2 Haziran 2012 Cumartesi

"hochkarätiges konzert"



dün akşam lütfi kırdar salonunda anne-sophie mutter ve viyana-berlin oda orkestrası’nın konseri gerçekleşti. uzun yıllar bizi beklettikten sonra kentimize gelişinin üzerinden daha iki yıl geçmişti ki, mutter festival’de ikinci kere konuğumuz oldu.

konser programında mozart’ın 3 ve 5 numaralı konçertoları vardı.
anne-sophie mutter’li ilk plağımı sanırım 1985 veya 86’da satın almıştım; yaklaşık 30 yıl önce. mutter’in herbert von karajan yönetimindeki berlin filarmoni ile mozart’ın 3 ve 5 numaralı konçertolarını çaldığı 1978 tarihli bir kayıt. albümün üzerindeki fotoğrafta gencecik, balık etinden hallice bir mutter hayranlıkla ustasına bakıyor.
dün akşamki, hem şef hem solist olan mutter ise yıllanmış şarap gibi olgun, alımlı, endamlı, hatta cilveliydi; durmadan orkestra üyeleriyle iletişim halindeydi; konuştu, şakalaştı; müthiş rahattı; durmadan gülümsüyordu, mutluydu.. nasıl olmasın; orkestra herhangi bir orkestra değil, viyana ve berlin filarmonilerinin en yetkin müzisyenlerinden biraraya getirilmiş, crème de la crème bir toplamdı.

mozart icraları mutter ve orkestra üyelerine yakışır kalitedeydi. konserden aldığım hazzın en yüksek noktası ise, kalabalık orkestra eşliğinde dinlemeye alıştı(rıldı)ğım(ız) konçertoları oda orkestrası formatında bir topluluktan dinlemenin tarifi imkansız keyfiydi. fazlalıklardan arınmış, sadece 17 kişilik/çalgılık (4 birinci keman, 3 ikinci keman, 2 viyolonsel, 3 viyola, 1 kontrabas ve 4 üflemeli) topluluk müziğin saflığına yoğunlaşmamızı, çalgı grupları arasındaki diyalogları, atışmaları, paslaşmaları daha iyi duymamızı, solist kemanın onlarla sohbetine daha iyi kulak vermemizi sağladı.
sanki dün akşam lütfi kırdar’ın akustiği de başka bir doygun tınlıyordu. dört dörtlük, yıldızlı pekiyi bir konserdi.

mutter mozart’ların arasına çağdaş bir besteci yerleştirmişti: herhalde türkiye’de ilk defa dinlediğimiz bir besteciden, wolfgang rihm’den, türkiye prömiyeri gerçekleşen “lichtes spiel”.
mutter kendi siparişiyle bestelenen “lichtes spiel”i istanbul’da da, new york’taki dünya prömiyerinden beri birlikte yorumladığı şef michael francis yönetiminde çaldı.
daha önce duymadığınız, hatta bestecisinin tarzını bile bilmediğiniz bir yapıt, eğer usta müzisyenler tarafından icra ediliyorsa, sizi ne yapıp edip etkisi altına almayı başarıyor; müzisyenlerin farkı! “lichtes spiel”de de böyle oldu. her ne kadar program broşüründe mutter “lichtes spiel”in kendisine çağrıştırdıklarını “shakespearyen bir yaz gecesi atmosferi” olarak belirtmişse de, ben yapıtı dinlerken daha çok anselm kiefer’in tablolarına yakın bir duyguyu yakaladım. ve rihm’in takipçisi olmaya karar verdim…

bu sene 40. yılını kutlayan iksv müzik festivali çıtayı çok yükseğe koyarak başladı programına. görünen o ki, çıta öyle kolay kolay da inmeyecek aşağılara; 40. yılın hakkını veren bir program. devamını heyecanla takip edeceğim… …