13 Mart 2026 Cuma

MiR Dance Company’den “Orpheus und Eurydike”

 








C. W. Gluck’un, özgün adı “Orfeo ed Euridice” olan operası, günümüze kadar birçok koreografın ilgisini çekmiş bir yapıt. Yazıldığı dönemdeki alışkanlıklardan dolayı dans bölümlerinin ağırlıkta olması, koreografları bu operayı sahneleme konusunda her zaman cesaretlendirmiş. Ölüm, matem ve aşk üzerine başyapıtlardan biri sayılabilecek bu operadan yapılan en tanınmış ve etkileyici uyarlamalardan biri Pina Bausch’un 1975 tarihli aynı adlı yapıtı.

Yunan mitolojisine dayanan operanın konusu, Trakya'lı bir şair ve müzisyen olan Orfeus’un düğün gününde bir yılan ısırığı sonucu hayatını kaybeden karısı Eurydice’yi geri getirmek için yeraltı dünyasına inmesini anlatır. Tanrılar, kederli Orfeus'un Eurydice’yi yeryüzüne getirmesine izin verirler, ancak bir şartları vardır; Orfeus, yeryüzüne dönene kadar ona bakmamalı ve onunla konuşmamalıdır, aksi takdirde Eurydike’yi sonsuza dek kaybedecektir. Geri dönüş yolunda Eurydike’nin ısrarlarına dayanamayarak Orfeus bu şartı ihlal eder ve Eurydice’nin ilelebet ölmesine neden olur. Operanın sonunda Amore (Aşk Tanrısı) Orfeus’a acır ve Euridice'yi hayata geri döndürerek çiftin birleşmesini sağlar.

MiR Dance Company’nin 2019 yılından beridir direktörü olan koreograf Giuseppe Spota, bu sezon sonunda kendi isteğiyle görevinden erken ayrılmadan önce tasarladığı bu son, bütün bir akşamı kaplayan yapıtında sahne ve kostüm tasarımını da üstlenerek, adeta bir gesamtkunstwerk (bütünsel sanat yapıtı) ortaya çıkarmış.
Spota gösteriyi, oditoryumda perde açılmadan 15 dakika önce, fuayede başlatıyor. Kadın ve erkek dansçılar; hepsi bir örnek, etek uçları yanmış beyaz gelinlikler giymiş olarak ve orkestra müzisyenlerinden kurulu bir üçlünün icra ettiği canlı Gluck dönemi müziği eşliğinde, ilk önce fuayede gezinip dans ediyorlar, ardından Musiktheater im Revier’in mimarisinin alamet-i farikası, farklı birçok kottaki merdiven parçalarından oluşan labirentimsi cam fanusun içinde hapsolmuşcasına, fuayenin büyük ve geniş hacmine, yani gösteriyi beklemekte olan seyircilere doğru bakan tarafında bedenlerinin parçalarını kırarak ve basamaklarda sürüklenerek aşağı ve yukarı hareket ediyorlar. Dolayısıyla, önce bir düğün kutlaması gibi neşeli başlayan ortamın hissi, bu kırık, parçalı düşme ve yuvarlanma hareketleriyle birlikte, Eurydice’nin ölümünü imlercesine kabusvari bir hisse dönüşüyor. Dansçıların bir anda, hızla fuayenin yan kapılarından kaybolmasıyla, seyirciler de oditoryumdaki yerlerini almaya yöneliyorlar.

Perde açıldığında seyirciyi sahnede, dönmekte olan gri-gümüş renkli, devasa bir yarım krater karşılıyor. Bu krater ortadan bir yarıkla ikiye bölünmüş. Taşıyıcı strüktürünün gözüktüğü ve dansçıların içinde hareket ettikleri arka tarafıyla birlikte, adeta anıtsal bir enstalasyon gibi sahnenin merkezinde duran bu yarım krater, soyut anlamda yeraltı dünyasını temsil ediyor gibi. Orfeus’u seslendiren, beyaz bir takım elbise içindeki şancı sahnede kederli bir figür olarak durağan ve yalnızlaştırılmış olarak bırakılmış. Ona karşılık; sonradan, fuayedeki dansçılar içinde de olduğunu fark edeceğimiz Eurydice’yi seslendiren şancı ise, sahnedeki icra sırasında da, ilerleyen sahnelerde yavaş yavaş diğerlerinin arasından sıyrılsa da, önceleri kalabalık dansçı grubunun içinde yer alıyor. Spota Euydice’yi bu şekilde çoğaltarak ve bir nevi “Eurydice korosu”nu koreografiye hakim kılarak, Orfeus’un mateminin ve yalnızlığının etkisini arttırdığı gibi, Orfeus'un Eurydice'ye duyduğu özlem, ulaşılamazlık ve umutsuzlukla örülü içsel çalkantılarını da başarıyla ortaya seriyor. Bu anlatı, koreografinin krater benzeri yüksek ve eğrisel yüzeyle kurduğu ilişkide de etkileyici bir şekilde ortaya çıkıyor. Dansçılar koreografinin birçok yerinde, bu yüksek eğrisel yüzeyde güç gerektiren ve gerilim içeren, bazı anlarda formasyonlarının dışındaki akrobasi disipliniyle de flört eden hareket cümlelerini gerçekleştiriyorlar. Dansçıların icrası oldukça başarılı; sanki düz ve pürüzsüz bir yüzeydeymişçesine çok akıcı ve zarif bir şekilde hareket ediyorlar. Dolayısıyla gerek koreograf Spota'yı bu sıradışı olduğu kadar yapıtın özüne aykırı olmayan yorumu için, gerekse de dansçıları üst düzey performansları için kutlamak lazım. Ancak dansçıların eğri yüzeylerden bedenlerinin bir çok uzvuyla, özellikle de çıplak ayaklar ve ellerle, temas ederek inerken, kaçınılmaz olarak deri ile yüzey malzemesi arasındaki sürtünmeden çıkan sesler, müzikal icranın pürlüğünü zedeleyerek seyir konforu açısından beni hem rahatsız etti hem de dikkatimi dağıttı.

Spota operanın şancı korosunu sahnede değil, odiyoryumun en üst balkonunun iki yanında konumlandırılmış. Bu tercih sahnenin bütünüyle dansçılara ayrılmasını sağladığı gibi, özellikle koro ağırlıklı ikinci perdedeki dehşetli ve ürkütücü bir etkileyiciliğe sahip müzikte, başka bir alemden geliyormuş hissi yaratıyor ki, bu da çok yerinde bir etki sağlıyor. Orfeus rolünde benim seyrettiğim 6 Şubat 2026 akşamında mezzosoprano Constanze Jader sesinden rahatsız olduğu için, yerine Rina Hirayama onun partisini seslendirdi. Ancak neyse ki, Hirayama sahnenin kenarında durarak Orfeus’un partisini seslendirirken, Jader bizzat sahnede Orfeus’un hareketlerini icra etti, böylece Orfeus’un sahnedeki hareket mizansenini takip edebilmiş oldum. Eurydice'yi canlandıran şancı Heejin Kim ise, yukarıda yazdığım gibi, gerek fuayedeki ön oyunda, gerekse de sahne üzerinde diğer dansçılardan uzun süre ayırt edilemiyor. Bu durum bir yandan, sahnelemenin genel konsepti gereği Eurydice’nin diğer dansçılarla birörnek giydirilmiş olmasından kaynaklanıyor. Ama bence daha da önemlisi ve Kim’in özelinde; onun, benim tanımlamamla genç nesilde ortaya çıkan "yeni nesil şancı"lardan biri olarak, şan icrasının yanısıra bedenini de rahatça ve yapabilirbiliği yüksek ve nitelikli bir seviyede kullanıyor olmasıyla ilişkili. Dolayısıyla akşamın parlayan yıldızı, hem ses hem de hareket performansı açısından Heejin Kim idi.




Bütün fotoğraf ve videolar Mehmet Kerem Özel'e aittir (06.02.2026, Musiktheater im Revier, Gelsenkirchen)

Bu yazının bir versiyonu Kineo Dergi'de yayınlanmıştır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder