22 Nisan 2026 Çarşamba

steps! festivali'nden izlenimler - II : sharon eyal'den "ima"


GöteborgsOperans Danskompani’nin Double Bill’inin ikinci yapıtı eski Batsheva dansçısı ve artistik direktörü Sharon Eyal’in “ima”sıydı. “ima”, son yıllarda dünya çapında gerek kendi topluluğuyla, gerekse de davet edildiği sayısız toplulukla ürettiği yapıtlara büyük bir ilgi ve talep olan Eyal’in GöteborgsOperans Danskompani için tasarladığı dördüncü gösteri. GöteborgsOperans Danskompani Eyal’in, şimdiye kadar altı yapıt sahneye koyduğu NDT’den sonra en fazla işbirliği yaptığı topluluk. Dolayısıyla GöteborgsOperans Danskompani’nin dansçıları Eyal’in özgün koreografik dünyasına aşikar olmanın ötesinde alışıklar da. Yıllar içinde birbirini tanımış olmanın verdiği güven gerek koreografideki cesaretten gerekse de dansçıların bedenlerinden okunuyordu.

Yapıtları hakkında kaleme aldığım daha önceki yazılarımda belirttiğim gibi Eyal, güçlü bir bedenselliğin hakim olduğu çalışmalarıyla, günümüz dans sahnesinin bildik hareket dağarcığının yanısıra beden ifade biçimlerine de meydan okuyan ve bu haliyle, gerek hareket dili gerekse de estetik dili damga gibi ilk bakışta tanınabilen az sayıdaki koreograftan biri. Peki, Eyal’in yapıtlarının, onlarla nerede karşılaşsanız hemen tanımanızı, başka birininkiyle karıştırmamanızı sağlayan özellikleri neler diye sorarsanız, -kişisel cevabımı daha önceki yazılarımdan birinden aynen alıntılarsam- şöyle olur: “Eyal’in yapıtlarında odak tamamıyla dansçıların bedenlerindedir; bedendeki her bir tekil kas parçasının hareket olanakları sonuna kadar araştırılmıştır ve tüketiliyordur. Özellikle neredeyse bütün yapıt boyunca ayak parmakları üzerinde hareket etmek hem dans eden bedene hem de seyreden bedene müthiş bir enerji ve gerilim yükler. Biçimsel olarak ise onun yapıtlarında genellikle homojen bir genel izlenim yaratan ve minimal hareketlerden oluşan grup koreografisi, solo, duo veya trio danslarıyla ondan sıyrılan bireyler veya küçük gruplar için bir arka plan işlevi görür. Eyal’in yapıtları da bariz anlatılar içermezler; daha çok, insan varoluşunun temel koşullarını ele alan ruh hallerini ve duyguları ortaya sererler.” (“Bir akşam iki dünya prömiyeri”, unlimited, 6 Haziran 2023, https://www.unlimitedrag.com/post/bir-akşam-iki-dünya-prömiyeri)

15 dansçının icra ettiği yaklaşık 40 dakikalık “ima”; koreografik, biçimsel, strüktürel ve de seyircide uyandırdığı duygular açısından tam da böyle bir yapıttı. Adının İbranice'de “anne” anlamına gelmesi benim için seyrederken bariz bir anlam ifade etmedi, ki yapıtın solo, duo ve trio kısımlarında sonradan üç kadın dansçı öne çıkacak olsa da ilk kısmının koreografik olarak baskın figürü bir erkek dansçının solosuydu. Bu rolde Miguel Duarte’nin benzersiz olduğunu belirtmenin yanısıra, özellikle Frida Dam Seidel’in duygusuyla, anda var oluyor olmasıyla ve yüksek seviyede adanmışlığıyla üç kadın solo dansçı arasından sıyrıldığını söylemeliyim.



Gösteri sonrasındaki soru-cevap seansında topluluğun genel sanat yönetmeni Katrin Hall’den Eyal’in tam da bu yapıtının prova sürecinde annesini kaybettiğini öğrendikten sonra yapıtı tekrar anımsadığımda, anne figürünün bir insanın hayatında var ve yok olma hallerinin yapıtta akılla veya elle tutulur bariz durumlarla değil, yoğun ve hassas bir duyusallıkla ve adeta hipnotize eder gibi sürükleyerek içine çeken atmosferle seyirciye hissettirilmiş olduğunu fark ettim. Eyal’in, bu sefer yapıtlarının kadim ortağı ve bestecisi Gai Behar yerine Fransız besteci Josef Laimon’dan kullandığı nabız gibi atan elektronik müziğin de yine yapıta, ritim sağlamanın yanısıra içerdiği minimal melodiler yoluyla duygu da yüklediğini ve böylece yapıtın duyusal atmosferini güçlendirdiğini düşünüyorum.


Bütün fotoğraflar ve videolar Mehmet Kerem Özel'e aittir. (19.03.2026, Kurtheater Baden) 

Bu yazının bir versiyonu Kineo Dergi'de yayımlanmıştır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder