5 Nisan 2015 Pazar

film festivali 34, izlenim 1



festivalin ilk iki gününde ikişer film izledim. şansıma, hepsi iyiydi. aralarından ruhuma en uygun olanı rus usta andrei konchalovsky'nin "postacının beyaz geceleri" idi. kuzeydoğu rusya'da göllerle çevrili yerleşimlerde geçen, bütün oyuncuların bizzat o köylerin sakinlerinin olduğu; enfes görüntülere, ışığa ve kadrajlara sahip; gerçek ile hayallerin birbirine karıştığı; her kırsal alanda olduğu gibi gündelik hayatın doğal bir parçası olan masal kahramanlarının eksik olmadığı; samimi, sıcacık ve herşeyiyle doğal bir filmdi.
6 nisan pazartesi ve 8 nisan çarşamba günlerinde de seansları var..



izlediğim dört filmin ikisi enfes birer ilk filmdi.
berlinale'den ve bir çok diğer festivalden ödüllü meksika filmi "güeros" alonso ruizpalacios tarafından yönetilmiş. siyah-beyaz görüntüyü kullanışı ve kameranın deneyselliğinin yanısıra filmin en büyük artısı sesi kullanış şeklindeki yaratıcılıktı. filmdeki her sahnenin atmosferini yaratan en güçlü öğe sesti.
6 nisan pazartesi ve 7 nisan salı günlerinde de seansları var..



diğer bol ödüllü ilk film ise sırbistan-hırvatistan ortak yapımı "sahipsiz çocuk" idi; yönetmeni: vuk rsumovic. çocuk oyuncunun inanılmaz yetkinlikteki oyunculuğu kadar; gerçek bir olaydan yola çıkan konusu da filmin önemli artılarındandı. doğa-insan, doğa-medeniyet, insan-hayvan ilişkileri ve arkadaşlık, düşmanlık, etnisite gibi kavramları ele alan yönetmen-senarist vuk rsumovic, ilk filmden beklenmeyecek olgunlukta bir çalışmaya imza atmış.
15'i ve 16'sında tekrar gösterilecek..



bu haftasonu benim için en zayıf -ama yine de kalburüstü olan- film, aynı zamanda festivalin açılış filmi de olan "hal ve gidiş" (conducta) idi. bol bol havana sokaklarında, çatılarında gezme imkanı sağladığı gibi, küba'nın günümüzdeki ideolojik, sosyal ve ekonomik resmini de çok güzel bir şekilde gözler önüne seren, sesini özgürlükten yana duyuran bir filmdi.
festivalin son haftasonunda, 17 ve 19'unda gösterimleri var..