3 Haziran 2023 Cumartesi

on soruluk sohbetler 87: Sung-Im Her

17-24 Eylül tarihleri arasında dördüncüsü gerçekleşen İstanbul Fringe Festivali, 2022 yılı edisyonunda Türkiye’den ve dünyadan tiyatro, dans ve performans disiplinlerinde üretilen alternatif işlerin yanı sıra atölyelere, konuşmalara ve partilere de yer verdi. Festival sadece festival tarihlerinde değil sezona yayılan gösterilerle de uluslararası arenadan sanatçıları İstanbul seyircisi ile buluşturmaya devam ediyor. British Council desteğiyle 5 ve 6 Haziran 2023 tarihlerinde Alan Kadıköy’de yer alacak Nutcrusher da sezona yayılan bu gösterilerden biri. Önde gelen çağdaş koreograflardan Anne Teresa De Keersmaeker’in Brüksel’deki ünlü P.A.R.T.S. dans okulundan mezun olan ve daha sonraları Les ballets C de la B ve Needcompany gibi önemli dans topluluklarıyla çalışan Koreli dansçı/koreograf Sung-Im Her’in koreografisini gerçekleştirdiği Nutcrusher, arka planına #metoo ve #timesup hareketlerinin Güney Kore’deki etkisini alarak, tekrarlayan jestler ve enerjik bir hareket dili ile kadının nesneleştirilmesini, bedenlerimizle kurduğumuz ilişkileri ve bedenin nasıl sergilenerek, temsil edildiğini sorguluyor.




Performansın özü sizce nedir?
Canlı performans yapıyoruz ve bunun bir özgünlüğü var. Aynı yerde, aynı anda, telefonsuz, internetsiz, dijital olmadan birlikte nefes alıyor ve hissediyoruz. Benim için bu, canlı performansın temel unsuru ve bunu gerçekten derinden önemsiyorum. Nasıl paylaşıyoruz, şimdi burada, ne paylaşıyoruz?

Sanatın dönüştürücü gücüne inanıyor musunuz? Nasıl?
Sanatın ve sanatçının gücüne inanıyorum. Küçük görünebilir ama bu küçük dalgalanmalar oldukça etkili olabilir. Sanatçıların dünyaya farklı bir açıdan bakma, konuşulması kolay olmayan şeylerden bahsetme, uyarılması gereken konularda uyarıda bulunma ve birlikte düşünme şansı sunduğuna inanıyorum. Ve bence bu sanatın gücü.

Bir iş üretirken hangi kaynaklardan beslenir, nelerden ilham alırsınız? Rüyalarınızın işlerinizde etkisi olur mu?
Ne yazık ki gördüğüm rüyaları sabahları hatırlamıyorum. Temalarımın ilham kaynağının hayatımız olduğunu söyleyebilirim. Yaşam ve ölüm, yaşamımızdaki dengesiz güç, doğa ve insan ilişkisi, sosyal medya vs… Bence farklı bir bakış açısıyla paylaştığımız hayatımızdan bahsetmek güzel.

Eğer zaten halihazırda bir adı yoksa, üzerinde çalışmakta olduğunuz yapıta adını vermeye ne zaman karar verirsiniz?
Her zaman yola başlıkla koyulurum. Halihazırda başlığı olmayan bir iş yapmayı hiç deneyimlemedim. Bir başlık bulmak heyecan verici bir süreç. Bu aralar üzerinde çalıştığım performansın adı Tomorrowisnowtodayisyesterday (Yarınşimdibugündündü). Hatırlaması ve okuması zor. Bunun bir sebebi var ve kısa sözcüklerle gösterinin özünü oluşturmak çok heyecan verici.

Sanatınızı etkilediğini düşündüğünüz biri veya bir sanatçı var mı, varsa kim?
Belçika'da Needcompany ile 14 yıldan fazla çalıştım. Tamamlanmış disiplinler-arası bir performans yapıtı yaratırken sahnede ne kadar özgür olduklarını takdir ediyorum. Tüm performatifliğimi onlardan öğrendim.

Sohbetin geri kalanını okumak için tıklayın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder