9 Şubat 2026 Pazartesi

Transit'ten


“Bakın oğlum,” diye konuştu, “mültecilerin geçtiği bütün ülkeler gelenlerin transit geçmek yerine ülkelerinde kalacağından korkuyor. Bu nedenle transit vizesi sınırdan girdikten sonra ülkeyi belli bir süre içinde tekrar terk edeceklere veriliyor.” Yaşlı adamın bakışları birden değişiverdi. Oğullarını artık yaşamın içine bırakan babaların aşırı gururlu ses tonuyla bana şunları söyledi: “Genç delikanlı! Buraya geldiniz, yanınızda doğru dürüst eşyanız bile yok, tek başınasınız, nereye gideceğinizi de bilmiyorsunuz. Vize de almamışsınız. Vizeniz olmazsa valilik size oturma izni vermeyecektir. Eğer şansınız varsa kendi gücünüzle veya rastlantı sonucu kuracağınız bir dostluk, size karanlıkların içinden, okyanusun ötesinden uzanacak bir dost eli ya da bir komite aracılığı ile vizenizi alacaksınız! Bunu başardığınızda kendinizi bir an için mutlu hissedeceksiniz. Fakat kısa süre sonra fark edeceksiniz ki, mutluluğunuz geçici. Sizin tek bir amacınız var. Bu yeterli değil. Doğrudan stratosferden geçerek amaçladığınız ülkeye giremezsiniz. Denizlerden ve ara ülkelerden geçmelisiniz oraya ulaşmak için. Size bir transit gerekli. Çokça zeka ve çok zaman da… Evet, çok zaman gerekebilir. Benim ise bekleyecek zamanım yok, acele etmeliyim. Ancak size şöyle bakınca, zamanınızın benimkinden de az olduğunu görüyorum. Çünkü gençliğiniz söz konusu. Fakat kendiniziz dağıtmayın, şu anda transit vizesinden başka her şeyi aklınızdan çıkarın. Deyim yerindeyse, hedefinizi bir süre için unutun. Şu anda önemli olan oraya giderken geçeceğiniz ara ülkeler. Yoksa yola çıkmanız suya düşebilir. Müracaat edeceğiniz konsoloslukları, geçeceğiniz hiçbir ülkede kalmayacağınıza inandırmak zorundasınız. Onlar sizden kanıtlar isteyecektir. 
Diyelim ki, her şeye rağmen bütün bunları başardınız… Bence bunun bir mucizeden farkı yoktur. Çünkü az sayıda gemiye binmek isteyen bir sürü insan var. Haydi diyelim ki, işiniz rast gitti, yola çıkmanız artık güven altında. Eğer Yahudi iseniz, sizin Yahudi olduğunuzu sanmıyorum, Yahudi cemaatinden, safkan iseniz Hıristiyanlardan, hiçbir dine inanmıyorsanız, ateist iseniz, kızılsanız, partinizden veya başka bir kuruluştan yardım görürsünüz. Fakat oğlum inanma ki, sen hemen gemilerden birine binebileceksin. Bunları başarana kadar çok zaman geçmiştir, ana hedef çok uzaklarda kalmıştır. Vizenin süresi bitmiştir. Elinde transit vizesi olsa da, giriş vizen olmadı mı onun hiçbir değeri yoktur. Böylece her şey yeniden başlarsın ve bu böyle sürüp gider. 
Diyelim ki, günün birinde her şeyi başardın… Gel oğlum, seninle düşlerimize devam edelim, vizen, transit vizen, çıkış vizen, her şey hazır. Yola çıkmak üzeresin, sevdiğin bütün insanlarla vedalaştın, her şeyini geride bıraktın, kafandaki tek düşünce varacağın hedef, seni oraya götürecek gemiye adım atmak üzeresin… Dün bir gençle tanıştım, senin yaşlarında, her şeyi vardı elinde. Tam gemiye binmek üzereyken, liman başkanlığı evraklarına en son damgayı basmayı reddetti.”

-Anna Seghers
(çeviri: Ahmet Arpad)
Everest Yayınları

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder