nicole beutler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nicole beutler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
27 Ekim 2012 Cumartesi
münih 03: dance festival 2012
dance festival, iki senede bir düzenlenen münih'in çağdaş dans festivali; bu sene 13.sü. bu kadar yıllık geçmişine rağmen festivalin şehre çağdaş dans alanında pek etkisi olmamış. avrupa'nın ortasında bir şehre yıl içinde çağdaş dans topluluklarının pek uğramaması, şehirdeki bavyera devlet balesi'ninse ağırlıklı olarak klasik ve neo-klasik baleler sahnelemesi gerçekten ilginç; muhafazakar iklim yer ve zaman tanımıyor demek ki!
festivalin yeni genel sanat yönetmenleri nina hümpel ile dieter buroch taze bir solukla yeni bir başlangıç yaptıkları iddiasındalar. festival mottosu da oldukça iddialı: "zeigen was wichtig ist" (önemli olanı sergilemek/göstermek)
davet edilen toplulukların kalitesinin arttığı söyleniyor. ayrıca festivale eşlik eden etkinlikler de oldukça kapsamlı tutulmuş: bir dans sempozyumu, sergiler, sanatçı sohbetleri, seyirciler ile dans akademisyenleri arasında "talk" buluşmaları, bir blog... bu yıl belçika mercek altına alınmış; cherkaoui, jan fabre, keersmaeker, wim vandekeybus, hans van der broeck, p.a.r.t.s.. ayrıca; marie chouinard, crystal pite, antony rizzi, richard siegal ve genç alman koreograflar...
festival perşembe akşamı cherkaoui'nin "puz/zle" ile açıldı. fazla bilet arayan çoktu; millet birbirini ezdi içeri girebilmek için! ironi değil, gerçekten.
festival mekanlarında yerler numarasız; münihliler yarım saat önceden salon kapılarını işgal etmeye başlıyorlar; öyle kuyruk falan hak getire; nerede almanların düzen ve disiplin merakı; omuzuyla ittiren, çelmeyi takan, kalçasıyla kıvrılan öne geçiveriyor; içerde de herkes birbirine yer tutmaca; bazı koltuklarsa organizasyon tarafından rezerve ettirilmiş; tam festival!
dance 2012'in ikinci akşamında iki gösteri vardı: münih'li nicole beutler'in lucinda childs'ın iki yapıtını yeniden ele alarak sahnelediği 2010 tarihli "2: dialogue with lucinda" ve münih'i mesken edinmiş, eski forsythe dansçısı amerikalı richard siegal'in dünya prömiyeri yapılan "the black swan"ı.
"the blck swan", darren arenofsky'nin filmi ile hiç bir alakası olmayan; danstan çok performans olarak tanımlamanın daha doğru olacağı; içine çok kolay girilmeyen (belki de girilmesi pek istenmeyen), oldukça kişisel olduğu belirgin; alacakaranlık bir işti siegal'inki. kendisi dans ediyordu; öfkeli bir siyah kuğu ile gergin bir pan arasında asılı bir halde; huzursuz, kırık, hüzünlü bir yalnızlıktı siegal'inki. ayrıksı bir işti; izlenebilirliği de kolay değildi. ama, siegal'in dünyasını "gözetlemeye" değdi!
nicole beutler ise; lucinda childs'ın "radial courses" (1976) ve "interior drama" (1977) adlı yapıtlarını yeniden ele almış; ana fikirlerine sadık kalarak, tekrarlarla kurulu parçalı yapılarında bazı değişikliklere gitmiş, müziksiz sahnelenen bu yapıtlara müzik (gary shepherd) ve ışık tasarımı (minna tiikkainen) eklemişti.
"radical courses" seyirciler sahneye alınıp çepeçevre konumlandırılarak, yapıtın üzerine kurulu olduğu dairesel hareket fikri kuvvetlendirilmişti. dört dansçının dairesel olarak yürüdükleri, zaman içerisinde farklı kombinasyonlarda tempo ve yürüyüş şekli değiştirdikleri 18 dakikalık yapıt basit, hipnotik ve şaşırtmalı yapısıyla beni etkisi altına aldı.
dansçıların dairesel olarak hareket ederken belli belirsizce kayarak (yer değiştirerek) bazen içerde bazen dışarda olma halleri, ne tesadüf, gündüz ulm'da gezdiğim kunsthalle weishaupt'daki richard serra'nın shifting circles demir heykelini çağrıştırdı.
"interior drama"da seyirciler tribün kısmına alındı. beutler'in özellikle bu ikinci yapıtın altına döşettiği ritim ağırlıklı elektronik müzik ve tasarıma eklettiği sadece 5 spottan oluşan çok basit ancak müthiş dramatik etki yaratan ters-ışık çok başarılıydı.
ve tabii; bilenler çoktan biliyordu ama ben ilk defa bu yapıtlar sayesinde lucinda childs ile anna teresa de keersmaeker'in sanatları arasında bağlantı kurdum; keersmaeker'in esin perisini keşfettim..
19 Ekim 2010 Salı
"istanbul dans ediyor!.."

louise lecavalier 1977 yılından beri sahnede dans ediyormuş: tam 33 yıl! dile kolay.
lecavalier için "dans efsanelerinden biri" demek abartı olmaz sanırım. dolayısıyla bir dans efsanesi için idans'ı ekmek mübah sayılmalı.
konu dışı belki ama; keşke dün akşamki hakkımı "1:songs"dan değil de "a mary wigman dance evening"den yana kullansaymışım. ya da keşke idansçılar bazen son dakikada bile yapmayı göze aldıkları değişikliklerden (hatırlayınız: 02 ekim 2010 cumartesi) birini gerçekleştirip, dün veya bu akşamki performanslardan birini 18.30'a veya 22.30'a çekselermiş; seçim yapma sancısı çekmeden hiç bir şeyi kaçırmamış olurdum/k.
neyse, geçti artık. daha önce akıl etseydim, bloglarına bir öneri mektubu atardım.
gelelim bu akşama:
dün akşamki 50 dakikalık nicole beutler tasarımı "1:songs" ne kadar bildikse [evet, son kertede: bütün avant-gardlığı, öfkesi, eleştirisi, iniş - çıkışları ile çok bildikti; şaşırtmıyordu; yeni veya farklı bir şey söylemiyordu. ancak, bütün aksiliklere ustalıkla göğüs gererek zorluğu bir kat daha artan performansı başarıyla tamamlayan sanja mitrović'in hakkı baki; zaten o yüzden yarınki kendi koreografisi "will you ever be happy again?"den umutluyum],
bu akşamın ilk yarısındaki 50 dakikalık nigel charnock koreografisi "children" da o kadar bildikti.
sonlara doğru -sanırım michael nyman'ın solo piyano bestesi eşliğindeki- kolların bedenlere dolanmasıyla başlayan düet ve yapıtın ortalarına rastlayan bir sahnede [bu sahneye dikkatimi çektiği için eylül'e teşekkürler] zifiri karanlıkta sadece iki el feneri ile yaratılan etki güçlüydü; bu iki sahne dışında boşu boşuna geçen bir 50 dakikaya, eklektik müzik seçimine, yaratıcılığı sıfır dövüş sanatları şovuna, ucuz ve bayat fikirlere katlanmak zorunda kaldım/k.
anlamadığım; hadi, çağdaş dans dünyasının kıyısında duran istanbul'daki seyirciye rahatlıkla "yeni, farklı, iyi" olarak sunulabilecek bu kadar vasat bir yapıt nasıl oluyor da dünyayı turluyor!
sanırım cevabı akşamın ikinci yarısında gizliydi:
10 dakikalık aradan sonra, sadece 13 dakika süren edouard lock koreografisi "a few minutes of lock" her şeyiyle; müziği, ışığı ve koreografisiyle -ve tek kelimeyle- muhteşemdi.
keşke bu akşam sadece bu 13 dakikalık kısa yapıtı seyretmeye gitmiş olsaydık, keşke louise lecavalier programına sadece bu kısa yapıtı almış olsaydı.
bu devasa ve zor kentte o kadar yolu, o kadar zamanı sadece 13 dakikalık ama böylesi kuvvetli, yoğun, koreografik açıdan böylesi heyecanverici, adrenalinarttırıcı bir yapıtı seyretmek için vermeye kesinlikle itirazım olmazdı.
hatta, gaza gelip belki üzerine para bile verebilirdim! [ama sanırım ne ajans2010'un ne de dansplatformistanbul ekibinin ihtiyacı var; herkes çoktan kesesini doldurdu!!!]
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


