martin gropius bau etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
martin gropius bau etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Haziran 2023 Perşembe

louise bourgeois - IV : kumaşlardan kolajlar


"aradığım ne bir görüntü, ne bir fikir. yeniden yaratmak istediğim bir duygu; isteme, verme ve yok etme duygusu."

louise bourgeois sergisine dair ilk yazımda bahsettiğim hücrelerden birinin bulunduğu odanın duvarlarına çepeçevre asılmış bir dizi vardı. sergi izlenimlerimin bu son yazısını işte o dizi ve benzeri yapıtlarına ayırdım: bourgeois'nın çeşitli kumaşları kesip biçip tekrar dikerek bir araya getirdiği ve bazılarında terzilik ile ilgili yardımcı malzemeleri kullandığı, yaklaşık a4 ile a3 arasında değişen boyutlara sahip kolajları.

isimsiz, 2006

isimsiz, 2006

isimsiz, 2006

isimsiz, 2007

isimsiz, 2006

isimsiz (2006) 'den detay

buraya bourgeois'nın sergideki bütün bu tür yapıtlarının fotoğraflarını koyamayacağım. zaten hepsinin fotoğraflarını da çekmedim. yukarıda paylaştığım ilk beşinin ortak noktası, tabii ki kolaylıklar anlaşılıyordur: örümcek ağı motifi. bazılarında kaleydoskop etkisi de var. dört tanesindeki ortaklık ise ağların beş nokta etrafında oluşuyor olması. bu tesadüf değilmiş, meğerse beş rakamının bourgeois için özel bir anlamı varmış: beş hem bourgeois'nın içinde yetiştiği aileyi simgeliyormuş, hem de kocasıyla birlikte kurduğu kendi ailesini.

sergi küratörlerinin görüşüne göre; "bu kumaş kolajlar güçlü bir görsel biçimciliğe sahip olmalarına rağmen, ev malzemeleriyle yapılmış olmalarından ve dolayısıyla hafıza ve bedenle kurdukları ilişkiden dolayı derin duygusal çağrışımlar açığa çıkarırlar."

şimdi de bourgeois'ın kumaş kolajlardan yaptığı iki seriden görseller paylaşacağım. serilerden ilki bourgeois'nın çocukluğunda ve genç kızlığında ailesiyle yaşadığı evin yakınından geçen derenin onda çağrıştırdıklarına dair bir çalışması:










bievre'e övgü (2007) 'den parçalar
küratörlerin bourgeois'nın iki ayrı çocukluk-gençlik eviyle ilgili yapıtlarını aynı odada birlikte sergilemeleri hoşuma gitti.


diğer seri ise bourgeois'nın etkilendiği bir roman kahramanından: eugénie grandet'den almış adını. eugénie grandet, honoré balzac'ın 1833 tarihli aynı adlı romanının baş kahramanı. bourgeois, babası tarafından ezilen genç kadın eugénie grandet ile kendini özdeşletirmiş, çünkü "beni eugénie grandet yapmaya çalışan babama karşı güçlü bir intikam duygularım var" diye bir açıklaması var.
bourgeois bu 16 paneli ömrünün son döneminde, yani 2009 yılında, 70 yıl önce amerika birleşik devletleri'ne taşındığında fransa'dan getirdiği çeyizden mendiller ve kurulama bezleri kullanarak üretmiş. bourgeois'nın kendi şapka ve kıyafetlerinden ve yıllar içinde bir araya getirdiği dikiş kutusundan aldığı yapma çiçekler, inciler, düğmeler ve diğer unsurlarla zenginleşen bu yapıtlar, serginin küratörlerine göre "gerçekleşmemiş arzuları ve geçen zamanı" çağrıştırıyorlarmış. 
ilk gördüğümde biraz mesafeli yaklaştığım, ancak "yaklaşıp" detaylarına vakıf olunca hayran kaldığım bir seri bu.










eugénie grandet (2009)'ten parçalar

sergiden paylaşacağım son görsel, unutmaya övgü (2004) adlı seriden bir parça: 



13 Haziran 2023 Salı

louise bourgeois - III : totemler




hepsi: isimsiz, 2002

yukarıda fotoğraflarını koyduğum "progressions" serisinde, bourgeois 1950'ler ürettiği "personage" heykel dizisinde kullandığı dikey etkiyi tekrarlıyormuş. 

"personage" serisini merak ettim çünkü gezdiğim sergi bourgeois'nın son 20 yılına odaklanıyordu, dolayısıyla 1950'ler ürettiği yapıtları yoktu, ayrıca personage'ların herhangi bir görseli de yoktu. şöyleymişler: 


iki seri arasında dikeylik dışında bir akrabalık bulamadım, çünkü progressions'larda  birbirinin aynı parçalardan oluşan ama yükseldikçe büyüyen veya küçülen, bir dizim/istif var. bunlara tam da serinin adı gibi, ilerlemeler veya gelişmeler olarak bakılabilir. ve tabii malzemeleri bambaşka. her türlü kumaş; goblen, yatak çarşafı, havlu, döşemelik kumaş...

bourgeois'ya göre, biçimsel tekrarın öngörülebilirliği kaotik duygulara bir düzen duygusu kazandırmaya hizmet ediyormuş. yapıt açıklamasında şöyle bir alıntı vardı bourgeois'dan: "geometride tutarlı ve katı bir kurallar dizisine sahipsinizdir. geometri, içinde yaşadığım duygusal dünyanın tam tersi olan bir kesinliğe sahiptir.

serginin küratörleri de yapıt açıklamasında; bu kumaş kulelerin, yapıldıkları yumuşak malzemeler sayesinde, bir yandan esnek, uyarlanabilir ve dirençli kalırken, kırılganlık ve mahremiyet duygusu yarattıklarını belirtiyorlar.

bu progressions'lardan birinin, tercihen mavi olanının evimin bir köşesinde olmasını çok isterdim.

9 Haziran 2023 Cuma

louise bourgeois - II : dikiş ve tamir


"ben büyürken evimdeki bütün kadınlar iğne kullanırdı. iğneye, iğnenin sihirli gücüne her zaman hayranlık duymuşumdur. iğne hasarı onarmak için kullanılır. bu bir bağışlama talebidir. asla saldırgan değildir. iğne şiş değildir.

louise bourgeois'nın, "the woven child" başlıklı sergiye konu olan, yaşamının son 20 yıllık dönemindeki işlerinde, kendi kıyafetleri dahil olmak üzere kumaş malzemeyi kullanımı, bu yapıtlarına; tensel bir nitelik ve -ziyaretçide bu yapıtlara neredeyse dokunma (ve şefkat gösterme, avutma) hisleri uyandıran- bir kırılganlık ve yakınlık duygusu katıyor. 

kumaş malzemenin kullanımı bir yandan da, önceki yazımda bahsettiğim gibi, bourgeois'nın aile geçmişine geri dönmesiyle ilgili. serginin küratörleri, aile geçmişine geri dönüşün, tamir etmenin anlamlarını düşünmeye sevk ettiğini belirtmişler; herşeyi düzenli ve sıkı bir şekilde dikerek kapatmaktan çok, duygusal olarak tamir ederek yenile(n)mek ve bu sayede farklı perspektiflere aç(ıl)mak. 

aşağıda bu yapıtlardan bazılarını paylaşıyorum:

pierre, 1998
pierre, bourgeois'nın kumaş malzemeden yaptığı büstlerin ilkiymiş. yapıt adını bourgeois'nın, hayatının uzun yıllarını akıl hastanesinde geçiren ve orada ölen erkek kardeşinden alıyormuş. büstün bir kulağının eksik olması, bourgeios'nın, kardeşi ile olan iletişiminin kaybolmasını ve onun hayatında yer alamamış olmasını simgeliyormuş.

bunda ve bundan sonraki üçünde de olduğu üzere, heykeller hem aynı kumaşın (ya da aynı renk kumaşın) küçük parçalarının bir araya getirilmeleriyle oluşturulmuş, hem de dikiş yerleri belirgin şekilde dikilmiş.
küçük parçalardan bir araya getirilmiş olmaları "parçalanmış benlik" fikrini, dikiş yerlerinin belirgin olması ise yara izlerinin iyileşmenin kalıntısı olması fikrini çağrıştırıyor. küratörler bu durumun "psikolojik tamirin fiziksel temsili" olarak okunabileceğini belirtmişler.

isimsiz, 2009

birlikte, 2005

beni terk etme, 1999
bu sözü hangisi hangisine söylüyor olabilir; anne mi yeni doğmuş bebeğine, yoksa bebek mi annesine?
bourgeois, bütünüyle oğlu alain'i konu alan (ve bu sergide de olan, ama fotoğrafını buraya koymadığım) "suskun çocuk" isimli yerleştirmesi hakkında şunları söylemiş: "doğmayı açıkça reddeden bir çocuk. doğumu oldukça geç oldu. acaba algıladığı, onu anne karnından çıkıp dünyaya gitmekten alıkoyan bir şey mi vardı? bu ortaya çıkmayı reddetme nasıl biri olacağının ve, duygularının ve eylemlerinin ne kadarını önceden belirleyecek? bu çocuk geleceği nasıl karşılayacak? utangaç, sessizliğe indirgenmiş, garip ve hatta düşmanca mı davranacak?"
bu sözlerden terk edilmek istemeyenin, yani anne karnından çıkmak istemeyenin bebek olduğunu varsayabiliriz sanırım. 

femme maison (kadın-ev), 2001
mimari bir motif barındırmasından dolayı mimar olmamla mı ilgili yoksa figüratif olmasından dolayı kolay ilişki kurup yorumlayabiliyor olmamla mı, bilmiyorum, ama bourgeois'nın bu yapıtını çok sevdim; 
bedenin kıvrımlı hatlarıyla yapının sert hatları arasında kurulan karşıtlığı, yapının bir ev olması ile kadınların evlerin başat bileşeni olmalarının yanısıra evin kadına bir yandan da yük olmasının arasındaki ilişkiyi, evin kadının karnının (çocuk doğururken büyüyen/genişleyen kısmının) üzerine yerleştirilmiş olmasını, evin adeta bütün ataların/tanrıların anası ve de toprakla özdeşeleşen ana tanrıça gaia'nın üzerinde durmasını. 
kafası, kolları ve bacaklarının olmaması, antik heykellerin günümüze ulaşan durumlarına bir gönderme de olabilir, zamanla erkek egemenliğine geçen toplumda kadının bastırılması, gücünün ve etkisinin iğdiş edilmesine de, belki ikisi de.


çift iv (couple iv), 1997
çift'ten bir tane daha vardı: çift iii. her ikisinde de altta olan kadın figürün bir uzvu takma; bunda kolu, diğerinde bacağı.
sergideki bu iki yapıt hakkında yorumunu kaleme almış, kendisi de bir sanatçı olan alison wing yin poon'un yazısına bu bağlantıdan ulaşılabilir.

isimsiz, 1999

spiral kadın, 2003

tek/yalnız (single), 1996

kadın, 2005

yüksek topuklar, 1998

"bana göre bir heykel bedendir. bedenim heykelimdir.
bourgeois, yaşamının son beş yılında, içerinde çeşitli heykelsi motifleri yan yana getirdiği dört büyük ahşap vitrin tasarlamış. aşağıda görüleceği üzere biri dışında hepsinde zemindeki çelik yüzey ikili bir yerleştirmenin altlığını oluşturuyor. ikiliğin bir tarafına tülbentlerin, peynir süzme torbalarının ya da kumaş çay süzme poşetlerinin istiflenmesiyle tasarlanmış motifler yerleştirilmiş, diğer tarafta ise kauçuktan bir damla ile iplik makaralarının çelik bir sırığa bağlanmasından oluşan motifler bulunuyor. oldukça soyut oldukları için anlamlandırmak çetrefil, ama etkilenmemek imkansız. 
serginin küratörleri bu vitrinlerin bourgeois'nın karşıtlıkları uzlaştırmaya duyduğu ilgi üzerinden okunabileceğini belirtiyorlar: sert-yumuşak, geometrik-organik, travma-tamir, figüratif-soyut.




isimsiz, 2010

 bourgeois'nın, ölümünden hemen önceki aylarda bitirdiği yukarıdaki vitrinde (isimsiz 2010) ise; çelik bir masanın üzerinde, kendi berelerini doldurarak yaptığı bir torso heykeli yatıyor. bu motifi, bereleri göğüslere benzeterek, kolsuz bir torso olarak yorumlayabileceğiniz gibi, tepelerden oluşan bir peyzaj betimlemesi olarak da okuyabilirsiniz. çünkü motif şekil olarak soyut ve gizemli duruyor, etkileyiciliği de burada zaten.

gökyüzündeki onarımlar, 1999

bu yazıda paylaştığım yapıtlardan, malzeme olarak çok farklı olsa da, dikme ve tamir fikri ekseninde sergide bulunan etkileyici bir görselliğe sahip bu yapıtla bu yazıyı noktalandırıyorum.