jean genet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
jean genet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ekim 2024 Pazartesi

28 EKİM


1726 jonathan swift'in gulliver'in seyahatleri adlı eseri benjamin motte tarafından londra'da yayımlanmış 

1893 piotr ilyiç çaikovski ölümünden dokuz gün önce 6. senfonisi'nin st petersburg'daki dünya prömiyerini bizzat yönetmiş; çaykovski'nin ertesi gün kardeşinin önerisiyle pathétique adını verdiği son eseri, dinleyiciler tarafından ancak orta düzeyde bir coşkuyla karşılanmış

1915 richard strauss eine alpensinfonie adlı yapıt dünya prömiyerini bizzat yönetmiş

1954 ernest hemingway nobel edebiyat ödülü'ne layık görülmüş

1959 jean genet'nin les negres adlı oyununun dünya prömiyeri paris'te gerçekleştirilmiş

1981 metal müzik grubu metallica kuruldu

2012 münih bmw-welt binasında marie chouinard'ın body remix/goldberg variations gösterisini seyrettim



15 Ekim 2024 Salı

15 EKİM


1581 ilk bale, catherine de' medici tarafından sipariş edilen ballet comique de la reine paris'te sahnelenmiş

1886 modest mussorgsky'nin müzikal fantezisi çıplak dağda bir gece'nin dünya prömiyeri rusya'nın st. petersburg kentindeki kononov salonu'nda gerçekleştirilmiş

1888 friedrich nietzsche 44. doğum gününde otobiyografisi ecce homo'yu yazmaya karar vermiş

1905 claude debussy'nin la mer adlı senfonik eskizinin dünya prömiyeri paris'te gerçekleştirilmiş

1924 andre breton sürrealist manifesto'yu paris'te yayınlamış 

1940 charlie chaplin'in yönettiği ve başrolünde oynadığı the great dictator gösterime girmiş 

1991 jean genet'nin hizmetçiler oyununu ilk defa seyrettim; istanbul devlet tiyatrosu yapımını reha erdem yönetiyordu, başrollerde nurinisa yıldırım ve gönen bozbey oynuyorlardı

2005 tord gustavsen'i trio'suyla ilk defa konserde dinledim; cemal reşit rey konser salonu'ndaydı

2009 aya irini müzesi'nde vassilis tsabropoulos konserine gittim

2015 tiger lilies'in martin tulinius rejisiyle sahnelediği tiger lilies performs hamlet'i istanbul zorlu psm'de seyrettim


 

14 Temmuz 2017 Cuma

TEB Oyun 34 / Yaz 2017



Üniversitelerde Sanat Eğitimi, Özdemir Nutku
Bir Kamusal Tiyatro Mekânı Olarak Cezaevi,  Tûba Aksu Şener
Tatavla Tiyatro’dan Antigone,  Ali Cüneyd Kilcioğlu
Sadeliğin Estetiği Godot’yu Beklerken,  Banu Çakmak
Bir Meşrutiyet Faciası Yahut Gündüzlerimiz, Nurten Çelik
Su Basmış Opera Sahnesinde Aryalar: Pina Bausch’un Arien’i, Mehmet Kerem Özel
Biriken Ile Söyleşi: Kıyamet, Aşk Ve Tekillik, Melike Saba Akim
47. Aprilfestival İzlenimleri, Gülden Ateş
12. Eskişehir Çocuk Ve Gençlik Tiyatroları Festivali
Eskişehir Festivali Heyecanını Yitirmedi, Nihal Kuyumcu
Eskişehir’de Her Şey Çocuklarla Çocuklar İçin, Nalan Özübek
Bir Tırtıl Hikayesi, Suna Turgut
Kitap: Jean Genet’nin Ezilenleri Ve Hainleri, Beki Haleva

Bir Oyun Üç Bakış: Hafızasını Kaybeden Müzeden Bir Traktöre Mektuplar
ba- Disiplinlerarası Sanat Topluluğu Oyunun Yaratılış Sürecini Anlatıyor, Yusuf Demirkol
“Resimdeki Zamanda Yaşıyorum”, Özden Sözalan
Seyirci İzlenimleri, Mehmet Demirsoy - Serkan Algül

Dosya: Göç Ve Tiyatro
Göç Tiyatrosu Göçmen Tiyatrosu, Hasibe Kalkan
Barışa Adanmış Bir Yaşam, Zehra İpşiroğlu
Theater An Bauturm’dan Bir Göç Öyküsü, Zehra İpşiroğlu
Kalamayanlar Gidemeyenler Yaşayamayanlar, Berna Ataoğlu
Sahibinin Sessizliğinden Suriye Gerçekliği, Eylem Ejder

25 Kasım 2013 Pazartesi

NRW049 müreffeh düsseldorf'da genet'nin "hizmetçiler"i



 (fotoğraflar: sebastian hoppe)

jean genet’nin “hizmetçileri”ni bu yaz sdyney’de cate blanchett ile isabelle huppert canlandırdılar. cate blanchett’in, tiyatro yönetmeni eşi andrew upton ile birlikte kurduğu ve yönettiği sdyney theatre company’nin, başrollerinde çoğunlukla blanchett’in oynadığı birbirinden iyi oyunları (“ihtiras tramvayı”, “vanya dayı”, botho strauß’un “groß und klein”, david mamet’in “blackbird”) turneye çıkıp viyana, paris, new york, Recklinghausen, londra dolaştılar, ancak “hizmetçiler” sadece sydney için düşünülmüş; huppert bir film çekimi için oradaymış, vakti değerlendirmişler. dünyanın geri kalanı için büyük bir kayıp!


başrollerinde huppert ve blanchett gibi yıldızlar oynamıyordu ama düsseldorfer schauspielhaus’da on gün önce prömiyer yapan “hizmetçiler” de oldukça iyi bir yapımdı.







düsseldorf tiyatrosu’nun kara kutu niteliğindeki küçük salon’unda sahnelenen oyunda, sahnenin tamamı çıplak bir şekilde gözüküyordu. ortada, yaklaşık bir metre yükseltilmiş, 6x6 metrelik bir platform kurulmuştu; boks ringinden tek eksiği etrafını saran iplerin olmayışıydı. salonun sahne kısmının bütününün tavanı ise sıra sıra, sayısız kıyafet kılıfı ile kaplıydı. oyun başladıktan sonra, sahnelerin içeriğine bağlı olarak bu sıra sıra dizilmiş kılıflar, önden arkaya veya arkadan öne doğru yükselecek şekilde, ya da platformun hemen üzerinde asılı kalacak şekilde aşağı inip yukarı kaldırıldılar.
hanımlarının kıyafetlerinin içlerine girip hanımlarına bürünen iki hizmetçiyi anlatan bir oyun için enfes bir sahne tasarımı.
hizmetçilerin hanımlarına duydukları öfkede sınıfsal düzenin önemli bir rol oynadığı oyunda dizi dizi sayısız kıyafet kılıfı oyunun anafikrini çok güzel bir şekilde cisimleştirmişti. ayrıca, bu tek bir malzeme kullanılarak yaratılmış kalabalık görsellik de oldukça etkileyiciydi.
oyunun kitapçığındaki fotoğrafların altında oyuncuların kullandıkları makyaj malzemelerinin (rujların, maskaraların) isimlerinin (lancome, dior, chanel) yazması da elbise kılıflarıyla aynı fikre hizmet ediyordu.

kendisi de bizzat hayatın acı ve sert kısmında yaşamış jean genet “balkon”, “zenciler”, “paravanlar” gibi diğer ünlü oyunlarının yanısıra, 1933 yılında fransa’da gerçekleşmiş gerçek bir olaydan (iki hizmetçinin hanımlarını ve kızını vahşice katletmeleri) esinlendiği 1947 tarihli “hizmetçiler” ile de edebiyat-tiyatro dünyasında ses getirdiği kadar tartışma da yaratmıştı.
abla-kardeş olan iki hizmetçi hanımlarını sevdikleri gibi ondan nefret de etmektedirler. hanımlarını o kadar severler ki, evin beyini polise ihbar ederek hapse girmesini sağlayarak hanımlarından uzaklaştırmayı bile göze almışlardır. sevgi ölümle de eş gitmektedir; hanımları evde yokken hizmetçiler, biri onun kılığına bürünerek öldürme oyunu oynarlar. ancak her seferinde, hanımlarının eve gelme saatine ayarladıkları alarm çalar ve oyunlarının öldürme kısmını bir türlü gerçekleştiremezler. evin beyinin delil yetersizliğinden hapisten salınmasını öğrenmeleri iki hizmetçinin, hanımlarının yokluğunda oynadıkları oyunu, varlığında tekrarlamalarına neden olacaktır. hizmetçilerin cesaret ile tereddüt, aşağılanma ile başkaldırı arasında gidip gelen ruh halleri sonunda kendilerinin başını yakacaktır.






düsseldorfer schauspielhaus’daki “die zofen” (hizmetçiler), şimdiye kadar yönetmen asistanlığı yapmış nele weber’in ilk yönetmenlik denemesi. weber bence oldukça başarılı bir işe imza atmış.
weber oyunun başında; arka duvarda siyahbeyaz görüntülerle kulisten canlı yayın izletiyor bize; üç kadın oyuncu bir sepetin içinden kura çekiyorlar ve kim iki hizmetçi oynayacak, kim hanım’ı o anda belirleniyor. sonra hizmetçileri çekmiş olan iki oyuncuyu kulis koridorları boyunca sahneye doğru ilerleyişlerini izliyoruz; mücadeleye çıkan boksörler veya gladyatörler gibi. sahne kapısından içeri girip, platform çıktıklarında ise, bir yandan bangır bangır fransız milli marçı çalmaktadır. sahnenin iki yanında seyirciye yakın tarafta birer düzenek hazırlanmış: yüz hizası yüksekliğinde küçük makyaj masaları, masaların diğer ucunda da birer küçük kamera. iki oyuncu “hizmetçi” makyajlarını (aslında oyun içinde oyun şekilde başlayan “hizmetçiler”de hizmetçilerden biri “hanım”ı oynayacaktır, o yüzden biri “hanım” makyajını) yaparken, yan duvarlara kameralardan görüntüleri yansır; bu sayede, sanki iki oyuncu ayna varmış da ona bakıyorlarmış gibi bir efekt yaratılır; bu sayede hem iki oyuncu makyaj yaparken o görüntüye bakarak yaparlar hem de biz seyircilere yan yüzleri dönmüş oldukları için görüntülerden onların ön yüzlerini görme imkanımız olur.

nele weber’in “hizmetçiler”i sadece kamera görüntülerini zekice kullanan fikirleriyle, sahne tasarımıyla değil, oyuncu yönetimi ile de oldukça başarılı.
üç oyuncu da çok çok iyiyler. “oyun oynadıkları” sahnelerde groteske kaçarak, hanımın gelmesinden sonraki sahnelerde gerçekçi oyunculuğa ağırlık vererek gerilimi üzerlerinde taşıyan hizmetçileri benim izlediğim akşamda canlandıran oyuncular (kardeş claire’de xenia noetzelmann, abla solange’da verena reichhardt) çok başarılıydılar.
hanım’ı oynayan oyuncu da (anna schudt), hizmetçilerin gerçekçiliklerine karşıtlık yaratan abartılı jestleriyle oyunun gerilimini bıçak sırtı bir dengede tuttu.

nele weber’in arasız 90 dakikalık “hizmetçiler”i her açıdan tatmin edici bir tiyatro gösterisiydi.