hesperion xxı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hesperion xxı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Eylül 2014 Pazar

cemal reşit rey konser salonu'nun muhteşem 2014 güz programı ve bazı 2015 tarihleri..

 play (sidi larbi cherkaoui & shantala shivalingappa)

 
cemal reşit rey konser salonu (crr)'nin 2014 ekim-kasım-aralık programı cuma günü kurumun internet sitesinde açıklandı. öyle böyle değil, çok çok iyi bir program!

geçen sezon genel sanat yönetmeni olan ozan binici sayesinde crr "istanbul'un en iyi konser salonu" ünvanını hakkıyla geri aldı bence.
dilimizi ısıralım; bu ülkede iyi şeyler uzun sürmüyor çünkü!

binici'nin getirdiği -ve uluslararası bir konser salonuna yakışan- yeniliklerden en önemlisi "yerleşik sanatçı" (artist-in-residence) uygulaması.
2014'ün yerleşik sanatçısı büyük bir orkestra idi: budapeşte festival orkestrası (bfo). bu sezon "yerleşik sanatçı" olarak ünlü ingiliz trompetçi alison balsom seçilmiş.

başka bir yenilik; sanırım crr'nin tarihinde ilk defa "ustalık sınıfı" (masterclass) düzenlenecek olması. dersi ünlü flütçü emmanuel pahud verecek. ders seyircilere de açık olacak.

geçen sezon başlatılan, pazar öğlenleri "gençlerle ve çocuklarla müzik" programı da bence kamuya ait bir konser salonunda çok önceden olması gereken bir uygulamaydı; binici sayesinde crr'ye yerleşti.
 
...

crr'nin 2014-güz programından benim gözümde öne çıkanlar şunlar:

.efsanevi şef ivan fischer yönetimindeki bfo'dan iki konser: 7 ekim'deki iki mahler'li; 18 aralık'taki sadece bach'ın yapıtlarıyla

.7 ekimki bfo konseri öncesinde 17:00'de bir saatlik "kakao konseri” (fikir babasının şef ivan fisher olduğu, macaristan'da çocukların sıcak bir ortamda klasik müzik ile yakınlaşmalarını hedefleyen bir etkinlik)

.bir dönem istanbul'da arka arkaya her yıl konser vermiş, ancak uzun zamandır (10 yıldır) yolunu şehrimize düşürmemiş efsanevi dörtlü kronos quartet (18.11)

.einstürzende neubauten (3.12), anoushka shankar (6.10), mariza (7.11), dianne reeves (5.11), emmanuel pahud (3.11), borodin dörtlüsü (8.11), hesperion xxi & jordi savall (16.12), i musici (8.12), concerto köln (9.12), chris botti (15.10); hepsi kendi dallarının en iyileri ve hepsi de bu güz crr'deler!

.tanımadığım ancak bende merak uyandıran topluluklar ve ilginç programlı konserler ise şunlar:
sadece rönesans dönemi dans müziklerinden oluşan programıyla capriccio stravagante renaissance orchestra (4.11), nicholas phan lied resitali (28.11), scharoun ensemble (21.10), pera ensemble ve capella cracoviensis'in 17. yüzyıldan polonya ve türk ezgilerini çalacağı "saz-ü söz  - sözler ve müzik" konseri (10.10), kontrtenor max emanuel cencic ve armonia atenea barok topluluğu'nun sadece johann adolf hasse (adı pek duyulmamış, barok dönemden alman bir besteci)'nin bestelerini seslendirecekleri konser (12.11)

...

crr programında daha açıklanmadı ancak internette keşfettiğim bazı 2015 tarihlerini de ayrıca paylaşmak isterim, zira çok heyecan verici!

işte bunlardan bazıları:

16-17 ocak 2015: play - sidi larbi cherkaoui & shantala shivalingappa
05 şubat 2015: ian anderson
03 mart 2015: bobby mcferrin
07 mart 2015: ivo pogorelich 
28 mart 2015: ivo pogorelich

7 Mayıs 2011 Cumartesi

işsanat'ta son bir hafta: üç konser


geçen cumartesi işsanat'taki hesperion xxı konserinden hayal kırıklığı ile ayrılmıştım. bunun tek nedeni, konserin başlamasına 30 saniye kala anons edilen montserrat figueras'ın rahatsızlığından dolayı yerine, jordi savall ile figueras'ın oğulları ferran savall'ın çıkacak olması değildi.
evet, kendimi montserrat'nın sesinden ninnilere hazırlamıştım; erken ulaştığım salonda koltuğuma oturmuş, oldukça kapsamlı hazırlanmış konser broşüründeki makaleyi okumuş, şarkı listesini içime sindirmiştim. tabii ki ferran savall'den aynı programı seslendirmesini beklemedim; sanırım sadece sondaki "farklı dillerde üsküdar'a gideriken potporisi" aynı kaldı, gerisi bütünüyle ferran'ın caza ve popa göz kırpan repertuarıyla yer değiştirdi.
buna da itirazım olmazdı; ancak bence konserin esas sorunu, jordi savall'in gerek albümlerinde gerekse de konserlerinde her zaman tanımlı bir tema üzerine kurduğu strüktürünün, daha önemlisi şarkıları bir bütünün parçaları yapan omurganın bu konserde olmayışıydı.



bu akşam işsanat'ta yine hafif bir hayal kırıklığı yaşadım; bu sefer de, yine hayran olduğum bir sanatçı tarafından: ute lemper. maalesef işsanat'taki bir önceki konserine düzdüğüm methiyeleri bu sefer düzemeyeceğim.
ute lemper hemen konserin başında, kuliste iki yıl önceki konserin fotoğrafını görmemiş olsaymış o konserde giydiği elbisenin aynısını giyeceğini, iyi ki yanında yedek bir tanenin bulunduğunu söyledi. iki yıl önceki konserden bu akşama tekrar eden sadece elbise olsaydı keşke; edith piaf, eva peron, margaret thatcher, helmut kohl, angela merkel, condolezza rice, hilary clinton, michelle obama ve bayan erdoğan'dan geçen kırmızı otriş hikayesini sarah palin'siz, bayan erdoğan kısmı genişletilmiş olarak tekrar dinledik. evet, bu sefer de gülmekten kırıldık ama olmasa daha iyi olmaz mıydı!
doğrusu, konserin başlığını görünce pek bir heyecanlanmıştım: "last tango in berlin". hele bir de konserin şarklı listesini görünce heyecanım iyice artmıştı: brel'ler, weill'lar, marlene dietrich, edith piaf şarkıları falan hepsi bildikti de, esas beni yüreğimden yakalayan altı adet piazzolla bestesi vardı programda! konserin başlığındaki "tango" ibaresiyle katmerlenen bir beklenti büyümüştü içimde.
maalesef, o altı piazzolla bestesinden sadece üçünü seslendirdi ute bu akşam işsanat'ta! anlayacağınız; tango'su törpülenmiş, zaten tartışmasız bir şekilde güzel ve etkileyici yorumladığı şarkıları tekrar söylediği ve bizim de tekrar dinlediğimiz bir konserdi bu akşamki.
konserin en güzel tarafı ute'ye sadece iki enstrümanın eşlik etmesiydi; piyano'da vana gierig, bandeneon'da ise 72 yaşındaki arjantinli tito castro; ute keşke arada bir soluklansaydı da, ikisi sanatlarını döktürselerdi.



işsanat'ta perşembe günki "dianne reeves, strings attached" konserinde dianne reeves, eşlikçisi iki usta russell malone ve brezilyalı romero lubambo'ya bol bol izin verdi solo yapmaları için. bu arada kendisi de sesini dinlendirmiş oldu.
işsanat'ta haftanın en dinamik, en enerjik konseriydi dianne reeves'inki.
beş yıl önce ilk defa işsanat'ta bu ikiliyle sahneye çıktığını, perşembe akşamı bir halkanın kapandığını şarkı formatında seslendirdi dianne reeves. baştan sona bir çırpıda geçen, hiç bitmemesi dilenen, üç müzisyenin sakin sakin paslaştığı muhteşem bir konserdi; haftayı kurtardı!