jean-philippe rameau etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
jean-philippe rameau etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ağustos 2023 Pazar

avignon festival günlüğü - 4 : operada ve fabrika'da



papalar sarayı'nın önündeki meydanda G.R.O.O.V.E.'un başlamasını beklerken 

dört bölümden oluşan gösterinin bölüm aralarından birinde

clement cogitore'nin beş yıl önce paris ulusal operası için çektiği les indes galantes klibi, genel olarak operayla ilgilenmeyenlere bile ulaştı. o klipteki koreografiyi yapan sanatçılardan biri, bintou deméblé avignon festivali'nin açılış oyunu olacak gösteriyi hazırlayacak, siz olsanız kaçırmazdınız, ben de kaçırmadım zaten. 
ancak G.R.O.O.V.E. maalesef bu festivale yakışmayacak derecede boş, şov bir gösteriydi. gösteri hangi özelliğe sahipti de, çiçeği burnunda direktör tiago rodrigues hem de papalar sarayı avlusu'ndaki gösterinin festivalin açılış oyunu olma geleneğine de ters düşerek, orada sahnelenmeyen, ama belki de sırf bu yüzden papalar sarayı'yla alaka kurabilmek için önündeki meydanda 20 dakikalık bir sekansla başlangıç yaptıktan sonra hepimizi opera binasına geri yürüten bu yapıtı avignon gibi bir festivalin açılış oyunu olarak seçmişti; koreografın kadın olması mı, afrika kökenli olması mı, dil olarak önümüzdeki yılki paris'te düzenlenecek olimpiyat oyunlarına özgü olarak bir yarışma dalı kabul edilen breaking'i kullanıyor olması mı, liseli gençlerle doldurulmuş gösterimlerle festivali gençleştirmek mi; anlamadım, anlamlandıramadım.


les indes galantes'ın danse des sauvages (vahşilerin dansı) sahnesini canlı seyretmekten memnun oldum tabii ama o beş-on dakika, uzun süresi ayakta geçen üç saatlik gösteriyi temize çekti mi, hayır.

EXIT ABOVE after the tempest's başlamasını beklerken


resmi festivalde seyrettiğim ilk ve dördü arasında en çok beğendiğim gösterinin tadına ise, öncesinde ve sonrasında avignon'un sur dışı sokaklarında 15'er dakikalık telaşlı yürüyüşlerden dolayı varamadım. telaş, öncesinde gösteriye yetişmek, sonrasında taş ocağına kalkan son otobüsü yakalamak içindi, yani elzemdi. yoksa normal hayatta zaten telaşlıyımdır, o başka.
gösterinin bulunduğu yapıyı, 10 yıl önce festival için özel olarak inşa edilmiş olan La FabricA'yı da merak ediyordum. maalesef sıkışık zaman yüzünden ondan da hiç bir şey anlamadım.

sanırım yurtdışında pina bausch'tan sonra yapıtlarını en çok seyrettiğim koreograf anne teresa de keersmaeker, şimdi saydım 14! işlerini sevsem de peşlerinde koşacak kadar müptelası olmadığım keersmaker'in o kadar çok yapıtı aynı anda ve sıklıkla turnede ki, yurtdışına başka bir şeyleri seyretmeye gittiğim neredeyse her seferde onun da bir işine rastlıyorum ve boş akşamlarımı değerlendirmek için gidip seyrediyorum. işte böyle böyle bu külliyat oluştu. 

bu seferki keersmaeker işi, EXIT ABOVE after the tempest nasıldı peki? yere çizili daireler, üçgenler, eksenler vardı yine, ama çok daha renkliydiler. yine bir müzik türünden esinlenme ön plandaydı, ama bu sefer son yıllarda çoğunlukla olduğu gibi bach değil folk müzikti. koreografi ağırlıklı olarak yine yürümelerden, kolları ve bacakları öne arkaya savurmalardan, ani geri dönmelerden, dönüşlerden ve yerdeki çizgilere riayet edilerek yapılan konstelasyonlardan oluşuyordu, ama bu sefer çok genç olan dansçıların güncel dans türlerinden, örneğin breakdance'den, vogueing'den getirdikleri figürlerle çeşnilenmişti, enerjikti. 





belki en büyük yenilik, keersmaeker'in bariz bir görsel etki yaratan bir sahne tasarımını kullanmasıydı, o da hemen gösterinin başında ve çok kısa süreliydi. ince plastik tülün büyük bir pervaneden gelen havayla sahnenin üzerinde bulutumsu bir etki bırakması, sanırım gösterinin adındaki "fırtınadan sonra" ibaresinin görsel karşılığıydı. keşke daha uzun sürseydi, çünkü görsel olarak oldukça etkiliydi.

EXIT ABOVE after the tempest'i alkışlarken

soldan ikinci: anne teresa de keersmaeker
(alkışlar devam ederken, servise yetişmek için tam salondan ayrılıyorduk ki keersmaeker de selama çıktı, kaydetmemek olmazdı.)

[EXIT ABOVE'ın gösteri fotoğrafları dışındakiler: mehmet kerem özel, avignon, 6 ve 8 temmuz 2023]

29 Aralık 2018 Cumartesi

gösteri sanatlarında 2019'un merak ettiren 5 etkinliği

herkes geçmiş yılın hesabını kapatırken, ben gelecek yılınkini açıyorum. 2019'da gösteri sanatları alanında avrupa'da beni heyecanlandıran projeleri hızlaca sayıp, merakla beklediğim beşine değineceğim; yeni yıl dileklerime bunlardan bir kaçını seyredebilmeyi ekleyerek.

2019'da; sasha waltz "kreatur" ve "exodos" ile başladığı üçlemesini tamamlayacak, crystal pite konuşmayı müzik gibi kullandığı tarzının yeni örneğini "revisor" ile verecek, sidi larbi cherkaoui gluck'un "alceste" operasını sahneye koyacak, son yılların en üretken yönetmenlerinden ivo van hove londra'da gillian anderson'la "all about eve"i, paris operası'nda "don giovanni"yi sahneleyecek, amsterdam'da kendi topluluğuyla thomas mann'ın "venedik'te ölüm" romanını tiyatroya uyarlayacak, simon mcburney çehov'un "vişne bahçesi"yle karşımızda olacak, katie mitchell londra'da cate blanchett'i "when we have sufficiently tortured each other"da, robert wilson paris'te isabelle huppert'i "mary said what she said"de yönetecek, thomas ostermeier ödön von horváth serisine devam edecek, frank castorf "galileo galilei"yi, michael thalheimer berliner ensemble ile "othello"yu, vlaanderen operası ile "macbeth"i sahneleyecek.
festivaller de yavaş yavaş programlarını açıklamaya başladılar; avignon'un ilk isimleri, amsterdam-holland'ın ilk gösterileri, hellenic’in epidavros ayağının tam programı açıklandı, önümüzdeki sonbahara bir yıl var ama paris'in güzü karşıladığı festival d'automne'un hangi sanatçılara odaklanacağı bile belli oldu.

ve şimdi, beni en çok heyecanlandıran ve merak ettiren beş etkinlik:

mayıs 2019
listeme tabii ki tanztheater wuppertal pina bausch'la başlıyorum. bausch'un; 1979'da bochum'daki shakespeare cemiyetinin festivaline peter zadek'in davetiyle hazırladığı ve prömiyer gösterilerinde seyircinin salonu terk ettiği, terk etmeyenlerin yuhaladığı, en son 29 yıl önce sahnelenmiş olan macbeth uyarlaması "er nimmt sie an der hand und führt sie in das schloss, die anderen folgen" (adam kadının elinden tuttu ve şatoya sürükledi, diğerleri onları takip etti) 2019'un mayıs'ında, bütünüyle yeni icracılardan oluşan kadrosuyla tekrar sahneye konacak.
yapıtın orijinal kadrolu ve pina'nın gözünün yönettiği halinin enerjisini ve aurasını bu yeniden sahnelemede bulmayı beklemiyorum, hele de yukardaki afişte görülen o tok sesli, gür saçlı, kocaman gözlü enfes kadın mechthild grossmann olmayınca, ama yine de en sevdiğim shakespeare yapıtını en sevdiğim gösteri sanatları yönetmeninin yorumuyla canlı seyredebilme olasılığı beni had safhada heyecanlandırıyor.
detaylı bilgiye buradan ulaşılabilir.

ocak 2019
amsterdam'da düzenlenen brandhaarden festivali'nin 2019 edisyonu; iki yıl önce istanbul tiyatro festivali'ndeki "hate radio" (nefret radyosu) işiyle hepimizi dehşete düşürerek kendisine hayran bırakmış olan milo rau'ya adanmış. rau'nun farklı tiyatro topluluklarıyla sahneye koyduğu altı işi on gün içinde arka arkaya seyredilebilecek. festival kapsamında bir akşam da bütünüyle rau ile sohbete ayrılmış. bütün gösterimlerde ingilizce üstyazı mevcut. rau işlerini toplu halde seyretme şansı kaçırılmayacak bir fırsat.
festival programına buradan ulaşılabilir.


haziran 2019
çağdaş müziğin babalarından karlheinz stockhausen'in 29 saatlik kült operası "licht" (ışık) dünyanın yaradılışını anlatır. yapıtın her bir bölümü haftanın bir gününe ayrılmıştır. şimdiye kadar baştan sona sahnelenmemiş olan yapıt ilk defa bu kadar kapsamlı bir şekilde seyirci karşısına çıkıyor: üç ayrı akşamda, yedi bölümden seçilen 15 saatlik bir toplam.
holland festival kapsamında hollanda operası yapımı olarak ünlü opera yönetmeni pierre audi'nin sahneye koyacağı "aus licht" (ışık'tan) gösterimleri amsterdam'ın biraz dışındaki gaz deposunda gerçekleşecek.
detaylı bilgiye buradan ulaşılabilir.

nisan 2019
avrupa sahnesinin bana göre en farklı dans topluluklarından peeping tom'un "moeder" (anne) ile başlayıp, "vader" (baba) ile devam ettikleri yeni üçlemesi, "kind" (çocuk) ile sonlanıyor. gabriela carrizo ile franck chartier üçlemenin ilk kısımlarını yalnız ("moeder"i carrizo, "vader"i chartier) yönetmişlerdi, şimdi "kind"de tekrar birleşiyorlar, hatta kendi kızları da yaratım sürecine dahil olabilir. heyecanlanmamak imkansız!

eylül 2019
2017'de rameau'nun ünlü "les indes galantes" operasının ünlü aryasına çektiği videoyla gönlümü fetheden, 2018'de fransa'nın genç sanatçılara verilen prestijli ödüllerinden prix marcel duchamp'a layık görülen clément cogitore "les indes galantes"ı bu sefer ulusal paris operası'nda sahneye koyacak. videoda; aryanın müziğinin ve içeriğinin ilk(el) kültürlere dair törensel özünü günümüz sokak dansı hip-hop'un spontanitesiyle, aykırılığıyla ve paylaşımcılığıyla mükemmel bir şekilde birleştiren cogitore bakalım dört perdesinin her biri ayrı bir avrupa-dışı kültürde geçen operanın bütününü aynı yetkinlikte sahneye taşıyabilecek mi; merakım kaşınıyor.
videoyu merak edenler tıklayabilir. yapımla ilgili detaylı bilgiye ise buradan ulaşılabilir.

12 Mart 2018 Pazartesi

sahne simyacısı phia ménard'dan rameau operası: "et in arcadia ego"


opéra comique, paris'te repertuvarı ağırlıklı olarak fransız barok operalarından oluşan ulusal bir opera kurumu. üç yıl önce, kapsamlı bir restorasyondan sonra açıldığından beri programını; sadece fransız repertuvarıyla sınırlı tutmuyor, gerek çağdaş operalarla, gerekse de çağdaş mizansenlerle çeşitlendiriyor. örneğin 2017 sezonunda sahnesinde nicolas stemann rejisiyle philippe manoury'nin "kein licht" operasının dünya prömiyeri gibi cesaretli denemelere tanık olduk. 2018 sezonu programında ise phia ménard ve aurelien bory gibi daha önce opera sahnelememiş ama sadece fransa'nın değil dünyanın en ilginç gösteri sanatları yönetmenlerinin isimlerine rastlayınca çok heyecanlandım. opera comique 2018’de ayrıca, karl heinz stockhausen gibi "damardan" çağdaş bestecilere de kapılarını açacak. 2018 sezonu açılışı ise, genç kuşaktan fransız bir sahne yönetmenine,  yukarıda adını andığım phia ménard'a teslim edildi; fransızların en önemli barok opera bestecisi jean-philippe rameau'nun farklı yapıtlarından müziklerle oluşturacağı bir derlemeye mizansen yapması için.


phia ménard ve christophe rousset aftertalk'da 
(fotoğraf: mehmet kerem özel, şubat 2018 paris opera comique)

ménard ne robert carsen, pierre audi, peter sellars veya christof loy gibi sadece opera sahnelemekte uzmanlaşmış, ne de krzysztof warlikowski, katie mitchell veya william kentridge gibi sıklıkla opera sahnelemiş bir yönetmen. avrupa'nın beyaz saçlı, tutucu opera seyircisi, çağdaş yorumlara imza atsalar da sadece operada ürün verdikleri (dolayısıyla "müziği" çok iyi bildikleri ve mizansenlerini müziğin hizmetine sundukları) için ilk saydığım gruptakilere hayran, ikinci gruptakilere ise müsamalıdır.
bir de menard gibi opera sahnelerinde ender iş yapan, dans/tiyatro alanında ünlenmiş yönetmenler vardır ki, onlar seyircinin az çok ama mutlaka bir kesimi tarafından yuhalanmaktan kurtulamazlar. yıllar önce arte’den naklen yayında italya tiyatrosunun asi kızı emma dante’nin, la scala sezon açılışındaki carmen operası alkışında yuhalanmasını, ve yanındaki orkestra şefi daniel barenboim’un sarılarak, elini tutarak ona destek olmaya çalışışını unutamıyorum.
phia ménard da bu alana ilk defa girdi; hele de fransız barok operasının "kabe"sine, fransız operasının babası sayılan bestecinin müzikleriyle!
ve beklediğim gerçekleşti. seyirci müzisyenlere hakkını verdi; fransız barok müziği konusunda uzman şef christophe rousset’yi, onun kurduğu orkestra les talents lyriques’i ve yapımın tek şancısı, “opera comique'in yükselen yıldızı” mezzo-soprano lea desandre'yı bravolarla taçlandırdı, faturayı ménard’a kesti, onu feci şekilde yuhaladı; 11 şubat’ta izlediğim son temsil sonrasında yüksek ve pes perdeden buuuuuu’lar salonda yankılandı.
her ne kadar phia ménard'a hayran olsam da, maalesef ben de hayal kırıklığına uğradım; yetkin ve olgun bir ürün ortaya koyamadığını düşünüyorum, ancak yuhalanmayı hak edecek kadar da niteliksiz değildi.

projenin fikir babası şef christophe rousset idi ve büyük ihtimalle müziklerin seçimi ona aitti; ancak yine de ménard’ın ve dramaturg éric reinhardt’ın işi bence epey zordu: rameau’nun çeşitli operalarından bir araya getirilen müzikleri, yoktan var edecekleri bir konsept ve dramaturji çerçevesinde birleştirip yeni bir bütün yaratmak.
eğer bir filmi veya gösteriyi merakla bekliyorsam hakkında önceden hiç bilgi edinmem; kitapçığa hiç bakmam, hiç hazırlık videosu veya fragman izlemem; gösteriyle, herhangi bir şekilde önceden bilgilenmeden, biriktirmeden, dolmadan, bakir bir karşılaşma isterim. bu sefer de öyle yaptım. ménard'ın işine dair tek bildiğim, gösteriyle aynı adda nicolas poussin’in, yeryüzündeki cennetimsi yer arcadia’da bile ölümün var olduğunu imleyen o ünlü tablosuydu: “et in arcadia ego”.


(fotoğraflar: pierre grosbois)

gösteri 80 dakika sürdü; üvertür dahil dört bölümden oluşuyordu, her bölüm arasında yaklaşık 10’ar dakika rameau’nun orkestral eserleri çalınırken sahnenin önüne inen demir perde üzerine projeksiyonla büyük puntolu metinler yansıtıldı.
sahne her seferinde açıldığında bir öncekiyle alakası olmayan bir sahne tasarımı vardı. ménard her bir sahneyi, eski işlerinden aşina olduğum malzemeler ve fikirler kullanarak oluşturmuştu; kendi kendine eridikçe dönüşen buzlanmış kumaşlardan heykeller, görünmeyen iplerle dönüşüm geçiren kostüm, içi hava doldurulan siyah devasa balon.
belli ki her biri birbirinden bütünüyle farklı ekipman gerektiren bu sahne tasarımlarının değişimi ve hazırlığı için her seferinde uzun aralara ihtiyaç vardı ve bu sorun karartılmış oditoryumda oturmak zorunda olan seyircilere metin okutularak zaman kazanma yoluyla çözülmüştü. sanırım işin en büyük handikapı da buydu.

kelimenin anlamıyla tam bir gösteri sanatları simyacısı olan phia ménard'ın kendi topluluğu compagnie non nova ile sahneye koyduğu yapıtlardaki en güçlü iki yönü bana göre, sahnede daha önce kullanılmamış malzemeleri keşfetmesi, bunları beklenmedik şekilde dönüştürmesi ve, genel tasarım tavrı olarak az ve öz davranması.
ondan seyrettiğim ilk işi; rüzgarı, evet yapay rüzgarı ve plastik torbaları kullanarak sahnelediği "l'apres midi d'un foehn" idi. güya çocuk oyunuydu, ama nice yetişkin oyununa gerek fikir, gerek dramaturji, gerek fikrin mükemmel bir şekilde uygulanması anlamında fark atan üstün nitelikte bir işti. ménard'dan bir de, bizzat kendisinin dans ettiği "vortex" adlı işini seyretme şansım oldu; diğeriyle aynı ekipmanı ve fikri kullanıyordu ancak bu sefer tam da yetişkinler için "karanlık" bir iş çıkarmıştı ortaya.
ménard bu sefer maalesef az ve öz davranamamış, kanımca "israfa kaçmış";  anlı şanlı bir opera kurumu, büyük ve görkemli bir prodüksiyon olarak sezon açılış gösterisi ve rameau müziğiyle karşılaşmanın altında ezilmiyim derken, kendini de tekrarlayan bir manyerizm tuzağına düşmüş.
güçlü bir fikre dayanan sakin ve yalın bir prodüksiyon yerine, tasarım anlamında her telden çalan bir işe imza atmış. halbuki, sonradan program kitapçığına baktığımda gördüğüm üzere çok da basit bir fikirden yola çıkmış meğer: bir kadının hayatında üç evreyi; doğum, gençlik ve ölümü anlatmak. keşke sadelik sadece konsept/anafikir ile sınırlı kalmasaymış.

şimdi merakla ekim 2018'i bekliyorum: aurelien bory'nin gluck'un "orpheus et eurydice" operası yorumunu.

hamiş:
yapımın tamamının video kaydı 9 ağustos 2018'e kadar culturbox'dan ücretsiz izlenebilir.