bern'de bir akademik toplantıya davetliydim; islam ve osmanlı mimarlık tarihçiliğinin en önemli isimlerinden ulya vogt-goknil'i onurlandırmak için düzenlenen, çok özel bir etkinlikti. baha tanman ve kürsüdaşım kayahan türkantoz da davetliydiler. önceki hafta cuma'dan bern'e gelmiş, cumartesi sabahı da fondation beyeler'i gezmek için basel'e geçmiştik. öğlenleyin baha bey ile kayahan ağabey basel'den bern'e geri dönerken ben wuppertal trenine bindim.
gösteriden bir saat kadar önce, uzun süredir kapalı kalan ama şimdilerde dünyaca ünlü mimarlık ofisi diller scofidio + renfro'nun mimari proje yarışmasını kazandığı ek yapıyla birlikte yenilenerek pina bausch merkezi'ne dönüştürülecek olan, tiyatro binası projeleriyle ünlü alman mimar gerhard graubner'in tasarımı schauspielhaus wuppertal'e varmıştım.
binanın enfes bir fuayesi vardır; etrafında görecek pek bir şey olmadığı için, japon bahçesi şeklinde tasarlanmış kendi iç avlusuna bakar. bir saat önce ziyaretçilere açılan fuayede; alman köftesi devasa bulette'lerden iki tane, karışık sebze ve bir bardak kırmızı şarabımla avluya bakan masalardan birine oturup akşam yemeğimi yedim.
gösteri yaklaşık yarım saat geç başladı; o ünlü başlangıç sahnesi, bütün portal ağzını kaplayan briket duvarın arkaya doğru devrilmesi ve çıkan gürültü beklediğim kadar etkileyiciydi.
birinci yarı bitti, araya çıkıldı. yarım saat olarak duyurulan ara uzadı da uzadı.
o akşam wuppertal'de kalmayacak, gece treniyle bern'e dönecektim. trenimi kaçırırsam başkası da yoktu. aslında ertesi günkü gösteriye de bilet almıştım, ancak pazar gecesi bern'e dönecek tren bulamadığım için yakacaktım, zira pazartesi sabahı toplantı başlayacaktı.
program kitapçığından öğrendiğim gösterinin kalan süresini hesaplayınca belli ki sonuna kadar seyredemeyecektim. oturduğum sıranın yanlarına doğruydu koltuğum, ikinci yarı başlamadan önce en kenarda oturandan rica ederek koltuklarımızı değiştirdim; erken çıkacağım için diğer seyircileri rahatsız etmek istemiyordum.
schauspielhaus, tren istasyonuna yürüyerek beş dakikadır. palermo palermo'yu sonuna kadar seyredemedim, trenimin kalma saatine göre 10 dakika kadar önce istasyonda olacak şekilde salondan ayrıldım. wuppertal'de ocak gecesi buz gibiydi.
palermo palermo'yu bir kere daha, bu sefer tamamını, seyretmek kısmet olmadı henüz...





















Hiç yorum yok:
Yorum Gönder