Martin Luther King etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Martin Luther King etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ekim 2024 Pazartesi

14 EKİM


1952 modernist binaların en etkililerinden biri olan ve le corbusier tarafından tasarlanan unité d'habitation fransa'nın marsilya şehrinde kullanıma açılmış

1964 martin luther king jr. nobel barış ödülü'ne değer görülmüş

1988 necip mahfuz nobel edebiyat ödülü'ne değer görüldü

2007 brecht'in berlin'deki efsanevi tiyatro topluluğu berliner ensemble yapımı olarak, efsanevi binası theater am schiffbauerdamm'da annem ve babamla robert wilson'ın yönettiği üç kuruşluk opera'yı seyrettik

2018 aurelien bory'nin sahnelediği christoph willibald gluck'un orfee et eurydice operasını paris opera comique'de seyrettim

2018 aynı gün suarede theatre des champs-elysees'de sunwook kim & berlin filarmonisi solistleri oda müziği konserine gittim



20 Ocak 2024 Cumartesi

20 OCAK


1892 alfredo catalani'nin la wally operasının dünya prömiyer milano'daki teatro alla scala'da gerçekleştirilmiş 

1986 amerika birleşik devletleri martin luther king jr.'in katledilmesini her yıl anma amacıyla federal tatil ilan etti

1990 yıldız kenter'in başrolünde oynadığı ben, anadolu adlı oyunu uzun yıllar sonra ikinci kere seyrettim

2008 breaking bad dizisi yayınlanmaya başladı



26 Kasım 2019 Salı

on soruluk sohbetler 09: lisbeth gruwez

Bu söyleşi dizisinde; evimize gelen çoktandır görmediğimiz bir misafir ile sohbet eder gibi, 23. İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında şehrimize bir sahne yapıtıyla konuk olacak uluslararası yönetmen ve koreograflarla konuşarak, onları ve yapıtlarını yakından tanımak istedik. Son konuğumuz Lisbeth Gruwez.

Ayşe Draz & Mehmet Kerem Özel



Anne Teresa de Keersmaeker’in PARTS okulu mezunu ve Jan Fabre’ın tornasından çıkma Belçikalı koreograf ve dansçı Lisbeth Gruwez, müzisyen ve besteci Maarten van Cauwenberghe ile 2007’de kurduğu Voetwolk topluluğuyla İstanbul’a konuk oluyor. Olağanüstü bir beden diline sahip Gruwez’i; Amerikalı aşırı muhafazakâr televizyon yıldızı Jimmy Swaggart’ın yaptığı bir konuşmadan parçaları kullanarak yüzyıllar boyunca kitleleri büyüten, kimi zaman “daha iyisi” kimi zaman da “en beteri” için onları harekete geçiren hitabete odaklandığı Daha da beter ve beter ve beter olacak arkadaşım (It’s going to get worse and worse and worse, my friend) başlıklı solo yapıtı ile bizzat sahnede seyrederek büyülenmeden önce…

Çağdaş dans sizin için ne ifade ediyor? / Günümüzde dansı nasıl tanımlarsınız?
Kendi yapıtlarımı, ve belki de genel olarak dansı, fiziksel olduğu kadar duygusal olarak da seyirciyi etkilemek üzere ona ulaşan bir titreşim olarak düşünüyorum. Sanatın dönüştürücü gücüne inanıyor musunuz? Nasıl? Sanatı “kuvvet” veya “güç” ile ilgili olarak düşünmeyi sevmiyorum ancak onun, karanlıkta bir mum ışığı ya da hatta sahteliği ve rol yapmayı havaya uçuracak bir patlama olabileceğine eminim. 

Bir iş üretirken hangi kaynaklardan beslenir, nelerden ilham alırsınız? Rüyalarınızın işlerinize etkisi var mı?
Her zaman işe, beni meşgul etmekte olan belirli bir soru veya sorunsaldan yola çıkarak başlarım. Sonra, bu özel meseleyle ilgili olarak, eskiz defterlerime çizimler yapmaya koyulurum. Koreografilerim bu eskiz defterlerinde şekillenir - onlar aklımın ve ruhumun izleridir. Bu solo için nutuk videolarından da çok şey öğrendim. Farklı nutukları izlerken bir sürü farklı jest tespit ettim, bazıları küçük ama bir o kadar da büyük hareketler, ve onları farklı aksan ve niteliklerden oluşan kişisel bir alfabeye dönüştürdüm. İki ay boyunca, tüm bu jestleri karıştırıp eşleştirmekten başka bir şey yapmadım, ve bu süreç yavaş yavaş koreografik bir skora doğru gelişti.

Eğer zaten halihazırda bir adı yoksa, üzerinde çalışmış olduğunuz bir yapıta adını vermeye ne zaman karar veriyorsunuz? 
Tabii ki, gösteriye göre değişir bu. Önce bu soloya Bedenin Farfaralığı adını vermek istemiştim, ancak uzun zamandır ortağım olan besteci Maarten van Cauwenberghe bu başlığın çok fazla 80’ler koktuğunu söyledi. “Daha da beter ve beter ve beter olacak arkadaşım” ise, Amerikalı aşırı muhafazakâr televizyon yıldızı Evangelist Jimmy Swaggart’ın yapıt boyunca duyulan konuşmasından bir cümle. Maarten bu konuşmayı yapı-bozuma uğrattı ve ben de Swaggart’ın esrik nutuğunun trans halini dans ediyorum – bu gerçekten, dans ile ses arasında, bir tango.

"Ustam" olarak tanımlayabileceğiniz sanatçı(lar) ya da fikirlerinden etkilendiğiniz kişi(ler) var mı, varsa kim(ler)? 
Yıllardan beridir yanımda taşıdığım bir kitap var: Doris Humphrey’in The Art of Making Dances (Dansları Yaratmanın Sanatı). Mükemmel fikirler ve bilgiler içeren bir altın madeni bu kitap. 

Söyleşinin devamını okumak için tıklayın: unlimited