarından sadistçe zevk mi alıyordur, belli değildir. Hatta belki de Rita'nın diğer yanıdır.
Kadın da kaybolmuş, aynı mekan gibi dağılmıştır sanki; zaman zaman iyice kendi dünyasına çekilerek opera aryaları eşliğinde dans eder. Belki eski bir şancıdır, ya da balerin. Kadına dair bir şeyleri sezersiniz ama tam adını koyamazsınız. Acaba ruhsal bir sorunu mu vardır, ya da bunamadan mı muzdariptir, huzursuz olduğu kesindir.

Rita’yı, Jef van Gestel ile birlikte bu yapımın yazar ve yönetmenlerinden biri olan dansçı-koreograf Randi De Vlieghe, rolün barındırdığı olanakları da ustaca kullanarak canlandırdı. Martino’yu ise Stuttgart’taki gösterimde Tomas Pevenage oynadı. İki oyuncu da canlandırdıkları protagonistlerin ruhsal dünyalarının tekinsiz, sürprizli gel-gitlerini sakin, doğal ve abartıya kaçmayan bir yorumla seyirciye aktarıyorlardı. Wannes Deneer imzalı mekan tasarımı ise iki oyuncunun yanında yapımın üçüncü oyuncusuydu adeta. Mekan sürpriz içeren, hareketli ve/ya ölçeğiyle oynanmış öğeleriyle kimlikli ve bağımsız bir protagonist olarak dramaturjinin olmazsa olmaz yapı taşlarından biriydi. 

Fotograf : Clara Hermans

Her yaştan seyirciye hitap eden, oldukça nitelikli ve derinlikli bir gösteri olduğunu düşündüğüm “Rita”yı huzursuzluk ve hüzün kadar neşe ve keyifle de izledim. Festival pazar gününe (13 Haziran) kadar devam ediyor, her akşamki gösteri canlı sahnelenip naklen yayınlanıyor, yayının bant kaydı 30 Haziran'a kadar izlenebiliyor. Farklı ve genç bir dünyaya adım atmak için festival gösterimlerini kaçırmayın…

[Bu yazı Tiyatro Tiyatro Dergisi'nde yayınlanmıştır.]

6 Haziran 2021 Pazar

on soruluk sohbetler 38 : samara hersch

[Bu söyleşi 01.06.2021 tarihinde unlimited'de yayınlandı.]

Kundura Sahne'nin bu yıl ilki düzenlenecek, performans alanında disiplinlerarası ve uluslararası konsept ve pratik geliştirme programı olan PerformLab, Türkiye’den ve Hollanda’dan sanatçıları bir araya getirerek 29 Mayıs-6 Haziran tarihleri arasında Beykoz Kundura’da gerçekleşiyor. Kundura Sahne ile Productiehuis Theater Rotterdam ortaklığında ve Dutch Performing Arts’ın desteğiyle hayata geçirilen PerformLab programı boyunca, yapılan açık çağrı sonucu seçilen, kariyelerinin farklı aşamalarındaki Türkiye’den sanatçılar Barış Arman, Dilan Onay, Doğan Can Serinkaya, Filiz İzem Yaşın, Halil İbrahim Aygün, Nadir Sönmez, Nursev Irmak, Onur Karaoğlu ve Selen Gürmen, bir hafta boyunca Hollanda’dan gelen sanatçıların katılımıyla, çalışmalarını paylaşma ve geliştirme imkânı bulacaklar. PerformLab’e ayrıca sanatçı İlyas Odman da, sanatsal süreçlere fermantasyon kavramı üzerinden yeni bir bakış açısı kazandırarak Sanat Fermantoru olarak eşlik edecek. Fermantasyonu, sanatsal süreçlere yeni bir perspektifle bakmayı sağlayan bir araç olarak kullanmayı öneren bu yaklaşım, PerformLab'in omurgasını oluşturacak.
Hollanda’dan katılan sanatçılar ise dansçı ve koreograf Benjamin Kahn, Amsterdam Fringe Ödüllü dansçı ve performans sanatçısı Cherish Menzo, oyuncu ve performans sanatçısı Khadija El Kharraz Alami ve Green Room ödüllü eğitimci, sanatçı, tiyatrocu ve yönetmen Samara Hersch’den oluşuyor. On soruluk sohbetler’de sırada eğitmen, tiyatrocu, yönetmen ve performans sanatçısı Samara Hersch’i misafir ediyoruz. Yaratım sürecinin merkezine çağdaş performans ile katılımcı sanat pratiklerinin kesiştiği noktaları alan Samara Hersch, farklı kuşaklar arasında gerçekleşen söylem ve bilgi paylaşımlarının hiyerarşik olmayan biçimlerine ile duyan bir sanatçı. Güncel koşulların sunduğu ve bazen de dayattığı yeni biçimleri de işlerine cesurca dahil ettiği performanslarında Hersch, izleyicilerini sürecin birer katılımcısı olarak gelecek nesilleri etkileyen kritik konular hakkında düşünmeye, kuşaklar-arası ve kıtalar-arası karşılıklı bir sohbete, büyük bir topluluğun parçası olduklarını fark etmeye davet ederken aynı zamanda onlar için mahrem bir deneyim kurgulamayı hedefliyor.
Samara Hersch, Otoportre, Fotoğraf: Bobo Lee ( Body of Knowledge atölye serisinden, Hong Kong)

Performansın özü sizce nedir? Performansı günümüzde nasıl tanımlarsınız?
Benim için çağdaş performans bir karşılaşma; diğeriyle, bir yabancıyla, kendinle... Aramızdaki bu boşlukta neler olabileceğini ve gündelik yaşamın bizi mahrum ettiği hangi olasılıkların ortaya çıkarılabileceğini, prova edilebileceğini ve parçalara ayrılabileceğini merak ediyorum.

Sanatın dönüştürücü gücüne inanıyor musunuz? Nasıl?
Geçenlerde bir arkadaşım bana şöyle dedi: “Beni vektörler daha az ilgilendiriyor, beni asıl ilgilendiren zihnimi yeni düşünceler ve hayallerle dolduran sanat.” Bu ifadeyi seviyorum, çünkü sanatın yaratabileceği yavaşlamada, benim için dönüşümün gerçekleştiği yer burası. Zamanın, mekanın esnemesini ve yeni bir araya gelişlerin oluşmasını sağlayarak, hayatımızın çoğunu tüketen aralıksız gürültüye, kutuplaşmaya ve dikkat dağınıklığına direnen ve bu süreçleri altüst eden alternatif hayal etme, queer’leme ve dinleme kanalları yaratabileceğimize inanıyorum.

İnsanlığın küresel ölçekte içinden geçmekte olduğu pandemi süreci sizce gösteri sanatlarını gelecekte nasıl dönüştürecek?
Bu salgın sırasında kendimi Melbourne'da buldum; Amsterdam'daki sanat ortamımdan çok uzakta. Uzaktan fark ettiğim şey ortaya çıkan daha büyük bir temas kurma çabasıydı ve de kaynakları paylaşma konusunda bir cömertlik ile birlikte olmaya yönelik yaratıcı girişimler. Aynı zamanda, aramızdaki sınırlar her zamankinden daha güçlü hissediliyor. Bu uzaktan (remotely) birlikte kalmak için yapılan yeni girişimleri desteklerken, aslında gerçekten birlikte olmak ve “gerçek” bir bir araya geliş için gerekli koşulları yaratmak konusunda ısrar etmemiz gerektiğini hissediyorum.

Bir performans sanatçısı olarak, pandeminin yarattığı zorlu koşullarla kişisel olarak nasıl başa çıkıyorsunuz? Yaratım sürecinde COVID-19'un getirdiği kısıtlamalara uymak zorunda kalmak yaratıcılığınızı nasıl etkiledi?
Zaten bir özne ve performatif araç olarak mesafeyle çalıştığım için salgın, beni bu araştırmaya daha da derinden yöneltti. Body of Knowledge ve Sex and Death adlı yapıtlarımı “evde” ve dijital versiyonlara uyarlayabildiğim için fazlasıyla şanslıydım. Bu fırsatlar ne kadar olağanüstü olsa da ve bu yeni olasılıkları destekleyen kurumlara ne kadar müteşekkir olsam da, aynı zamanda neyin eksik kaldığının da farkındayım; odada oluşan o elle tutulamaz enerji, seyircinin nefesinin sesi, gösteri sonrası bardaki sohbet. Bu yokluklar beni bir özlem hissine kaptırıyor ve tekrar fiziksel olarak birlikte olma ihtiyacını teyit ediyor… ki bunu dört gözle bekliyorum!

Size ilham verdiğini düşündüğünüz biri/leri var mı, varsa kimler?
Birçok sanatçıdan ilham alıyorum; en son Amsterdam'daki Das Theatre'daki akıl hocam olan Edit Kaldor’dan aldım. Yeni dramaturjileri dile getirme şeklini seviyorum ve odada gerçekte neler olup bittiğini merak içinde takip etmekte ve gözlemlemekte ısrar ediyor. Ayrıca Back to Back Tiyatrosu’ndan Avustralyalı tiyatro yönetmeni Bruce Gladwin'den de ilham alıyorum. Özellikle, yapıtlarının her birinin bir önceki yapıtta çözülmemiş bir sorudan ortaya çıkma biçiminden ilham alıyorum. Sanatın bir araştırma olarak bu şekilde konumlandırılmasını ve sanatçının pratiğiyle devam eden bir sohbete girmesini seviyorum.

Bir iş üretirken hangi kaynaklardan beslenir, nelerden ilham alırsınız? Rüyalarınızın işlerinize etkisi olur mu?
Bana ilham veren şey, karşılaştığım farklı insanlar ve onların dünyayı ifade etme ve yönlendirme biçimleri. Bu sıralar ergenlerle çok çalışıyorum ve onların toplumla ve genel olarak yetişkinlerle hesaplaşmalarından ilham alıyorum. Onlar tarafından sürekli olarak varsayımlarımı yeniden düşünmem ve radikal olarak yeni ve sürdürülebilir gelecekler hayal etmem ve talep etmem isteniyor.

Eğer zaten halihazırda bir adı yoksa, üzerinde çalışmakta olduğunuz yapıta adını vermeye ne zaman karar verirsiniz?
Çoğu zaman bir yapıtın adı beklenmedik bir şekilde gelir ve kendini duyurur.

Sanatta disiplinlerarası üretimin sanatçılara ne gibi yeni perspektifler sağladığını düşünüyorsunuz?
En iyi durumda, bir topluluk duygusu yaratıyor ve başkalarıyla ilgilenmek, direnmek, boy göstermek ve dinlemek için yeni yollar sunuyor.

PerformLab katılımcıları ile özellikle neleri (performans, süreç vb.) paylaşacaksınız?
Mesafe ve mahremiyete dair merakımı paylaşıyor olacağım. Uzaktan katılım sağlıyor olacağım için arzu, özlem ve yakınlık için bir araç olarak mesafenin potansiyelini keşfetmeyi umuyorum.

PerformLab'a katıldıktan sonra İstanbul'daki deneyiminizden sonra yanınızda neyi götüreceğinizi hayal ediyorsunuz?
Yeni karşılaşmalar sonucunda sanat topluluğumun genişlemesini umuyorum; bunu sadece arkası gelecek bir sohbetin başlangıcı olarak görüyorum….

 

1 Haziran 2021 Salı

2020-2021 sinema sezonu



vizyon filmleri01 haziran 2020 - 31 mayıs 2021
.antigone sophie desraspe 31mrt ***** 
.favolacce fabio & damiano d’innocenzo 04ock ****.5 
.nowhere special uberto pasolini 23şbt **** 
.colectiv alexander nanau 03şbt ***.5 
.ete 85 françois ozon 03ock ***.5 
.port authority danielle lessovitz 25ock *** 
.enfant terrible oskar roehler 09şbt *** 
.charlatan agzieszka holland 19ock *** 
.sublet eytan fox 22mrt *** 
.200 meters ameen nayfeh 20ock **.5 
.undine christian petzold 03ock **.5 
.das neue evangelium milo rau 28şbt **.5 
.el principe sebastian munoz 02mrt ** 
.last and first man johann johannsson 02şbt ** 
.malmkrog cristi puiu 25ock

kundura sinema 
.overseas sung-a joon 19mys ****.5 
.fiancées julia bünter 30mys ***.5 
.school of seduction alina rudnistkaya 30mys ***.5

istanbul modern sinema - bahar nöbeti, 18-30 mayıs 
.otac srdan golubovic 30mys *****
.our friend gabriela cowperthwaite 25mys ***.5 
.gagarine fanny liatard & jeremy trouilh 23mys ***

40. istanbul film festivali çevrimiçi gösterimi, mayıs programı 
.the human voice pedro almodovar 10mys ***

40. istanbul film festivali çevrimiçi gösterimi, nisan programı 
.dorogie tovarishchi andrei konchalovsky 02mys ***.5 
.falling viggo mortensen 01mys **.5

istanbul modern sinema - asla yalnız, 15-25 nisan 
.looking for oum kulthum şirin neşat 22nsn ***.5 
.le challat de tunis kaouther ben hania 18nsn ***.5 
.la saison des hommes moufida tlatli 21nsn *.5
.rafiki wanuri kahiu 17nsn *

avusturya kültür ofisi film gösterimleri 
.nobadi karl markovisc 21şbt ***.5 
.space dogs elsa kremser & peter levin 23nsn *5 
.austria2australia andreas buciuman & domiink bochis 23nsn *.5

istanbul modern sinema - oscar’ın yabancıları, 16 şubat – 8 mart 
.mila christos nikou 01mrt ****.5 
.druk thomas vinterberg 21şbt ***.5 
.le miracle du saint inconnu aala eddine aljem 24şbt ***

39. istanbul film festivali çevrimiçi gösterimi uluslararası yarışma, aralık programı 
.sin senas particulares fernanda valadez 18ara ****.5 
.tengo miedo torero rodrigo sepulveda 24ara **** 
.moffie oliver hermanus 13ara ***.5 
.omar ve biz mehmet bahadır er & maryna gorbacher 12ara **

kino 2020: alman filmleri türkiye’de 
.walchensee forever janna ji wonders 05ksm ****.5 
.es gilt das gesprochene wort ilker çatak 03ksm **** 
.das vorspiel ina weisse 02ksm **** 
.mein ende. dein anfang. mariko minoguchi 07ksm **.5 
.pelikanblut katrin gebbe 08ksm *

engelsiz filmler festivali, 12-18 ekim 
.küçük şeyler kıvanç sezer 16ekm ****.5

39. istanbul film festivali çevrimiçi gösterimi uluslararası yarışma, ekim programı 
.bergmal runar runarsson 14ekm ****.5 
.exile visar morina 14ekm ****.5 
.kokon leonie krippendorff 16ekm **** 
.atlantis valentyn vasyanovych 11ekm ***.5 
.mickey and the bear annabelle attanasio 12ekm ***.5 
.the other lamb malgorzata szumowska 13km ***.5 
.pesar-madar mahnaz mohammadi 15ekm ***.5 
.chico ventana tambien quisiera tener un submarino alex piperno 16ekm *** 
.um animal amarelo felipe bragança 13ekm **
.luxor zeina durra 10ekm *

39. istanbul film festivali çevrimiçi gösterimi ulusal yarışma, temmuz programı 
.aşk, büyü, vs. ümit ünal 26tem ****.5 
.bilmemek leyla yılmaz 20tem **.5 
.ceviz ağacı faysal soysal 21tem **.5 
.uzak ülke erkan yazıcı 22tem *.5 
.plaza anıl gelberi 19tem *.5 
.bina orçun behram 23tem *.5 
.şair m.emin yıldırım 18tem *
.körleşme hacı orman 17tem *

39. istanbul film festivali çevrimiçi gösterimi, haziran programı 
.deux (ikimiz) filippo meneghetti 18hzr ***** 
.la cordillera de los suenos (rüyaların dağları) patricio guzman 27hzr ****.5 
.zgodbe iz kostanjevih gozdov (kestane ormanından hikayeler) gregor bozic 17hzr **** 
.rialto peter mackie burns 28hzr ***.5 
.blanco en blanco (beyaz üstüne beyaz) theo court 22hzr ***.5 
.entwined (dolaşık) mikos nikolakakis 27hzr ***.5 
.happy times (mutlu günler) michael mayer 20hzr **

39. istanbul film festivali çevrimiçi gösterimi, mayıs programı 
.martin eden pietro marcello 07tem *** 
.1982 oualid mouaness 08tem *