16 Ağustos 2015 Pazar

thasos/taşoz'da dört gün, 06: heykeltraş vagis ve dağ köyü panaghia

hani şu nefret ettiğim potamia sahiline geri dönersem;
sahilin üst kısmında, dağlarda iki köy var: biri potamia, diğeri panaghia.
potamia doku olarak öyle çok görülesi bir köy değil, ama içinde, hemen kilisenin yanında -eskiden okul olarak kullanılan bina- yunanistan'ın en ünlü heykeltraşlarından birinin müzesi haline dönüştürülmüş: polygnotos vagis müzesi.



vagis taşoz-potamia doğumlu ama 11 yaşında yunanistan'dan ayrılmış, bütün eğitim hayatını ve yaşamını a.b.d'de geçirmiş, orada ünlenmiş, bütün önemli amerikan müzelerinde yapıtları olan bir heykeltraş. vasiyeti, kendisine ait heykellerin doğduğu thasos adasında bir müze yapılarak orada sergilenmesiymiş; yunan hükümeti de bu vasiyeti gerçekleştirmiş.





enfes bir müze. küçücük, iki katlı; zaten ne olacak, köy okulundan dönüştürülmüş. ancak içindeki yapıtlar birbirinden güzel. belki gezmek yarım saat ancak sürüyor ama yapıtların etkisi sizde uzun bir süre devam ediyor.

vagis'i taşoz'a gelmeden önce tanımıyordum; favori sanatçılarım arasına girdi; ilerde bir tarihte vakit bulursam, blogumda onunla ilgili daha geniş bir yazı paylaşmak istiyorum.









potamia'nın aksine panaghia tarihi evleri, dokusu, sakinleri ve hayatıyla tam bir tarihi rum köyü. yeşillikler içine gizlenmiş bir mücevher.
tam ortasından adanın otoyolu geçiyor ama olsun; trafik zaten öyle çok fazla değil. bu yolun üzerinde köyün ana meydanı var. bir köşedeki dört ağızlı çeşme köyün merkezi gibi. hemen arkasındaki kahvehanelerden birine oturup bütün gün çeşmeye gelip su içen, yüzünü yıkayan, pet şişesini dolduran çocukları, gençleri, büyükleri, akan suya uzanıp susuzluğunu gideren köpekleri izleyerek vakit geçirebilirsiniz.
kahvehane dediysem, buralarda içki ve aperatif yiyecekler de servis ediliyor. ayrıca; meydanın diğer tarafında çok güzel lokantalar var; her gece tıklım tıklım doluyor.






bir köşede de öyle bir pastane var ki, bütün mamülleri birbirinden lezzetli. biz dönüş sabahımızda buradan ıspanaklı-peynirli ve vanilya kremalı böreklerden alıp, kahvehanelerden birine oturduk; üzerimizde sarmaşıklar; çayımızı ve frappemizi de söyledik. büyük bir keyifti..