30 Ekim 2021 Cumartesi

on soruluk sohbetler 53 : gökçe gürçay (CheChe)

İstanbul'da gösteri sanatları sezonunun başlangıcını şenlikli bir hale getiren İstanbul Fringe Festival'in bu yıl üçüncüsü düzenlendi. Program Fiziksel, Çevrimiçi ve Dijital olmak üzere üç formatta sunulacak gösterilerden oluşuyordu. Bizler de Fiziksel formatındaki gösterilerin yaratıcıları ile On Soruluk Sohbetler söyleşi dizimizi gerçekleştirdik. Fringe serimizin sondan bir önceki konuğu Kendimi Çalıyorum ile festivalde yer alan KeKeÇa’dan CheChe - Gökçe Gürçay. Müziği “görünür”, dansı “işitilir” kılan beden perküsyonunun önde gelen topluluklarından KeKeÇa ekibinden CheChe - Gökçe Gürçay, pandemi sürecinde de, ekranların karşısından da olsa çocukları yalnız bırakmamış ve de onlarla çevrimiçi atölyeler gerçekleştirmeye devam etmişti. Yakın zamanda Nilüfer Kent tiyatrosu için Bedirhan Dehmen ile birlikte hazırladıkları interaktif çocuk oyunu Aridu – Galaktik DJ’in de prömiyerini yaptığı CheChe - Gökçe Gürçay, İstanbul Fringe Festival’inde ise tek kişilik komedi oyunu Kendimi Çalıyorum! ile yer almıştı.




Performansın özü sizce nedir?
Performansın özünü, beden/zaman tasarımı olarak görüyorum. İlk çağlardan günümüze kadar öyle olmuşa benziyor. Performans sanatlarındaki zaman elementi, esnetilebilir ve sıkıştırılabilir arasında gider gelirken, anlatının bedenlenmesini tam anlamıyla hizaya sokuyor. ”Lineer ‘ilgi’ transferi” de denebilir belki.

Sanatın dönüştürücü gücüne inanıyor musunuz? Nasıl?
Tabii ki inanıyorum. Öncelikle kendi dönüşümümden başlıyor. Sanata dönük bir hayat sayesinde, fikren ve hayalen hiç tahmin edemeyeceğim ihtimallerle karşılaştım, farklı kişilerle üretme şansı buldum. Fakat başkasının hayatını dönüştürme gücüne sahip olduğunu düşünmek çok tuzaklı bir yol. Bu gücün farkında olup, hayat boyu samimiyetten uzaklaşmadan bunu sürdürmek gerektiğini düşünüyorum.

İnsanlığın küresel ölçekte içinden geçmekte olduğu pandemi süreci sizce gösteri sanatlarını nasıl dönüştürmekte?
Evlerde geçirdiğimiz zamanın uzunluğu sahne sanatlarını ekranlı - kayıtlı bir hâle büründürdü. Halihazırda kayıt ve sunum teknolojileri gelişmekteyken bunun içinde alışılmışın dışında denemeler bana heyecan verdi. Asla art arda izleyemeyeceğim dünyanın farklı yerlerinden sahne performansları evime kadar geldi. Canlı seyretmenin keyfi gibi olmasa da kaliteli işleri görmenin paralel evreni açılmış oldu.

Gösteri sanatları alanından çalışan biri olarak, pandeminin yarattığı zorlu koşullarla kişisel olarak nasıl başa çıkıyorsunuz?
Hayatta hiç çevrimiçi ders/atölye vereceğimi düşünmezdim. Pandemi başlar başlamaz kendimi çevrimiçi dünyaya adadım. Özellikle de çocuklara. 44 binin üzerinde çocuğa ulaştım. Bu, normal şartlarda olanaksızdı. Aynı anda hepsi farklı şehirlerden küçük arkadaşlarımla güzel vakitler geçirdik. Karşılıklı olarak birbirimize iyi geldik. Sanırım karalar bağlamadan pandemiyi geçiriyor olmamın yegane unsuru çocuklar oldu.

Bir iş üretirken hangi kaynaklardan beslenir, nelerden ilham alırsınız? Rüyalarınızın işlerinize etkisi olur mu?
Bunun tam bir formülü olmasa da, birkaç yöntem sıralayabilirim. Biri, kendi merak ettiğim alanları araştıracak ve geliştirecek unsurların peşinde olmak. Örneğin son yazdığım ve oynadığım çocuk oyunu ARİDU’da uzay konusunu ele alıp, bolca okuma ve izleme yaptım. Voyager 2 altın plağının, uzayın derinliklerine nasıl yollandığını detaylarıyla öğrenme fırsatı buldum. Yeni bilgiler benim için çok iştah açıcı. Rüyalarımın işlerime doğrudan yansıdığını pek hatırlamıyorum, genelde rüyalarım çabalamalarla geçiyor.

Söyleşinin devamını okumak için tıklayın: unlimited

23 Ekim 2021 Cumartesi

on soruluk sohbetler 52 : nazlı inan & dilan parlak (KAT)

İstanbul'da gösteri sanatları sezonunun başlangıcını şenlikli bir hale getiren İstanbul Fringe Festival'in bu yıl üçüncüsü düzenlendi. Program Fiziksel, Çevrimiçi ve Dijital olmak üzere üç formatta sunulacak gösterilerden oluşuyordu. Bizler de Fiziksel formatındaki gösterilerin yaratıcıları ile On Soruluk Sohbetler söyleşi dizimizi gerçekleştirdik. Sıradaki konuğumuz, Yüzyirmi Metrekare ile festivalde yer alan KAT’tan Nazlı İnan ve Dilan Parlak.



Performansın özü sizce nedir?
Bizim için performansın özü başkaldırı.

Sanatın dönüştürücü gücüne inanıyor musunuz? Nasıl?
Sanatın dönüştürücü gücüne inanıyoruz. Oyun mekânına giren kişinin, çıktığında farklı bir kişiye dönüşebileceğine inancı hep var. Kullandığımız metinler, reji ve oyunculuk biçimiyle bu etkiyi arttırmayı hedefliyoruz. Çünkü bir derdiniz varsa bunu insanlara anlatıp onların anlamasını sağlayabilir, etkileyebilirsiniz.

İnsanlığın küresel ölçekte içinden geçmekte olduğu pandemi süreci sizce gösteri sanatlarını nasıl dönüştürmekte?
Hibrit ve dijital işlerin arttığı bir döneme geçtik. Bu tarz işlerle gün geçtikçe daha fazla karşılaşacağız gibi görünüyor. Bu da farklı diller doğurarak anlatım çeşitliliğini zenginleştiriyor. Biz zaten dijital disiplinleri işlerine dahil etmeye çalışan bir ekibiz.

Gösteri sanatları alanından çalışan biri olarak, pandeminin yarattığı zorlu koşullarla kişisel olarak nasıl başa çıkıyorsunuz?
Açıkçası çıkabildiğimizi düşünmüyoruz. Çok zor bir süreçti ve hala devam ediyor.

Bir iş üretirken hangi kaynaklardan beslenir, nelerden ilham alırsınız? Rüyalarınızın işlerinize etkisi olur mu?
Uluslararası yönetmenleri ve işleri izliyoruz. Kitaplar, sinema, müzik, plastik sanatlar hepsinden beslenmeye çalışıyoruz. Yani yedi sanatın yedisi de yanımızda bulunsun istiyoruz. Üretme sürecinde beyin çok fazla bunun üzerine çalıştığı için ilginç rüyalar görüp oyunun çıkış sürecine etkide bulunduğu oldu. Rüyalar güçlü bir ilham kaynağı, özellikle gündüz rüyaları.

Söyleşinin devamını okumak için tıklayın: unlimited

16 Ekim 2021 Cumartesi

on soruluk sohbetler 51 : semih ali aksoy & uygar erkuş (boş sahne)

İstanbul'da gösteri sanatları sezonunun başlangıcını şenlikli bir hale getiren İstanbul Fringe Festival'in bu yıl üçüncüsü düzenlendi. Program Fiziksel, Çevrimiçi ve Dijital olmak üzere üç formatta sunulacak gösterilerden oluşuyordu. Fiziksel formatındaki gösterilerin yaratıcıları ile On Soruluk Sohbetler söyleşi dizimizi gerçekleştirdik. Sıradaki konuğumuz, Çalgıcı Gülali Masalı ile festivalde yer alan Boş Sahne’den Semih Ali Aksoy ve Uygar Erkuş.
Performansın özü sizce nedir?
Uygar Erkuş: Performansın özü bana kalırsa konsantrasyon. Konsantrasyon beraberinde iletişimi ve hassasiyeti barındırıyorsa, sahneyi paylaştığımız arkadaşlarımızda ve bizi izleyenlerde bir etki yaratabilir diye düşünüyorum.

Sanatın dönüştürücü gücüne inanıyor musunuz? Nasıl?
Semih Ali Aksoy: Bilebildiğimiz ve şimdilik düşünebildiğimiz kadarıyla sanatın insanı ya da insanın bir yanını, belli bir süre için gündeliğinden ve gündelik hayatta geliştirdiği savunma mekanizmalarından uzaklaştırma, başka bir dünyanın hayaline davet etme ve sonra oradan geri döndürme gibi bir gücü var. Bu mesafeyi gidip gelme, farklı duygularla, farklı düşüncelerle, farklı deneyimleme biçimleriyle karşılaşma gibi ihtimaller yaratabiliyor. Tabii bu sanatı alımlayana da bir o kadar bağlı. Bu içten içe yanan, çok büyük ihtimalle küçücük olan kor, belki bir iz bırakır. Belki bu iz, bir gün bir karar verirken, birine veya bir şeye bakarken, bir duyguyu yaşarken küçük bir fark yaratır ve belki bu da sanata özgü bir dönüştürme gücü.

İnsanlığın küresel ölçekte içinden geçmekte olduğu pandemi süreci sizce gösteri sanatlarını nasıl dönüştürmekte?
Semih Ali Aksoy: Açıkçası bu konu hakkında çok bir fikrim yok. Belli prova süreçlerinin hibritleşeceği, yaygınlaşan yeni teknolojilerin performanslarda kullanılacağı ve çevrimiçi oyun ya da oyun kaydı izlemenin de bir parça normalleşeceği kesin gibi. Ayrıca tiyatro mekânları konusunda da bir genişleme oluyor, hepimiz sokak, park, bahçe gibi açık hava alanlarında yapılacak gösterimlerle alâkalı daha çok düşünmeye başladık. Yine de pandemi öncesinden radikal bir şekilde farklı olacağını düşünmüyorum.

Uygar Erkuş: Bir diğer taraftan da sanatçıların kendi disiplinlerini ve sahip oldukları olanakları düşünebiliriz. Birçok grup bu süre zarfında prova alamadı, oyunlarını oynayamadı haliyle sahnedeki insanlar için bir soğumadan, bir unutmadan bahsedebiliriz diye düşünüyorum. Ben yine de bu konuda iyimserim sanırım. Sıcaklığını korumaya başarabilenler ile uzak kalıp büyük bir özlemle sahneye dönenler her ikisi de kendilerine has güzel işler yapacak ve bu seyirci tarafından da ilgi uyandıracaktır. En azından bunu diliyorum.

Gösteri sanatları alanından çalışan biri olarak, pandeminin yarattığı zorlu koşullarla kişisel olarak nasıl başa çıkıyorsunuz?
Semih Ali Aksoy: Bu süreçte yaşadıklarımız ileride nelere ilham olacak bilmiyoruz ama en başta boşa geçen zaman diye bir şeyin olmadığına inanmaya çalışıyoruz. Elimizden geldiğince bu süreci okuyarak, izleyerek, dinleyerek kendimizi beslemekle ve bir şeyler yazıp düşünmekle geçirmeyi deniyoruz. Ekibimizin büyük kısmının başka işleri olması ekonomik olarak işimizi kolaylaştırdı ve başka işi olmayanlar da aile evine dönmek gibi masrafları en aza indirecek önlemler almaya çalıştı. Bu dönemde daha da artan tiyatrolar arası dayanışma da bize güç veren en önemli şeylerden biri. Uzun bir kış geçiriyoruz, daha güçlü sürgünlerle baharı getireceğiz hep birlikte.

Bir iş üretirken hangi kaynaklardan beslenir, nelerden ilham alırsınız? Rüyalarınızın işlerinize etkisi olur mu?

Semih Ali Aksoy: Gülali özelinde konuşursak, masallar en büyük kaynağımız. Bu konulara ilgili seyircilerimiz oyunda birçok masaldan ve mitten esin bulacaktır. Ayrıca çizgi filmlerden özellikle sahne dilini oluşturmakta çokça esinlendik. Daha genel konuşacak olursak da, fiziksel bir yerden araştırmalar yapan, oynayan oyuncu bedeni ana motorumuz. Tabii bunu düşünsel bir yerden çerçevelenmiş, belli bir dramaturji ekseninde yapmaya çalışıyoruz. Belli bir yoğunlaşma yakaladıktan sonra da karşılaştığımız birçok şey potansiyel olarak ilham verici olmaya başlıyor.

Uygar Erkuş: Bir ilhamı bir rüyadan aldığımı hiç hatırlamıyorum açıkçası. Fakat gece uykumda çok çok güzel müzikler dinlediğimi, “ah keşke bunu bir kaydetsem de öyle uyusam” dediğimi, fakat ‘neyse ya zaten kafamın içinde değil mi elbet yine gelir” diye kendimi teskin edip uykuya döndüğümü çok bilirim. Ha o uykular sırasında kendiliğinden çıkan müzikler benim midir, kimindir, ya da hakikaten herhangi birini çalmış mıyımdır sonrasında, bilmiyorum.

Söyleşinin devamını okumak için tıklayın: unlimited

14 Ekim 2021 Perşembe

19. yüzyıldan bir kadın besteci: louise farrenc


adıyla ilk defa bu sabah eski newsletter'ları karıştırırken, 8 ekim tarihli new york times'ta karşılaştım. henüz makalenin sadece başlığını okumuşken, spotify'da yapıtları var mı diye baktım, olmaması imkansızdı zaten. 
sabahtan beri üç senfonisini dinliyorum döndüre döndüre. evet, dönemine göre biraz eski usul, ama dinlemesi çok keyifli, enerjik, melodik ve çalgıların aralarında oynaştığı senfoniler bunlar. mendelssohn'un tadı var, bana en çok onu anımsattılar..

louise farrenc 1804-1875 arasında yaşamış fransız bir piyanist, hoca, besteci; özellikle heykeltraşların olduğu bir aileden gelmiş, bir flütçü ve aralarında beethoven'ın da olduğu bestecilerin yayıncısı ile evlenmiş, 1859'da kızını kaybettikten sonra besteciliği bırakmış.

philadelphia orkestrası'nın 2012'den beridir, new york metropolitan operası'nın ise taptaze şefi genç ve dinamik yannick nézet-séguin farrenc'in yapıtlarını programlarına alan müzisyenlerden biri.

new york times'taki yazının tamamını okumak isteyenler tıklayabilirler.
spotify'i olanlar ise herhangi bir kayıttan başlayabilirler louise farrenc'in bestelerini dinlemeye.
vakti olanlar ise bu güzel güz başlangıcında brontë kardeşlerin bir romanıyla eşlik edebilirler dinledikleri farrenc bestelerine...

2 Ekim 2021 Cumartesi

on soruluk sohbetler 50 : emmanuelle vincent & pierre larauza (t.r.a.n.s.i.t.s.c.a.p.e)

İstanbul'da gösteri sanatları sezonunun başlangıcını şenlikli bir hale getiren İstanbul Fringe Festival'in bu yıl üçüncüsü düzenleniyor. Program Fiziksel, Çevrimiçi ve Dijital olmak üzere üç formatta sunulacak gösterilerden oluşuyor. Üç yabancı ve altı yerli ekibin dahil olduğu Fiziksel formatındaki gösterilerin yaratıcıları ile On soruluk sohbetler söyleşi dizimizi gerçekleştirdik. İlk konuklarımız T.r.a.n.s.i.t.s.c.a.p.e adlı Belçikalı topluluğun kurucuları Emmanuelle Vincent ile Pierre Larauza. Canlı müzik eşliğinde 50 dakika süren bir dans solosu olan Mutante Vietnamlı kadınların motosikletle günlük seyahatleri sırasında tamamen vücutlarını ve yüzlerini kapattıkları ve böylece adeta yüzü olmayan anonim kişilere dönüştükleri ilginç bir kentsel fenomenden esinlenilerek tasarlanmış.



Performansın özü sizce nedir?
Yaşayan, canlı olan, bir bedenin izleyici ile ilişkisi.

Sanatın dönüştürücü gücüne inanıyor musunuz? Nasıl?
Sanat gerçekliği dönüştürmez, onu farklı görmeye yardımcı olur. Bu anlamda evet sanat, halkın bakış açısını dönüştürür.

İnsanlığın küresel ölçekte içinden geçmekte olduğu pandemi süreci sizce gösteri sanatlarını nasıl dönüştürmekte?
Pandemi, mekânla ve birbirimizle olan ilişkimizi şimdiden dönüştürdü. Yaşayan sanat bundan etkilendi ve giderek daha sanal hale gelen bir dünyada şüphesiz giderek daha değerli bir hale gelecek.

Pandeminin yarattığı zorlu koşullarla ülkenizdeki gösteri sanatları çevresi nasıl başa çıkıyor?
Belçika pandemi kısıtlamalarından kaçmadı, mekanlar ve festivaller kapatıldı. Her sanatçı farklı şekilde tepki gösterdi, bazıları kendi mahrem alanlarında kendileriyle yeniden bağlantı kurma fırsatını yakaladılar, diğerleri Covid-19 öncesi kamu performanslarına alternatifler önerdiler. Biz t.r.a.n.s.i.t.s.c.a.p.e olarak, sağlık kurallara uymamıza izin verecek şekilde bazı sahne araçlarımızı kullanabilecek kadar şanslıydık (Urban Distortions performansı için şişirilebilir baloncuklar, Chambre(s) d’Hôtel performansı için karavan…).

"Ustam" olarak tanımlayabileceğiniz veya size ilham verdiğini düşündüğünüz biri/leri var mı, varsa kimler?
Hiçbir zaman herhangi bir kişi veya düşünce ekolü ile özellikle aynı çizgide olmadık. Bizim işlerimiz doğası gereği çoğulcu bir yapıya sahip ve birçok yönden, çağdaş dans sanatı ve figürlerinin ötesinden ilham alıyor. Gerçekliği gözlemlemek bize derinden ilham veriyor.

Söyleşinin devamını okumak için tıklayın: unlimited

30 Eylül 2021 Perşembe

on soruluk sohbetler 49 : elif temuçin (tiyatro bereze)

İstanbul'da gösteri sanatları sezonunun başlangıcını şenlikli bir hale getiren İstanbul Fringe Festival'in bu yıl üçüncüsü düzenleniyor. Program Fiziksel, Çevrimiçi ve Dijital olmak üzere üç formatta sunulacak gösterilerden oluşuyor. Üç yabancı ve altı yerli ekibin dahil olduğu Fiziksel formatındaki gösterilerin yaratıcıları ile On soruluk sohbetler söyleşi dizimizi gerçekleştirdik. İlk konuğumuz, ülkemizin hem yetişkinlere hem de çocuklara ve gençlere yönelik nitelikli gösteriler üreten ender topluluklarından Tiyatro Bereze. Topluluğun kurucularından Elif Temuçin’in yazdığı ve oynadığı, Erkan Uyanıksoy’un yönettiği An-Sızı-N bir ergenlikten yetişkinliğe geçiş hikayesi anlatıyor. Ülkemizde sık rastlamadığımız, gençlere yönelik tiyatro örneklerinden biri olan A-Sızı-N Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatro Teşvik Ödülü desteği ile üretilmiş. Şimdi söz, hem belgesel niteliği olan hem de kurmaca bir hikaye anlatan A-Sızı-N’ın yaratıcılarından Elif Temuçin’de.




Performansın özü sizce nedir?
Of, çok zor bir soru bu. Herhalde öncelikle bir icra edene, bir de icra edileni izleyene/algılayana ihtiyacımız var. İcra eden izlendiğinin farkında ve de icra ettiğini izleyene "sunuyor". İzleyen de bunun bir icra, bir sunum olduğunun bilincinde. Yani ortada bir akit var. Bir de bu akdin gerçekleştiği belirli bir zaman ve mekan var. Özü sanki bu gibi. Kapsamlı bir soru, üzerine tez yazılır.

Sanatın dönüştürücü gücüne inanıyor musunuz? Nasıl?
Kendimizdeki etkisine bakarak bu güce inanıyoruz evet. İnsan dönüşmeye hazırsa aslında her şey; bir söz, bir diyalog, bir karşılaşma onu dönüştürebilir, neden olmasın, sanatta da bunlardan bol bol yok mu? Buradaki kritik kelime belki de "karşılaşma". Doğru zamanda doğru yerde doğru karşılaşma bir dönüşüm yaratabilir, onun kıvılcımını çakabilir, onu tamamlayabilir. Ama dönüşüm bir süreçtir ve dönüşecek olanın ne kadar dönüşmek istediğine bağlıdır; tek başına bir sanat eserinden bir gecede bir dönüşüm yaratmasını beklemek de sanata haksızlık olur.

İnsanlığın küresel ölçekte içinden geçmekte olduğu pandemi süreci sizce gösteri sanatlarını nasıl dönüştürmekte?
Henüz çok net gözlemlediğimiz bir dönüşüm yok. Yani evet pandemi süreci nedeniyle bir ekrana bakarak izlediğimiz işlerin sayısı arttı, ama bu deneyim pandemi sonrasında yapılan işleri ne kadar etkileyecek, bu teknolojik deneyim işlerimize sirayet edecek mi, yoksa laptopları kenara koyup tiyatro yapma pratiğimize kaldığımız yerden devam mı edeceğiz, bunu şimdiden söylemek zor sanki. Kuşkusuz en azından şunları çok iyi gördük: Bir; hepimizin işlerinin birinci sınıf video kayıtları olmalı; iki; bir B planı, bir başka kapanma durumunda hala üretken olabilmenin bir yolunu bulmalıyız.

Gösteri sanatları alanından çalışan biri olarak, pandeminin yarattığı zorlu koşullarla kişisel olarak nasıl başa çıkıyorsunuz? 
B planıyla :) Kendimize başka meşgaleler bulmaya çalıştık. Kimimiz çeviriye yöneldi, kimimiz yazmaya koyuldu, biri daha çok müzik dinledi, beriki daha çok okudu vs. Bu hemen olmadı, çok bocaladık. Ezberlediğin bir yaşam pratiği gidince çok afallıyorsun tabi. En zoru da "açılmışsın gibi ama tam da açılmamışsın hali". Ama bu süreçte BeReZe’cek en net anladığımız şu oldu: yan yana durmak çok önemli. Hepimiz pandemi sürecinde düştü, ama hiç aynı anda düşmedik, biri düşerken öbürü tutmak için mecbur ayaktaydı :) Düşersen birinin tutacağını bilmek de, düşeni yakalamak için uyanık kalma zorunluluğu da bizim için bu süreci görece kolaylaştırdı.

Bir iş üretirken hangi kaynaklardan beslenir, nelerden ilham alırsınız? Rüyalarınızın işlerinize etkisi olur mu?
Üretim kaynaklarımız gerçekten oldukça çeşitli. Bazen okuduğumuz, izlediğimiz herhangi bir şeyden etkilenip oyun ürettiğimiz gibi, bir fotoğraftan ya da tek başına bir sözcükten bile yola çıkabiliyoruz. Bazen biçim tetikleyici oluyor, bazen içerik. Oyun çalışma sürecinde algıda seçicilik işlediğinden gündelik hayatın rutininde bile oyuna malzeme olacak şeyler çıkıveriyor karşınıza. Mesela Macbeth / İki kişilik kabus isimli oyunumuz kendimizi "kabus" ve "vicdan" kelimeleri üzerine fazlaca düşünürken bulduğumuzda şekillenmeye başladı. Hem biçimi hem içeriği etkiledi. "Kabus" dramaturjisi rüyaların özgür kapısını açtı. Ve evet, biraz grotesk’i seven bir ekip olarak rüyaların dünyası, etkileyici bir alan sunabiliyor, onlardan faydalanıyoruz.

Söyleşinin devamını okumak için tıklayın: unlimited

21 Eylül 2021 Salı

on soruluk sohbetler 48 : david somlo

Bergama Tiyatro Festivali üç yıllık bir aradan sonra 26-29 Ağustos 2021 tarihleri arasında gerçekleşti. Festivalin Dünyadan başlıklı bölümü Macaristan’dan disiplinlerarası sanatçı David Somló’nun Mandala adlı gösterisini konuk etti. Bergama’nın en ilginç binalarından biri olan, Roma döneminden kalma Mısır tapınağı Kızıl Avlu’nun iki silindir kulesinden birinin içinde gerçekleşen gösteriyi üç ayrı seansta yirmişer kişi deneyimledi. Katılımcılar, her birine verilen küçük hoparlörlerden dinledikleri özel ses tasarımları eşliğinde, zemine farklı renk ve şekillerde çizilmiş rotalarda 30 dakika boyunca hareket ederek gösterinin hem seyredenleri hem de eyleyenleri oldular. İşlerinde ses, mekân ve insanlar arası etkileşime odaklanan David Somló on soruluk sohbetimizi cevapladı.



Performansın özü sizce nedir? Performansı günümüzde nasıl tanımlarsınız? 
İnsanlar bir mekânda birlikte birşeylere tüm dikkatlerini veriyorlar.

Sanatın dönüştürücü gücüne inanıyor musunuz? Nasıl?
Oldukça zor bir şey bu. Sanatın çoğu zaman çok az dönüşüm yarattığını düşünüyorum, onun yerine sadece rahatlık ve eğlence sağlıyor, ancak bazen çok katartik ve ilham verici olabiliyor. Ama sanırım bu aynı zamanda bireyin dönüştürülme isteğine de bağlı."Nasıl"ın cevabı ise sanatın biçimine bağlı, ama performatif biçimler benim için adeta parmakla şuna işaret ediyor ve diyor ki; bunu yapabilirsin, sen de böyle olabilirsin, orada bir şey var.

İnsanlığın küresel ölçekte içinden geçmekte olduğu bu yeni pandemi süreci sizce gösteri sanatlarını gelecekte nasıl dönüştürecek?
Aktif bir pandemi sürecinde gösterimlere devam etmenin üç ana yolu olduğunu düşünüyorum: Açık havada gerçekleşen performanslar, samimi küçük ölçekli performanslar (çok küçük gruplardan bir kişi için gerçekleşen bire bir gösterimler) ve (online) yayın. Bu süreçte bence çok yanlış bir yol olan yayın/dijital formların ezici bir hakimiyetini gözlemledim. Açık havada gerçekleştirilen performanslarda bir miktar artış olsa da, Macaristan'da küçük ölçekli ve samimi çalışmalara doğru pek fazla yönelim görmedim, ki bu içinden geçmekte olduğumuz zamanlarda hala daha fazla araştırılması gereken bir alan.

Ülkenizdeki gösteri sanatları ortamı, pandeminin yarattığı zorlu koşullarla nasıl başa çıkıyor?
Bu soruyu yanıtlamamayı tercih ederim.

“Ustam” olarak tanımlayabileceğiniz ya da sanatınızı en çok etkilediğini düşündüğünüz biri/leri var mı? Ve böyle biri/leri varsa kimler?
İşlerim genellikle farklı disiplinlerden ve kavramlardan ilham aldığı için “ustam” diyebileceğim bir kişi yok. Biçim ve kavramsallık açısından 60'lar New York'unun deneyselcilerinin, postmodern dansın ve John Cage'in soyundan geliyorum sanırım. Neredeyse tüm işlerimde yer alan drone/ambiyans bestelerimdeki kahramanım, minimalizm, sürekli değişim ve zamanın esnemesi hakkında çok şey öğrendiğim Fransız besteci Eliane Radigue. Daha atmosferik bir bağlam veya anlatı bağlamı kullandığım zamanlarda ise asıl ilham kaynağımın David Lynch olduğunu düşünüyorum. Sanatçı arkadaşlarımın arasından ise en şey çok en önemli iki işbirlikçimden öğrendim: Macar sanatçı/yapımcı/dansçı Imre Vass ve Sloven dansçı/besteci/dramaturg Ivan Mijaceveic. Yeni solo parçam Overheard (Ekim'de prömiyerini yapıyor) için onlarla birlikte çalışma şansını yakaladım ve kendimi bir rüya takımın parçası hissettim.

Söyleşinin devamını okumak için tıklayın: unlimited

19 Eylül 2021 Pazar

2020-2021 gösteri sanatları sezonu

tiyatro 
.die dingen die voorbijgaan louis couperus / ivo van hove international theatre amsterdam ***** 25nsn  (çevrimiçi-naklen) 
.kings of war william shakespeare / ivo van hove international theatre amsterdam ***** 10ock (çevrimiçi-naklen) 
.weg met eddy bellegeuele edouard louis / eline arbo eline arbo toneelschuur ***** 22ock (çevrimiçi-naklen)
.vögel wajdi mouawad / stefan bachmann schauspiel köln ***** 20şbt(çevrimiçi-kayıt) 
.öyle şeyler yalnızca filmlerde olur pınar göktaş / şule ateş ****.5 26ock (çevrimiçi-naklen)
.peer gynt henrik ibsen / david dusan parizek schauspielhaus bochum ****.5 24nsn (çevrimiçi-naklen)
.medea simon stone / simon stone international theatre amsterdam ****.5 30ekm (çevrimiçi-naklen)
.oedipus sofokles – robert icke / robert icke international theatre amsterdam ****.5 21mrt (çevrimiçi-naklen)
.de stille kracht louis couperus / ivo van hove international theatre amsterdam ****.5 27ksm (çevrimiçi-naklen)
.wie heeft mijn vader edouard louis / ivo van hove international theatre amsterdam **** 06ksm(çevrimiçi-naklen) 
.früchte des zorns john steinbeck – rafael sanchez / rafael sanchez schauspiel köln **** 20ara (çevrimiçi-naklen)
.yellow – the sorrows of belgium II: rex luc perceval / luc perceval nt gent **** 11mrt (çevrimiçi-kayıt) 
.the dumb waiter harold pinter / jeremy herrin old vic theatre **** 08tem (çevrimiçi-naklen)
.dream william shakespeare / robin mcnicholas royal shekespeare company **** 16mrt (çevrimiçi-naklen) 
.marienplatz benjamin bukowski / andras dömötör residenztheater **** 30ara (çevrimiçi-naklen)
.ivanov anton çehov / karin beier schauspielhaus hamburg ***.5 15ksm (çevrimiçi-kayıt) 
.asche zu asche harold pinter / koen tachelet schauspielhaus bochum ***.5 18ara (çevrimiçi-naklen)
.king lear william shakespeare / johan simons schauspielhaus bochum ***.5 09ara (çevrimiçi-naklen)
.macbeth – ein kurznachrichtentheater william shakespeare / jan philipp gloger staatstheater nürnberg ***.5 12mrt(çevrimiçi-telegram) 
.12 trol reginald rose – ismail sağır / ismail sağır ondokuzotuz ***.5 10ock(çevrimiçi-zoom) 
.niemand wartet auf dich lotve kemans / daniela kranz residenztheater ***.5 27ock(çevrimiçi-zoom) 
.cyrano de bergerac edmond rostand / yiğit sertdemir altıdan sonra tiyatro *** 29tem 
.bernarda alba’nın evi federico garcia lorca / ismail sağır ondokuzotuz *** 18nsn (çevrimiçi-naklen) 
.bir kadın uyanıyor sevilay saral / sevilay saral bgst *** 31ock (çevrimiçi-naklen)
.babamı kim öldürdü edouard louis / kemal aydoğan moda sahnesi **.5 19ock (çevrimiçi-naklen) 
.der zauberberg thomas mann / sebastian hartmann deutsches theater berlin **.5 20ksm (çevrimiçi-naklen)
.ormanlardan hemen önceki gece bernard marie koltes / / kemal aydoğan moda sahnesi **.5 09nsn (çevrimiçi-naklen)
.köpek kalbi mihail bulgakov – emre tandoğan emre tandoğan küçüksalon ** 18şbt (çevrimiçi-naklen) 
.reinhören benin hoesch künstlerhaus mousonturm ** 23nsn (çevrimiçi-naklen)
.bagdad cafe percy adlon / emma rice old vic theatre & wise children company ** 25ağs (çevrimiçi-naklen)
.meteor begün nil kutluay – buğra özurul – efe akercan – mert talgın – selin hasar ** 14mrt (çevrimiçi-instagram & whatsapp) 
.korona ve juliet fuat mete / fuat mete nüx tiyatro *.5 26-28şbt (çevrimiçi-whatsapp) 
.arkadaş aramıyorum bora ögünç / mine çerçi *.5 22şbt (çevrimiçi-zoom) 
.fahrenheit 451 ray bradbury / erdal beşikçioğlu tatbikat sahnesi * 07ekm (çevrimiçi-kayıt) 
.furuğ harun güzeloğlu / harun güzeloğlu oyun sandalı * 21şbt (çevrimiçi-naklen)

dans 
.press pierre regal compagnie derniere minute ***** 07ksm (çevrimiçi-naklen)
.triptych (the missing door – the lost room – the hidden floor) gabriela carrizo – frank chartier peeping tom ***** 03nsn (çevrimiçi-naklen)
.i wonder where the dreams i don’t remember go yoann bourgeois ndt 1 ***** 06ara (çevrimiçi-naklen)
.souls made apparent (27’52” – the big crying) jiri kylian – marco goecke ndt 2 ***** 18mrt (çevrimiçi-naklen)
.drumming anne teresa de keersmaeker rosas ***** 31ekm (çevrimiçi-naklen)
.the ship is the ship is… the piece with the ship goes digital pina bausch tanztheater wuppertal pina bausch ***** 21ksm (çevrimiçi-naklen)
.winterreise christian spuck ballett zürich ***** 13şbt (çevrimiçi-naklen)
.der liebhaber marco goecke staatsballett hannover ****.5 27şbt (çevrimiçi-naklen)
.stones & bones rootless root **** 01ock (çevrimiçi-naklen)
.friend for a friend trajal harrell **** 30mrt (çevrimiçi-naklen)
.telling stories – a version for three fabrice mazliah **** 08ock (çevrimiçi-naklen) 
.hands do not touch your precious me wim vandekeybus ultima vez **** 17ock (çevrimiçi-naklen) 
.border (au revoir – hurricane) wang ramirez – yoann bourgeois göteborgsoperan danskampanii ***.5 11ekm (çevrimiçi-naklen)
.la strada marco goecke gaertnerplatz theater ***.5 16ock (çevrimiçi-naklen)
.hiçbir şey yerinde değil ulrike mvieten çıplak ayaklar kumpanyası ***.5 28mrt (çevrimiçi-naklen)
.stranger than paradise chris haring liquid loft ***.5 28ock (çevrimiçi-kayıt)
.rooms jo stromgren rambert dance company ***.5 10nsn (çevrimiçi-naklen)
.paradigma (broken fall – bedroom folk – with chance of rain) russell maliphant – sharon eyal & gai behar – liam scarlett bayerisches staatsballett ***.5 04ock (çevrimiçi-kayıt)
.portrait wayne mcgregor (kairos – sunyata – borderlands) wayne mcgregor  ***.5 19nsn (çevrimiçi-kayıt) 
.dare to say (fusions and some confusions – four relations) dimo milev – alexander ekman ndt 2 ***.5 07ksm (çevrimiçi-naklen)
.ice bahar temiz platform 0090 & kvs *** 08ekm (çevrimiçi-naklen)
.the sky was different jonathan frederickson hubbard street dance *** 06ara (çevrimiçi-kayıt)
.biz bedirhan dehmen *** 24ock (çevrimiçi-naklen)
.unsterbliche geliebte – stimmenstrahl trio – unheaven jörn mannes – maged mohamed – martina la ragione bayerisches junior ballett münchen *** 21nsn (çevrimiçi-naklen)
.monade laurence marthouret compagnie trans *** 11ara (çevrimiçi-kayıt)
.dialoge 2020 – relevante systeme II sasha waltz & guests *** 06ara (çevrimiçi-naklen) 
.momentum astrid boons – ivan perez – yi weilo dancetheater heidelberg *** 15mrt (çevrimiçi-kayıt) 
.der feuervogel jeroen verbruggen badisches staatsballett *** 17nsn (çevrimiçi-naklen)
.schlafende frau rainer behr tanztheater wuppertal pina bausch *** 03tem (çevrimiçi-kayıt) 
.political mother unplugged hofesh schechter hofesh schechter dance company 2 *** 26ara (çevrimiçi-naklen) 
.shadow’s whispers (baby don’t hurt me – from england with love) imre & marne von opstal – hofesh schechter ndt 1 **.5 16şbt (çevrimiçi-naklen)
.the things we carry francesco camacho çıplak ayaklar kumpanyası **.5 29nsn (çevrimiçi-naklen)
.split screen – lift liam warren compagnie trans **.5 11ara (çevrimiçi-kayıt)
.gymnastik gintersdorfer – klassen ballet of difference **.5 20nsn (çevrimiçi-naklen) 
.mücbir sebep zeynep tanbay **.5 05ksm (çevrimiçi-kayıt)
.capsule BEAT igor & moreno ** 15ock (çevrimiçi-naklen)
.swanlake guy weizman & roni hover club guy & roni ** 03ara (çevrimiçi-naklen) 
.mecbur evde zeynep tanbay ** 07mys (çevrimiçi-kayıt)
.present body ricardo de paula mimimi space ** 07ara (çevrimiçi-kayıt)
.le tambour de soie kaori ito & yoshi oida maison de la culture amiens *.5 31ekm (çevrimiçi-naklen)
.itmahrag oliver dubois cie olivier dubois * 29ock (çevrimiçi-naklen)
.two for the show (all for one an done for the money) richard siegal ballet of difference * 30nsn (çevrimiçi-naklen)   

kukla/obje tiyatrosu 
.complete works: table top shakespeare at home: henry vi part 2 william shakespeare – richard lowdon – tim etchells / tim etchells forced entertainment ***** 16ekm (çevrimiçi-kayıt) 
.complete works: table top shakespeare at home: henry vi part 1 william shakespeare – richard lowdon – tim etchells / tim etchells forced entertainment **** 15ekm (çevrimiçi-kayıt)
.complete works: table top shakespeare at home: twelfth night william shakespeare – jerry killick – tim etchells / tim etchells forced entertainment **** 29ekm (çevrimiçi-kayıt)
.complete works: table top shakespeare at home: antony and cleopatra william shakespeare – cathy naden – tim etchells /tim etchells forced entertainment **** 01ksm (çevrimiçi-kayıt)
.complete works: table top shakespeare at home: richard iii william shakespeare – claire marshall – tim etchells  / tim etchells forced entertainment **** 17ekm (çevrimiçi-kayıt)
.complete works: table top shakespeare at home: all’s well that ends well william shakespeare – claire marshall– tim etchells / tim etchells forced entertainment **** 04ekm (çevrimiçi-kayıt) 
.complete works: table top shakespeare at home: henry v william shakespeare – claire marshall – tim etchells / tim etchells forced entertainment **** 11ekm (çevrimiçi-kayıt)
.complete works: table top shakespeare at home: othello william shakespeare – cathy naden – tim etchells / tim etchells forced entertainment **** 08ksm (çevrimiçi-kayıt)
.complete works: table top shakespeare at home: hamlet william shakespeare – terry o’connor – tim etchells / tim etchells forced entertainment **** 01ekm (çevrimiçi-kayıt)
.complete works: table top shakespeare at home: king john william shakespeare – cathy naden – tim etchells / tim etchells forced entertainment **** 25eyl (çevrimiçi-kayıt) 
.complete works: table top shakespeare at home: romeo and julietwilliam shakespeare – terry o’connor – tim etchells / tim etchells forced entertainment ***.5 24eyl (çevrimiçi-kayıt) 
.complete works: table top shakespeare at home: much ado about nothing william shakespeare – richard lowdon – tim etchells / tim etchells forced entertainment ***.5 27eyl (çevrimiçi-kayıt)

opera 
.la clemenza di tito wolfgang amadeus mozart /  milo rau grand theatre geneve ****.5 19şbt (çevrimiçi-naklen) 
.dido et énée henry purcell /  gabriela carrizo & franck chartier grand theatre geneve & peeping tom ****.5 03mys (çevrimiçi-naklen)
.orphee et euridice willibald gluck / christopher marthaler oper zürich ****.5 14şbt (çevrimiçi-naklen)
.pelleas et melisande claude debussy / sidi larbi cherkaoui & damien jalet grand theatre geneve ****.5 18ock (çevrimiçi-naklen)
.die tote stadt erich korngold / tatjana gürbaca oper köln **** 23ara (çevrimiçi-kayıt) 
.written on skin george benjamin / benjamin lazar oper köln **** 28ara (çevrimiçi-kayıt)
.hippolyte et aricie jean-philippe rameu / jeanne candel opera comique paris ***.5 14ksm (çevrimiçi-naklen)

performans 
.remote istanbul stefan kaegi - jörg karrenbauer rimini protokoll ****.5 21ağs 
.sen balık değilsin ki mihran tomasyan çıplak ayaklar kumpanyası ****.5 19ock (çevrimiçi-naklen)
.hikayelerimiz ayfer tunç – ayşe lebriz berkem – duygu asena – süreyya karacabey / ayşe lebriz berkem biteatral *** 22ock (çevrimiçi-zoom) 
.bir deney: alican kargın **.5 19ksm (çevrimiçi-zoom) 
.ardor ben gould ** 05şbt (çevrimiçi-naklen)

çocuk-gençlik oyunu 
.alice traverse le miroir lewis carroll – fabrice melquiot / emmanuel demarcy-mota theatre de la ville–paris ****.5 22ara (çevrimiçi-naklen)
.alice et autre merveilles lewis carroll – fabrice melquiot / emmanuel demarcy-mota theatre de la ville–paris ***.5 16ock (çevrimiçi-naklen)
.schön anders ceren oran ***.5 24nsn (çevrimiçi-naklen)

festivaller 
istanbul fringe festivali 2020 online 21-27 eylül 
.erkek cinayeti nadir sönmez **** 26eyl (çevrimiçi-whatsapp) 
.pan-//catwalk zwermers ***.5 24eyl (çevrimiçi-naklen) 

splayed festival 2020 
.quanimacy claire cunningham *** 15ekm (çevrimiçi-kayıt)

24. istanbul tiyatro festivali 14 kasım – 31 aralık 
.olağan-içi bir gezi barış arman / barış arman kazan dairesi **** 03ara (çevrimiçi-podcast) 
.terk edilmiş kıyılar // negatif fotoğraflar ferdi çetin / yeşim özsoy galata perform *** 29ksm (çevrimiçi-kayıt)

9. yeni metin yeni tiyatro festivali 15-24 aralık 
.beyaz kanatlar burak alıcı / özgün çoban galata perform **** 16ara (çevrimiçi-zoom)  
.gece vardiyası demian vitanza / ayşe draz galata perform **** 20ara (çevrimiçi-kayıt) 
.bir yaz gecesi çöküşü halil yağız şanal / mert öner galata perform **.5 15ara (çevrimiçi-kayıt)

festival temps d’images 2021 – tanzhaus nrw 09-31 ocak 
.cellars & secrets – beyond reason gerda könig din A 13 tanz company *** 23ock (çevrimiçi-kayıt) 
.the zoomlogists fabrien prioville fabien prioville dance company**.5 17ock (çevrimiçi-kayıt)
.re(searching) BODY A colette sadler *.5 15ock (çevrimiçi-kayıt)

tanz tausch 2021 22-30 ocak 
.it took my breath away – about covid? no it’s shirley not douglas bateman *** 27ock (çevrimiçi-naklen) 
.for those who knew the rules marielena kaiser *** 28ock (çevrimiçi-naklen)
.depth of field emi miyoshi shibuki kollektiv **.5 27ock (çevrimiçi-naklen) 
.how to take off panties naturally in front of the audience jone sanmartin & ildiko toth * 28ock (çevrimiçi-naklen)

k3 tanzplan hamburg 
.hark! senem gökçe oğultekin – luisa saraiva *** 23mrt (çevrimiçi-kayıt) 
.full melt down claire lefevre ** 19mrt (çevrimiçi-kayıt)
.space gives place maria zimpel *.5 20mrt (çevrimiçi-kayıt)
.kampung baru raymond liewjinpin * 25mrt (çevrimiçi-kayıt)
.thereafter przemek kaminski * 26mrt (çevrimiçi-kayıt)

festival zum netztheater in der freien szene 15-17 nisan
.goodbye kreisky martin finnland nesterval ***.5 16nsn (çevrimiçi-zoom) 
.twin speaks vorschlaghammer **.5 15nsn (çevrimiçi-naklen)

dance festival münchen 06-16 mayıs
.the urge ceren oran *** 08mys (çevrimiçi-naklen)

nrw dance festival 28 Nisan - 09 mayıs
.drang malou airaudo renegade produktion *** 08mys (çevrimiçi-kayıt)

23. internationalen figuren theater festival erlangen-nürnberg-fürth 07-16 mayıs
.kaffee mit zucker? laia rica **.5 16mys (çevrimiçi-naklen) 
.big box & small orchestra florschütz und döhnert ** 09mys (çevrimiçi-naklen)
.blocken und schlagen rafi martin – julika mayer ** 12mys (çevrimiçi-naklen)

kunstenfestivaldesarts 07-30 mayıs
.le public mariano pensotti / mariano pensotti grupo marea ***** 17mys (çevrimiçi-kayıt) 
.violences léa drouet / léa drouet ***.5 13mys (çevrimiçi-naklen)
.pieces of a woman kata weber / kornel mundruczo tr warszawa *** 10mys (çevrimiçi-kayıt)
.the wake the living and the dead ** 21mys (çevrimiçi-kayıt)
.the mowgli sorour darabi / sorour darabi * 25mys (çevrimiçi-kayıt)

bipod 2021 
.je ne suis pas blanche cyrinne douss *** 16mys (çevrimiçi-naklen)
.border_line taoufiq izzediou **.5 22mys (çevrimiçi-naklen)

berliner theatertreffen 2021 13-24 mayıs
.das HOUSE – reinventing the real. roman senkl – nils corte – max schweder minus eins ** 20mys (çevrimiçi-naklen)

holland festival 03-27 haziran
.time ryuichi sakamoto / shiro takatani **** 15tem (çevrimiçi-kayıt)

schöne aussicht festival 06-13 haziran
.envahisseurs olivier rannou compagnie bakelite ***** 08hzr (çevrimiçi-naklen)
.rita randi de vlieghe / jef van gestel bronks & tuning people **** 06hzr (çevrimiçi-naklen)
.liebe üben! nora von der mühll – ives thuwis de leeuw theater sgaramusch *** 12hzr (çevrimiçi-naklen) 
.de passant michai geyzen laika theater der zinnen**.5 07hzr (çevrimiçi-naklen)

festival d'avignon - 75e édition 05-25 temmuz
.sonoma marcos morau la veronal **.5 25tem (çevrimiçi-naklen)

volume up festival 06-22 ağustos
.statue of loss faustin linyekula ***.5 13ağs (çevrimiçi-naklen)
.the man who did not see the whale pass by panaibra gabriel canda *** 15ağs (çevrimiçi-naklen)
.where is your fire? nathalie angue zomombabaikoro **.5 14ağs (çevrimiçi-naklen) 

edinburgh international festival 07-29 ağustos
.lament for sheku bayoh hannah lavery / hannah lavery national theatre of scotland ***.5 26ağs (çevrimiçi-kayıt) 
.you bury me ahlam / katie posner paines plough & 45 north. *** 17ağs (çevrimiçi-kayıt)
.dancing in the streets: janice parker janice parker *** 22ağs (çevrimiçi-kayıt)
.dancing in the streets: alice ripoll alice ripoll **.5 22ağs (çevrimiçi-kayıt) 
.dancing in the streets: gregory maqoma gregory maqoma **.5 22ağs (çevrimiçi-kayıt) 
.dancing in the streets: omar rajeh omar rajeh **.5 22ağs (çevrimiçi-kayıt)
.chotto xenos akram khan akram khan company *.5 14ağs (çevrimiçi-kayıt)

müzede sahne 2021 17-21 ağustos
.peki nadir sönmez / nadir sönmez **.5 18ağs 
.sesin resmi kieran hurley / mert öner dot ** 18ağs 

bergama tiyatro festivali 26-29 ağustos 
.mandala david somlo **** 27ağs 
.davul geri adım cevdet erek **** 28ağs 
.taşıdıklarımız francisco camacho çıplak ayaklar kumpanyası *** 27ağs 
.herkes kocama benziyor alis çalışkan /  hakan emre ünal kadıköy emek tiyatrosu **.5 28ağs 
.vahşet tanrısı yasmin reza / celal kadri kınoğlu das das **.5 27ağs

18 Eylül 2021 Cumartesi

2020-2021 müzik sezonu

.lydia teuscher – konstantin shushakov – zürich opera chorus - gianandreano seda – philharmonia zürich : ein deutsches requiem ***** (07şbt, çevrimiçi-naklen) 
.jay jay johanson ***** (23nsn, çevrimiçi-naklen) 
.lorenz nasturica-herschcowici – mariinsky stradivarius ensemble **** (18ekm, çevrimiçi-naklen) 
.idil yunkuş – cem mansur – atıf taner çolak – crr senfoni orkestrası: istanbul’da senfonik yaz – dansa davet ***.5 (20ağs, cemal topuzlu açıkhava tiyatrosu) 
.çağ erçağ – can okan – crr senfoni orkestrası : istanbul’da senfonik yaz – bir yaz akşamı ***.5 (30tem, cemal topuzlu açıkhava tiyatrosu) 
.le corps des songes – nosfell ***.5 (12ksm, çevrimiçi-naklen) 
.il tabarro – konser versiyonu: kevork tavityan – hande soner ürben – roberto gianola – istanbul devlet opera ve bale orkestrası *** (17ekm, çevrimiçi-naklen)

belfast music society northern lights mini – fest 2020 
.kim vauhgan – philip higham ***** (16ekm, çevrimiçi-kayıt) 

klara festival 2021 
.reinbert de leeuw – het collectief – gregory mayrhofer – lucil erich ardot – yves saelens : das lied von der erde ***** (17mrt, çevrimiçi-kayıt)