20 Mayıs 2026 Çarşamba

pina bausch arşivim: der fensterputzer, 20 mayıs 1998


bu akşamı nasıl unuturum. hayatımın değiştiği akşamdı herhalde. evet, biraz abartılı bir betimleme: "hayatımın değiştiği akşam" demek, ama değil mi ki ünlü bir yazarımızın efsane olmuş başlangıç cümlesi "bir kitap okudum hayatım değişti", ben de "bir gösteri seyrettim ve hayatım değişti" diyebilirim.

sanırım pina bausch'un yapıtlarıyla bu ilk karşılaşmamı bir çok kere bu blogda yazdım. daha önce onu ve işlerini tanımıyordum, iksv yurtdışında ne getirirse gözüm kapalı bilet alıyordum, ve işte yıllar önce maurice bejart'ın yapıtlarıyla nasıl tanışmışsam, bu akşam da pina bausch'un sanatıyla karşılaştım. ama ne karşılaşma! çarpıldım, büyülendim, duygulandım, hem de nasıl duygulandım, üç saatlik yapıtı neredeyse bütünüyle zevkten, huşudan tüylerim diken diken olarak seyrettim! hayatımda daha önce böyle bir şey seyretmemiştim, çok etkilendim!
sahnede dans ediliyor, konuşuluyor, tiyatral durumlar yaşanıyor, bu sırada dansçılar türkçe konuşuluyorlar... sahnede akrobatik şeyler gerçekleşiyor, müthiş görkemli ama bir o kadar da basit bir senografi var, güllerden bir dağ var, projeksiyonlar bizi başka diyarlara götürüyorlar, genellikle olumsuz anlamıyla kullandığım ama sözkonusu pina bausch'un yapıtları olunca tam tersi şekilde "eklektik" müzik seçimi birbirinden içli melodileri, ritimleri sahneden bizlere iletiyor... 

ertesi gün goethe enstitüsü'ne koşup pina bausch hakkındaki bütün kitapları, videoları ödünç aldım. ertesi gün akm oda tiyatrosu'ndaki söyleşiye gittim, bir akşam önce beni büyüleyen sanatçıyı kanlı canlı görmek, söyleyeceklerini duymak için. sonradan onu tanıdıkça öğreneceğim üzere; pek konuşmadı, sorulara kısa cevaplar verdi, hatta ben yapıttaki müziklerden birini sordum, hangi sahne olduğunu çıkaramadı, belki ben yeterince açıklayıcı şekilde sormamıştım...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder