kraliyet concertgebouw orkestrası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kraliyet concertgebouw orkestrası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Haziran 2024 Cumartesi

29 HAZİRAN


1988 maurice béjart'ın béjart ballet lausanne topluluğundan, başrolde jorge donne'nun dans ettiği maurice ravel'in bolero'sunu istanbul atatürk kültür merkezi büyük salon'da tüylerim hayranlıktan diken ola ola seyrettim; daha önce ne böyle bir dans gösterisi seyrettim ne de o salonda böyle bir alkış duymuştum, salon yıkılıyor sandım. aynı akşam programında béjart'ın başka bir imza yapıtı, igor stravinski'nin le sacre de printemps da sahnelendi

2007 bu ve ertesi akşam istanbul atatürk kültür merkezi büyük salon'da efsanevi şef mariss jansons yönetimindeki amsterdam concertgebouw kraliyet orkestrası'nı dinledim. bu akşamki solist efsanevi piyano sanatçısı mitsuko uchida idi; bugün paris'ten dönüyordum, annem beni havalimanında aldı, doğrudan akm'ye konsere gittik

2013 ilk defa bir jan lauwers-needcompany gösterisi seyrettim; poznan'da malta festivali'nde, marketplace 76










14 Mart 2020 Cumartesi

dünyanın sahneleri evimizde!


korona virüsü nedeniyle bizlerin -şimdilik- nisan başına, çoğu avrupa ülkesinin ve a.b.d.'nin nisan ortasına ve sonuna kadar, kuzey yarımküredeki diğer bir çok ülkenin ise yine önümüzdeki en az bir-iki ay boyunca evlerde oturacağı bir dönemde, normal zamanda web siteleri üzerinden canlı konserlerini, operalarını, dans gösterilerini ve arşivlerini -çoğunlukla- ücret karşılığı yayınlayan kurumlar ve platformlar dünden beridir arka arkaya açıkladıkları üzere müthiş bir kültür-sanat projesine imza atıyorlar.

konser
dünyanın en iyi üç orkestrasından biri olan berlin filarmoni'nin sayısız konser kaydının bulunduğu platform 30 gün boyunca ücretsiz!
link için tıklayın.

dünyanın en iyi üç orkestrasından bir diğeri olan kraliyet concertgebouw orkestrası da arşivini ücretsiz açmış durumda. link için tıklayın.
bu arşivin zenginleştirilmiş bir tarafı da var: bazı kayıtları o kayıttaki orkestra şefinin veya solistin yorumlarıyla birlikte izleyebiliyorsunuz. inanılmaz bir şey! ayrıca yapıtlar hakkında detaylı makaleler, küçük belgeseller, eğer konseri yorumla izlemek istemiyorsanız orkestra şefi veya solist ile yapılmış söyleşiler var.
ben bu arşivden ilk olarak, en sevdiğim şeflerden herbert blomstedt'in yorumlarıyla brahms'ın 3. senfonisini izledim. rachmaninof'un 3. piyano konçertosunu solist alexander gavrylyuk'un yorumlarıyla izlemek için de sabırsızlanıyorum :)

opera
belki de dünyanın bir numaralı opera kurumu met (metropolitan operası) her sezon met hd-live programıyla o sezon sahnelenen yapımlarını, canlı olarak sinemalara göstererek, new york'ta yaşamayan opera severlerin ayağına getiriyor. 19 nisan'a kadar kapalı olacak opera kurumu bu sefer de; 16 mart pazartesi akşamında başlayarak, her akşam eski bir yapımının kaydını web'den ücretsiz yayınlayacak, yayınlanan yapım 20 saat boyunca izlenebilir olacak.
met'in programının ilk haftasına buradan ulaşılabilir. açıklanan prodüksiyonlar genel olarak konvansiyonel, yönetmenler de genellikle klasik sahnelemeleriyle ünlenen kişiler. sahnelemeler konvansiyonel olsa da kadrolar olağanüstü: anna netrebko, elīna garanča, roberto alagna, diana damrau, juan diego flórez, natalie dessay, renée fleming, ramón vargas ve iki ayrı yapımda izlenebilecek, erken yaşta aramızdan ayrılan benzersiz bas dmitri hvorostovsky.
hepsini izlemeye çalışacağım, ama şimdiden kaçırmamak için gözüme kestirdiğim bir yapım var: mizansen tercihlerini çok sevdiğim robert carsen'in sahnelediği, efsanevi rus şef valery gergiev'in yönettiği çaykovski'nin "eugene onegin" operası. başrollerde yıllar önce aya irini'de bizleri kendisine hayran bırakmış olan renée fleming, ramón vargas ve yine şehrimizde bir kaç kez canlı dinlenme şansına erdiğimiz dmitri hvorostovsky. yayın tarihi: 22 mart.

dünyanın önde gelen opera kurumlarından viyana devlet operası ise 15 mart pazar gününden itibaren her akşam bir yapımının eski kaydını ücretsiz yayınlayacak ve her yayın 24 saat boyunca izlenebilecek.
2 nisan'a kadarki programa buradan ulaşabilirsiniz, yayınlara ise bu linkten.
viyana devlet operası'nın video programı, met gibi yine sahneleme/mizansen olarak konvansiyonel diyebileceğimiz yapımlardan oluşuyor. aralarında beni şimdiden en çok heyecanlandıran ve meraklandıran; "tosca" operasının aynı prodüksiyonunu üç ayrı akşamda üç farklı şancı kadrosuyla izlemek olacak.

dünyanın başka bir prestijli opera kurumu münih devlet operası da 19 nisan'a kadar eski yapımlarından bazılarını web sitesinde ücretsiz yayınlayacak. hemen de başlamışlar, hem de iki heyecan verici yapımla. bunlardan ilki: oliver py imzalı, jonas kaufmann'lı "il trovatore". ikinci ise; "judith" başlıklı, henüz geçtiğimiz şubat'ta sahnelenen bela bartok akşamı.
"judith" bartok'un bir orkestra eserinden ve "mavi sakal'ın şatosu" operasından oluşuyor. sahneye koyan katie mitchell, orkestra şefi oksana lyniv. bartok'un mavi sakal masalını kadın protagonistin bakış açısıyla anlattığı operanın bütünüyle kadın sanatçıların elinden çıkması ne kadar incelikli bir yaklaşım.
şubat başında bu operanın başka bir kadın sanatçının, pina bausch'un elinden çıkma, 43 yıllık bir versiyonunu seyretmiştim. bakalım katie mitchell 2020'de neler yapmış :)

dans
ve çağdaş dans severler için nisan sonuna kadar yayınlarını ücretsiz hale getirmiş bir platform var: ontheboards.tv
listesindeki dans yapımlarına şöyle bir göz attım, tanımadığım bir çok isim var, dolayısıyla keşiflere gebe günler bekliyor beni. bence sizleri de :)
listede tanıdığım az sayıdaki koreograftan önereceklerim ise: crystal pite'ın "dark matters"ı ve christian rizzo'nun "b.c, janvier 1545, fontainebleau"sü.


ücretsiz erişim açan diğer siteler için:
dünyanın sahneleri evimizde! - 2
dünyanın sahneleri evimizde! - 3

kaçırmayalım, evde oturalım.
#stageathome

11 Kasım 2012 Pazar

lorin maazel & kraliyet concertgebouw orkestrası


dün akşam haliç kongre merkezi'nin sevimsiz salonunda,  lorin maazel yönetimindeki kraliyet concertgebouw orkestrası'nın konseri vardı.

[basın bültenlerine veya sanatçıların beyanlarına güvenmeden] bellek tazelemek için:
dün akşamki konser kraliyet concertgebouw orkestrası'nın şehrimize verdiği beşinci konserdi. orkestra daha önce iki kere iki akşamlık konserlerde konuğumuz olmuştu; ikisi de müzik festivali kapsamında 1997'de ve 2007'de. ilki wolfgang sawallisch, ikincisi mariss jansons şefliğindeydi; frank peter zimmermann ve mitsuko uchida orkestrayla birlikte dinlediğimiz solistler arasındaydılar.
ortalama türk halkının viyana filarmoni'li yılbaşı konserlerinden -ve özellikle radeztky marşında seyirciyi de idare etmesiyle- tanıdığı ve hayran olduğu sevimli şef lorin maazel'i ise yine müzik festivali kapsamında bayerische rundfunk orkestrası ve hüseyin sermet solistliğinde 2003 yılında dinlemişliğimiz/izlemişliğimiz var.

yaşayan en büyük şeflerden birinin, dünyanın en iyi beş orkestrasından biriyle verdiği dün akşamki konser hollanda-türkiye ilişkilerinin başlangıcının 400. yılına rastlaması dolayısıyla protokol sosuna bandırılmıştı.
iki ülkenin marşlarının bu muhteşem orkestra tarafından çalınmasına tanık olmak hoştu. türkiye'nin marşı sırasında seyircilerin eşlik etmesi, derinden derinden sözleri duymak ayrıca tüyler ürperticiydi.

tabii ki, bu kadar ünlü bir orkestra ve ünlü bir şef sözkonusu olduğunda zor olsa da; iki ülke arasındaki ilişkilerin kutlandığı bu kadar özel ve anlamlı (hollanda'dan kraliyet mensupları ve dışişleri bakanı falan hazır bulunacak kadar) bir konserin programında nasıl hollandalı bir bestecinin kısa bir yapıtına (peter can anrooy - piet hein rapsodisi, 9 dakika) yer verildiyse, keşke bu topraklardan bir  bestecinin yapıtı da icra edilseydi diye düşünmeden edemiyor insan..
meğer, şef ile orkestra aynı programlı konseri istanbul'dan üç gün önce amsterdam'da, bir gün önce, 9 kasım'da yerevan'da gerçekleştirmişler. hollandalı bestecinin yapıtı, 400. yıllık ilişkileri kutlamanın yanısıra, orkestranın ermenistan'daki bu ilk konserleri için de seçilmişmiş.
eh, demek ki, bir taşla iki kuş vurmuşlar! böyle bir durumda onlardan bir türk bestecinin yapıtını çalmalarını beklemem naiflik değilse abes!

yapıtın dramatik tonuna ve müzikal keskinliğine ağırlık veren bir icrayla yorumladıkları prokofyef'in "romeo ve jüliet süiti"nden bölümleri ile beni etkisi altına almayı başaran orkestra, ikinci yarıda lorin maazel'in çaykovski'deki rus damardan ziyade romantik duygulara yüklenen incelikli 4. senfoni yorumuyla etkisini daha da derinleştirdi.
nasıl ki eylül'deki berlin filarmoni konserinin beethoven 7. senfonisi icrasını kolay kolay unutamayacaksam, dün akşamın çaykovski 4. senfoni yorumu da kolay kolay kulaklarımdan silinmeyecek sanırım.
[bu vesileyle; haliç kongre merkezi'nin bir çokları tarafından beğenilmeyen akustiğinin balkonlarda çok daha iyi olduğunu, parterde oturan müzik eleştirmenlerimize, davetiyelilerimize ve sosyetemize duyurmak isterim.]

20-25 yıl önce teyzemin karabük'ten türkçe yazdığı mektup lorin maazel'e ulaşmış mıdır, dün akşam kendisine sorma fırsatımız olamadı. ama teyzemin maazel'i canlı seyretme hayalini gerçekleştirmiş olmaktan memnunum..