1 Eylül 2026 Salı
2025 - 2026 müzik sezonu
17 Ocak 2026 Cumartesi
27 Eylül 2024 Cuma
27 EYLÜL
1 Mayıs 2024 Çarşamba
01 MAYIS
1786 wolfgang amadeus mozart'ın figaro'nun düğünü operasının dünya prömiyeri bizzat bestecinin yönetiminde viyana'da gerçekleştirilmiş
1840 dünyanın ilk yapışkan posta pulu, penny black, büyük britanya tarafından basılmış
1851 dünyanın ilk umumi sifonlu tuvaletleri, maymun dolapları, george jennings tarafından londra hyde park'ta açılan büyük serginin bir parçası olarak bir kuruşa kullanıma açılmış
1852 1961'de tamamlanacak olan, jacob ve wilhelm grimm'in almanca sözlüğü deutsches wörterbuch'un ilk bölümü yayınlanmış
1869 folies bergère paris'te açılmış
1884 şikago'nun ilk gökdeleninin inşasına başlanmış, gökdelen 10 katlı imiş
1886 a.b.d.'de günlük 8 saatli çalışma için grev başlamış
1889 2. uluslararası kongre, 1886'da chicago'daki protestoları kutlamak için 1 mayıs 1890'da 1. uluslararası işçi günü'nün kutlanması çağrısında bulunmuş
1931 empire state binası new york'ta açılmış
14 Mart 2020 Cumartesi
dünyanın sahneleri evimizde!
korona virüsü nedeniyle bizlerin -şimdilik- nisan başına, çoğu avrupa ülkesinin ve a.b.d.'nin nisan ortasına ve sonuna kadar, kuzey yarımküredeki diğer bir çok ülkenin ise yine önümüzdeki en az bir-iki ay boyunca evlerde oturacağı bir dönemde, normal zamanda web siteleri üzerinden canlı konserlerini, operalarını, dans gösterilerini ve arşivlerini -çoğunlukla- ücret karşılığı yayınlayan kurumlar ve platformlar dünden beridir arka arkaya açıkladıkları üzere müthiş bir kültür-sanat projesine imza atıyorlar.
konser
dünyanın en iyi üç orkestrasından biri olan berlin filarmoni'nin sayısız konser kaydının bulunduğu platform 30 gün boyunca ücretsiz!
link için tıklayın.
dünyanın en iyi üç orkestrasından bir diğeri olan kraliyet concertgebouw orkestrası da arşivini ücretsiz açmış durumda. link için tıklayın.
bu arşivin zenginleştirilmiş bir tarafı da var: bazı kayıtları o kayıttaki orkestra şefinin veya solistin yorumlarıyla birlikte izleyebiliyorsunuz. inanılmaz bir şey! ayrıca yapıtlar hakkında detaylı makaleler, küçük belgeseller, eğer konseri yorumla izlemek istemiyorsanız orkestra şefi veya solist ile yapılmış söyleşiler var.
ben bu arşivden ilk olarak, en sevdiğim şeflerden herbert blomstedt'in yorumlarıyla brahms'ın 3. senfonisini izledim. rachmaninof'un 3. piyano konçertosunu solist alexander gavrylyuk'un yorumlarıyla izlemek için de sabırsızlanıyorum :)
opera
belki de dünyanın bir numaralı opera kurumu met (metropolitan operası) her sezon met hd-live programıyla o sezon sahnelenen yapımlarını, canlı olarak sinemalara göstererek, new york'ta yaşamayan opera severlerin ayağına getiriyor. 19 nisan'a kadar kapalı olacak opera kurumu bu sefer de; 16 mart pazartesi akşamında başlayarak, her akşam eski bir yapımının kaydını web'den ücretsiz yayınlayacak, yayınlanan yapım 20 saat boyunca izlenebilir olacak.
met'in programının ilk haftasına buradan ulaşılabilir. açıklanan prodüksiyonlar genel olarak konvansiyonel, yönetmenler de genellikle klasik sahnelemeleriyle ünlenen kişiler. sahnelemeler konvansiyonel olsa da kadrolar olağanüstü: anna netrebko, elīna garanča, roberto alagna, diana damrau, juan diego flórez, natalie dessay, renée fleming, ramón vargas ve iki ayrı yapımda izlenebilecek, erken yaşta aramızdan ayrılan benzersiz bas dmitri hvorostovsky.
hepsini izlemeye çalışacağım, ama şimdiden kaçırmamak için gözüme kestirdiğim bir yapım var: mizansen tercihlerini çok sevdiğim robert carsen'in sahnelediği, efsanevi rus şef valery gergiev'in yönettiği çaykovski'nin "eugene onegin" operası. başrollerde yıllar önce aya irini'de bizleri kendisine hayran bırakmış olan renée fleming, ramón vargas ve yine şehrimizde bir kaç kez canlı dinlenme şansına erdiğimiz dmitri hvorostovsky. yayın tarihi: 22 mart.
dünyanın önde gelen opera kurumlarından viyana devlet operası ise 15 mart pazar gününden itibaren her akşam bir yapımının eski kaydını ücretsiz yayınlayacak ve her yayın 24 saat boyunca izlenebilecek.
2 nisan'a kadarki programa buradan ulaşabilirsiniz, yayınlara ise bu linkten.
viyana devlet operası'nın video programı, met gibi yine sahneleme/mizansen olarak konvansiyonel diyebileceğimiz yapımlardan oluşuyor. aralarında beni şimdiden en çok heyecanlandıran ve meraklandıran; "tosca" operasının aynı prodüksiyonunu üç ayrı akşamda üç farklı şancı kadrosuyla izlemek olacak.
dünyanın başka bir prestijli opera kurumu münih devlet operası da 19 nisan'a kadar eski yapımlarından bazılarını web sitesinde ücretsiz yayınlayacak. hemen de başlamışlar, hem de iki heyecan verici yapımla. bunlardan ilki: oliver py imzalı, jonas kaufmann'lı "il trovatore". ikinci ise; "judith" başlıklı, henüz geçtiğimiz şubat'ta sahnelenen bela bartok akşamı.
"judith" bartok'un bir orkestra eserinden ve "mavi sakal'ın şatosu" operasından oluşuyor. sahneye koyan katie mitchell, orkestra şefi oksana lyniv. bartok'un mavi sakal masalını kadın protagonistin bakış açısıyla anlattığı operanın bütünüyle kadın sanatçıların elinden çıkması ne kadar incelikli bir yaklaşım.
şubat başında bu operanın başka bir kadın sanatçının, pina bausch'un elinden çıkma, 43 yıllık bir versiyonunu seyretmiştim. bakalım katie mitchell 2020'de neler yapmış :)
dans
ve çağdaş dans severler için nisan sonuna kadar yayınlarını ücretsiz hale getirmiş bir platform var: ontheboards.tv
listesindeki dans yapımlarına şöyle bir göz attım, tanımadığım bir çok isim var, dolayısıyla keşiflere gebe günler bekliyor beni. bence sizleri de :)
listede tanıdığım az sayıdaki koreograftan önereceklerim ise: crystal pite'ın "dark matters"ı ve christian rizzo'nun "b.c, janvier 1545, fontainebleau"sü.
ücretsiz erişim açan diğer siteler için:
dünyanın sahneleri evimizde! - 2
dünyanın sahneleri evimizde! - 3
kaçırmayalım, evde oturalım.
#stageathome
4 Ocak 2020 Cumartesi
klasik müzik konserlerinde alkış sorunu
şehrimizdeki klasik müzik konserlerinde bölüm aralarında alkışlanıyor diye kızıyoruz, sinirleniyoruz, konser sırasında tıktık'lıyoruz ve sonra, hiç birimiz sosyolog olmamamıza rağmen, içinde yaşadığımız topluma dair haddimizi aşan sosyolojik genellemeler yaparak kendimizi ve etrafımızı kirletiyoruz ya, işte buna dair bir çift sözüm var:
klasik müzik yapıtlarında; ya bölüm aralarında, ya yapıtın güçlü bir şekilde yükselip ardından sessizleştiği bir anda, ya da biter bitmez alkışlanıyor olması benim için de büyük bir sorun; bu durumdan çok ama çok rahatsız oluyorum. ama şu da bir gerçek ki, bu sorun sadece ülkemiz seyircisiyle sınırlı değil. "zamanın ruhu" denen olgu, her alanda olduğu gibi bu konuda da karşımıza çıkıyor, hem de hiç ummadığımız coğrafyalarda.
yıllar önce, berlin filarmoni'nin geleneksel olarak her 1 mayıs'ta avrupa'nın bir kentinde verdiği avrupa konseri dizisinin atina ayağında akropolis'in eteğindeki odeon açık hava tiyatrosunda, simon rattle yönetiminde ve daniel barenboim solistliğinde brahms'ın 1 numaralı piyano konçertosu'nu çalarken, müthiş bir şekilde biten birinci bölüm ardından alkış kopmuştu.
bunun en son örneğine, 31 aralık 2019 akşamı berlin filarmoni'nin yeni yıl konserini seyretmiş olanlar tanıklık etmiş olmalılar. bernstein'in ünlü ve çok tanınmış "batı yakasının hikayesi - senfonik dansları" çalınırken, bölüm arasında bile değil, müziğin kreşendoyla bittiği bir anın hemen sonrasında salonda öyle böyle değil, bayağı büyük bir alkış koptu.
tekrar hatırlatayım: yer: berlin, salon: philharmonie, orkestra: berlin philharmonie. seyircilerin ise: çoğunluğu almanyalı olmalı. konserin biletleri satışa çıkmış olduğu için, seyirci kitlesinin, kolayca "ilgisiz" olarak yaftalanacak davetiyelilerden oluştuğunu da söyleyemeyiz.
bu konser yıllar içinde, viyana filarmoni'nin valsli yeni yıl konseri kadar olmasa da, popüler bir etkinliğe dönüştü. ama orası berlin, almanya.
almanya'daki bir klasik müzik konserinde bile yapıt sırasında büyük bir alkış kopabiliyorsa, bunun türkiye'de olması çok daha olası. oluyor da zaten. kabul edilebilir olmasa da :(



























