30 Mayıs 2024 Perşembe

30 MAYIS


1962 benjamin britten'in war requiem adlı yapıtının dünya prömiyeri coventry katedrali'nde gerçekleştirilmiş 

1967 gabriel garcia marquez'in yüz yıllık yanlızlık adlı romanı buenos aires'te yayınlanmış

1992 marcel marceau'yu istanbul'da atatürk kültür merkezi büyük salon'da seyrettim

1997 heiner müller rejisiyle berliner ensemble'dan bertold brecht'in arturo ui'nin önlenebilir yükselişi adlı oyununu istanbul atatürk kültür merkezi büyük salon'da seyrettim

2003 pina bausch'un istanbul'dan esinlenerek tasarladığı nefes adlı gösteriyi, davetliler için sahnelenen istanbul prömiyeri sonrasındaki akşam istanbul atatürk kültür merkezi büyük salon'da büyük bir hayranlıkla seyrettim. nefes'in ilerleyen iki akşamki gösterimlerine de gittim. daha sonra 2004'te wuppertal'de bir kere ve 2010'da avrupa kültür başkenti olduğunda istanbul'da iki kere daha, toplamda altı kere seyrettiğim nefes pina bausch'un topluluğundan en çok seyrettiğim yapıttır

2004 istiklal caddesi üzerindeki narmanlı han'da emre koyuncuoğlu'nun home sweet home adlı yere özgü gösterisini seyrettim

2008 istanbul atatürk kültür merkezi'nde, yaklaşık 13 yıllık çürümeye terkedilişi öncesindeki son gösteri olarak büyük salon'da kirsten dehlholm'un yönettiği atmosferik operation: orfeo adlı gösteriyi seyrettim

2013 ballet russes tarafından ve nijinsky koreografisiyle ilk sahnelenişinin 100. yılında, ilk sahnelendiği paris'te théâtre des champs-elysées'de, bu sefer mariinsky tiyatrosu balesi tarafından rekonstrüksiyonu ve sasha waltz'in yeni koreografisi aynı akşamda arka arkaya sahnelenen igor stravinky'nin kült yapıtı le sacre du printemps'ı arkadaşlarım burcu, gizem, ayşe ve selim'le seyrettim

2014 sidi larbi cherkaoui'nin milonga adlı gösterisini zorlu performans sanatları merkezi'nde seyrettim



29 Mayıs 2024 Çarşamba

fas günlükleri 13: marakeş - müzeler


marakeş'te oldukça müze var. rehber kitaplara baktığımızda en çok tavsiye edilenin fotoğraf müzesi olduğunu gördük. marakeş'teki otelimize yerleştiğimizde de şehri bize tanıtan görevlinin bahsettiği müzelerin başında o geliyordu, ama pek fotoğraf müzesi meraklısı olmadığımız için oraya gitmedik.

marakeş'te üç müze gezdik: biri pierre bergé berberi sanatı müzesi ki ondan önceki yazımda bahsetmiştim, ikincisi çağdaş mimarisi olduğu için merak ettiğim yves saint laurent müzesi ve üçüncüsü haftada üç akşam gerçekleştirilen geleneksel müzik konserlerinden birine biletimizi olduğu için müzik müzesi.

yves saint laurent müzesi studio KO tarafından tasarlanmış ve 2017 sonbaharında açılmış; öyle büyük bir müze değil, geçici sergi salonu çok küçük, kalıcı sergi salonu sınırlı, müzenin salonlarındaki ve hollerindeki sergileri hakkıyla gezmek tutsa tutsa ancak bir saat tutuyor. 
kalıcı sergi salonunda yves saint laurent'nin tasarladığı elbiseler mankenlere giydirilmiş olarak sergileniyor, oditoryum holündeki iki duvarda ise laurent'nin bale ve tiyatro gösterileri için tasarladığı kostüm ve sahne tasarımlarının eskizleri asılı. oditoryumda laurent'nin hayatını anlatan bir belgesel dönüyor, ara sıra akşamları burada sinema gösterimleri ve konserler düzenleniyormuş, biz maalesef denk gelmedik. müzenin, havuzu seyreden hoş, keyifli bir kafesi var. (orada yediklerimizi yemeklerle ilgili hazırladığım yazıda paylaşacağım)   



       


.

marakeş'in moussaine semtindeki müzik müzesi aynı zamanda moussine müzesi olarak da geçiyor, çünkü müze 17.yy'dan kalma bir riad'ın içine kurulmuş. burası tarihi bir yapı olmasının yanısıra müzeye dönüştürülmeden önce fas'ın önemli ressamlarından abdelhay mellakh'ın da evi ve stüdyosuymuş, dolayısıyla kaynaklarda buradan dar mellakh olarak da bahsediliyor.

 

 


geleneksel müziklere meraklı birisi için bu müze bulunmaz nimet. fas ve yakın çevresine, yani kuzeyde endülüs, güneyde sahra coğrafyasına dair müzik ile ilgili ne varsa burada sergileniyor; çalgılar, yazılı ve görsel kaynaklar, video ve ses kayıtları. hakkıyla gezmek için en az iki saat gerekiyor. 

haftanın üç akşamı müzenin özgün hali korunmuş baş odasında (ki fotoğrafı yazının en başında) geleneksel müzik konserleri düzenleniyor. biletinize isterseniz çay ve kuru pasta ikramı, isterseniz akşam yemeği dahil edebiliyorsunuz. konserler yaklaşı bir saat sürüyor. tek sorun, konserde çıkacak topluluğun dolayısıyla müzik türünün önceden bilinemiyor olması. bizim akşamda sahra coğrafyasından, afrika kökenli köle müziği icra edildi. endülüs müziği konserine denk gelmeyi tercih ederdik.

29 MAYIS



1453 konstantinopel düşmüş

1913 igor stravinsky'nin ballets russes için bestelediği le sacre du printemps adlı bale müziğinin dünya prömiyeri vaslav nijinsky'nin koreografisiyle paris'te théâtre des champs-élysées'de gerçekleştirilmiş


1997 giorgio strehler rejisiyle piccolo teatro di milano topluluğundan marivaux'nun köleler adası oyunu harbiye muhsin ertuğrul sahnesinde seyrettim

1998 stephane braunschweig rejisiyle centre dramatique national d'orleans topluluğundan brecht'in kentlerin ormanında adlı oyunu istanbul atatürk kültür merkezi büyük salon'da seyrettim

2004 sultanahmet'teki büyük bizans sarayı kalıntılarında damla hacaloğlu'nun gökkuşağı adlı gösterisini seyrettim

2006 mahir günşıray'ın tiyatro oyunevi yapımı olarak lorca metinlerinden yola çıkarak sıra gecesi mantığında sahnelediği ay, aşk, ölüm adlı göstetiyi istanbul atatürk kültür merkezi büyük salon'da seyrettim

2014 thomas ostermeier'in schaubühne yapımı olarak ibsen'den uyarladığı bir halk düşmanı'nı harbiye muhsin ertuğrul sahnesinde seyrettim




28 Mayıs 2024 Salı

28 MAYIS



-585 güneş tutulması gerçekleşmiş; yunan filozof thales'in öngördüğü gibi lidyalıların medler'le savaş halindeyken ateşkese yol açmış (bu tarih diğer tarihlerin hesaplandığı önemli tarihlerden biri)


2011 pina bausch'un two cigarettes in the dark adlı enfes yapıtını wuppertal'de opernhaus barmen'de üst üste iki akşam seyrettim

2013 istanbul'da taksim gezi parkı için hazırlanan kentsel gelişim planına karşı çıkmak amacıyla düzenlenen, daha sonrasında ifade özgürlüğü, medya sansürü, otoriteryanizm gibi toplumsal sorunlara karşı sivil ve barışçıl bir protesto hareketine dönüşen gezi parkı direnişi başladı


2014 sahne tasarımını yaptığım ilk gösteri olan gizem bilgen'in hiatus isimli dans gösterisinin dünya prömiyeri karaköy ikinci kat'ta gerçekleşti



27 Mayıs 2024 Pazartesi

fas günlükleri 12: marakeş - bahçeler


marakeş'te, arkasında atlas dağlarıyla şehrin silüetini hakkıyla görebileceğiniz tek yer burası: le jardin secret (gizli bahçe)'nin kulesi. çünkü marakeş'te çıkılmasına izin verilen tek kule burası. 
bahçenin adı gizli ama kendisi değil. burası harabe bir alanmış; yakın bir tarihte bir girişimci almış (ya da kiralamış bilemiyorum), içindeki bazı yapıları restore etmiş, bazılarını eklemiş, olmayan bahçe için bir peyzaj düzenlemesi yapmış (aşağıdaki fotoğraflarda görülen yetişkin zeytin ağaçları buraya taşınmışlar, yani burada yetişmemişler), çardak, havuz gibi serinletici öğelerle zenginleştirmiş ve ücretli olarak kullanıma açmış. 
evet, bir ücret karşılığında girip burada vakit geçirebiliyorsunuz. içeride geçici bir sergi mekanı, bir alış veriş dükkanı, marakeş'in su sitemini anlatan bir kalıcı sergi mekanı ve yeme-içme yerleri var. ama neyse ki abartılı değiller, yani atmosfer sakin ve gürültüsüz. 
az önce bahsettiğim kuleye ek bir ücretle çıkılıyor; saat başı ve yarım saatlerde, bir görevli eşliğinde. o size bilgiler de veriyor; bulgari'nin sahiplerinin ayda bir gelip parti yaptıkları evi merak ediyorsanız tabii...





.


marakeş'te ücretli girdiğiniz, hele ücret de veriyor olsanız öyle kafanıza göre gittiğiniz gün ve saatte kapıdan giremeyeceğiniz bir bahçe var: jardin majorelle. bu, öncekinin aksine yeni bir bahçe değil, hatta bu yıl, yani 2024'te 100. yılını kutluyor. 

bu bahçeyi fransız ressam jacques majorelle 1924'te oluşturuyor, ancak burası majorelle öldükten sonra ihmal ediliyor, ta ki yves saint laurent ile pierre bergé burayı keşfedip satın alıncaya kadar. o zamandan beridir de burası belki de majorelle hayattayken bile olmadığı kadar görkemli bir bahçeye dönüştürülmüş durumda; özellikle kaktüs çeşitleri göz alıcı.

bahçenin içindeki majorelle'in villası günümüzde pierre bergé berberi sanatı müzesi olarak işlevlendirilmiş. zengin bir koleksiyona sahip müze, villanın sadece zemin katını kullanıyor ki, bu katın bir kısmı da küçük bir kitabevi. koleksiyon çok zengin ama sergileme mekanı oldukça sıkışık.

internetten jardin majorelle, berberi sanatı müzesi ve buradan çıkıldığında aynı sokak üzerinde iki dak. yürüme mesafesinde olan yves saint laurent müzesi için kombine bilet alınabiliyor. üçünden en rağbet göreni bahçe; hak ediyor da, hele de kaktüs manyağıysanız. değilseniz de oluyorsunuz!

 











yves saint laurent her yıl "love" temalı bir kart tasarlıyormuş. tabii ki kendi doğum yılıma ait olanla bir poz vermesem olmazdı; gönlüm başka yılların tasarımlarını daha çok sevmiş olsa da...

27 MAYIS


1906 gustav mahler'in 6. senfonisi'nin dünya prömiyeri essen'de gerçekleştirilmiş

1971 john lennon imagine şarkısını ingiltere, tittenhurst park'taki ascot sound ev stüdyosunda kaydetti


1993 theodoros terzopoulos'un attis tiyatrosu'yla sahnelediği quartet adlı oyunu harbiye kenterler tiyatrosu'nda seyrettim

1995 stephane braunschweig'ın centre dramatique national d'orleans topluluğu ile sahnelediği thomas mann uyarlaması doktor faustus ya da şeytanın paltosu adlı oyunu taksim sahnesi'nde seyrettim

2002 edward hall'in the watermill playhouse topluluğuyla sahnelediği shakespeare'in gülün öfkesi adlı oyununy harbiye muhsin ertuğrul sahnesi'nde seyrettim

2006 taganka tiyatrosu'nun yuri lubimov rejisiyle sahnelediği euripides'in medea adlı gösterisini harbiye muhsin ertuğrul sahnesi'nde seyrettim

2010 tadashi suzuki'nin yönettiği elektra'yı harbiye muhsin ertuğrul sahnesi'nde seyrettim

2022 maguy marin'in bir yapıtı ilk defa istanbul'da sahnelendi: may b., cemal reşit rey konser salonu'nda; daha önce yurtdışında seyretmiş olmama rağmen tekrar gittim, avrupa'daki sahnelemelerde olan arka duvar istanbul'da yoktu





26 Mayıs 2024 Pazar

26 MAYIS


1791  ulusal meclis kararnamesine göre louvre'un bilim ve sanat eserlerinin toplanacağı bir müze olmasına karar verilmiş

1967 the beatles'ın sgt. pepper's lonely hearts club band albümü büyük britanya'da yayınlanmış


1995 ennio marchetto'nun karton üzerine çizimlerle oluşturduğu gösterisini harbiye kenterler tiyatrosu'nda seyrettim

1996 heiner goebbels'in heiner müller'in metnini uyarladığı prometeus'un özgürlüğü'nü rumelihisarı'nda seyrettim

1997 hanna schygulla'yı istanbul atatürk kültür merkezi büyük salon'da verdiği tiyatral konserde seyrettim

2000 mercan dede'yi ilk defa canlı dinledim; selimname başlıklı konseriyle tophane-i amire'de

2013 işsanat'ta iş oyuncularının sahnelediği, abdullah cabaluz'un yönettiği onikinci gece'de konuk oyuncu olarak feste'yi canlandıran erkan uyanıksoy'a hayran kaldım

2016 ilk defa bir christian rizzo gösterisi seyrettim; istanbul'da zorlu performans merkezi drama sahnesi'nde ici- cnn montpellier yapımı d'apres une histoire vraie; o kadar çok beğendim ki ertesi akşam tekrar seyrettim

2019 milo rau'nun nt gent - schauspielhaus bochum yapımı olarak sahnelediği orest in mossul adlı oyununu bochum'da schauspielhaus bochum - kammerspiele'de seyrettim




25 Mayıs 2024 Cumartesi

fas günlükleri 11: marakeş - saray, medrese, cami


marakeş'te turistlerin uğrak yeri olan iki saraydan biri bahia, diğeri el badi. biz bahia sarayını gezdik. biletinizi önceden almanıza gerek yok, sanırım imkan da yok; kapıda satılıyor. mekanı olabildiğince az insanlı deneyimlemek ve fotoğraf çekmek için sabah erken gelmekte fayda var, çünkü oldukça kalabalık. malum, ortam film dekoru gibi olduğundan da herkes kendi sinema aktristi zannediyor, selfie'lerden ya da başkalarına fotoğraf çektirenlerden mekanı görmek zorlaşıyor.

bahia ve el badi sarayları ve saad türbe yerleşkesi jemaa el-fnaa meydanını merkez alırsanız marakeş medina duvarlarının güney sınırındalar. biz, "beynine analog gps takılı" arkadaşım emre'nin mükemmel gezi programı yapma hüneri sayesinde yarım gün içinde bahia sarayı ve saad türbelerini gezdik; istesek el badi'yi de katabilirdik. bu güney bölgesinin doğru kısmı medinanın yahudi mahallesi; yani sinagoglar da burada. burası aynı zamanda, jemaa el-fnaa'ya bitişik dükkanlardan çok daha uygun fiyata baharat alabileceğiniz bir baharat çarşısını da içeriyor (baharatçı tavsiyem "yemekler" faslında olacak).


bahia sarayı bir kraliyet sarayı değil, yani bir sultana ait değil. sultana hizmet eden ve vezirliğe kadar yükselmiş fertleri olan bir aileye ait; bizde olsa paşa diyebiliriz. dolayısıyla burada topkapı sarayı ya da elhambra sarayı görkemini bulmak mümkün değil, daha mütevazi. ve tabii onlar kadar eski değil, 19. yüzyılın ikinci yarısında inşa edilmiş.
1912-1956 arasında fas'ı sömürgesi yapan fransız hükümeti burayı resmi karargah ve konut olarak kullanmış. fas, bağımsızlığını kazanınca da birbirini takip eden iki kral burada oturmuşlar.

baştan kraliyet sarayı olarak inşa edilmemiş olsa da, kralların da konut olarak kullandığı, 5 hektarlık yeşil alanla birlikte 3 hektarlık taban alanına sahip yapılardan oluşan büyük bir yerleşke burası. 
yerleşkenin 1866-1878 arasında inşa edilen nüvesine "büyük riad" adı veriliyor. (riad fas'ın geleneksel büyük ölçekli ve avlulu konutlarına verilen isim, büyüklük ve önem olarak bizim konaklarımıza karşılık geliyor denilebilir) 
 1878'den 1900'e kadar genişletilmiş kısım da ise küçük riad ve yerleşkenin en görkemli parçası olan 50x30 metre boyutlarındaki büyük avlu var. 

 
büyük riad'ın ve büyük avlu'nun planları

küçük riad'ın ve küçük avlu'nun planları

 

 



haremin planı
(hemen üstte ve altta olan fotoğraflar haremin avlusundan ve koridorlarından)

 




.


 

turistlerin marakeş'te istila ettikleri bir diğer anıt-yapı ibni yusuf (ben youssef) medresesi. daha önce yazdığım gibi müslüman olmayan turistlerin camilere girmeleri yasak olduğu için ziyarete açık medreseler turistler tarafından çok rağbet görüyorlar. 
burası jemaa el-fnaa meydanı'na göre şehrin kuzeyinde kalıyor. buraya yakın dar el bacha müzesi var, orası da bahia gibi, ama daha yeni tarihli, 20.yy başından bir konak. biz orayı gezmedik; cafesinin önünde kuyruk olduğunu da öğrendik. marakeş medinasının kuzey bölgesi gezisi sırasında bu medrese ve o müze ard arda programa alınabilir. 

medresenin alt ve üst kat planları


ibni yusuf medresesi 16.yy ortasında kurulmuş, 1700 m2'lik alan kaplayan ve iki katında 136 odası olan muazzam bir yapı. ibni yusuf medresesi'nde, burada öğrenim gören öğrencilerin odaları dışında medreselerden bildiğimiz bir büyük ibadet mekanı, bir abdest mekanı ve odaların çevresine dizildiği büyü bir avlusu var. plandan da görüleceği üzere, oda sayısı çok fazla olduğu ve her birinin ışık ve hava ihtiyacı olduğu için büyük avlu dışında, iki yanda, etrafında odaların yerleştirildiği küçük avlu kümeleri de var. 



üst kattaki uzun koridorların bazı noktalarında, hareketin kesintiye uğratılması ve zikzaklaştırılması pahasına boşluk açılarak ve hemen üstü de çatıda boş bırakılarak, alt kattaki uzun koridorlara ışık alınarak, bunların uzunluğundan dolayı karanlık olma hali bir nebze olsun giderilmeye çalışılmış. benzer bir çözümü fes'teki medresenin koridorunda da görmüştüm, ama oradaki buradakiler kadar uzun değildi, anlam verememiştim. üst-alt koridor arasındaki bu boşluklar ışık almak dışında iki kat arasında görsel-işitsel bağlantıyı da sağlıyorlar, belki kontrol amaçlı da yapılmış olabilirler. ne için yapılmış olursa olsun, bu düşey bağlantı boşluklarının çok modern bir tasarım anlayışın ürünü olduğunu düşünüyorum.


büyük avlunun iki kenarındaki küçük oda kümelerinin ortasındaki avluların alttan görüntüleri



bir medrese odasının içi. odanın içindeki giriş nişi hem küçük bir ibadet alanı hem de üst kotta yatma amaçlı tasarlanmış. bu da yine çok modern bir tasarım anlayışı.

 

.



sadece marakeş'in değil, bütün fas'ın, hatta mağrib kültürünün yayıldığı endülüs'e kadarki coğrafyanın belirleyici mimari öğelerinin başında hiç kuşkusuz kutubiyye (koutoubia) camisi'nin minaresi geliyor. sevilla'daki ünlü minarenin/kuleninin örnek alındığı yapı bu. 
77 metrelik yüksekliğiyle marakeş'in her yerinden gözüküyor; şehir için bir röper, nirengi noktası. paris için eyfel neyse, marakeş için kutubiyye minaresi o. avrupa'dakilerin aksine fas'taki hiç bir minareye/kuleye çıkılmıyor. (marakeş'te çıkma hakkınız olan tek kuleyi sonraki yazıda paylaşacağım)




muvahhid (almohad) hanedanının/uygarlığının beş büyük camisinden biri sayılan kutubbiye camisi (ki bunlardan bir diğeri de sevilla'daki cami), iki kere inşa edilmiş. ilk olarak 1147-1157 yılları arasında, ve hemen 1158'de ikincisi. nedeni ilginç; ilkinin kıble yönünün hatalı olması. fes'teki karaviyyin camisi'nde de fark ettiğim üzere fas'ın erken dönem camilerinde bir yönlenme sorunu var.
kutubiyye örneğinde bir dönem ikisi birlikte kullanılmış. günümüzde ise ilk camiye dair sadece açıkhavada kolon kaideleri duruyor. buraya turistler girebiliyormuş, bizim ziyaret ettiğimiz saatlerde açık değildi.