22 Eylül 2022 Perşembe

Ivo van Hove’den film stüdyosunda geçen zamansız bir “Mahagonny”


Bertolt Brecht’in librettosunu, Kurt Weill’in müziğini yazdığı ünlü “Mahagonny Kentinin Yükselişi ve Düşüşü” operası; parasını ödemek dışında eğlence (yemek, seks, boks ve içki) için hiçbir kuralın olmadığı, her şeyin eğlence için olduğu, eğlence için her şeyin mübah olduğu, insanların eğlence ile vakit geçirtilerek hayatlarının boş ve anlamsız olduğunun farkına varmalarının engellendiği, ve sonunda insanlara insan olduklarının unutturulduğu bir şehrin hikayesini anlatır. Yapıt bir Amerikan toplumu eleştirisi olarak okunabildiği, dolayısıyla Mahagonny örneğin Las Vegas’ı simgeleyebileceği gibi, 1920’lerin Weimar Cumhuriyeti Berlin’ini de betimliyor olabilir.
1930 yılında Leipzig’de prömiyer yapan, kısa adıyla “Mahagonny” kült bir yapıt olarak Brecht ile Weill'in altı yıllık ortaklıklarının zirvesidir. Bütün kült ve döneminin ötesinde yapıtlar gibi, örneğin Stravinski’nin Bahar Ayini’nin 1913’te Paris’teki ilk sahnelenişinde olduğu gibi, prömiyerinde (Nasyonal Sosyalist İşçi Partisi sempatizanlarının düzenlediği) protestolarla karşılanmış ve gösteri yarıda kesilmek zorunda kalmıştır. 


Eski adı Toneelgroep Amsterdam olan International Theatre Amsterdam’ın 2001’den beridir genel sanat yönetmeni olan Ivo van Hove’nin Aix-en-Provence Opera Festivali, New York Metropolitan Operası ve Flaman Opera ve Balesi ortak yapımcılığında sahnelediği “Mahagonny” operası boş bir sahnenin ortasında durmakta olan birkaç basamaklı ince bir platform ve ona monte edilmiş devasa bir ekran ile başlar. Üç kafadar hapishane kaçkınının çölün ortasında sıfırdan Mahagonny adını verdikleri kenti kurmaları gibi, sahne de yavaş yavaş gerek eşya gerekse insan olarak kalabalıklaşır. Kente ilk gelenler fahişelerdir, onlarla birlikte sahnenin bir kenarına makyaj masalarından oluşan bir kulis yerleştirilir. Oturdukları kentlerinde sıkıntıdan ölmekte olanlar (o sırada iç içe dairelerde yürüyen insanlar tam bir kısırdöngü sıkıntısını betimlemektedirler) ve ardından Alaska’da altın bulup zengin olmuş oduncular Mahagonny’e akın ederler. Zamanla sahnenin tamamı bir film stüdyosuna dönüşür. Ayaklı ışık spotları, kameralar, gölgesiz ışık kaynağı sağlayan tavandan sarkıtılmış çoklu aydınlatma sistemi ve devasa yeşil duvarlar sahneyi doldurur.


Van Hove, sahnelemelerindeki başat anlatı araçlarından biri olan sahnede/n kameramanlarla yapılan canlı çekimin sahnedeki ekran/lar/a naklen yansıtılması yöntemini, bu sefer belki de bundan önce hiç olmadığı kadar isabetli bir şekilde, hikayede insanlara geçirtilen boş zaman üzerinden para kazanmak için kurulmuş yapay eğlence kenti ile yaklaşık 120 yıldır yapay eğlencenin üretildiği sinema endüstrisini örtüştürmek için kullanır. Van Hove’nin, bunun üstüne bir de, dört eğlence türünün anlatıldığı ikinci perdede yeşil ekran efektini devreye sokması hem genelde Brecht’in tiyatro anlayışıyla hem de insani duyguların körelmesi (yapaylaşması) bağlamında özel olarak bu yapıtla doğrudan ilişki kurmasını sağlar. Sahnenin solundaki, arkası devasa yeşil panolarla kaplı film setinde çekilen görüntünün naklen olarak sahnenin sağındaki devasa ekrana, ama arka planına solda olmayan görüntüler bindirilerek sunulması; örneğin seks sahnesinde solda erkeklerin teker teker ilişkiye girdikleri kadının aslında fiziksel olarak olmaması ama sağdaki ekran görüntüsünde olması, boks müsabakası sonunda ölecek olan karakterin, bütünüyle yeşil kıyafetler giydirildiği için ekrandaki görüntüde görünmeyen biriyle (bir “şey”le) dövüşüyor olması Mahagonny sakinlerinin (yani erkeklerinin) aslında yapmadıkları eylemlerle, yapay eğlence dünyasının içlerini boşalttığı, duygularını körelttiği insanlara dönüşmelerini aktarır bizlere. Zaten, ancak duyguları o kadar köreltilmiş bir topluluktan bir kişi bile ilerleyen sahnede, parası olmadığı için herkese ısmarladığı içkileri ödeyemediği için çıktığı mahkemede ölüme mahkum edilen Jim Mahoney yargılanırken, ona arka çıkmaz, onu savunmaz, sevgilisi fahişe Jenny bile ona borç para vermekten imtina eder, hatta o kadar ki, hepsi Mahagonny’nin kurucuları üç kafadarın popülist söylevleriyle onların akıllarını çelmeleriyle Jim’in mezarını kazarlar, katline, parçalanmasına, adeta vahşi kapitalizme yem olmasına ortak olurlar, ve işin acısı, bununla da kalmaz, akbabalar gibi cesedinin üzerine üşüşürler.

2019 yazında ilk defa Aix-en-Provence Opera Festivali’nde sahnelenen üç saatlik bu yapım içinde bulunduğumuz Eylül ayının başında Flaman Opera ve Balesi’nin 2022-23 sezonunu açtı ve kurumun Antwerp ve Gent’teki binalarında dönüşümlü olarak sahneleniyor. Van Hove, bir Brecht-Weill yapıtı için görkemli sayılabilecek sayıda bir ekibin, sahne teknisyeninden korosuna, solistlerinden figüranlarına yaklaşık 60 kişinin bizzat sahne üzerinde yer aldığı “Mahagonny”i, hem yukarıda anlattığım gibi düşünsel olarak Brecht’in tiyatro anlayışına sadık kalarak hem de bu devasa ekibi matematiksel titizlikle tasarladığı hareket düzeni sayesinde yöneterek sahneleniyor. Sahne arkasında ise van Hove’ye yıllardır birlikte çalıştığı yaratıcı ekip, aynı zamanda hayat arkadaşı olan sahne ve ışık tasarımcısı Jan Versweyveld, kostüm tasarımcısı An D’Huys ve dramaturg Koen Tachelet destek veriyor. Böylece van Hove’nin artık bir imzaya dönüşmüş olan tarzı bu yapımda da kendini gösteriyor.


Yapımın müzik direktörlüğü üstlenen orkestra şefi Alejo Peréz, Weill’ın yapıt boyunca cazdan madrigale, cenaze marşından füge, salon danslarının ritimlerine uzanan geniş yelpazedeki müziğini ustaca yorumlayarak, orkestra çukurundaki yaklaşık 30 kişilik müzisyen grubunu yönetiyor. Jim Mahoney’de Leonardo Capalbo ile fahişe Jenny’de Katherina Persicke yetkin şancılıklarının yanı sıra oyunculuk kabiliyetlerini de konuşturuyorlar. Pina Bausch’un özgün Almanca “Orpheus und Eurydike” yapımında Orfeus partisini seslendirmiş/oynamış olan mezzo soprano Maria Riccarda Wesseling ise, van Hove’nin özellikle etkisini güçlendirdiği kadın karakterlerden Leokadja Begbick’te (Mahagonny’i kuran üç kaçkından biri) gerek müzikal yorumu gerek oyunculuğu gerekse postürüyle harikalar yaratıyor.



Ivo van Hove yıllardır sahneye koyma hayalini kurduğu ve her yıl tekrar tekrar sahneye koyabilecek kadar aşık olduğu “Mahagonny”i, “yaşamdaki durumlarından memnun olmayan ve esenliği zenginlikle karıştıran insanlar hakkında zamanımız için bir mesel” olarak adlandırıyor ve şöyle devam ediyor: “Mahagonny bir toplumun durumu, insanların neler yapabileceği ve tek bir amaç için bir araya geldiklerinde işlerin ne kadar çabuk kontrolden çıkabileceği hakkında kasvetli bir hikayedir.”
Van Hove “Mahagonny” yapımında günümüzdeki herhangi bir şiddet veya protesto olayı, kişi, topluluk, veya bir kent ile doğrudan ilişki kurmuyor, bunun yerine boşluğa düşmüş insanlığın vahşetini en sade şekliyle ortaya koyarak hiç eskimeyecek bir yapıtın hiç eskimeyecek bir yorumuna imza atmış oluyor.

[bu yazı 19 eylül 2022 tarihinde tiyatro dergisi'nde yayınlanmıştır.]

20 Eylül 2022 Salı

on soruluk sohbetler 74: eleni papaioannou


Türkiye’den ve dünyadan tiyatro, dans ve performans disiplinlerinde üretilen alternatif işlerin yanı sıra atölyelerin, konuşmaların ve partilerin yer aldığı Istanbul Fringe Festival'in bu yıl tekrar tamamı fiziksel olarak gerçekleşen programının Yunanistan'dan gelen konuklarından biri Eleni Papaioannou.

Papaioannou fiziksel tiyatro ve doğaçlama konusunda uzmanlaşmış olan ve serbest çalışan bir dans öğretmeni, oyuncu ve koreograf. Atina'da başladığı dans eğitimini 2014 yılında London Contemporary Dance School'da tamamlayan Papaioannou aynı yıl dansın ve diğer sanat formlarının sosyopolitik değişim için bir araç olarak hizmet etmesi gerektiği fikriyle A(r)CT'yi kurdu. Bir fiziksel tiyatro gösterisi olan ve Wilhelm Reich'ın aynı adlı yapıtından uyarlanan LOOK, LITTLE MAN! 22 Eylül'de Kadıköy Emek Tiyatrosu'nda seyirciyle buluşacak.

Performansın özü sizce nedir?
Benim için bir performans, gözlerinizin önünde büyüteç altına alınan, yeniden üretilen, temsil edilen, yeniden ortaya çıkan hayattır. Canlı performansın özü, hareket veya kelimeler, görüntüler, müzik ve estetik yoluyla enerji ve fikir alışverişidir. Bir performans duygular ve hareketlerle doludur. Yaratıcının ruhuna bir kestirme yol ve yaratıcı zihnine bir penceredir. Bu yüzden de bence bir gösteriyi izlemek kutsal bir şey. İlgilimizi çekse de çekmese de gerçekten hayran olmamız gereken bir şey.

Sanatın dönüştürücü gücüne inanıyor musunuz? Nasıl?
Sanatın insanları ve toplumları dönüştürme gücüne sahip olduğuna derinden inanıyorum ve geçmişte hem siyasi hem de toplumsal olarak istikrarsız dönemlerde bu defalarca kanıtlandı. Sanat, çevremizdeki dünyayı yeniden şekillendirmek, yeniden hayal etmek ve yeniden yaratmak için kullanılabilecek çok incelikli bir araç. Gerçekleştiğini görmek istediğimiz olumlu etkiyi güçlendirmemize yardımcı olmak için. Sanat yoluyla insanlar özgürce ve çoğunlukla şiddet içermeyen bir şekilde ifade etmeyi öğrenir. Bilinmeyen benliklerinin gizemine dalarlar ve ona kağıt üzerinde, sahnede, sokakta hayat verirler. Sanat bizi içten dışa dönüştürmek için burada. Sadece bedenimizin ve zihnimizin buna açık olması lazım ve bunun gerçekleşmesine izin vermeliyiz!

Bir iş üretirken hangi kaynaklardan beslenir, nelerden ilham alırsınız? Rüyalarınızın işlerinizde etkisi olur mu?
Genellikle yeni bir eser üzerinde çalışmaya başladığımda edebiyattan, resimlerden veya sadece estetik uyaranlardan ilham alıyorum. Bunlar benim kişisel endişelerim, mücadelelerim ve umutlarımla birleşiyor. Rüyalar her şeyin merkezidir. Beni harekete geçiren, motive eden, riske atıp başarısızlığa uğramamı ve tekrar denememi sağlayan şey. Elimi tutan ve bana yukarıya bakmamı hatırlatan bu süregelen itici güç. Yani evet, yapıtlarımda öyle ya da böyle rüyalar büyük rol oynuyor. Örneğin, LOOK, LITTLE MAN! (Bak Küçük Adam) adlı işimde, sahnede görünen karakterlerin rüyaları, bir kişi ve sanatçı olarak kapsayıcı ve kolektif bir topluma yol açacak sosyal ve kişisel bir bilince ulaşma rüyamla yüzleşiyor.

Sanatınızı etkilediğini düşündüğünüz biri veya bir sanatçı var mı, varsa kim?
Ekseriyetle, ya sanatsal değeri ya da politik ve toplumsal etkisi nedeniyle işlerine gerçekten hayran olduğum birçok sanatçı var. Bir kez size hitap etmiş olan sanat, kesinlikle içinizde sizinle kalıyor ve düşünme, yaşama ve yaratma şeklinizi etkiliyor. Dans, edebiyat, görsel sanatlar ve müzik alanlarından bu isimlerden bazıları: Mona Hatoum, Bertolt Brecht, Rene Magritte, Pina Bausch, Maguy Marin, Konstantinos Xenakis, Luca Silvestrini, Steve Lambert, Julyen Hamilton, David Zamprano ve Thomas Steyaert.

Söyleşinin tamamını okumak için tıklayın.

13 Eylül 2022 Salı

on soruluk sohbetler 73: becca hoback

Türkiye’den ve dünyadan tiyatro, dans ve performans disiplinlerinde üretilen alternatif işlerin yanı sıra atölyelerin, konuşmaların ve partilerin yer aldığı Istanbul Fringe Festival bu yıl tekrar tamamı fiziksel olarak gerçekleşecek bir programla seyircilerin karşısına çıkıyor. Belçika, Brezilya, Fransa, Hollanda, İsrail, İtalya, Rusya, Singapur, Slovakya ve Yunanistan’dan ekipleri ağırlayacak olan festivalin yabancı konuklarından koreograf ve dans sanatçısı Becca Hoback, Amerika Birleşik Devletleri'nden geliyor. Nashville, Tennessee'de yaşayan Hoback, İstanbul Fringe Festival'de sunacağı gösteri ile aynı adı taşıyan topluluğu Enactor Productions'ı bedeniyle ilişkisi olan bir insan olmanın ne anlama geldiğini ortaya koyan işler yaratmak için kurmuş. Ana Maria Lucaciu, Ben Green, Roy Assaf ve Ariel Freedman ile ortak çalışmalar yapan Hoback, katılımcıların fiziksel merakını körüklemeyi ve sanatsal katılıma ilham vermeyi hedefleyen Body View adlı bir atölye serisi de yürütüyor. Hoback ile sanat, hayat ve Haziran 2021'de Nashville OZ Arts'ta prömiyerini yaptığı ve SoloCoreografico Torino, Kindlings Arts ve Tennessee Women's Theatre Project'te sunduğu ve 18 Eylül’de Alan Kadıköy’de sahnelenecek Enactor adlı gösterisi hakkında söyleştik. 

© Andrea Behrends

Performansın özü sizce nedir? 
Enactor'ın soloları, bedeniyle ilişki kuran bir insan olmanın ne demek olduğunu araştırıyor. Soloların küratörlüğünü yapmaya girişirken, bedenimle olan ilişkimi kimliğime nasıl daha iyi entegre edebileceğimi anlamaya çalışıyordum. Bedenimin farkında olduğum zamanlar - genellikle dans stüdyosunda - ile hayatımın geri kalanı arasında güçlü bir ayrım olduğunu fark ettim. Bu konuyu başkalarıyla sohbet ederek de araştırmaya başladığımda, her insanın farklı, bazen büyük ölçüde birbirinden farklı, bir beden ilişkisine sahip olduğunu fark ettim. Daha fazla perspektif kazanmak ve tam da bunu keşfetmek için başkalarıyla çalışmak istediğimi biliyordum. Bedenimiz hakkında nasıl düşünüyor ve ona nasıl davranıyoruz? Bu, -hem kelimenin düz anlamıyla hem de mecazi olarak- dünyada hareket etme şeklimizi nasıl etkiliyor? Bedenlerimiz nasıl bir deneyim, ilham, güç ve bağlantı kaynağı olabilir?

Sanatın dönüştürücü gücüne inanıyor musunuz? Nasıl? 
Evet, kesinlikle! Benim için sanat, yaşam deneyimlerini ve duygularını işlemenin bir yolu. Bir dersi "bilebilirim" veya bir şekilde bilişsel olarak "anlayabilirim" - ancak bir tür bütünleştirici, yaratıcı bir deneyim yaşamadan mesaj hiçbir zaman tam olarak nüfus etmez. Bedenimi bir deneyimin içinden geçirerek - ya da bir başkasının bir deneyimden geçişini izleyerek - kavramları ve dersleri daha derinden açabiliyorum. Bence bu, sanatı deneyimleyen izleyiciler için de geçerli; performans esnasında başka bir dünyaya giriyorlar ve günlük yaşama getirilen bu mesafe, katartik bir deneyime alan açabiliyor. Benim bir hedefim de, sanatçılara ve sanatçı olmayanlara, bu dönüştürücü deneyimlere erişmek için yaratıcı faaliyetlerde bulunma konusunda ilham vermek.

Bir iş üretirken hangi kaynaklardan beslenir, nelerden ilham alırsınız? Rüyalarınızın işlerinizde etkisi olur mu?
Yaratıcı süreçte, çoğu zaman etkileşim büyük bir rol oynuyor: koreograf ile stüdyoda nasıl ilişki kurduğumuz, birbirimize nasıl meydan okuduğumuz ve birbirimizi nasıl desteklediğimiz. Kendimin yer aldığı bir solo işin koreografisini yaparken, genellikle bu etkileşimin bir biçimini, mekânla, bir sahne aksesuarıyla veya odaya diğer dansçıları getirerek yaratmaya çalışıyorum. Kulağa biraz mantıksız gelebilir ama bence solo çalışma, bireyin derinliklerine inerken, her zaman bir topluluk bağlamında yer alıyor. Sahnedeki bu kişi neden kendi başına… yoksa gerçekten öyleler mi? Sahnede başka neler var? Bu tür sorular, repertuarımdaki çokça prova ettiğim ve icra ettiğim eserlere yaklaşımımı tazelememe yardımcı oluyor.

Sanatınızı etkilediğini düşündüğünüz biri veya bir sanatçı var mı, varsa kim?
İşlerim, birlikte çalıştığım ve etkileşimde bulunduğum tüm insan ve sanatçıların bir sonucu olarak ortaya çıkıyor gibi hissediyorum. Şu koreograflar kesinlikle işlerimi ve hayatımı büyük ölçüde etkilediler: Ana Maria Lucaciu, Ben Green, Roy Assaf ve Ariel Freedman. Bu iş birlikleri, geçmiş deneyimlerimin bağımsız çalışmalarımda nasıl tezahür edeceğini keşfetmemdeki ilk adımlarımdı; yanıma ne almak istiyorum ve arkamda ne bırakmak istiyorum?

Söyleşinin tamamını okumak için tıklayın.

2 Eylül 2022 Cuma

2021-2022 gösteri sanatları sezonu

tiyatro 
.nora 2 lucas hnath / saim güveloğlu bahçe galata ***** (13mys) 
.on ikinci ev melek ceylan / salih usta ****.5 (14mys) 
.macbeth william shakespeare / evgeny titov düsseldorfer schauspielhaus **** (27ock, düsseldorf) 
.een klein leven hanya yanagihara / ivo van hove internationaal theater amsterdam  **** (01ekm, çevrim içi - naklen) 
.yaftalı tabut bilgesu erenus / yelda baskın istanbul şehir tiyatroları **** (10ksm) 
.çok uzak çok yakın burcu halaçoğlu / burcu halaçoğlu tiyatro pol **** (28mrt) 
.biraz eksik yaz gecesi biraz fazla rüyası william shakespeare / ismail sağır kumbaracı 50 **** (20mys) 
.de docter arthur schnitzler – robert icke / robert icke internationaal theater amsterdam  **** (22mys, çevrim içi - naklen) 
.muamma gaye boralıoğlu – ismail sağır / ismail sağır kumbaracı 50 **** (28nsn) 
.demiryolu hikayecileri oğuz atay – yiğit sertdemir / yiğit sertdemir kumbaracı 50 **** (26mys) 
.vur yağmala yeniden: 4. episod (aşk (ana – ama bir yere kadar – tanrıların şafağı) mark ravenhill / gülhan kadim nilüfer belediyesi kent tiyatrosu **** (27ksm) 
.hikayeden memurlar nikolay gogol – elif temuçin – erkan uyanıksoy / elif temuçin & erkan uyanıksoy  tiyatro bereze **** (21mrt) 
.aşınma şahika tekand / şahika tekand studio oyuncuları ***.5 (14nsn) 
.sen istanbuldan daha güzelsin murat mahmutyazıcıoğlu / murat mahmutyazıcıoğlu istanbul şehir tiyatroları ***.5 (24mrt) 
.ama nadir sönmez / nadir sönmez ***.5 (30mys) 
.eylül uğur kanbay / uğur kanbay sfrpztf ***.5 (21nsn) 
.coriolanus william shakespeare / doğu yaşar akal bremer shakespeare company & tiyatro bereze ***.5 (14mys) 
.a man called rolex soren ovesen / /alex bryne teatergruppen batida ***.5 (25mys, çevrim içi - kayıt)  
.oyun sırasında ceyda akel – yiğit sertdemir / yiğit sertdemir kumbaracı50 ***.5 (20mrt, çevrim içi - kayıt) 
.vur yağmala yeniden: 5. episod (suç ve ceza – bir ulusun doğuşu – odyssiea) mark ravenhill / doğu yaşar akal nilüfer belediyesi kent tiyatrosu ***.5 (27ksm) 
.vur yağmala yeniden: 3. episod (tahammülsüzlük – aşık kadınlar – troyalı kadınlar) mark ravenhill / ebru nihan celkan nilüfer belediyesi kent tiyatrosu *** (27ksm) 
.n’olacak bu yusuf umut’un hali? hakan emre ünal / ayşe draz & n.erden tiyatro hemhal **.5 (28mys) 
.iki efendinin uşağı carlo goldoni / aslı öngören istanbul şehir tiyatroları ** (16hzr) 
.vur yağmala yeniden: 1. episod (dün bir olay meydana geldi – kayıp cennet – cennet yeniden) mark ravenhill / mert öner nilüfer belediyesi kent tiyatrosu ** (27ksm) 
.gomidas ahmet sami özbudak / ahmet sami özbudak yolcu tiyatro ** (23ekm) 
.hayat der gülümserim özen yula / özen yula istanbul şehir tiyatroları ** (09mrt) 
.kutlama harold pinter / yıldırım fikret urağ istanbul şehir tiyatroları ** (27nsn)
.vur yağmala yeniden: 2. episod (korku ve sefalet – savaş ve barış – dünyalar savaşı) mark ravenhill / melisa iclal yamanarda nilüfer belediyesi kent tiyatrosu *.5 (27ksm) 
.hastalık hastası moliere / tolga yeter istanbul şehir tiyatroları * (21hzr 

dans 
.ein stück mit dem schiff pina bausch tanztheater wuppertal pina bausch ***** (28-29ock, wuppertal) 
.transverse orientation dimitris papaioannou ***** (10-11ek, filibe) 
.may B maguy marin compagnie maguy marin ***** (27mys) 
.mist damien jalet ndt 1 ****.5 (06ock, çevrim içi - kayıt) 
.istanbul’da herkes nasıl? melih kıraç çıplak ayaklar kumpanyası ****.5 (17hzr) 
.mellizo doble israel galvan & nino de elche **** (25şbt, sevilla) 
.how to enjoy ceylon tea? canan yücel pekiçten ***.5 (24nsn) 
.sudden and suspended (fathoms – cluster – impasse) david raymond & tiffany tregarthen (out innerspace) – edward clug – johan inger ndt 2 ***.5 (21nsn, çevrim içi - naklen) 
.what is dance? baby don’t hurt me, don’t hurt me, no more… ekin tunçeli ***.5 (24mys) 
.revert tuğçe ulugün tuna beykoz kundura sahne ***.5 (07ksm) 
.new creation bruno beltrao compania de rua *** (30nsn, atina) 
.anna karenina christian spuck ballett zürich *** (27hzr) 
.el ultimo acto de fe laura morales *** (26şbt, sevilla) 
.decadance 21 ohad naharin batsheva ensemble *** (29nsn) 
.bir bedenden içeri (faz – daire’ye dair 1 – cümle – kendine yolculuk – defa – kırklar – ben’lik – kar – içre – ilanihaye - kıssa – doğ – pinhan) alper marangoz – aslı öztürk – bedirhan dehmen – can gökdoğan – deniz alp – ebru cansız – emre karaca – evrim akyay – handan ergiydiren doğan – huri murphy – mert öztekin – ışıl bıçakçı – özgür adam inanç mdt istanbul **.5 (11mys) 
.yeni hayat (koz – söz - hep – neva – parti) alper marangoz – chiara giorda – ferhat güneş – huni murphy – canberk yıldız mdt istanbul *.5 (21ara)
.yunus “mana” – cemre ile alaz ebru cansız – deniz özaydın istanbul devlet balesi *.5 (05mys)

opera 
.nos dimitri soştakoviç / kirill serebnikov bayerische staatsoper ****.5 (27ekm, çevrim içi - naklen)   
.aida giuseppee verdi / v.grisostomi travaglini istanbul devlet operası *.5 (07ksm) 
.sinan hasan uçarsu / v.grisostomi travaglini istanbul devlet operası * (30ekm) 

performans
.diyarbakır.turizm.romantizm.aktivizm nadir sönmez ***.5 (30hzr)

çocuk oyunu 
.concertino – goldberg variationen steffi jöris & cornelia voglmayr konzerthaus wien ***.5 (11hzr, viyana) 

festivaller 
istanbul fringe festivali 2021 hybrid (17-27 eylül) 
.somewhere only we know ekin tunçeli ***.5 (23eyl, çevrim içi - naklen) 
.walkthrough: istanbul cansu pelin işbilen & fatih gençkal tibia x fibula ***.5 (25eyl, çevrim içi - naklen) 

25.istanbul tiyatro festivali (22 ekim - 20 kasım) 
.la gioia pippo del bono / pippo del bono compagnia pippo del bono **** (04ksm) 
.medea simon stone / simon stone internationaal theatre amsterdam **** (18ksm) 
.beni sakın yumruklardan ceren ercan / yelda baskın istanbul tiyatro festivali ***.5 (19ksm) 
.ıstırap korosu murat mahmutyazıcıoğlu / murat mahmutyazıcıoğlu bam *** (03ksm) 
.gabriel’in düşü sema elçim/  ahmet sami özbudak tiyatrodea * (10ksm)

wiener festwochen 2022 (13 mayıs – 18 haziran, viyana)
.einstein on the beach philip glass & robert wilson / susanne kennedy & markus selg theater basel ****.5 (10hzr) 
.encantado lia rodrigues companhia de danças **** (08hzr) 
.kraanerg iannis xenakis / emmanuelle huyhn & caty olive ***.5 (08hzr) 
.joy 2022 michiel vandevelde münchner kammerspiele ** (11hzr) 
.la enciclopedia del dolor. tomo I: esta que mo salga aqui pablo fidalgo / pablo fidalgo ** (09hzr)

1 Eylül 2022 Perşembe

2021-2022 müzik sezonu

.georgijs osokins – andrei puchkarev – kamerata baltica ****.5 (28ksm, crr ks) 
.gidon kremer – cem mansur – ccr senfoni orkestrası ****.5 (10ara, crr ks) 
.concerto dia de andalucia : rocio bazan – jose maria moreno valiente – orquesta filarmonica de malaga ****.5 (23şbt, gran teatro - cordoba) 
.rolando villazon – fatma said – cemi’i can deliorman – gedik senfoni orkestrası **** (30eyl, zorlu psm) 
.alexander romanovsky – aziz shokhakimov – tefken filarmoni orkestrası **** (26mrt, zorlu psm) 
.toros can **** (14ara, notre dame de sion salonu) 
.iskandar widjaja & itamar golan **** (25ekm, süreyya operası) 
.jordi savall & hesperion XXI – ibn battuta’nın izinde **** (26ekm, crr ks) 
.yury revich – crr genç oda orkestrası **** (19ara, crr ks) 
.francesco piemontesi – robin ticciatti – londra filarmoni orkestrası ***.5 (31ekm, akm büyük salon) 
.borusan quartet ***.5 (20ara, süreyya operası) 
.katia & marielle labeque – bryce dessner – david chalmin – karel deseure – borusan istanbul filarmoni orkestrası ***.5 (16ara, zorlu psm) 
.bahar biricik – can okan – istanbul devlet senfoni orkestrası ***.5 (09ara, akm tiyatro salonu) 
.katia & marielle labeque – maxim emelyanchev – borusan istanbul filarmoni orkestrası *** (08ara,  zorlu psm) 
.cihat aşkın – simge büyükedes – hasan niyazi tura – istanbul devlet senfoni orkestrası *** (01ksm, akm büyük salon) 
.yuri revich & matthieu esnult *** (11nsn, süreyya operası) 
.lior shambadal – istanbul devlet senfoni orkestrası *** (25mrt, akm tiyatro salonu)

1.uluslarası oda müziği festivali (21 eylül – 02ekim) 
.lucas & arthur jussen ***** (21eyl, crr ks) 
.borusan quartet & nil kocamangil **** (02ekm, crr ks)  

50.uluslarası istanbul müzik festivali (06-24 haziran) 
.kirill gerstein – aziz shokhakimov – tefken filarmoni orkestrası ****.5 (06hzr, akm büyük salon) 
.daniel hope – aleksey botvinov – tan dun – borusan istanbul filarmoni orkestrası ***.5 (22hzr, akm büyük salon)