sabah etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sabah etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Eylül 2009 Pazartesi

hezayanlara devam mı yoksa gerçek mi yaşadıklarım!!!

bu gece 600 istanbullu daha, başlarını yastığa mutlu ve mesut koyacaklar.

neden mi; çünkü cedlerinin edirne'deki şifahanede akıl hastalarını müzik ile iyileştirme geleneğini 21. yüzyıla taşıyıp bir şizofrenin tedavisine katkıda bulundular.
nasıl mı; 50 ile 200 tl arasında değişen fiyatlarda biletlerden satın alıp, 150'likler en ön sıralardan, 200'lükler balkondan 50'likler de en arka sıradan çılgınca alkışlayarak! evet, bu tedavide, edilen değil eden ödüyor; hem de kapış kapış, kapalı gişe, karaborsa!
kimin için mi; hayatı bir amerikan filmine meze olmuş şizofren müzisyenimiz için.

[fark etmediyseniz: bu 5N1K değil NKN, yani WHW'nin bir versiyonu; bu da bienâl'e ikinci katkım olsun.]

kaldığım yerden devam:
tedavi paketine avrupa kültür başkenti 2010 ajansını ziyaret etmek, başkan şekip bey'e ve bilumum gazeteciye sarılmak da dahil.
[siz daha uyuyun, 2010 ajansı baktı kültürden para kazanamayacak çaktırmadan sağlığa el attı.]

ajans icraata başladığından beri katkıda bulunduğu hiç bir etkinliğe internet sitesinde bu kadar heyecanla yer ayırmamıştı; sitede iki gün önce meşhur hastamızın, tedavinin sponsor gazetesinin "entellektüel" yazarı ve ajans üst düzeyleriyle çekilmiş samimi fotoğrafları yayınlandı. bugün de, cumartesi akşamı aya irini'de gerçekleşen "parlama"dan söz ediliyor!
[eh, kültürden daha tam kopamadıkları için, biraz edebi takılacaklar tabii; kuru kuru yazacak halleri yok ya!]

en büyük fiyasko ise, konser arasında sigara içmek için dışarı çıkan seyircilere görevlilerin "biletsiz çıkmayın, girerken sorulacak!" diye bağırmasıydı; dışarda konsere giremeyen en fazla 15 kişilik perişan bir ekip, beklemişler kuzu kuzu bütün ilkyarı boyunca; bütün hesap onları içeri sokmamak; inanamadım!
biletimi verdim bir amcaya, ve süratle uzaklaştım...

kıssadan hisse'siz olmaz, o kadar deneyim edindik, boşuna mı!:
ey türk organizatörü,
eğer türkiye'ye getirdiğin yabancı sanatçıyı fahiş fiyata kapalı gişe pazarlamak istiyorsan:
1- sanatçı gördüğü herkese sarılsın (türk seyircisi merhametlidir!)
2- çok sattığını iddia eden bir gazeteyle anlaş (türk seyircisi külyutmazdır!)
3- küçük hesap peşinde koş (türk seyircisi zengindir!)