martin scorsese etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
martin scorsese etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Aralık 2024 Perşembe

19 ARALIK




1686 daniel defoe'nun kurgu karakteri robinson crusoe, 28 yıl mahsur kaldıktan sonra adasını terk eder

1732 benjamin franklin, richard saunders takma adıyla poor richard's almanack'ı yayınlamaya başlamış; sonraki 25 yıl boyunca her yıl bir sayı çıkarmış

1843 charles dickens'ın a christmas carol adlı kitabı yayımlanmış, 6.000 kopya satılmış

1979 robert benton'ın yönettiği ve dustin hoffman ile meryl streep'in başrollerinde oynadıkları kramer kramer'e karşı gösterime girdi

1980 martin scorsese'nin yönettiği ve robert de niro'nun başrollerinde oynadığı raging bull gösterime girdi

1980 colin higgins'in yönettiği, dolly parton, jane fonda ve lily tomlin'in başrollerinde oynadıkları 9 to 5 gösterime girdi

2001 istanbul-harbiye'de muhsin ertuğrul sahnesi'nde istanbul şehir tiyatroları yapımı, başar sabuncu'nun anton çehov'dan uyarladığı ve yönettiği herkes aynı bahçede adlı oyununu seyrettim; başrollerde aliye uzunatağan, bennu yıldırımlar, erol keskin ve engin alkan oynuyorlardı 

 2015 ilk defa bir dv8 gösterisi seyrettim; paris'te grande halle de la villette'de llyod newson'ın sahneye koyduğu john

2015 aynı gün matinede annem ve babamla theatre du chatelet'de robert carsen'in sahneye koyduğu arthur freed'in müzikali singing in the rain'i seyrettik



31 Ağustos 2024 Cumartesi

31 AĞUSTOS

1932, cumhuriyet gazetesi

1934, cumhuriyet gazetesi

1848 johann strauss tarafından bestelenen ve aynı adı taşıyan mareşale ithaf edilen radetzky marşı'nın dünya prömiyeri viyana'daki wasserglacis'te yapılmış

1928 bertold brecht ile kurt weill'ın müzikli tiyatro yapıtı üç kuruşluk opera'nın dünya prömiyeri berlin'deki schiffbauerdamm tiyatrosu'nda gerçekleştirilmiş

1987 michael jackson'ın martin scorcese tarafından yönetilen bad müzik videosu televizyonda ilk kez gösterildi

1993 50. venedik film festivali'nde çok sevdiğim iki yönetmenin çok sevdiğim filmleri ortaklaşa altın aslan ödülüne layık görüldüler: robert altman'ın yönettiği short cuts ve krzysztof kieslowski'nin yönettiği trois couleurs: bleu

2018 ilk defa berlin'de tanz im august festivali'nde bir gösteri seyrettim; pina bausch'un ölümünün ardından tanztheater wuppertal topluluğu tarafından sahnelenen ve bir akşamın bütününü kaplayan ilk yapıt olan alan lucien oyen'in bon voyage bob adlı gösterisi

12 Ağustos 2024 Pazartesi

12 AĞUSTOS

1908 henry ford'un şirketi ilk model t otomobilini üretmiş 

1927 william a. wellman ile harry d'abbadie d'arrast'ın yönettikleri clara bow'un başrolünde oynadığı wings en iyi film dalında oscar kazanan iki sessiz filmden biri olmuş; diğeri 2011'de aynı ödülü alan the artist

1962 ilk defa iki kişi aynı anda uzaydaymış; kosmonotlar pawel popowitsch ile andrijan nikolajew

1988 martin scorsese'nin the last temptation fo christ adlı filmi gösterime girdi; biz bu filmi yıllar sonra sinema günleri kapsamında emek sineması'nda seyreceğimiz zaman istiklal caddesini dolduran protestocular yüzünden polis kordonuyla içeri alındık, gösterim bir saat kadar geç başladı

 

8 Şubat 2024 Perşembe

08 ŞUBAT


1874 modest mussorgsky'nin boris godunov operasının dünya prömiyeri st petersburg'daki mariinsky tiyatrosu'nda gerçekleştirilmiş

1915 d. w. griffith'in ırkçı filmi the birth of a nation adlı sessiz filmi los angeles'ta gösterime girmiş; sessiz sinema döneminin gişe geliri açısından en başarılı filmi olmuş

1965 the supremes'in stop in the name of love adlı single'ı yayınlanmış

1976 martin scorsese'nin yönettiği, başrollerinde robert de niro ve jodie foster'ın yer aldığı taxi driver new york'ta gösterime girdi

1986 atatürk kültür merkezi büyük salon'da seyrettiğim okan demiriş'in  karyağdı hatun operası'nda çok sıkıldım



1 Şubat 2012 Çarşamba

"artist"in artistik değeri


"artist" ilk 5 dakikası, ortasına gelmeden önceki bir rüya sahnesi ve son 5 dakikası dışında hiç bir orjinalitesi olmayan bir film; tek sempatik yanı sessiz filmleri yad etmesi, o kadar. belki biraz da, başrol oyuncularından rol çalan köpek.

...

[uyarı: yazının devamı filmin sonunu değilse de başını ele vermektedir.]

"artist başladı, ilk dakikalar; tüylerim adeta diken diken oldu, bir başlangıç bu kadar sürprizli, bu kadar bilmeceli; bu kadar "virajlı" mı olur:

ilk önce: siyah beyaz, sessiz bir film seyretmeye başlarız.
ardından, aslında bu filmin büyük bir sinema salonunda, orkestranın bangır bangır çaldığı canlı müzik eşliğinde oynatıldığını görürüz; şaşırız.
görüntü hala siyah beyazdır; bir kere daha şaşırırız.
salondaki müziğin sesinden dolayı seyircilerin filmdeki sahnelere gülmeleri veya hayretleri bizim seyrettiğimiz filmin içinde duyulmaz.
arada, sinemada oynayan filmin ara yazılarını görürüz.
sonra kamera sinema perdesinin arkasını gösterir: filmin oyuncuları, yapımcısı, yönetmeni salondaki gala gösteriminin bitmesini bekliyorlardır. film, perdenin diğer tarafında oynadığından, salondaki seyircileri rahatsız etmemek için sessiz kaldıklarını ve bu yüzden kısa kısa birbirleriyle işaret diliyle anlaştıklarını düşünürüz.
kamera bir süre onlarla birlikte perdenin arkasında kalır. filmin bittiğini tersten/arkadan görünen "the end" yazısından anlırız. orkestranın müziği de biter; sessizlik olur.
kamera yapımcı ve oyuncu ekibine zum yapar: önce kısa bir süre beklenti içinde kalırlar ve sonra birden sevinip birbirlerini kutlamaya başlarlar.
bir kere daha şaşırır, ne olduğunu anlamayız; ta ki kamera sinema salonunu gösterene kadar: meğer sinemadaki bütün seyirciler filmi alkışlamaktadırlar. ama: biz onların seslerini duyamamaktayızdır! yine şaşırırız.
ve ancak o zaman farkına varırız ki, seyrettiğimiz film aslında bir "sessiz film"dir!

nasıl! "bu ne açılış sekansıdır!" dedirtecek kadar mükemmel, değil mi!

ya sonrası?
"nasıl devam edecek?" beklentisi artıyor.

maalesef, hemen sonraki sahne ve ardından gelen 10 dakikada anlaşılıyor ki, "artist" gittikçe biteviyeleşecek; ilk dakikaların zeki buluşu yenileriyle zenginleşmeyecek.
hatta; baştaki "film içinde film"in ara yazıları ile bizim seyrettiğimiz filmin (artist'in) ara yazıları için aynı formatın kullanılmasına; müziğin "film içinde filmler" ile esas film arasında fark gözetmeksizin tek elden çıkmasına kadar giden bir özensizliğe varacak.

...

mel brooks'un 1976 yapımı "silent movie"si fransız filmi olmadığı için mi oscar'a aday olacak kadar "ses" getirmemişti; herhalde!

tabii bir de, amerika'daki dağımtıcısının harvey weinstein olmamasının da epey etkisi vardır.
anakronizmaya düşmemem lazım: geçenlerde dağıtılan altın küre'de kendisine takınılan lakaplarla "the punisher", "the boss" ve hatta "god" harvey 1976'da daha bu işler için pek tıfıldı.
neyse...

...

toparlarsam:
bu sene sinemanın ilk yıllarına nur yağdı; scorsese'nin "hugo"sundan sonra hazanavicius'un "artist"i de sinemanın ilk yaratıcılarına hoş bir saygı duruşunda bulundu.
herhalde "akademi" de bu iki filmi ödülsüz bırakmayacaktır.

2012 oscarları, sinemanın sessiz yıllarını yad eden filmlerde oynayan "rakip" köpeklerle hatırda kalacak...

28 Aralık 2011 Çarşamba

sinema filmlerim


good morning babilonia, paolo & vittorio taviani (1987)


8½, federico fellini (1963)


sunset boulevard, billy wilder (1950)


somewhere, sofia coppola (2010)


the purple rose of cairo, woody allen (1985)


hayallerim, aşkım ve sen, atıf yılmaz (1987)


pleasantville, gary ross (1998)


the truman show, peter weir (1998)


barton fink, ethan & joel coen (1991)


amator, krzysztof kieslowski (1979)


timecode, mike figgis (2000)


auto focus, paul schrader (2002)


boogie nights, paul thomas anderson (1997)


the player, robert altman (1992)


nuovo cinema paradiso, giuseppe tornatore (1988)


the invention of hugo cabret, martin scorsese (2011)

5 Kasım 2011 Cumartesi

inanç filmlerim


decalogue, krzysztof kieślowski (1989)


il vangelo secondo matteo, pier paolo pasolini (1964)


the last temptation of christ, martin scorsese (1988)


jésus de montréal, denys arcand (1989)


la ricotta, pier paolo pasolini (1963)


la voie lactée, luis bunuel (1969)


viridiana, luis bunuel (1961)


det sjunde inseglet, ingmar bergman (1957)


nattvardsgästerna, ingmar bergman (1963)


the mission, roland joffé (1986)


amen, costa gavras (2002)


ostrov, pavel loungine (2006)


andrey rublyov, andrey tarkovskiy (1966)


adams æbler, anders thomas jensen (2005)


the magdalene sisters, peter mullan (2002)


crimes and misdemeanors, woody allen (1989)


the message, mustafa akkad (1977)


takva, özer kızıltan (2005)


the ten commandments, cecil b. demille (1957)


kundun, martin scorcese (1997)


bom yeoreum gaeul gyeoul geurigo bom, kim ki-duk (2003)


wandâfuru raifu, hirokazu koreeda (1998)


die grosse stille, philip gröning (2005)


baraka, ron fricke (1992)

16 Eylül 2011 Cuma

komedi filmlerim


after hours, martin scorsese (1985)


prizzi's honor, john huston (1985)


when harry met sally, rob reiner (1989)


some like it hot, billy wilder (1959)


o brother where art thou, joel & ethan coen (2000)


night on earth, jim jarmush (1991)


a fish called wanda, charles crichton (1988)


mujeres al borde de un ataque de nervios, pedro almodovar (1988)


arsenic and old lace, frank capra (1944)


marius et jeannette, robert guédiguian (1997)


a simple plan, sam raimi (1998)


raiders of the lost ark, steven spielberg (1981)


the tailor of panama, john boorman (2001)


bandits, barry levinson (2001)