23 Ağustos 2017 Çarşamba

korfu'da bir hafta - VI

korfu tarihi olarak bayağı ünlü şahsiyetlerin uğradığı bir ada.
odysseus karaya burada çıkmış ve prenses nausikaa ile adanın sahillerinde karşılaşmış. roma imparatorları tiberius ve neron'un adada sayfiye sarayları varmış; mark anthony, cato ve cicero adayı ziyaret etmişler. adada avusturya imparatoriçesi sisi'nin de bir sarayı var; yazları burada kalmayı çok severmiş.
shakespeare'in fırtına'sındaki adanın korfu olduğu tahmin ediliyor. ve tabii ki lawrence durrell de eşiyle iki yıla yakın ikamet etmiş adada.



sisi'nin sarayı achilleion tam bir mimari kitsch. saray adını, tahmin edileceği üzere truva savaşı'nın kahramanlarından aşil'den alıyor. bina günümüzde müze olarak kullanılıyor. terasından başkent kerkyra'yı da gören müthiş bir manzarası var.





adada "kraliyet turu" gibi bir şey yapmak isterseniz, -ki ben bir otelden diğerine giderkenki zamanı değerlendirmek için, yolüstü de olduğu için öyle yaptım-, achilleion sarayı'ndan sonra imparatorun tahtı (kaisers throne) adındaki seyir tepesine gidebilirsiniz; arası arabayla 15 dakika.
imparatorun tahtı, bizim ayvalık'ya şeytan sofrası gibi, adaya yukardan bakan ve 360 derece enfes manzara içeren bir nokta.





buranın yamacında bulunan pelekas adlı köyde enfes bir lokanta var: taverna roula. aile işletmesi. bütün kırmızı ve beyaz etler kömür ateşinde pişiriliyor. enfes!



eğer benim gibi arabayı havalimanından kiralayıp oraya bırakma üzerine program yaparsanız ve uçağınız akşam saati ise size tavsiyem; havalimanına gitmeden önce adada yapacağınız son şey hemen havalimanının yanındaki vlacherna manastırı'na gitmek olsun.







vlacherna manastırı denizin ortasında, ama adaya ince bir yürüme yoluyla bağlı. bir de, bu manastırın biraz açığında fare adası var; orada da çok küçük bir manastır/şapel var ve oraya vlacherna manastırından kişi başı 2.5 avroya tekne kalkıyor.



arabayla manastırın olduğu alt kota değil, yukarıki yoldan üst kota gidin. burada, 1864'den beri hizmet veren, 1930'larda lawrence durrell'in de gittiği cafe kanoni var. manzarası enfes: hem deniz içindeki iki kiliseye bakıyor hem de havalimanına inen uçakları yakından görüyor. 
burada hem adadaki son yemeğinizi yiyebilirsiniz hem de basamaklardan inerek manastırı ve fare adasını ziyaret edebilirsiniz.