matthias goerne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
matthias goerne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Temmuz 2024 Cumartesi

13 TEMMUZ


1985 istanbul atatürk kültür merkezi büyük salon'da carolyn carlson'un blue lady'sini seyrettim

1987 hüseyin sermet'i ilk defa canlı dinledim; istanbul atatürk kültür merkezi büyük salon'daki konserde ingiliz oda orkestrası'nı cem mansur yönetiyordu

1989 paris ulusal operası'nın ikinci binası, bastille meydanı'na bakan, carlos ott'un tasarladığı bastille operası açıldı

1994 harbiye açıkhava tiyatrosu'nda michel petrucianni trio'yu dinledim

2007 sinema yönetmeni peter greenaway'i dj radar ile birlikte verdiği konserde barselona'da teatro grec'te dinledim

2010 elina garanca'yı ilk defa canlı dinledim; istanbul aya irini müzesi'ndeki konserde garanca'ya istanbul devlet opera ve balesi orkestrası eşlik ediyordu, şef karel mark chichon idi

2016 matthias goerne'nin icra ettiği, william kentridge'ın sahneye koyduğu franz schubert'in winterreise lied dizisini berlin'de haus der berliner festspiele'de seyrettim

2016 aynı akşam william kentridge'ın handspring puppet company yapımı olarak sahneye koyduğu alfred jarry'nin übü uyarlaması ubu and the truth commision adlı kukla gösterisini seyrettim

2016 aynı akşam geceyarısında ilk defa bir dries verhoeven işi seyrettim ve kalbimden vuruldum: guilty landscapes, episode II



14 Haziran 2024 Cuma

14 HAZİRAN



1325 ibn battuta mekke'ye gitmek üzere fas'ın tanca şehrinden seyahatine başlamış

1991 ahmet adnan saygun'un yunus emre oratoryosu'nu ilk defa canlı dinledim; aya irini müzesi'ndeki konserde istanbul devlet senfoni orkestrasını alexander schwinck yönetiyordu, solistler zehra yıldız ve ... idi

2017 ünlü bariton matthias goerne'yi kadıköy süreyya operası'nda ebene quartet eşliğinde canlı dinledim



21 Nisan 2024 Pazar

21 NİSAN


-753 romulus ile remus roma'yı kurmuşlar 


1804 gioachino rossini, henüz 12 yaşındayken italya'nın imola kentinde şarkıcı olarak sahneye çıkmış


1933 nasyonal sosyalist film test ofisi tarafından "kamu düzenini ve güvenliğini tehlikeye attığı" gerekçesiyle 29 mart'ta yasaklanan fritz lang'ın das testament des dr. mabuse adlı filminin budapeşte'de dünya prömiyeri gösterimi gerçekleştirilmiş


2009 yıllardır kayıtlarını hayranlıkla dinlediğim matthias goerne'yi istanbul'da ilk defa verdiği konserde canlı dinledim, işsanat'taydı





1 Eylül 2023 Cuma

2022-2023 müzik sezonu


.tallinn oda orkestrası – tonu kaljuste ***** (02mys, işsanat) 
.dimitra galani – martha frintzila ****.5 (12mrt, megaron-atina) 
.maxim vengerov – sandra lied haga – özcan ulucan – birsen ulucan – murat cem orhan – crr senfoni orkestrası ****.5 (19nsn, crr ks) 
.le souffle des cordes (renaud garcia-fons) ****.5 (05mys, işsanat) 
.alexander rudin – carlo tenan – istanbul devlet senfoni orkestrası ****.5 (03mrt, akm-büyük s.) 
.borusan quartet – gökhan aybulus ****.5 (11nsn, enka sanat) 
.alican süner – alessandro cedrone – istanbul devlet senfoni orkestrası **** (12mys, akm-büyük s.) 
.burcu hancı – olivia vermeulen – cumhur görgün – won whi choi – sascha goetzel – istanbul devlet senfoni orkestrası **** (26mys, akm-büyük s.) 
.denis kozhukhin – carlo tenan - borusan istanbul filarmoni orkestrası **** (13nsn, zorlu psm-büyük s.) 
.viyana yaylı çalgılar beşlisi – ola asdhal-rokkones **** (21mrt, süreyya operası) 
.jan mracek – carlo tenan - borusan istanbul filarmoni orkestrası **** (20ekm, zorlu psm-büyük s.) 
.hande küden – knut weber – daniel smith – istanbul devlet senfoni orkestrası **** (16ara, akm-tiyatro s.) 
.trio stradivarius (alexandra troussova – kirill troussov – benedict kloeckner) **** (25ock, akm-tiyatro s.) 
.elvin hoxha ganiyev – andreas ottensamer – istanbul devlet senfoni orkestrası **** (23ara, akm-büyük s.) 
.gautier capuçon – sascha goetzel – borusan istanbul filarmoni orkestrası **** (08ara, zorlu psm-büyük s.) 
.melodie zhao – howard griffiths – istanbul devlet senfoni orkestrası **** (30ara, akm-büyük s.) 
.nikolay lugansky – patrick hahn – borusan istanbul filarmoni orkestrası **** (13ekm, zorlu psm-büyük s.) 
.tanguy de williencourt & theotime langlois de swarte **** (19ekm, notre dame de sion salonu) 
.can çakmur – cem mansur – gedik filarmoni orkestrası ***.5 (12ekm, süreyya operası) 
.başar can kıvrak – cem mansur – türkiye gençlik filarmoni orkestrası ***.5 (23ağs, akm-büyük s.) 
.manuel blanco – emilia hoving – borusan istanbul filarmoni orkestrası ***.5 (02mrt ,zorlu psm-büyük s.) 
.joonas ahonen – gürer aykal – borusan istanbul filarmoni orkestrası ***.5 (03ksm, zorlu psm-büyük s.) 
.daniel behle – thomas rösner – borusan istanbul filarmoni orkestrası ***.5 (24ksm, zorlu psm-büyük s.) 
.feryal türkoğlu – görkem ezgi yıldırım – ferda yetişer – ibrahim yazıcı – istanbul devlet senfoni orkestrası *** (10mrt, akm-büyük s.) 
.zehra’nın ardından 25 yıl: burak bilgili – burcu hancı – gökhan aybulus – emre parlar – dilan kan – samet m.mustafa - sıla yerman – ayçin sürücüer – berfin ayna *** (11ara, zorlu psm-küçük s.) 
.erkut gökgöz – rüstem mustafa – oğuzhan balcı – istanbul devlet senfoni orkestrası **.5 (17mrt, akm-büyük s.) 
.brannon cho – conrad van alphen – istanbul devlet senfoni orkestrası ** (27ock, akm-büyük s.) 
.mozart operalarından sahneler: istanbul opera topluluğu *.5 (07ksm, süreyya operası)

xi. istanbul uluslararası opus amadeus oda müziği festivali, 23 mart - 16 mayıs
.çağ erçağ & knut weber **** (27mrt, deniz müzesi) 
.yevgeniy kostrytskyy & ivan bykov **** (16mys, aşkenaz sinagogu) 

2023 dünya koro müziği sempozyumu, 25-30 nisan 
.le chant sur la lowe – sofia vokalensemble – vancouver youth choir ****.5 (27nsn, akm büyük s.) 
.estonya filarmonisi oda korosu – devlet çoksesli korosu **** (25nsn, akm büyük s.) 
.batavia madrigal singers – georgia state university singers – orfeon san juan bautista **** (26nsn, akm büyük s.)

51. istanbul müzik festivali, 01-17 haziran  
.anne sophie mutter & mutter's virtuosi ***** (13hzr, akm-büyük s.)
.matthias goerne – camerat rco (hollanda kraliyet concertgebouw oda orkestrası) **** (09hzr, crr ks) 
.les vents français & eric le sage ***.5 (07hzr, fransız sarayı bahçesi) 
.elvin hoxha-ganiyev – özgür ünaldı – hande küden – gülsin onay – gökhan aybulus – iris şentürker – ezgi göktürk – nil kocamangil – melih kara – dr.nejat f.eczacıbaşı vakfı müzik yıldızları oda orkestrası ***.5 (06hzr, akm-tiyatro s.)

27 Ağustos 2017 Pazar

salzburg'a gidemiyorsak, internet bağlantımız da mı yok!



bu yılki salzburg festivali'nin ses getiren yapımlarından alban berg'in wozzeck operası bu akşam türkiye saati ile 21:00'den itibaren arte concert'ten naklen yayınlanacak.
yapımın yönetmenliğini ünlü çağdaş sanatçı william kentridge üstleniyor; başrolde ise, geçtiğimiz sezon istanbul'da bizleri iki kere büyülemiş olan benzersiz bariton matthias goerne var. 
kaçırmayın!

26 Ağustos 2017 Cumartesi

2017 salzburg festivali'nin yeni yapımlarına bakış

devasa bir festival olan salzburg'un artistik niteliğinden tek sorumlu, bir önceki yazımda hakkında bahsettiğim, festivalin genel sanat yönetmeni martin hinterhaeuser değil sadece; müzik/konser ve tiyatro alanlarında yardımcıları/direktörler var. ancak genel çerçeveyi çizen ve özellikle opera yapımlarını kurgulayan hinterhaeuser.
10 opera, 79 konser ve 5 tiyatro oyunundan oluşan bu yılın programı için hinterhaeuser'in belirlediği temayı bir önceki yazımda belirtmiştim: gücün stratejileri hakkında düşünmek. tema özellikle ilk defa festivalde sahnelenecek yapımları kapsıyor.



festival bu yıl iki görsel sanatçı ile çalıştı. güney afrikalı william kentridge alban berg'in "wozzeck"ini, iranlı şirin neşat verdi'nin "aida"sını sahneye taşıdılar. kentridge opera sahneleme konusunda deneyimli ancak neşat için bu ilkti.

iki sanatçının işlerini/dünyalarını bilenler için bu projeler oldukça heyecan vericiydi. belli ki hinterhaeuser nokta atışlar yapmıştı.
doğu kültüründeki kadının yerini müthiş bir estetikle sorgulayan neşat'tan daha biçilmiş kaftan olur muydu, aşkıyla birlikte ölüme giden doğulu prenses aida'nın hikayesini sahneye koymak için. (şirin neşat'ı daha yakından tanımak isterseniz eski tarihli bir yazımı tavsiye ederim: tıklayın)
apartheid rejimini sivridilli ancak aynı zamanda eğlenceli işleriyle eleştiren kentridge de küçük insanın çevresi tarafından nasıl ezildiğini anlatan "wozzeck"in hakkını en iyi verecek görsel sanatçılardan biri. "wozzeck"in başrolünde ise bir başka muhteşem operacı var: geçtiğimiz sezon iki kere istanbul'da konser vermiş ve şehrimizin klasikmüzikseverlerini mest etmiş olan, bariton matthias goerne. ("wozzeck" de arte'den naklen yayınlanacak; bilgi için takipte kalın!)



şirin neşat'ın "aida"sının başrolünde ise, bu rolü ilk defa seslendirecek, şu anda dünyanın en ünlü sopranosu anna netrebko var.
söylendiğine göre 30 ile 450 avro arasında değişen bilet fiyatları prömiyer akşamında karaborsada 3000 avrodan alıcı bulmuş; eh, netrebko'yu bir rolü ilk defa icra ederken izlemek tarihin yazılışına tanıklık etmek gibi. seçim kampanyası içinde olan angela merkel bile iki günlüğüne salzburg festivali'ne uğradığında izlediği iki işten biri "aida"ymış.

riccardo muti'nin şefliğindeki wiener philharmoniker ve netrebko olmak üzere bütün solistler eleştirmenlerden tam not aldılar ancak şirin neşat'ın sahne yönetmenliği yerden yere vuruldu. yapımı kayıttan izledim; bence hiç de öyle değil.
şirin neşat  toplumsal-sosyal-siyasal olaylardan beslenen ama bunları müthiş bir estet titizliğiyle kendi sanatına dönüştüren bir sanatçı; "aida"da da tam bunu yapmış. ikilikler üzerinden gitmiş. aida ile amneris'in aşkları arasında kalan radames; aşkı ile vatan sevgisi arasında kalan radames; yine aşkı ile vatan sevgisi arasında kalan aida; bir aşkın iki yarısı olarak aida ile radames; ve tabii en temelde toplumsal anlamda güç'ün iki ayağı olarak iktidar sahipleri ve din kurumu. sahne, kostüm ve ışık tasarımlarının hepsi bu ikilikleri vurgulamak üzerine kurulu.
neşat en çok şancıların mizansenindeki statik seçiminden dolayı eleştiriliyor; ancak ben neşat'ın yorumunu statikten ziyade sakin ve yalın buldum. yapımın her bir sahnesinin frontal olarak fotoğrafını çekip duvarınıza asabilirsiniz; o kadar etkileyici.
neşat ne yapmış diye merak ediyorsanız, arte concert'ten izlemek hala mümkün. tıklamanız yeterli.




festivalin açılış prodüksiyonu mozart'ın "la clemenzo di tito"su idi; sahne yönetmeliği koltuğunda peter sellars, orkestrada ise teodor curretzis oturuyorlardı.

yunan currentzis son yılların hakkında en çok konuşulan, çok özel bir müzik insanı. yıllardır avrupa'nın en doğu köşesinde, ural dağlarının eteğindeki perm'de, kendi kurduğu musicaeterna topluluğu ile harikalar yaratıyor. geçen sezon robert wilson perm'de, currentzis'in müzikal direktörlüğünü yaptığı "la traviata"yı yönetti mesela. yani artık sadece currentzis avrupa'ya gelmiyor, dünya da onun ayağına gitmeye başladı.

"la clemenzo di tito" çok iyi eleştiriler aldı, çok beğenildi. peter sellars zaten oldum olası her işiyle tartışmalar yaratan, klasik metinleri çağdaş ve kışkırtıcı şekilde yorumlayan sahne yönetmenlerinden biri. curretzis gibi müziği sıradışı yorumlayan bir şefle güçlerini birleştirince ortaya nefes kesici bir iş çıkmış. sellars klasik bir operayı zorlamaya düşmeden "şimdi"ye taşırken şu can alıcı sorunun peşinden gitmiş: roma imparatorluğuna barışı getirmek isteyen ve hatta kendisine suikast düzenleyeni affedecek kadar yüce hükümdar titus'un yaklaşımı, günümüzde bir yandan mültecilerin akın ettiği diğer yandan canlı bombaların patladığı avrupa'nın islam'la hesaplaşmasına yol gösterebilir mi?
yapımın bütünüyle başarı kazanmasının ardındaki en önemli etken ise; currentzis'in mozart'ın müziğini yorumlayışındaki ritmik, vurgulu ve duygulu/heyecanlı tutum ile sellars'ın dinamik -ve hatta "hiperaktif"- mizanseninin müthiş örtüşmüş olmaları.

bu yapım mayıs 2018'de amsterdam'da hollanda operası'nda tekrar sahne alacak; bilgi için tıklayın. imkanı olanlara amsterdam yolu gözüktü; olmayanlar ise 3sat mediathek'ten veya medici tv'den izleyebilirler.




bu yılki son iki yeni opera yapımları şostakoviç'in "mzensk'li leydi makbet" ve 1970'lerden çağdaş bir opera, aribert reimann'ın "lear"i idi.

"mzensk'li leydi makbet"i, 2010 istanbul tiyatro festival'inde münchner kammerspiele yapımı "der prozess"le bizleri kendisine hayran bırakmış olan andreas kriegenburg sahneye koymuş. ("der prozess" hakkındaki yazımı okumak isteyenler tıklayabilirler)

çok beğenilen ve çok iyi eleştiriler alan "lear"i sahneye koyan ise, son yılların yükselen sahne yönetmenlerinden avustralyalı simon stone idi.

.

not: yazıda kullandığım grafikler ünlü görsel sanatçı louise bourgeois'e ait ve festivalin kitapçığını süslüyorlar.

25 Ağustos 2017 Cuma

bir festival nasıl kan tazeler?


salzburg festivali dünyanın en eski ve özellikle opera ve müzik alanında en prestijli festivali. bu sene, uzun zamandır olmadığı kadar ilgi gördü festival, çünkü arka arkaya prömiyer yapan festival prodüksiyonlarının hepsi çok iyi eleştiriler aldılar.

açıklandığında, kağıt üzerinde zaten çok şey vaad eden bir programı vardı festivalin bu yıl; dört günlüğüne gidip her akşam yeni bir prodüksiyon seyredip dönebilecek şekilde bir program içimden geçti ancak gerçekleştirmedim.
çocukluğumda/gençliğimde milliyet sanat'ta zeynep oral'ın ve diğer yazarların izlenimlerini okuduğumdan beridir gitmek istediğim bir festival salzburg.
neyse ki arte ve diğer kanalların yaptıkları canlı yayınlarla festivalin ses getiren yapımlarını ekrandan da olsa takip etme imkanı bulduk.

bu seneki festivali canlandıran, her zaman ilginin az olmadığı festivali daha da odağa oturtan, ilginç sanatçıların işbirlikleriyle merak edilen ve sonucunda da başarılı olan yapımların gerçekleşmesini sağlayan öğe neydi peki?
yeni genel sanat yönetmeni.


herbert von karajan'dan sonra ilk defa bir müzisyen, markus hinterhaeuser, festivalin genel sanat yönetmenliğine getirildi ve 2017 onun ilk yılı.
hinterhaeuser piyanist, özellikle çağdaş müzik hayranı; salzburg festivali ile bağları çok eskilere dayanıyor. festivalde bir çok konser vermiş, proje yönetmiş. 90'larda festival içinde sadece çağdaş müziğe ayrılmış zeitfluss adlı festivalde, hayranı olduğu luigi nono'nun işlerini seslendirmiş/sahnelemiş.

markus hinterhaeuser'i geçen yaz berlin'de foreign affairs festivali'deki william kentridge retrospektifi kapsamında sahnelenen schubert - winterreise gösterisinde ilk defa izleme şansım oldu. kentridge'in görsel dünyasıyla buluşan schubert liedlerini bariton matthias goerne'ye birlikte yorumluyorlardı. tabii kentridge ve goerne çok daha ön planda olduğu için, piyano çalan müzisyene çok da dikkat etmemiştim; ama goerne'den o müthiş performansın çıkabilmesinin en güçlü destekçisi tartışmasız ona sahnede eşlik eden piyanistti ve o da hinterhaeuser'di. aklımda piyaniste dair tek kalan yumuşak ve alçakgönüllü bir tarzının olduğuydu. sanırım yanılmamışım.

hinterhaeuser bir belgeselde enfes bir anısını da anlatıyor. 13 yaşındayken sınıf arkadaşının babası bonn orkestrası'nda kemacıymış ve karlheinz stockhausen'nin bir bestesini prova ederken yazılı notaları çalamıyor olmasının hırsıyla kemanını kırmışmış. olay o dönem gazetelere de yansımışmış. hinterhaeuser bir gece evde yalnızken rehberden stockhausen'in telefon numarasını bulmuş ve besteciyi aramış; ondan kendisine 12 ton tekniğini anlatmasını rica etmiş.
hinterhaeuser yıllar sonra stockhausen'ı zeitfluss'a davet ettiğinin akşamında, yemekteyken yıllar önce bir çocuğun kendisini aradığını hatırlayıp hatırlamadığını sormuş besteciye. hayal meyal cevabını almış.

hinterhaeuser'in özgeçmişinde en önemli noktalardan biri; gösteri sanatları alanında ortaya koyduğu ayrıksı, yenilikçi, sıradışı projelerle, biraraya getirdiği sanatçılarla başında olduğu her kurumda, gerek paris operası'nda gerek salzburg festivali'nde, gerek ruhrtriennale'de -ki bu festival onun fikridir- gerek brüksel la monnaie'de çığır açmış olan ünlü emprezaryo gerard mortier'in tezgahından ve tedrisatından geçmiş olması.

hinterhaeuser salzburg festivali'nin mortier'li yıllarını şöyle anlatıyor:
piyano okumaya salzburg'a geldiğimde, genel provalar için bile bilet alamazdık, fahiş fiyatlıydı, festival sarayı'ndan içeri adım atamazdık. herbert von karajan provadan çıkar, kapıda bekleyen porsche'sine biner ve polislerin özel olarak onun için durduğu trafikte yol alırdı. ne zaman 90'lı yılların başında gerard mortier geldi, her şey özgürleşti. mortier'in açılımı ve hazırladığı programlar sayesinde herkes fark etti ki, "festival" mantığı, gösterileri arka arkaya dizmek değil, belli bir konu/tema merkezinde yoğunlaşarak tartışma ortamı yaratmak.

hinterhaeuser bu yılki festivalin temasını "güç/iktidar ve ilişkileri" olarak belirlemiş. kayıtlardan izlediğim yeni yapımlar hakkındaki görüşlerim bir sonraki yazıya..

17 Şubat 2017 Cuma

ich habe genug / artık yeter / i have enough




"Welt, ich bleibe nicht mehr hier, 

Hab ich doch kein Teil an dir, 
Das der Seele könnte taugen. 
Hier muß ich das Elend bauen, 
Aber dort, dort werd ich schauen 
Süßen Friede, stille Ruh."
/
"Dünya, artık burada kalmıyorum,
senin hiç bir parçan yok bende,
ruhumun işine yarayacak.
Burada acıyı çoğaltmak zorunda kalırım,
ama orada, orada ulaşacağım
tatlı barışa, sakin huzura."
/
"World, I will not remain here any longer, 
I own no part of you 
that could matter to my soul. 
Here I must build up misery, 
but there, there I will see 
sweet peace, quiet rest."

bach'ın "ich habe genug / artık yeter / i have enough" başlıklı 82 numaralı kantat'ından

...

freiburg barok orkestrası ve katharina arfken'in oboa solosu eşliğinde muhteşem bariton matthias goerne bu akşam az sayıdaki istanbulluyu işsanat'tan öbür dünyaya götürdü, geri getirdi. 
getirmese miydi keşke; orada mı kalsaydık acaba..

22 Haziran 2009 Pazartesi

müzik festivali 37, izlenim 04: bilge şeften mahler yorumu

yanılmıyorsam bu sezon istanbul'da tek bir mahler senfonisi dinlemedik; ne yerel orkestralarımızdan ne de misafirlerden. yine yanılmıyorsam bu sezon istanbul'da mahler'den dinlediğimiz tek eser rückert şarkıları idi; benzersiz bariton matthias goerne'ye paul mcreesh yönetimindeki basel oda orkestrası eşlik etmişti. goerne'nin yorumu o kadar eşsizdi ki sezondaki tek mahler olması belki de daha isabetli oldu: kulağımızda sadece onun mahler yorumu kaldı.
ta ki bu akşama kadar..

bilkent senfoni orkestrası "bilge" daimi şefi klaus weise yönetiminde mahler'in en çok bilinen senfonisini, 5. senfoniyi yorumladı. 70'lik delikanlı klaus weise'nin, bunaltıcı sıcağın hakim olduğu bir günün akşamında 70-75 dakika süren devasa bir senfoniyi düşmeyen bir tempo ve dinamizmle yorumlaması övgüye değerdi.
ayrıca; sanırım klaus weise çalgı gruplarının dengelerini aya irini'nin akustik koşullara göre ayarlamıştı. aya irini'deki bildik ses karmaşasının yaşanmaması bir yana, senfoni çok net ve anlaşılır bir şekilde dinlendi. hele, visconti'nin "venedik'te ölüm" ile mahler tanımayanlara bile sevdirdiği ünlü "adagietto" bölümü çok çok iyiydi.

konserin ilk yarısında, günümüzün yükselen çellistlerinden biri olarak lanse edilen güney koreli bayan han-na chang, elgar'ın konçertosunu yorumladı; çok özellikli bulmadığımı söylemeliyim.
hadi, bilkent senfoni & klaus weise toplamda iki saati geçen bir performans sonrasında -hele de son 75 dakikası dinlenme imkanı vermeyen tek bir eserden sonra- bis vermemekte haklıydılar da, sayın 25 yaşındaki genç çellistimiz neden küçük bir bis parçası dahi çalmadı, pek anlamadım!

bu seneki festivalde gizli bir ağırlığı olan çello konserleri şimdiye kadar bende hayal ettiğim etkiyi yaratamadılar; umudum cumartesi akşamı süreyya operası'ndaki çağ erçağ'ın çellosu etrafında gerçekleşecek "buluşmalar"da..