19 Mart 2017 Pazar

pierre boulez saal'de kış yolculuğu

tam iki hafta önce bugün, 4 mart 2017'de berlin'in göbeğinde yeni bir konser salonu açıldı: pierre boulez saal.

daniel barenboim ile edward said'in birlikte kurdukları, said öldükten sonra barenboim'un büyük bir  adanmışlıkla devam ettirdiği barenboim-said akademisi'nin nihayet bir binası oldu.
yıllardır berlin staatsoper unter den linden'in genel sanat yönetmeni olan barenboim, berlin yerel ve alman federal hükümetlerini ikna ederek, berlin'in göbeğinde, staatsoper'in eski dekor deposu olan binaya akademiyi yerleştirdi. burada, yakın-doğulu müzisyenler bedelsiz olarak eğitim görecekler..
barenboim bununla kalmadı, binanın bir parçasına da; hem akademinin öğrencilerinin kullanacakları hem de şehrin uluslararası yeni müzik noktalarından birine dönüşecek bir konser salonu inşa ettirdi. dünyaca ünlü yıldız mimar frank gehry'in imzasını taşıyan tasarım oda müziğine ve küçük ölçekli orkestralara uygun bir salon. son yıllarda almanya'da hayata geçirilmeye çalışılan bir çok mimari projenin (7 yıl geciken ve öngörülen maliyetin 10 katına çıkan hamburg elbphilarmonie'nin, 5 yıl geciken ve yine masrafları katlanan berlin museuminsel - james simon gallery projelerinin) aksine, bu bina tam vaktinde ve tam öngörülen meblağa bitirildi. barenboim, konser salonuna geçen yıl kaybettiğimiz, 20. yüzyılın en önemli besteci ve icracılarından biri olan, hem arkadaşı hem de said'le kurduğu akademinin destekçisi pierre boulez'in adını verdi.




salonun 2017 temmuzuna kadarki konser programı 2016'nın eylül ayında açıklanmış ve biletler o tarihte satışa çıkmıştı. ben, zaman ne gösterir bilmeden ve biraz da cesaretle, o eylül günü taa 12 mart 2017 pazar sabah 11:00'deki chrtistian gerhaher & daniel barenboim konserine biletimi almıştım. neyse ki her şey yolunda gitti, geçen hafta bugün, berlin'de pierre boulez saal'de gerhaher & barenboim ikilisinden muhteşem bir schubert - winterreise icrasına tanık oldum, konser boyunca gözlerim yaşararak.. "danzon" günlüğüme bu anımı yazmaz, kişisel tarihime o olağanüstü zamanı kaydetmezsem, yazık olurdu..






bariton christian gerhaher özel, derin, bilge bir şarkıcı; opera icracısı olarak da mükemmel bir isim ama esas lied'ler konusunda benzersiz. başka bir tek matthias goerne var zaten, onunla aynı kumaştan olan.
ne şanslıyım ki, geçtiğimiz temmuz ayında berlin'de, matthias goerne'nin "winterreise" icrasına tanık olmuştum; william kentridge'in çizimleri, animasyonları ve sahne düzenlemesiyle o da çok özel bir konserdi. goerne'nin yorumu muhteşem ve tüyler ürperticiydi, ancak maalesef kentridge'in gereksizce dikkat dağıtan tasarımları kusursuz ve ilahi "winterreise"nin çok gerisinde kalmış ve etkisini azaltmıştı.
goerne'yi, terör korkusundan istanbul'a gelmemeyi seçen bir çok yabancı sanatçı yüzüden kıt geçen bu kış sezonu kapsamında şubat ayında işsanat'ta bach kantatlarında dinledik ve kanatlandık.
önümüzdeki istanbul müzik festivali'nin bence kaçırılmaması gereken bir kaç konserinden biri, yine goerne'ye ait olacak, yeter ki gerçekleşsin. goerne bu sefer ebene quartet ile schubert'in liedlerinden bir seçki yorumlayacak; 14 haziran'da süreyya operasında.

bu uzun goerne parantezini kapatıp, geçen hafta sabahına, pierre boulez saal'e geri döniyim:
4-13 mart 2017 tarihli etkinlikler "açılış haftası konserleri" olarak tanımlanmış ve önümüzdeki yıllarda salonda gerçekleşebilecek etkinliklerin bir prototipi olması düşünülmüş.
barenboim'un özel olarak bu salonda konser vermeleri için akademi öğrencilerinden ve west-eastern divan orchestra üyelerinden oluşturduğu boulez ensemble'ın çağdaş müzikle klasik ve romantik dönemleri harmanlayan programları, john mclaughlin & 4th dimension caz konseri, salonun bu yılki artist-in-residence'ı klarinetçi jörd widmann'ın söyleşili konseri ve schubert yılı dolayısıyla başlayan dizinin radu lupu'lu, gerhaher'li ilk konserleri açılış haftası etkinlikleriden bazılarıydı.

gerhaher ile barenboim, bence en çok bu tür resitallerde mükemmel sonuç vereceğini zannettiğim, büyükçe bir oturma odası rahatlığındaki pierre boulez saal'in samimi, sıcak, sanatçılara elimizi uzatsak değeceğimiz kadar yakın mesafeli mekanında harikalar yarattılar. ancak keşke barenboim, kendisi için özel üretilmiş ve üzerinde ismi yazan piyanosunun kapağını kapatsaymış, gerhaher'i daha iyi duyardık. zaten barenboim geleneksel bir eşlikçiden çok, gerhaher ile yarışan, eşit düzeyde bir yorumcu gibi davrandı icrada. yine de; gerhaher ile barenboim, schubert'in ölmeden önce yazdığı son lied dizisini müthiş bir duyarlılıkla, incelikle, en küçük detaylara abartmadan dikkat çekerek yorumladılar. her tarafımızın ahşapla çevrelendiği, öğleye doğru güneşinin aydınlattığı mekanda, gerhaher ve barenboim'un kış yolculuğuna eşlik ederken adeta üşüdük, ürperdik, ama ölüm karşısında umutsuz da olmadık, gönendik.

altıncı lied sırasında tam barenboim'un arkasında birinci sırada oturan yaşlı hanımın bayılması, gerhaher'in onu görüp konseri kesmesi, sağlık ekibinin hanıma ilk müdaheleyi hemencecik yaparken bizler gibi barenboim ve gerhaher'in de çaresizce onları izlemesi, hanımın salonun dışına taşınmasında merdivenlerin çıkardığı zorluk, konserin geri kalan kısmını daha da yoğunlaştırdı; winterreise değil mi ki ölüme giden bir yolcunun hikayesi, schubert'in ölüme yaklaşırken yazdığı son lied dizisi; hayatı kutsayan sanat ile ölüm hiç bu kadar içiçe olmamıştı. neyse ki konser sonrasında fuayede yaşlı hanımı ayakta görmek içimi ferahlattı..
konsere alman başbakanı/şansölyesi angela merkel de geldi; öyle şaşalı, tantanalı bir şekilde değil; konser başlamasına beş dakika kala, eşiyle birlikte ikinci sıradaki yerlerine geçtiler. balkonda olduğum ve etrafı izlediğim için fark ettim, yoksa salondaki çoğu izleyicinin ruhu bile duymadı merkel'i.

alkışlar dakikalarca dinmedi..

konser sonrasında meraklılar barenboim isimli piyanoyu yakından inceliyorlar..