24 Mayıs 2015 Pazar

talin izlenimleri




bir an önce görmek istediğim şehirler listemde değildi talin; hatta hiç istekli değildim orayı ziyaret etmeye. çünkü bazı fotoğraflarından aşırı temiz, yeni boyalı, sanki dün inşa edilmiş gibi restore edilmiş ve kitle turizmine sunulmuş izlenimi edinmiştim.
prag, benim gördüğüm 1994 yılındaki yorgun, eski-miş, kirli ama her köşesinden yaşanmışlık akan halinden günümüzde çok şey yitirdi; şimdiki rengarenk şekerli bir düğün pastası hali beni hiç çekmiyor. talin'den de benzer bir koku alıyordum.

talin'e bu kadar mesafeli durmamın önündeki seti, aldığım bir haber bir anda yıktı: estonyalı aşkın besteci arvo pärt ile sahne büyücüsü robert wilson'ın "aadama passioon" (adem'in ızdırabı) adlı ortak projesi.
pärt'in 80. doğum yılı kutlamaları çerçevesinde sahnelenen "aadama passioon"ın 12-16 mayıs tarihlerinde dünya prömiyeri gerçekleşti. ben de bu vesile ile, tanımadan burun kıvırdığım bir şehri keşfederek sevmeyi öğrendim.








talin'in, korktuğum gibi aşırı restore edilmiş, gözalıcı temizlikte paketlenmiş ve kitle turizmine sunulmuş (her gün bir kaç kurvaziyer gemi limana demirliyor ve akın akın turist grupları çekirge misali şehri zapetmeye koşuyor; neyse ki akşama doğru 5'ten sonra etraf sakinliyor) bir tarafı yok değil, ama neyse ki eski kentin hala metruk kalmış, eskilikten dökülen, üzerinde yaşanmışlık akan ve yerli halkın kendi halinde yaşadığı bölgeleri de mevcut. yani, ne mutlu ki talin bütünüyle bir müze kente dönüşmemiş.








eski kenti tam bir günde; sabahtan akşama, arada kahve-pasta, yemek, kahve-içki soluklanmalarını da ihmal etmeyerek, küçük bir müzeye girerek ya da bir sahafta raflar arasında dolaşarak, bir-iki kilise ziyaret ederek ve hatta bir tanesinin 140 basamaklı kulesine çıkmaya vakit bulacak şekilde gezebilirsiniz.




 
eski kent sınırları içindeki aziz nikola kilisesi özellikle görmeye değer yerlerden biri.
aziz nikola kilisesi'nin, zemini bütünüyle mezar taşları ile kaplı şapellerinden birinde bernt notke'nin ünlü danse macabre tablosu sergileniyor. hele de sabahın erken saatlerinde oradaysanız, yalnızlığınızla başbaşa kalma ihtimali kuvvetli; atmosfer daha da etkileyici oluyor.

kiliseden çkışta, tam karşısındaki kitapçıya uğrayabilirsiniz; eski yeni, her konuda raflar dolusu kitap, çok makul fiyatlara sizi bekliyor..