piotr anderszewski etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
piotr anderszewski etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Kasım 2024 Cumartesi

02 KASIM



1903 tamamen elektrikli aydınlatmaya sahip ve bugün hala kullanılmakta olan ilk tiyatro binası lyceum tiyatrosu new york broadway'de açılmış

1979 peter shaffer'in amadeus oyununun dünya prömiyeri londra'da gerçekleştirildi

1983 michael jackson thriller single'ını yayınladı

1992 whitney houston'ın konserine gittim; abdi ipekçi spor salonu'ndaydı

1993 victoria mullova ile piotr anderszewski konserine gittim; cemal reşit rey konser salonu'ydı

2015 gevher gökçe'nin msgsü fındıklı kampüsü'nden düzenlediği ölüm sanat mekan sempozyumu kapsamında mimar sinan holü'nde mihran tomasyan'ın sen balık değilsin ki adlı gösterisi sahnelendi



28 Mart 2009 Cumartesi

anderszewski'nin büyüsü

istanbul iki gün arayla iki usta piyanisti ağırladı; perşembe akşamı ccr'de akbank oda orkestrası'nın konuğu stephen kovacevich'ti, bu akşam (cumartesi) işsanat'ta piotr anderszewski iskoç oda orkestrası ile çaldı.
kovacevich brahms'ın 2 numaralı piyano konçertosunu, anderszewski ise mozart'ın piyano konçertolarından 18 ve 24 numaralı olanlarını yorumladı.

brahms'ın 2. piyano konçertosu, kovacevich için olduğundan daha zor olsa gerek akbank oda orkestrası için; malum uzun zamandır süre ve yorum açısından çok da zorlu yapıtlar çalmayan orkestra için bir geç klasik/romantik dönem konçertosu çalmak kolay lokma olmasa gerek. neyse ki, cem mansur yönetimindeki topluluk ağır hatalar yapmadan, hatta koyu ve derin bir orkestra tınısı yakalayarak başarılı bir şekilde eşlik etti kovacevich'e. ancak, kovacevich'ten daha zinde olduğu bir döneminde brahms dinlemiş olmayı isterdim, bana biraz yorgun gibi geldi. tabii, konsere dair asıl yorumları müzik eleştirmenlerinden dinlemek lazım.

anderszewski'nin iskoç oda orkestrası eşliğinde yorumladığı mozart'lar ise muhteşemdi; su gibi berrak, tüy gibi hafifti.
18 numaralı konçertonun "adagio un poco sostenuto" adlı ikinci bölümü unutulamayacak güzellikteydi; sanki orman içinde kıvrıla kıvrıla giden bir deredeki çınar yaprağını takip ettik, kah ince ince süzüldü yosun tutmuş taşların üzerinden, kah alçak bir çağlayandan aşağıya aktı bir hışımla, kah durgun bir gölete vardı usulca.
kısaca, anderszewki harikalar yarattı. [şimdi evde aynı bölümü -mozart konçertoları konusunda tartışmasız uzman olan ve benim de çok sevdiğim- mitsuko uchida'dan dinliyorum; kesinlikle anderszewski'nin yorumu bambaşka duyarlılıkta!]
anderszewski ikinci yarıda çaldığı, diğerine nazaran daha bilindik 24 numaralı konçerto ile de büyüyü bozmadı; kulağımızda yumuşak, romantik tınılarla evlerimize yolladı bizi..