6 Ağustos 2018 Pazartesi

"aida" - verona arenası 96. opera festivali'nden izlenimler I



çocukluğumdan beri merak ettiğim avrupa'daki beş yaz festivalinden üçüne bu yaz gitmeyi planladım, ilkini temmuz sonunda gerçekleştirdim: verona arenası'nda bu yıl 96.sı gerçekleşen opera festivali.

hazır oralara kadar gidiyorken; bir, iki değil üç akşamlık bir program yaptım; ilk akşam robert bolle ve arkadaşları'ndan dans/bale gösterisini, diğer iki akşam da opera dünyasının gelmiş geçmiş en önemli yönetmenlerinden franco zeffirelli imzalı iki yapımı, "turandot" ve "aida"yı seyrettim.

roma döneminden kalma 30.000 kişilik arena'da, 96 yıldır opera festivali düzenleniyor. arena'nın 1/3 kısmını sahne ve orkestra alanı kaplıyor, dolayısıyla seyirci kapasitesi 15.000'e düşüyor. arena'nın seyircilere ayrılan 2/3 kısmı ise; roma döneminde gladyatörlerin güreştiği, aslanlarla savaştığı, deniz savaşlarının düzenlendiği ortadaki esas sahne alanı en pahalı koltukların olduğu bir nevi günümüz opera evlerinin parteri olarak, geriye kalan tribünler ise bir nevi balkonlar gibi kullanılıyor.

biletlerimi her akşam farklı fiyat kademelerinden aldım ki arena'yı farklı yönlerden/açılardan deneyimleyebileyim. en pahalı yerler olan parterden bilet almadım tabii. parter biletlerinde gece kıyafeti zorunluluğu da var; parter seyircileri tribünlerde oturanlara adeta moda defilesi yapar gibiler.
bilet kategorileri arasında en keyiflisi ve hareketlisi 24 avroluk en ucuz kategoriydi; yer numarasının ve koltukların (dolayısıyla, eğer en arka sırada oturmazsanız sırt dayama imkanının) olmadığı, erken gelenin yer kaptığı, bu yüzden kapıların 17:30 açıldığı, 21:00 kadar vakit geçirmek için çoğu seyircinin pikniğe gider gibi yemekleriyle geldiği cümbüşlü bir ortamdı. ben 19:30 gibi gittim ve en arka sıraya oturdum; evet en geriydi ama 3.5 saat boyunca sırtımı dayayabildim, daha önemlisi görsel olarak arena'nın tamamına hakim olabildim. tesadüf bu ki, o gece kanlı tam ay tutulması vardı; en yukarıda olunca onu da hakkıyla takip etme imkanım oldu. çok şanslıydım; kanlı ay tutulmasına aida'nın hikayesi de çok uydu; aida'nın hüzünlü kaderi ve kırmızı kostümü ile ayın tam tutulmuş olmasındaki boyun eğikliği ve kanlı rengi birbirine çok yakıştı.

hazır aida'dan, yanı son akşamımdan başlamışken oradan devam ediyim: benim seyrettiğim akşam aida rolünü yorumlayan maria jose siri rahatsızlandığı gerekçesiyle son perdede sahneye çıkmadı. yerini alan sopranonun adını anonslarda anlamayamadım, ancak icrası çok iyiydi. gerçi siri de ilk perdede oldukça iyiydi. operanın diğer başrolü radames'te ise tenor carlo ventre olağanüstülüğü olmayan düzgün bir yorum çıkardı.

mimarlık eğitimi almış olan franco zeffirelli müthiş bir estet; sadece opera-tiyatro sahnelemeleri değil filmleri de öyle. özel olarak verona arenası'ndaki opera festivali için 1980'de rejisini hazırladığı ve sahne tasarımını yaptığı, ve o yıldan beridir kesintisiz her yıl sahnelenen "aida"da zeffirelli arena'ya devasa bir piramit yerleştirmiş. piramitin üçgen hacmi, arena'nın kesintisiz devam eden merdivenlerinin yatay hatları ile hoş bir kontrast yaratmış. zeffirelli bu genel kontrastı, piramitin yüzeylerini boşluklu yatay elemanlarla kaplayarak hafifletmiş. piramit kendi etrafında dönüyor ve hikayenin gerektirdiği sahne bölümlerinin hızlıca gerçekleştirilmesini sağlıyor.
zeffirelli sahne arkasında kalan arena tribünlerini de müthiş bir estetikle sahnede gerçekleşen hikayeye katkı sağlayacak şekilde kullanmış; "aida"nın özellikle çok durağan olan ikinci perdesini (yani ünlü "zafer marşı"ndan sonraki kısım) bu arka tribünleri gerek ışık oyunları gerekse figüranların hareketleriyle değerlendirerek görsel olarak ivmelendirmiş.

zeffirelli "aida"nın en şaşalı kısmı olan, çoğu opera evinin sahnesine develerin, atların çıkarıldığı ünlü "zafer marşı" kısmını daha alçakgönüllü ve insani bir yorumla ele almış, koreografiye (vladimir vasiliev) ağırlık vermişti. zeffirelli bu sahnede şaşaa kullanmasa da, operanın bütününde arena'nın mimari özelliklerini hakkıyla ortaya çıkaran ve kullanan bir mizansen ve sahne tasarımına imza atmıştı.