poznan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
poznan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Temmuz 2013 Salı

polonya'da tiyatro 07: jeżyce hikayeleri - miasto kobiet


polonya'da seyrettiğim oyunlardan birini daha burada paylaşıp, izlenimlerimi kişisel tarihime not düşmek istiyorum..

türkiye'den bir örnekle karşılaştırırsam: eskişehir'in nüfusunun (yaklaşık 750.000) üçte ikisine sahip poznan'da üç tane ödenekli tiyatro var; ödenekleri sırasıyla kültür bakanlığı, bölge idaresi ve belediyeden karşılanıyor. ayrıca özel sektörden de destek alıyorlar.
bunlardan ikisi (teatr nowy ve teatr polski) tarihleri boyunca polonya tiyatrosunun en önemli yönetmenlerine ev sahipliği yapmışlar. örneğin; teatr nowy 90'ların başında sarah kane'in oyunlarının polonya'da ilk oynandığı kurum. son yılların "star" yönetmenlerinden warlikowski de bu kurumda sahneye koyduğu oyunlarla adından söz ettirmiş. kurumun eski genel sanat yönetmenlerinden biri, bizlerin de istanbul ve adana tiyatro festivalleri sayesinde çok iyi tanıdığımız, oyunlarıyla üç kere istanbul'a konuk olmuş usta leh tiyatro adamlarından biri olan janusz wisniewski.

teatr nowy'nin repertuarına ve seyirci profiline bakınca aslında bizim istanbul şehir tiyatrolarına oldukça benziyor. biçim olarak sahnelemeler öyle çok avantgarde, yenilikçi değil, hatta geleneksel çerçeveden pek çıkmadıkları bile söylenebilir, ancak içerik sözkonusu olunca din, iktidar, cinsellik ve toplumsal eleştiri temaları ağır basıyor ve sahneden özellikle çıplaklık cesurca sergileniyor.

seyirci profilinde ise her kesimden her yaştan insanı görmek mümkün; ve oyunları genellikle beğendikleri de, dinmeyen alkışlardan belli oluyor.
ayrıca, oyunlara bilet bulmak kolay değil, çoğu kapalı gişe oynuyor; bilet fiyatlarının da 35-55 zloti (23-38 ytl.) arasında değiştiğini (yani türkiye şartlarında düşünürsek bir ödenekli tiyatro topluluğu için hiç de ucuz olmadığını; hatta polonya şartlarında da tiyatronun "ucuz" bir eğlence sayılmayacağını) belirtmek gerekir.

bu kadar başarılı, bulunduğu şehirle bağları kuvvetli, seyirci sıkıntısı çekmeyen bir ödenekli tiyatro topluluğu geldiği nokta ile yetinmeyip; binasının bulunduğu mahalle ile ilişkisini daha da güçlendirmek istemesi takdire şayan. işte esas bahsetmek istediğim oyun da bununla ilgili.

projenin yönetmeni marcin wierzchowski ve polonya’nın en önemli tiyatro eleştirmenlerinden olan oyunun dramaturgu roman pawlowski projede görev alan oyuncuları tiyatro binasının bulunduğu jeżyce mahallesine yolluyorlar ve oradaki insanlarla sohbet etmelerini; farklı buldukları, bir "hikayesi" olduğuna inandıkları kişilerle röportajlar yapmalarını istiyorlar. bu bir çeşit belgesel tiyatro projesi.

yapılan röportajlar deşifre ediliyor ve yönetmen ile dramaturg başbaşa verip bu metinleri, hiç bir kelime eklemeksizin ama zaman zaman eksilterek ve kesip biçerek kurguluyorlar.
oyuncuların getirdikleri "kişi hikayeleri"ne, dramaturgun mahalleye dair yaptığı tarihsel, kültürel, sosyal araştırmalar da ekleniyor; her bölüme hayvanlar aleminde de bir tür dahil ediliyor ve dört bölümden oluşan bir proje çıkıyor; bölümler 2012-13 sezonu boyunca teker teker prömiyer yapıyorlar. 30 haziranda benim izlediğim son bölüm "miasto kobiet" (dişi şehir), bir gün önce prömiyer yapmıştı.

ona geçmeden önce diğerlerinden kısaca bahsetmek isterim. "buntownicy" (asiler) isimli birinci bölüm poznan'da özellike jeżyce mahallesiyle ünlenmiş anarşist hareketin temsilcilerini, hip-hop yıldızlarını ve poznan alman işgali altındayken hayvanat bahçesinden kaçıp jeżyce sokaklarında gezen özgürlüğüne düşkün fili; "lokatorzy" (kiracılar) isimli ikinci bölüm kentsel dönüşüm politikası üzerinden öğrencileri ve yaşlı emeklileri ve bir güney amerika kuş türü olan tukan'ı; "gracze" (oyuncular) isimli üçüncü bölümse kent sokaklarını bir oyun mekanı olarak kullanan kumarbazları, bahisçileri ve bağımlıları, hayvan olarak da fareleri ele almış.







fotoğraflar: bartłomiej sowa


projenin son halkası “miasto kobiet” jeżyce mahallesinin kadın sakinlerini ve kedilerini anlatıyordu. arasız iki saatlik oyunda üç kadın oyuncu toplamda 15 ayrı kişiliği canlandırdılar. sonlara doğru sahneye çıkan dördüncü kadın oyuncunun canlandırdığı tek kişiyle birlikte mahallenin toplamda 16 dişisinin hikayesi hayat buldu sahne üzerinde.

bu projenin bütün oyunlarının sahnelendiği kurumun en küçük kapasiteli (85 kişilik), deneme sahnesi niteliğinde ve L şeklindeki üçüncü salonunda oyun alanı köşeye yerleştirilmiş, seyirciler iki taraftaki platformlara oturtulmuşlardı. sahne tasarımı küçük eşya değişiklikleri dışında dört oyunda da aynıymış.
“miasto kobiet” biçimsel anlamda baskın bir yönetmen damgasından ziyade, içerik olarak sosyolojik ve toplumsal tarafı ağır basan ve seyircileri daha ilk anlardan itibaren avuçlarının içine alan abartısız ve samimi bir yapımdı.

polonya'da seyrettiğim diğer bütün leh oyunlarında ingilizce üstyazı vardı, sadece bu oyunda yoktu. ama doğrusu, herhangi bir çeviriye hiç ihtiyaç duymadım. tek bir kelimesini anlamama rağmen, özellikle dört mükemmel oyuncunun (agnieszka różańska, irena dudzińska, dorota abbe, edyta lukaszewska) performansı ve seyirciyle kurdukları muhteşem diyalog beni hiç sıkılmadan iki saat koltuğumda oturttu.

 jeżyce mahallesinden bir sokak; arkada bütün dünya kentlerini istila etmiş ruhsuz "kentsel dönüşüm projeleri"nden biri yükselmiş durumda; önde ise yüzyıl öncesinde inşa edilmiş binalarda balkonlu, sardunyalı yaşam can çekişmekte..

jeżyce mahallesinin pazaryeri

önümüzdeki sezon bu dört oyunun, mahallenin büyük pazar meydanında kurulacak açık hava sahnelerinde eşzamanlı/ardzamanlı bir kurguyla sahnelenmesi düşünülüyormuş.

11 Temmuz 2013 Perşembe

polonya'da 05



poznan polonya'nın nüfus olarak dördüncü, refah seviyesi olarak ikinci şehri.
nüfusu 550.000 kişi. şehirde ağırlıklı olarak üniversite öğrencileri yaşıyor; dolayısıyla genç bir nüfusa sahip.
berlin'e sadece iki saat uzaklıkta olması poznan'ın gerek ticari gerekse kültürel bağlantılarının kuvvetli olmasını sağlıyor.

şehrin hemen yanıbaşındaki malta gölü'nden adını alan malta festivali 1991 yılından beri düzenleniyor. önceleri göl kenarındaki rekreasyon alanlarında ve şehrin sokaklarında açıkhava, büyük boyutlu kukla ve sirk gösterileri ile başlayan ve adı "uluslararası tiyatro festivali malta" olan etkinlik üç yıl kadar önce köklü bir değişim geçirmiş. "malta festivali poznan" adını alan etkinlik sadece tiyatro gösterilerine değil konserlere, çağdaş sanat sergilerine ve dans gösterilerine evsahipliği yapmaya başlamış.


festival ofisi 
(bütün eşyalar geri dönüştürülmüş malzemeden)

festivali düzenleyen vakıf belediyeden, bulunduğu bölge idaresinden ve kültür bakanlığından büyük mali yardım sağladığı gibi, sponsor firmaların da büyük desteğini almakta.
[gel de şimdi iksv'yi düşünmeden etme! sadece işadamlarından kurulu, belediye veya devlet desteği minimumda bir işletme. o yüzden de poznanlılar needcompany'i veya meg stuart'ı 15 zloti'ye (10 tl.) izleyebiliyorlar, iksv'nin tiyatro festivali'nde yabancı toplulukların biletleri fahiş fiyatlarda oluyor. herhalde iksv'yi de belediye veya devlet hakkıyla desteklese, onlar da bir ticari işletmeden ziyade gerçek bir vakıf gibi çalışabilirlerdi. hoş, biletlerden vergi kesilmiyor olması bile aslında az buz bir şey değil.]

malta festivali üç yıldır, her yıl belirlenen bir tema altında ve bir çağdaş sanatçının ortak artistik direktörlüğünde gerçekleşiyor. bu yılki sanatçı romeo castellucci, tema ise "oh man, oh machine".
tabii program sadece bu temaya uygun etkinliklerden oluşmuyor. malta festivali bayağı kapsamlı bir programa sahip: tema dışında, konser etkinliklerinin toplandığı "man-music-machine" adlı bir bölüm (ki bu bölümde atoms for peace gibi, kraftwerk gibi sıradışı müzik grupları var), "malta sahnesi" adı altında meg stuart, jan lauwers, castellucci gibi uluslararası sanatçıların yanısıra çoğunluğu poznan'lı tiyatro topluluklarından oluşan bir bölüm, art stations vakfı tarafından finanse edilen ve ulusal-uluslararası çağdaş koreografileri sunan "stary browar malta'da yeni dans" bölümü (ki bu seneki programda türkiye'den begüm erciyas da vardı), çağdaş sanat sergilerinden oluşan görsel sanatlar bölümü ve bence festivalin en canalıcı bölümü: "generator malta".









"generator malta" şehrin tam ortasındaki büyük ama ölçeksiz olmayan wolnosci (özgürlük) meydan'ındaki etkinliklere verilen ad.
burada, sabahın mahmur saatlerinden gecenin iyice içlerine kadar süren, 7'den 70'e poznanlıları seyirci olarak bırakmayıp bizzat katılımcıya dönüştüren bir sürü etkinlik: yoga, tai chi, yaşlılar için çağdaş dans, çocuklar için atölyeler, tango kursları, benim ilk defa rastladığım sessiz disko (gecenin 1'i, herkesin kulağında kulaklıklar tepinmekte), toplantılar, söyleşiler..
ayrıca; geçici mimari düzenlemeyle ve yeniden kazandırılmış malzemelerle tasarlanmış mekanlar: hamaklar, bahçeler, çocuklar için oyun alanları..
ayrıca; ekolojik ürünler satan dükkanlar, el yapımı tasarım ürünler satan akademi öğrencileri, bedava klasik, pop, rock, caz konserleri ve sinema gösterimleri..
yeme-içme mekanında her iki günde bir değişen aşçılarla yerel mutfağın çağdaş yorumları..

bu sene üç günlüğüne deneyimleme şansını yakaladığım malta festivali'nin bence en önemli özelliği içinden geçmekte olduğumuz 21. yüzyılı yani şimdi'yi, an'ı yakalamaya çalışıyor olması.

1 Temmuz 2013 Pazartesi

polonya'da tiyatro 01


dört gündür polonya'dayım. adam mickiewicz enstitüsü'nün davetlisi olarak on günlüğüne, iki tiyatro festivalini izlemeye geldim. dört yıl sonra tekrar polonya'da olmaktan pek memnunum.
seyahatin ilk ayağı poznan'daki malta festivali'ydi. üç gündür poznan'da günde üçer gösteriden yoğun bir programı "sağsalim" tamamladım.
ağırlıklı olarak poznan teatr nowy'nin yapımlarını izledim; yanısıra ise, meg stuart'ın münchner kammerspiele yapımı olarak sahnelediği "built to last" ve uzun zamandır kendilerini canlı izlemek istediğim needcompany'den "marketplace 76" poznan seyahatimin bonus'u oldular.
bugün varşova'da dinlenme günü. ilk izlenimlerimi yakında paylaşacağım..