18 Ekim 2014 Cumartesi

istanbul kukla festivali'nde ispanyol parmak kuklaları

istanbul kukla festivali bütün hızıyla devam ediyor. mesela bugün aksanat ile fransız kültür arasında mekik dokuyup dört gösteri izlenebilirdi. kore'den kyeng-gi kukla tiyatrosu ile aksanat'ta başlayıp, türkiye'den yolcu tiyatro'nun geçen sezon başlayan "kapıların dışında" adlı yapımı ile fransız kültür'de devam edip, a.b.d.'den robin frohardt'ın "güvercinname"si de orada seyredip, akşam 20:30 seansında tekrar aksanat'a dönüp bu sefer ispanya'dan cia. el patio ile gün noktalanabilirdi. ben "güvercinname"yi perşembe gündüz seansında sakin bir salonda seyretme şansına ermiştim; aldığım duyumlara göre, bugünkü seansa 20 bilet fazla satılmış, zor durumlar yaşanmış.. keşke ek gösteri konsaymış..



üç gündür "ispanya'dan beden ve kukla" başlığı altında iki ayrı topluluktan üç gösteri izledim.
cia. zero en conducta (hal ve gidiş sıfır topluluğu) iki ayrı projeyle konuktu.

"allegro ma non troppo" (neşeli ama o kadar da değil) fiziksel tiyatro, dans ve parmak kuklasının harman edildiği iki kişilik bir gösteriydi; aşk'ın çeşitli çehrelerini anlatıyordu. dans için belki aksanat'ın sahnesi biraz kısıtlayıcıydı.
birbiriyle çok da bağlantısı olmayan epizodlar halinde ilerleyen gösteride; john carpenter'ın "memories of an invisible man"daki görünmez adamın tasarımı, pedro almodovar'ın "hable con ella" (konuş onunla)'sının içindeki siyah-beyaz kısa filmde kadının bedeninde dolaşan küçük adam fikrini ve pixar animasyon stüdyosu'nun hareketli logosu canlı masa lambası fikrini çağrıştıran bölümler vard; hepsi, esinlenildikleri kaynakların ötesine geçmeyi başarmış, yaratıcı fikirlerle zenginleştirilmişti.



topluluğun ertesi akşamki gösterisi tek kişilik parma kuklası ve gizli el gösterisi "nymio" idi. yine epizodik karakterdeki gösteri bir akşam önce olduğu gibi yetkin bir ustalıkla algımızı şaşırtmayı başardı. "nymio" yarın iki seans olarak marmara forum'da sahnelenecek.



festivalin diğer ispanyol parmak/el kuklası topluluğu cia. el patio idi. topluluğun "a mano" (elden) adlı yapıtı festivalde maalesef tek gösterimi yaptı.
45 dakikalık sözsüz yapıtta; çekmeceli küçük bir komodinin bir çömlekçi dükkanına dönüşmesini, dükkanın vitrinindeki kilden küçük protagonistin kaderine başkaldırmasını izledik. iki kuklacı, dört el, kilden ve porselenden protagonistler, minik bir dünya; komik olduğu kadar hüzünlü, içli bir öykü.. 
yaratıcılığın uç sınırlarında gezinerek basit bir fikirle ne kadar geniş dünyalar ortaya konabileceğinin mükemmel bir örneğiydi cia. el patio'dan "a mano". müziğinden, oyunculuğuna, dekorlarından objelerine çok özenilmiş, küçük bir mücevher gibi bir işti.
oyundaki bütün levhaların (dükkanın adı, fiyat etiketleri, vs..) asıl tasarıma uygun olarak türkçe hazırlanmış olması da ayrıca takdire değerdi..