vals etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
vals etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Aralık 2024 Perşembe

12 ARALIK


1920 maurice ravel'in la valse adlı bale müziğinin dünya prömiyeri paris'te gerçekleştirilmiş

1977 john travolta'nın başrolünü oynadığı, bee gees'in müziklerini yaptığı saturday night fever filmi gösterime girdi

1998 istanbul atatürk kültür merkezi büyük salon'da bir yıl önce hayatını kaybeden soprano zehra yıldız anma gecelerinden ilki düzenlendi

2009 bu ve ertesi akşam berlin'de haus der berliner festspiele'de wuppertal tanztheater pina bausch topluluğundan pina bausch'un bertold brecht - kurt weill akşamı die sieben todsünden'i seyrettim; anna 1 ve anna 2 rolünü julie shanahan canlandırıyordu, şarkıları mechthild grossmann söylüyordu. 
aynı gün matinede volksbühne am rosa-luxemburg platz'da dimiter gottschef'in prometheus adlı oyununu seyrettim



21 Haziran 2024 Cuma

21 HAZİRAN



1941 aram haçaturyan'ın mikhail lermontov'un masquerade adlı oyunu için bestelediği müzik oyunun moskova vakhtangov tiyatrosu'ndaki dünya prömiyerinde çalımın; haçaturyan bu müziklerden 1944'te beş bölümlü bir orkestra süiti düzenlemiş

1978 andrew lloyd webber'in bestelediği, sözlerini tim rice'ın yazdığı, başrolünde elaine page'in oynadığı evita müzikalinin dünya prömiyeri londra'da prince edward theatre'da gerçekleştirildi

1982 fransa kültür bakanı jack lang'in inisiyatifiyle hayata geçirilen dünya müzik günü (fête de la musique) ilk defa kutlandı

1988 efsanevi gitaristlerden paco de lucia'yı ilk defa dinledim; harbiye açıkhava tiyatrosu'ndaki konserde topluluğu ile birlikte çaldı

1991 ilk defa william forstyhe yapıtlarını seyrettim; harbiye açıkhava tiyatrosu'nda ballet de l'opera de lyon'un programında

2011 antalya aspendos antik tiyatrosu'nda gittiğim konserde viyana filarmoni orkestrası'nı zubin mehta yönetiyordu, solist daniel barenboim idi

2018 bir marco goecke yapıtını ilk defa canlı seyrettim; izmir adnan saygun sanat merkezi'nde NDT 2 programının bir parçası olarak wir sagen uns dunkles






11 Mayıs 2024 Cumartesi

11 MAYIS

330 imparator büyük konstantin uzun yıllar süren inşanın ardından, bizans'ı nova roma adı altında roma imparatorluğu'nun başkenti yapmış; şehre ölümünden sonra konstantinopolis adı verilmiş

1812 vals, ingiliz balo salonlarında yapılmaya başlanmış; bazı gözlemciler bunun iğrenç ve ahlaka aykırı olduğunu düşünmüş


1931 fritz lang'ın peter lorre başrollü ilk sesli filmi m berlin'de ufa palast am zoo'da gösterime girmiş


1950 eugene ionesco'nun ilk oyunu la cantatrice chauve (kel diva)'nın dünya prömiyeri paris'te gerçekleştirilmiş


1981  andrew lloyd webber ile trevor nunn'un t. s. eliot'ın old possum’s book of practical cats şiirinden uyarladığı cats müzikalinin londra west end'de new london theatre'da dünya prömiyeri gerçekleştirildi


2002 cats'in dünya prömiyerinden tam 21 yıl sonra son performansı gerçekleşti; yapımcılığını cameron mackintosh'un üstlendiği yapıt, 8949 kere oynanarak tüm zamanların en uzun sahnelenen müzikali oldu




6 Mayıs 2024 Pazartesi

06 MAYIS



2004 friends'in son bölümü yayınlandı

2009 michéle anne de mey'in 12 easy waltzes adlı gösterisini garajistanbul'da seyrettim



1 Ocak 2024 Pazartesi

01 OCAK





-45 jülyen takviminin başlangıcı

1801 astonom giuseppe piazzi ilk asteroid cerea'i keşfetmiş

1941 viyana filarmoni orkestrası'nın ilk yeni yıl konseri gerçekleşmiş
 
1949 orhan veli yaprak dergisini çıkarmaya başlamış




24 Nisan 2016 Pazar

kabusların ve rüyaların ancak ortaya çıktığı "gece geç" bir vakitte...



yakınlarda kaybettiğimiz büyük italyan sinemacı ettore scola'nın, sadece bir dans salonunun sınırları içinde geçen ve 20.yüzyıl başından 1980'lere uzanan avrupa tarihini danslarla ve müzikle ama sözsüz anlattığı muhteşem filmi "le bal" (balo)'nun devamı, olsa olsa bu akşam istanbul kenter tiyatrosu'nda izlediğimiz yunan tiyatro topluluğu blitz'in "late night" (gece geç) adlı işi olurdu.
"late night" yıkıntıya dönüşmüş, zaman zaman tavanından parçalar kopup düşen, sandalyeleri tarümar olmuş bir balo salonunda ısrarla dans etmeye, hatırlamaya, yaşamaya devam eden insanları anlatıyor.

hatırlıyorlar; avrupa'nın çeşitli şehirlerinde, paris'te berlin'de selanik'te atina'da novi sad'da manchester'da brüksel'de zürih'te yaşananları, kıyımları, kayıpları, solmuş aşkları, ölmüş yakınlarını, düşmüş barikatları, yarım kalmış ilişkileri, naif oldukları zamanları, "how the west was won" filminin sürekli olarak sinemalarda gösterilmiş olmasını..
dans ediyorlar; çoğunlukla valslerle ama viyana'nın pembe renkli şekerli valsleriyle değil, melankolik rus valsleriyle, chinawoman'ın "lovers are strangers"ı gibi hüzünlü, eski zamanları hatırlatan şarkılarla..
yaşıyorlar, şimdiyi; yorgos yere düşmüş olan sophia'yı alkışlıyor, christos su içiyor, fidel angeliki ile dans ediyor, maria dans eden çifti seyrediyor..
hayal ediyorlar; microsoft'un binasını havaya uçurduklarını, eğitim sistemini değiştirdiklerini, birbirinden hünerli ilüzyonlar yapabildiklerini, çin seddi'ni avustralya'ya taşıdıklarını, adını fidel'in seddi koyduklarını ve bütün çinlilerin ağladığını..

hatıralar hep fragmental, parçalı; sanki yaşananlar kabustan, hayaller rüyadan ibaret, ve ancak kesik kesik hatırlanabileceklermiş gibi.. müzik de bir ara bozuluyor, takılıyor, geri geri çalıyor gibi.. televizyon ise solgun ışığına ve kısık sesine rağmen her an esir almakta sahnedekileri..
yine de vazgeçilmeyen tek şey dans etmek; belki de yaşıyor olmanın tek kanıtı o.



kesif, kırık, garip bir yalnızlığın, beklemenin melankolisinin ve her şeye rağmen bir şekilde hayatta kalma ve hayata devam etme dürtüsünün hakim olduğu "late night"ın atmosferi biraz roy andersson filmlerini, biraz peeping tom'un işlerini, biraz da pina bausch'un yapıtlarını andırıyor.
ama bir yandan da; son yıllarda arka arkaya yunanistan'dan çıkan, günümüz dünyasına keskin bir eleştiriyle bakan ve kendi özgün ve garip dünyalarını kuran filmlerin sıradışı yaklaşımına sahip; yani "late night" çok da, çıktığı toprakların zeitgeist'ından besleniyor. tarihin bu döneminde bir yandan bu kadar iç acıtıcı, diğer yandan kendine has bir mizahla bu kadar dolu olabilmek sanki ancak o coğrafyanın harcı.
fikir olarak basit, yapım olarak alçakgönüllü "late night" metin-müzik-hareket dengesi ve nitelikli oyunculuklar sayesinde tüyler ürpertici etkileyicilikte bir atmosfer yaratmayı başardı sahnede.

sezon içinde yabancı bir tiyatro topluluğunu çok ender seyredebildiğimiz istanbul'da bize bu imkanı sağladığı için SPOT Üretim Fonu'na ne kadar teşekkür etsek az. hele de blitz'in, yeni işi "6am. how to disappear completely" ile bu yazki avignon festivali'ne katılacağını düşünürsek, onları şehrimizde izlemek gerçekten de çok güzel bir sürpriz oldu.