15 Ağustos 2015 Cumartesi

thasos/taşoz'da dört gün, 05: aliki ya da bir arkeolojik alanda denize girebilmek



aliki küçük bir yarımada; ana adaya ince bir toprak parçasıyla bağlanıyor; bağlantı noktasının iki tarafındaki koylardan denize girilebiliyor.

büyük koy 

küçük koy

büyük olanda lokantalar, bir-iki pansiyon var, tekneler de buraya demirliyor; denizi kumlu. küçük koyda ise konaklama veya yeme-içme olanakları yok; deniz  ise taş ve kayalık; dolayısıyla daha tenha.




aliki yarımadası'nın tamamı arkeolojik sit alanı; ücretsiz gezilebiliyor. çok güzel yürüyü şgüzergahı hazırlamışlar; yarımadadaki bütün kalıntılara uğruyor; hızlı gezilirse 40 dakika bitirilebilir; bana kalsa bütün bir gün.
burada yunan döneminden bizansa uzanan çeşitli kalıntılar var; m.ö. 7. yüzyıldan adak tapınakları, m.s. 5. yüzyıldan kiliseler ve..

evet bu "ve" çok önemli, çünkü herhalde dünya üzerinde bu "ve" sonra yazacağım işleve sahip bir arkeolojik sit alanı yok: denizin içinde mermer madeni, m.ö. 6. yy ile m.s. 6. yylar arasında, tam 12 yüzyıl boyunca kullanılmış..





çok geniş bir alana yayılmış bu madenin geniş bir kısmı da deniz seviyesinin hemen altında; kesilip de çıkarılmış parçaların izleri çok net bir şekilde görülebiliyor.
yarımadanın tepe noktasında bütün bu maden alanı ayaklar altında; muhteşem bir görüntü!







dahası; burada denize girmek, dalmak ve hatta mermerlerin üzerinde güneşlenmek serbest. burası dünyanın üzerindeki en keyifli yerlerden biri olsa gerek..




aliki'deki lokantalarda yemek yemediğimiz için, nasıllardır bilemiyorum, ancak birinin tabelasında aile işletmesi yazıyordu ve masalarda yemek yiyenler memnun gözüküyorlardı; aklım kalmadı değil..
biz aliki'den kuzeyde bir tavernada yemek yedik: taverna agorastos.




müge akgün'ün radikal'deki taşoz yazılarında bahsettiği bir lokantaydı; övüldüğü kadar memnun kalmadık..