21 Şubat 2022 Pazartesi
on soruluk sohbetler 62 : çıplak ayaklar kumpanyası - hiçbir şey yerinde değil
17 Şubat 2022 Perşembe
"kopenhag üçlemesi - gençlik"ten...
13 Şubat 2022 Pazar
iksv ile eczacıbaşı'nın "10 tl'lik öğrenci bileti" muamması
her zaman bir seyirci oldum, sanat etkinliklerine seyiri gözüyle baktım ve öyle bakmaya devam edeceğim. lise öğrencisiyken de sanat etkinliği seyircisiydim, üniversite öğrencisiyken de, şu anda da öyle...
öğrenciyken bir sanat etkinliğine bilet almak için yaşadığım zorlukları unutmuyorum. hoş, o zorluklarla bugün de karşı karşıyayım. ama öğrenciyken yaşanan zorluklar çok daha acı verici oluyor. bir öğrenci olarak, gitmek istediğiniz etkinliğe ekonomik nedenlerle gidememek ya da, gitmek istedikleriniz arasından seçim yapmak zorunda kalmak çok acı. ayrıca, bir öğrenci olabildiğince çok sanat etkinliğine giderek kendini beslemeli, kendini zenginleştirmeli. (çünkü iş hayatına atılınca ister istemez daha azına gidebilecek...)
kendim artık öğrenci olmasam da, işim gereği, içinde bulunduğum ortam gereği, hala öğrencilerin arasındayım, onlarla birlikteyim, dertlerini takip edebiliyorum. o yüzden:
iksv'nin eczacıbaşı sponsorluğunda iksv'nin bütün etkinliklerinde öğrenci biletlerini 10 tl'den satışa sunacak olması önemli bir girişim. ancak; eğer iksv ve eczacıbaşı bu girişimlerinde samimilerse, eğer bu girişim daha fazla bilet satmak için bir pr kampanyası değilse, şunu açıklamaları lazım:
etkinlik salonlarının kapasitelerinin % kaçı kadar "10 tl'lik öğrenci bileti" satışa sunulacak?
kamuoyuna, eski senelerde olduğu gibi, "genel olarak satılan öğrenci bileti" sayısına dair, ya da "şu kadar sayıda 10tl'lik öğrenci bileti satışa çıkardık" gibilerinden bir açıklama yapılmasın.
tekrar ediyorum: önemli olan, etkinlik salonlarının kapasitelerinin % kaçı kadar "10 tl'lik öğrenci bileti"nin satışa sunulacağıdır. ve bu yüzde sabit olmalı, etkinlikten ve salondan bağımsız olmalıdır.
yani, salon ister zorlu psm büyük salon olsun, ister atlas sineması, ister park orman ister alan kadıköy olsun, etkinlik ister yabancı veya yerli sanatçılarınki olsun, bir tiyatro veya bir dans veya bir müzik veya bir film etkinliği olsun; salon kapasitenin % kaçını "10tl'lik öğrenci bileti"ne ayırıyorsunuz?
sonra öğrencilere, (eski senelerde yapıldığı gibi) 100 tane, 1000 tane "10 tl'lik öğrenci bileti" ayrıldı, onlar da ilk 1 saatte bitti, şimdi öğrenci indirimiyle normal bilet alın denmesin.. çünkü bu yapıldı, ve o etkinliğe gitmeye gönül koymuş öğrenci de ne yapsın, 10tl'lik bilet bulamayınca, normal bilet fiyatı üzerinden öğrenci indirimiyle bilet almak zorunda kaldı!
ve bir öneri:
her salonda her etkinliğe kapasitenin en az %30'u kadar "10 tl'lik öğrenci bileti" ayrılmalı.
hamiş:
iksv gibi 50 yıllık bir kurum, açıklamalarında türkçe hataları yapmamalı değil mi! öznesiz, başı başka başlayıp sonu başka biten cümleler övüne övüne 50 yaşında olduğunu duyuran bir kuruma hiç yakışmıyor. benden uyarması...
9 Şubat 2022 Çarşamba
on soruluk sohbetler 61 : przemysław błaszczak
6 Şubat 2022 Pazar
on soruluk sohbetler 60: ayako takahashi
1 Şubat 2022 Salı
on soruluk sohbetler 59: joan yago
26 Ocak 2022 Çarşamba
"kopenhag üçlemesi - çocukluk"tan...
"... Babam bana asla vurmazdı. Aksine iyi davranırdı. Çocukluğumun bütün kitaplarının sahibi oydu ve beş yaşımda bana, doğum günü hediyesi olarak verdiği Grimm Kardeşlerin Masalları olmasaydı, çocukluğum boz ve hüzünlü olacak, cehalet içinde geçecekti. Yine de ona karşı içten duygular barındırmıyordum ve o, kanepede oturmuş, durgun, irdeleyici bakışıyla, asla ne olduğu açığa çıkmayan ama sanki bana hitaben, bir şey söyleyecekmiş veya yapacakmış gibi baktığında, kendime sık sık bundan dolayı sitem ediyordum. Ben anamın kızıydım, Edvin babasının oğluydu ve bu, doğanın değişmez bir kanunuydu. Bir keresinde ona "Baba, ızdırap ne demek?" diye sordum. Bu sözü Gorki'de bulmuştum ve çok hoşuma gitmişti. O, bıyıklarının kalkık uçlarını okşayıp, uzun uzun düşündü. "Bu Rusça bir tabir," dedi sonunda. "Acı, sefalet, keder demek. Gorki büyük bir şairdi." Çoşkuyla, "Ben de şair olmak istiyorum," dedim. Hemen kaşlarını çatıp tehdit edercesine "Kendini ne sanıyorsun sen!" dedi. "Kız çocuğundan şair olmaz." Annem ve Edvin bu abes fikrime güledursunlar, ben kırgın ve üzgün, tekrar kendi içime çekildim. Bundan sonra hayallerimi asla kimseye anlatmamaya karar verdim ve çocukluğum boyunca da bu kararımdan caymadım."
-tove ditlevsen
(çeviri: leyla tamer)
monokl edebiyat



