alfred brendel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
alfred brendel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ağustos 2009 Cuma

çarşambaları boşaltmak lazım; albert long salonu'nun güz 2009 programı açıklandı

"...
Özellikle bu dönem çağrımızı kabul eden efsanevi piyanist Alfred Brendel bizi müthiş onurlandırdı...
Albert Long Hall’ün eski dostlarından Emma Kirkby ve London Barok topluluğu bu kez Handel’in Italya’da bestelediği yapıtları seslendirecekler...
İlk kez bir erkek sopranoyu da org ve viyol eşliğinde dinleyeceğiz. Tıpkı 17., 18. yüzyılın kastratoları gibi Farinelli benzeri kadife bir ses tonuyla Radu Marian dinleyiciyi büyüleyecek...
Brahms gecemizin birbirinden alımlı üç hanım sanatçısına ünlü viyolacı Ben-Ziony katılıyor. Brahms’ın oda müziğiyle unutamayacağımız bir romantizm yaşatacaklar bize...
La Cetra d’Orfeo, bu kez daha kalabalık bir kadro ve rengarenk bir koreografiyle eski İspanya’dan ve eski İngiltere’den aşk şarkılarını, aşk danslarını canlandıracak...
Geçen yaz uçak kazasında yitirdiğimiz okulumuzun değerli mezunu Ceren Necipoğlu’nu anmak üzere en yakın iki arpist arkadaşı, Pancaroğlu ve Perrin, onun sevdiği yapıtlardan oluşan bir arp-duo dinletisi sunacaklar...
..."

Evin İlyasoğlu
Klasik Müzik Koordinatörü

23 Temmuz 2009 Perşembe

imkansız zannedilen şeyler de bir gün geliyor, gerçekleşiyor!

andante dergisinin haziran-temmuz sayısını alanlar sürpriz haberi öğrenmişlerdir.
alfred brendel 7 ekim 2009 günü boğaziçi üniversitesi konserleri kapsamında albert long salonu'nda bir konser vermek üzere istanbul'a geliyor!!!

bu konseri şimdiden 2009-2010 sezonunun "en olağanüstü konseri" olarak nitelendirebiliriz.

brendel'in 1915 olaylarından dolayı türkiye'ye gelmeme gibi bir tercihi olduğu biliniyordu. zaten, 2008 aralık'ında da viyana'da halka açık son konserini vermişti. dolayısıyla, bizler için dünya gözüyle brendel izleme fırsatı tamamıyla yitirilmişti. meğerse yitirilmemiş.

maalesef benim sevincim kursağımda kaldı, çünkü o tarihlerde yurtdışında bir sempozyumda olacağım. istanbul'da kalanları hiç bu kadar kıskanmamıştım!

28 Ocak 2009 Çarşamba

alfred brendel ve diğer "küçük" şeyler!

alfred brendel'i canlı olarak konserde dinleme/izleme olanağımız maalesef artık kalmadı. hayır, alfred brendel vefat etmedi, geçtiğimiz ay viyana'da 80 yaşında verdiği bir konserle sahne hayatına veda etti.

türkiye'de yaşayanlar olarak bizlerin onu bu topraklarda seyretme şansımız zaten hiç olmadı, çünkü kendisini bilinçli olarak bizden mahrum etti.
bildiğim kadarıyla alfred brendel'in buralara gelmemesinin nedeni 1915'te osmanlı ermenilerinin maruz kaldıkları olaylar. politik/toplumsal/insani bir nedenden dolayı bir ülkeye sanatını icra etmek üzere gitmeyecek kadar tavır alan ender sanatçılardan biri olsa gerek kendisi.
ilginçtir ki oğlu cellist adrian brendel defalarca istanbul'a geldi, akbank oda orkestrası ile konserler verdi.

müziğe dair farkındalığımın arttığı son 30 yılda istanbul'da, bırakın astor piazzolla, miles davis, pierre boulez, manos hadjidakis, barbara hendricks, katia ricciarelli, hilliard ensemble, izthak perlman, narciso yepes, ravi shankar, keith jarrett gibi başka branşlardaki müzisyenleri sırf piyanistler kategorisinden sviatoslav richter (cemal reşit rey konser salonunun parlak döneminde üstüste 2 akşam), alicia de larrocha, lazar berman, michael ponti, mitsuko uchida, murray peraiha, alexis weissenberg, ivo pogorelich (ünlendiği yıllarda 2 kere), labeque kardeşler, györgy sandor ve emanuel ax gibi efsaneleri canlı izleme şansımız oldu.
alfred brendel'i bir kenara koyarsak -ki bir kenara koymak mı doğru, onun hassasiyetine ortak olmak mı?-, listede eksik kalan isimlerin başında "eski topraklardan" martha argerich geliyor olsa gerek. yenilerden lang lang.

acaba argerich'in de brendel gibi bir gerekçesi mi var bu topraklara ayak basmamak için? aslında iki sene önce crr konser salonu'nun genel sanat yönetmenliğini devralan yalçın çetinkaya verdiği ilk röportajlardan birinde en büyük hayalinin argerich'i getirmek olduğunu açıklamıştı. hatta crr'nin o sezon programında mayıs ayında bir argerich konseri gözüküyordu. sonra nedense gerçekleşmedi.
şimdiyse bırakın argerich'i talep etmeyi, crr'de herhangi bir sanatçı konser verebilecek mi, o bile belirsiz! peki bizler bir şey yaptık mı bu konuda? hoş, bizler derken kaç kişiden bahsediyorum acaba?

yıllar önce sevin okyay, caz festivalinde açıkhava'daki gerçek bir caz konserine gelen seyirci sayısından yola çıkarak istanbul'daki gerçek caz dinleyici sayısını yanılmıyorsam 600 olarak açıklamıştı.
ben de şimdi, yıldız veya popüler klasik müzikçilerin konserlerini bir kenara koyarak ve "damardan" bir klasik müzik konserinin (mesela natalia gutman'ınkiler olabilir) işsanat, crr veya albert long'daki seyirci sayısından ilham alarak istanbul'daki gerçek klasik müzik seyircisinin 200, bilemedim 300 olduğunu iddia ediyorum.
bunların -açık etmemi af buyursunlar- yarısının 60 yaş üzeri olduklarını hesaba katarsak geriye en fazla 150 kişi kalıyor bir şeyler, mesela bir eylem yapabilecek.

hadi organize olup yaptık diyelim, 12 milyona "hizmet veren" istanbul BÜYÜKşehir belediyesi bu 150 kişilik protestoya kulak verir mi sizce! zaten seyirci ortalaması bu rakkamlarda dolaştığı için değil mi, bir aydır kapalı, ikinci ayın akıbeti belirsiz, üçünsününki ise seçimden dolayı zaten sallantıda olan crr konusunda belediye'nin kılını kıpırdattığı yok!

bırakalım ağırbaşlı, çevresine saygılı ve eylem yapamayacak kadar görgülü 150 gerçek klasik müzik seyircimizi, sanat dünyamızda veya basınımızda bu konuda sesini çıkaran oldu mu! ben iki kişi dışında (ersin antep-cumhuriyet ve serhan bali-radikal) birilerine rastlamadım.

neden hala sessizsiz!...