hikmet körmükçü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hikmet körmükçü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5 Ekim 2025 Pazar
5 ekim 1991, cumartesi
Etiketler:
gösteri bileti,
gösteri kitapçığı,
hikmet körmükçü,
ışıl kasapoğlu,
istanbul şehir tiyatroları,
nikolay gogol,
savaş dinçel,
suna pekuysal,
tiyatro,
toron karacaoğlu
11 Şubat 2025 Salı
12 Ocak 2025 Pazar
12 ocak 1993, salı 20:30
Etiketler:
ani ipekkaya,
cüneyt türel,
gösteri bileti,
gösteri kitapçığı,
hikmet körmükçü,
ismet ay,
istanbul şehir tiyatroları,
jean-louis martin-barbaz,
moliere,
tilbe saran,
tiyatro
1 Kasım 2009 Pazar
"kafes"tekiler
şehir tiyatroları'nın mayıs aylarında düzenlediği genç günler son bir kaç yıldır başarılı yapımların çıkmasına vesile oluyor, yönetim de bu oyunları sezona taşıyor. geçen seneki yiğit sertdemir imzalı "leonce ile lena", başarılı olmasının yanısıra oldukça etkileyici bir yapımdı da; son yıllarda istanbul'da seyrederken heyecanlandığım ender oyunlardan biriydi.
genç günler'den bu sezona transfer olan oyunlardan biri "kafes"; yazarı mario fratti, yönetmeni ali gökmen altuğ.
"kafes"i iki nedenle merak ettim: mert turak ve hikmet körmükçü.
hikmet körmükçü'ye ışıl kasapoğlu'nun yönettiği "iki efendinin uşağı"ndan beri hayranımdır. mert turak'ı ise geçen sezon seyrettiğim "leonce ile lena"daki valerio ve "kabare"deki emcee rolleri ile tanıdım ve hayran kaldım.
hikmet körmükçü yılların verdiği ustalıkla, çok da söze ihtiyaç duymadan, gözleriyle, vücut diliyle çok şeyler anlatıyor. mert turak ise bukalemun gibi, daha önceki "yaramaz" rollerinden apayrı bir karakterde çok başarılı; içine kapalı, hayat deneyimi zayıf christiano'nun oyun boyunca geçirdiği değişimi dozunda bir yorumla sahneye taşıyor.
"kafes"te, "kabare"de sally bowles rolünü üstlenen senan kara tutumluer de rol alıyor, ve yine, çetrefilli bir rolü hakkıyla canlandırıyor.
"kafes", güçlü oyunculukların yanısıra düzgün ve incelikli rejisiyle de önce çıkıyor. örneğin; oyundaki baş karakterlerin (christiano, anne ve chiara'nın) duygularına ve birbirleriyle ilişkilerine bağlı olarak ellerini nereye koyacakları, nereye uzatacakları, neyi tutacakları ince ince hesaplanmış, düşünülmüş gibi geldi bana.
ancak, daha genel bakınca; "kafes"in rejisi, oyunun içerdiği "aslında hepimiz kafesteyiz" anafikrini sahneye taşımaktan daha ileriye gidebilecek potansiyele sahip olmasına rağmen, bu fırsatı hakkıyla kullanamamış gibi. örneğin; bir kültüre/topluma/dine/yaşam şekline/seçime hapsolmak/tecrit olmak/saklanmak/ortada ve görünür olmak bağlamında okunabilecek "kafesin içindeki perde" ile "pietro-chiara'nın yatağını çevreleyen perde" paralelliği daha iyi kullanılabilirmiş.
bir de; zaten toplamda 1.5 saat süren bir oyunu gereksiz yere iki perdeye ayırmak hem "kafeste olma atmosferini" zedeliyor hem de oyunun genel gerilimini düşürüyor; eğer sırf christiano'nun sakal değişimi ve kafesin içerisinin düzenleme değişimi nedeniyle ara verilmesi tercih edildiyse, bunlara pratik bir çözüm bulunabilirmiş sanki.
[oyunun yazarı mario fratti'yi daha önce tanımıyordum, özgeçmişini okuyunca bir sürprizle karşılaştım: bir kaç zamandır kendimi fragmanını defalarca seyretmekten alıkoyamadığım ve ileriki aylarda ülkemizde de vizyona girmesi muhtemel "nine" (dokuz) filminin uyarlandığı 1982 tarihli broadway müzikalinin uyarlandığı oyunun yazarıymış meğerse.
daniel day-lewis, penelope cruz, nicole kidman, marion cotillard, kate hudson, dame judi dench veeee sophia loren'in oynadıkları filmin fragmanı için: http://www.youtube.com/watch?v=y_5_lzags3I]
genç günler'den bu sezona transfer olan oyunlardan biri "kafes"; yazarı mario fratti, yönetmeni ali gökmen altuğ.
"kafes"i iki nedenle merak ettim: mert turak ve hikmet körmükçü.
hikmet körmükçü'ye ışıl kasapoğlu'nun yönettiği "iki efendinin uşağı"ndan beri hayranımdır. mert turak'ı ise geçen sezon seyrettiğim "leonce ile lena"daki valerio ve "kabare"deki emcee rolleri ile tanıdım ve hayran kaldım.
hikmet körmükçü yılların verdiği ustalıkla, çok da söze ihtiyaç duymadan, gözleriyle, vücut diliyle çok şeyler anlatıyor. mert turak ise bukalemun gibi, daha önceki "yaramaz" rollerinden apayrı bir karakterde çok başarılı; içine kapalı, hayat deneyimi zayıf christiano'nun oyun boyunca geçirdiği değişimi dozunda bir yorumla sahneye taşıyor.
"kafes"te, "kabare"de sally bowles rolünü üstlenen senan kara tutumluer de rol alıyor, ve yine, çetrefilli bir rolü hakkıyla canlandırıyor.
"kafes", güçlü oyunculukların yanısıra düzgün ve incelikli rejisiyle de önce çıkıyor. örneğin; oyundaki baş karakterlerin (christiano, anne ve chiara'nın) duygularına ve birbirleriyle ilişkilerine bağlı olarak ellerini nereye koyacakları, nereye uzatacakları, neyi tutacakları ince ince hesaplanmış, düşünülmüş gibi geldi bana.
ancak, daha genel bakınca; "kafes"in rejisi, oyunun içerdiği "aslında hepimiz kafesteyiz" anafikrini sahneye taşımaktan daha ileriye gidebilecek potansiyele sahip olmasına rağmen, bu fırsatı hakkıyla kullanamamış gibi. örneğin; bir kültüre/topluma/dine/yaşam şekline/seçime hapsolmak/tecrit olmak/saklanmak/ortada ve görünür olmak bağlamında okunabilecek "kafesin içindeki perde" ile "pietro-chiara'nın yatağını çevreleyen perde" paralelliği daha iyi kullanılabilirmiş.
bir de; zaten toplamda 1.5 saat süren bir oyunu gereksiz yere iki perdeye ayırmak hem "kafeste olma atmosferini" zedeliyor hem de oyunun genel gerilimini düşürüyor; eğer sırf christiano'nun sakal değişimi ve kafesin içerisinin düzenleme değişimi nedeniyle ara verilmesi tercih edildiyse, bunlara pratik bir çözüm bulunabilirmiş sanki.
[oyunun yazarı mario fratti'yi daha önce tanımıyordum, özgeçmişini okuyunca bir sürprizle karşılaştım: bir kaç zamandır kendimi fragmanını defalarca seyretmekten alıkoyamadığım ve ileriki aylarda ülkemizde de vizyona girmesi muhtemel "nine" (dokuz) filminin uyarlandığı 1982 tarihli broadway müzikalinin uyarlandığı oyunun yazarıymış meğerse.
daniel day-lewis, penelope cruz, nicole kidman, marion cotillard, kate hudson, dame judi dench veeee sophia loren'in oynadıkları filmin fragmanı için: http://www.youtube.com/watch?v=y_5_lzags3I]
Etiketler:
ali gökmen altuğ,
hikmet körmükçü,
mert turak,
tiyatro
7 Şubat 2009 Cumartesi
kırk kapılı bürokrasinin labirentinde...
arif akkaya'nın iki sezon önce yönettiği "iyi geceler anne" hayatımın unutulmaz oyunları arasına girmişti. marsha norman'ın yazdığı ve yıldırım türker'in türkçeye çevirdiği oyunun başrolünde hikmet körmükçü ile celile toyon vardı. muhsin ertuğrul sahnesi'ne gencay gürün zamanında kazandırılmış cep tiyatrosu'nda en küçük detayına kadar gerçekçi tasarlanmış dekorda, bir ana-kızın evlerine konuk olmuştuk. çok acılı, sancılı ve sert bir oyundu.o oyunda hikmet körmükçü'ye bir kere daha hayran kalmıştım. kendisi tiyatro dünyamızın en iyi oyuncularından biridir bana göre.
onu 1988'de, ışıl kasapoğlu fransa'dan türkiye'ye döndüğünde istanbul'da ilk sahnelediği oyun olan "iki efendinin uşağı"nda seyretmiştim. 2006'daki tiyatro festivali'nde "iki efendinin uşağı"nı bu sefer ünlü piccolo teatro di milano'dan giorgio strehler rejisiyle izlerken, oyun arasında hikmet hanım'ı görmüş ve hiç adetim olmadığı üzere yanına gidip, kendisini yıllar önce bu oyunda seyrettiğimi, çok beğendiğimi ve hala unutamadığımı söylemiştim. çok memnun olmuştu.
onu 1988'de, ışıl kasapoğlu fransa'dan türkiye'ye döndüğünde istanbul'da ilk sahnelediği oyun olan "iki efendinin uşağı"nda seyretmiştim. 2006'daki tiyatro festivali'nde "iki efendinin uşağı"nı bu sefer ünlü piccolo teatro di milano'dan giorgio strehler rejisiyle izlerken, oyun arasında hikmet hanım'ı görmüş ve hiç adetim olmadığı üzere yanına gidip, kendisini yıllar önce bu oyunda seyrettiğimi, çok beğendiğimi ve hala unutamadığımı söylemiştim. çok memnun olmuştu.
bu sezon yönetmen arif akkaya ile hikmet körmükçü bulgar oyunu "deri ceket"te bir kere daha beraber çalışıyorlar.
oyunun ilk yarısı müthiş eğlenceli. ikinci yarı ise -metinden kaynaklanan nedenlerden dolayı- biraz sarkıyor; gereksiz yere didaktikleşiyor, oyunun bütününe sinen hiciv biraz zedeleniyor.
oyuncuların hepsi iyi, hikmet körmükçü ise tam anlamıyla döktürüyor; sözlerinin her bir vurgusunda, her bir mimiğinde, jestinde bir maharet var, sesini de çok ustaca kullanıyor.
"leonce ile lena"nın yönetmeni, altıdan sonra tiyatro grubu'nun kurucusu, bu topluluğa yazdığı oyunlarla ödüller sahibi yiğit sertdemir ise "deri ceket"in diğer başrolünde. [şubat ayı benim için tam bir yiğit sertdemir ayı oluyor: bu genç ve yetenekli tiyatrocunun "leonce ile lena"da yönetmenliğini, "deri ceket"te oyunculuğunu gördüm, ileriki günlerde de altıdan sonra ile sahnelediği "444" ve "öldün duydun mu?" oyunlarıyla yazarlığına tanık olacağım.]
oyunun ilk yarısı müthiş eğlenceli. ikinci yarı ise -metinden kaynaklanan nedenlerden dolayı- biraz sarkıyor; gereksiz yere didaktikleşiyor, oyunun bütününe sinen hiciv biraz zedeleniyor.
oyuncuların hepsi iyi, hikmet körmükçü ise tam anlamıyla döktürüyor; sözlerinin her bir vurgusunda, her bir mimiğinde, jestinde bir maharet var, sesini de çok ustaca kullanıyor.
"leonce ile lena"nın yönetmeni, altıdan sonra tiyatro grubu'nun kurucusu, bu topluluğa yazdığı oyunlarla ödüller sahibi yiğit sertdemir ise "deri ceket"in diğer başrolünde. [şubat ayı benim için tam bir yiğit sertdemir ayı oluyor: bu genç ve yetenekli tiyatrocunun "leonce ile lena"da yönetmenliğini, "deri ceket"te oyunculuğunu gördüm, ileriki günlerde de altıdan sonra ile sahnelediği "444" ve "öldün duydun mu?" oyunlarıyla yazarlığına tanık olacağım.]
"deri ceket" ile "leonce ile lena"nın yaratıcı ekibi örtüşüyor; yiğit sertdemir'in yanısıra, leonce'u oynayan cengiz tangör'ün "deri ceket"te de rolü var. "leonce ile lena"nın başlangıç ve ara anonsları gibi "deri ceket"indekiler de özel olarak bu oyun için hazırlamış ve yine çok eğlenceli.
"leonce ile lena"da sahne tasarımı ve kostümden sorumlu gamze kuş ile nihan kaplangı "deri ceket"te de iş başındalar ve yine çok yaratıcılar. gamze kuş sahne tasarımında "bürokrasi" kavramını cisimleştiren kapı fikrinden yola çıkmış. her biri birer kapı olan hareketli dekor parçaları her sahnede farklı kurgulanarak hem yeni bir mekanın oluşmasını hem de oyunda anlatılan absürd bürokratik kısırdöngünün görselleşmesini sağlıyor.
"deri ceket"i seyrederken insanın aklına ister istemez bolca absürd tiyatro, bir tutam gogol ("palto"), bir tutam aziz nesin ("yaşar ne yaşar ne yaşamaz"), belki biraz charlie kaufman ("being john malkovich") ve bolca, t.c. resmi dairelerinde yaşanan kişisel anılar geliyor.
"leonce ile lena"da sahne tasarımı ve kostümden sorumlu gamze kuş ile nihan kaplangı "deri ceket"te de iş başındalar ve yine çok yaratıcılar. gamze kuş sahne tasarımında "bürokrasi" kavramını cisimleştiren kapı fikrinden yola çıkmış. her biri birer kapı olan hareketli dekor parçaları her sahnede farklı kurgulanarak hem yeni bir mekanın oluşmasını hem de oyunda anlatılan absürd bürokratik kısırdöngünün görselleşmesini sağlıyor.
"deri ceket"i seyrederken insanın aklına ister istemez bolca absürd tiyatro, bir tutam gogol ("palto"), bir tutam aziz nesin ("yaşar ne yaşar ne yaşamaz"), belki biraz charlie kaufman ("being john malkovich") ve bolca, t.c. resmi dairelerinde yaşanan kişisel anılar geliyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)















