23 Nisan 2024 Salı
23 NiSAN
18 Nisan 2011 Pazartesi
atina festivali 2011

eski adıyla "hellenic", son yıllardaki adıyla "athens-epidaurus" festivali, bölünmeden önceki istanbul festivali gibi sanatın neredeyse bütün dallarını kapsayan ve üç ay süren dev bir organizasyon. hellenic'ten athens-epidaurus'a geçmeden önce biraz demode ve hatal bir haldeydi, ne zaman 4-5 yıl önce, yıllardır lyon opera balesi'nin artistik direktörü olan yorgos loukos yöneticiliğe getirildi festivalin çehresi değişti; gençleşti, çağdaşlaştı, dinamikleşti.
atina'da değişik mekanlarda ve atina'ya 2.5 saat uzaklıktaki mükemmel bir akustiğine sahip 10.000 kişilik büyüleyici antik tiyatro epidavrus'ta düzenlenen festival müzik, opera, dans, performans, tiyatro ve sergilerle dopdolu bir programa sahip.

bu yıl program bayağı bir küçülmüş ve yunan sanatçılar ağırlıklı hale getirilmiş. festivalden mayıs ayı çıkarılmış, etkinlikler haziran ve temmuz ile sınırlandırılmış.
en büyük kesinti müzik'te yapılmış. eski senelerde bolca olan caz ve dünya müziği konserlerinden eser yok bu seneki programda.
klasik müzik programında ise eski yıllarda bir çok yabancı orkestrayı konuk eden festival bu yıl ağırlıklı olarak yunan orkestralarına yer vermiş. konuk olarak scala filarmonisi ve bolşoy orkestrası var sadece. ayrıca, ne şan konserleri ne de resitaller var. festival müzik'te bayağı bir kan kaybetmiş gibi gözüküyor.
bizim açımızdan sevindirici bir haber:
zeynep tanbay dans projesi "araz" ile haziran'da üç akşam eski endüstri kompleksinden külütr merkezine dönüştürülmüş peiraios 260'ın H salonunda.
zeynep tanbay dans projesi'nde koza tamdoğan'ın etkisi yavaş yavaş hissedilmeye başlandı demektir.
zeynep tanbay dışında dans'ta dikkat çekenler:
.slyvie guillem ile bir akşam; forsythe, ek ve kylian koreografileriyle
.william forstythe'tan: "yes we can't"
.maguy marin'in topluluğu iki ayrı yapıtla: "salves" ve "may b"
bu yıl festivalin en heyecanverici programı tiyatro'da.
gözüme, gönlüme çarpanlar:
.ariane mnouchkine'in théatre du soleil'i bir türlü istanbul'a gelemedi, ama atina'ya bu ya üçüncü ya dördüncü ziyareti: "the castaways of the fol espoir (sunrises)"
.romeo castelluci'nin avignon'dan önce atina'da sahnelecek yapıtı: "on the concept of face, regarding the son of god"
.yine avignon'dan önce atina'da, bu sefer wajdi mouawad sofokles projesi: "women (women of trachis, antigone, electra)
.krzysztof warlikowski'nin geçen yaz avignon'da prömiyer yapan eseri: "(a)pollonia"
.daha 12 nisan'da berliner ensemble'da prömiyer yapmış olan son robert wilson yapımı: frank wedekind'in "lulu"su
.epidavrus'ta sam mendes'in sahneye koyduğu kevin spacey'li "3. richard"
22 Nisan 2010 Perşembe
akram khan ve sylvie guillem istanbul'da dans ediyorlar...
istanbul en son ne zaman büyük ölçekli bir çağdaş dans gösterisi gerçekleşmişti diye sorunca insan kendisine: iki sene önce william forstyhe'ın "insan yazıyor"u antrepo'da; bir sahne yapıtı değildi. ondan önce ise; dört sene evvel anne teresa de keersmaeker konuk olmuştu tiyatro festivali'ne. demek ki akram khan dört sene sonra bir sahne yapıtıyla istanbul'a konuk olan ilk önemli çağdaş koreograf/dansçı.[akram khan bu akşam gösteri sırasındaki konuşmasında istanbul'a gelmesinin 20 sene sürdüğünü söyledi, başka bir deyişle 20 senedir istanbul'a gelmek istediğini.]
dolayısıyla; bu akşamki "gnosis" gösterisinin kalitesinden ziyade, akram khan gibi günümüzün en popüler/yıldız koreograflarından birini istanbul'da canlı seyretmiş olmamız önemli olan!
"gnosis" hakkında bir şeyler yazmak istemiyorum; içimden gelmiyor. keza, yarın akşam seyredeceğimiz "sacred monsters" hakkında da. (dvd'den seyretmişliğime güvenerek sarf ediyorum bu lafları)
çünkü o gösterinin de, kalitesinden daha fazla önce çıkan özelliği, sylvie guillem gibi günümüzün çok önemli dans ikonlarından birinin ilk defa istanbul'da sahneye çıkacak olması.
10 Mart 2010 Çarşamba
sylvie guillem istanbul'da!

akram khan 20-21 nisan'da en yeni yapımı "gnosis" ile istanbul'a konuk olmakla kalmayacak, 23 nisan'da da bu sefer üç yıldır dünyayı dolaşan "sacred monsters" ile istanbul'da sahne alacak.
"sacred monsters" akram khan'ın, fransızların ve dünya sahnelerinin efsanevi balerinlerinden, kendini bir bejart koregorafisinde de, klasik bir balede de evinde gibi hisseden sylvie guillem ile ortaklaşa sahnelediği bir yapım.
geçen sene dvd kaydından izlediğim yapım öyle çok çok iyi değil maalesef, hele de akram khan'ın sidi larbi cherkaoui ile birlikte tasarladığı başyapıt "zero degrees" düşünüldüğünde. ancak sylvie guillem gibi bir bale/dans efsanesini kentimizde izlemek ve akram khan'ı geç de olsa iki ayrı yapım ile kentimize konuk etmek ve daha da önemlisi, dans ilahlarının istanbul'a "ayağını alıştırmak" önemli bir olay!
gösterilerin mekanı: harbiye muhsin ertuğrul sahnesi.
