tilda swinton etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tilda swinton etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ocak 2011 Cuma

benim adım aşk (io sono l'amore) / luca guadagnino



jenerik görüntüleri sanki 70'lerden bir visconti filmi gibi, üzerine döşenmiş müzikse 80'lerden bir peter greenaway... film günümüzde, milano'da geçiyor; müzik john adams'a ait.

görkemli bir aile yemeği sahnesiyle açılıyor film. gerek karlı dış mekan gerekse de ahşap-mermer ağırlıklı iç mekan görüntüleri, yemeğin hizmetliler kısmında hazırlanış, misafirlerin geliş sahneleriyle sanki müthiş bir opera başlıyor; akla yine visconti geliyor.
arkada belli belirsiz çalan mahler de bir yandan visconti'ye nazik bir selam, diğer yandansa; "mutlu" gibi gözüken bu varlıklı ailenin sonunun hayırlı olmayacağını daha ilk dakikalardan sezdiriyor. 4. senfoninin "das himmlische leben" adlı vokal bölümü her ne kadar cennette azizler için hazırlanan şöleni konu ediyorsa da, karanlık taraflar da barındırıyor, zira cennetteki ilahi hayat, uğruna kurban vermeden gerçekleşemeyecektir. şarkıda söz edilen kurban koyundur, filmdeyse... mahler'in iki çocuğunu erken yaşlarda kaybettiğini, "kindertotenlieder" adlı bir şarkı dizisi yazdığını da hatırlayınca, daha filmin başında iyice tedirgin oluyorsunuz.

"damage"dan beri; aşkın ancak uğruna verilen kurbanla yaşandığı bu kadar iç burkultan, bu kadar zarif bir film izlememiştim.

"io sono l'amore" (benim adım aşk); aristokrat/varlıklı sınıfı konu etmesi, yasak aşıkların meslekleri (aynı değil gerçi ikisi de bir tarafından sanata buluşan meslekler), konu edilen ailenin şekillenişi, yasak ilişkiyi yaşayanların ailenin diğer fertleriyle olan bağları, hikayenin gelişiminde fotoğrafların, sanat eserlerinin, yemek ve davetlerin önemi gibi konularda "damage" ile o kadar birebir ki! neyse ki kötü bir kopyası değil.

luca guadagnino'nin filmi, tilda swinton'ın da müthiş oyunuyla; ama herşeyden öte (ister recchi ailesinin şehiriçindeki villası olsun, ister antonio'nun san remo sırtlarındaki kır barakası) hayran kalınası mekanlarıyla öne çıkıyor. görüntüler, ışık, kadrajlar da mükemmel.
emma'nın san remo sokaklarında antonio'yu takip ettiği sekans mükemmelden de öte!

3 Ağustos 2009 Pazartesi

pulling a mobile cinema through the scottish highlands

"It was very easy to start fantasising about the idea that you can set up your own little world in really quite far-flung places; that was really attractive," said Swinton. "I think it's really just a little imaginative leap to pulling it yourself."

The idea for a portable festival, with a core group of "fellow travellers" pulling the cinema between screenings, came after Swinton and Cousins staged the Ballerina Ballroom film festival in an old bingo hall in Nairn last year. A major success, it was a one-off event. The Pilgrimage film festival is the follow-up, part odyssey, part guerrilla cinema. It is based in part on Swinton's experience of watching a travelling cinema in a remote part of Kenya in 1979, when a cowboy movie was screened on a sheet nailed to a tree.