21 Ağustos 2017 Pazartesi

korfu'da bir hafta - IV


korfu'nun en popüler, en kalabalık yeri olmasına rağmen, en güzel yeri özelliğini koruyan kısmı paleokastritsa. burayı görmeden, buradaki kumsallarda denize girmeden korfu'yu gördüm demek imkansız.




paleokastritsa üç küçük kumsalı olan -biri liman olarak kullanılıyor- bir yerleşim. tanımlı bir köy dokusu yok. kerkyra'dan genel anayol paleokastritsa'ya girince iki yanda oteller, pansiyonlar, lokantalar, bot kiralama-hediyelik eşya dükkanları ve marketlerin olduğu bir aksa dönüşüyor. konaklama mekanlarının çok büyük bir kısmı deniz seviyesinden yukarda, üst tarafta. çok az otel kumsalların hemen arkasında. bunun nedeni coğrafyanın dik bir şekilde denize inmesi. zaten paleokastritsa'yı bu kadar güzel yapan da bu. denize girip arkanıza baktığınızda devasa bir dağ yükseliyor; zeytinlik ve selvi dolu; ve tabii bir de insan elinden çıkma yapılar. neyse ki yapılar yeşil içine serpiştirilmiş, bu nedenle mesela edremit veya kuşadası'ndaki durum burada sözkonusu değil.

liman ve diğer iki kumsaldan denize giriliyor; çok da popülerler. bir de bazı küçük kumsallar tavernalar tarafından parsellenmiş, sabah gidiyorsunuz, hem yemek hem şezlong, hem deniz; ancak bu tavernalardan hiçbiri hakkında tavsiye edici bir yorum okumadım internet sitelerinde. ne yemeklerinden ne servislerinden ne de fiyatlarından övgüyle bahsediliyor.




dolayısıyla paleokastritsa'da denize girmek için yapılacak en güzel şey günlük bot kiralayıp karadan ulaşımı olmayan 15 kumsala denizden ulaşmak.
limanda 5 dakikada botu nasıl kullanacağınız size anlatılıyor, elinize kumsalların yerlerini gösteren bir harita veriliyor ve sabah 10:00'dan akşam 16:00'ya kadar bot sizin. yanınıza yiyecek içeçek bir
şeyler alıyorsunuz ki, gideceğiniz kumsallara karadan ulaşım yok, dolayısıyla bakirler.

tekneyle sadece kumsallara gitmiyorsunuz; yol üzerinde mağaralar da var ve küçük adalar da. istediğiniz yerde durup veya demir atıp gönlünüzce denizin keyifini çıkarıyorsunuz.







kumsallardan birinin adı "paradise beach", tam da adı üstünde, gerçekten de cennet gibi bir yer; insanın ayrılası gelmiyor.





(önemli not: fotoğrafların hiçbirinde filtre yoktur)