russell maliphant etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
russell maliphant etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
6 Ekim 2012 Cumartesi
aakash odedra / rising
idans'ta sidi larbi cherkaoui, akram khan koreografileri, kathak dansı uyarlamaları; rüyamda görsem inanmazdım!
altı yıllık idans'ın bende bıraktığı izlenim; kuram ağırlıklı, kavramsal işlerin, özel olarak estetize edilmemiş performansların festivali olması. çoğu idans etkinliğinde huşu içinde değil, her an diken üstündeymiş gibi hissetmişimdir kendimi; idans etkinlikleri seyirciden her an düşünmeyi, uyanık olmayı talep eder; bir idans performansına keyif içinde dalıp gidemezsiniz; her an "farkıda"sınızdır.
bu akşam idans'ta bir devrim yaşandı; ipek yolu niyetine, arap baharı kıvamında bir devrim!
program kitapçığından hindistan mı yoksa bangladeş kökenli mi olduğunu öğrenemediğimiz, "güney asya kökenli" ingiliz koreograf-dansçı aakash odedra bu akşam haliç kongre merkezi'nin sadabat salonu'nunda dört kısa koreografiden oluşan "rising" (yükseliş) adlı gösterisini sundu.
russel maliphant'ın "cut", akram khan'ın "in the shadow of man", sidi larbi cherkaoui'nin "constellation" ve odedra'nın kendisinin "nritta".
internette biraz araştırma yapınca, "rising" hakkında bir belgesele rastladım, ve oradaki görüntü ve açıklamalardan anlaşıldığı üzere bu akşam idans'ın seyircilere dağıttığı programda yapıtların sırası yanlış yazılmış.
bu akşam "rising"i seyretmiş olanlar için düzeltilmiş sıra şöyle: odedra "nritta", akram khan "in the shadow of man", maliphant "cut" ve cherkaoui "constellation".
böyle üçlü-dörtlü dans akşamlarının en zayıfı ilk koreografi olur. odedra'nın "nritta"sı da bence kuralı bozmadı. yine de; kathak esanslı akşama başlangıç için biçilmiş kaftandı; geleneksel kathak müziği kullanmış, geleneksel kathak hareketlerinden yola çıkılmış ve çağdaş dans-neoklasik baleden küçük dokunuşlarla çeşnilendirilmiş bir koreografiydi.
ardından akram khan'ın "in the shadow of man"i geldi. jocelyn pook'un müziği eşliğinde insan bedeninin hayvansal kodlarının peşine düşmüş bir işti. kanımca, lisbeth gruwez'den "birth of prey" ve iki sene önceki idans'ta izlediğim kitt johnson'dan "rankefod" bu anlamdaki beden arayışlarını uç noktalara götürmüş işlerdi; akram khan'ınki o işlerin yanında biraz hafif, biraz da yüzeysel kaldı.
akşamın doruk noktası ikinci yarıydı. maliphant'ın "cut"ı muhteşem bir ışık tasarımı (michael hulls) yardımıyla tek bir insanı kah katman katman kesen, kah tek bir kütlede birleştiren, kah bir insandan sayısız insan yaratan, kah bir bedeni parçalarına ayıran çok etkileyici bir işti. olga wojciechowska'nın zikir ritimli müziği de yapıtın etkisine ayrıca güç kattı.
akşamı sonlandıran cherkaoui'nin "constellation"ı ise maliphant'ın bıraktığı yerden devam ettirdi birlik-çokluk fikrini. ayrıca; maliphant'ın ışıkla keserek yarattığı tek kaçışlı perspektife karşılık, cherkaoui dağınıklık yoluyla üç boyutlu bir atmosfer kurdu. sahnede önce teker teker birbirinin aynısı ışıklar yandı; her biri bir ruh, bir ateşböceği, bir yıldız, bir fenerdi; odedra her bir ışığı hareket ettirdi, her bir ışıkla teker teker birleşti. ardından aralarında o da onlardan biri oldu; dolaştı, kıvrıldı, aktı..
"in the shadow of man" ile birlikte sahneyi bütünüyle kaplayan ve "constellation"ın sonuna kadar dağılmayan sis; ve bu üç yapıtın ışık tasarımlarının aynı elden çıkmışcasına parallelikleri ("in the shadow of man" ve "cut"inki michael hulls, "constellation"ınki willy cessa) dans akşamına mistik bir bütünsellik sağladı..
"rising" şimdiden idans6'nın unutulmaz gösterileri arasına girdi..
1 Ekim 2012 Pazartesi
istanbul'da ekim
eskiden 1 ekim'i heyecanla beklerdim; sinema ve tiyatro sezonunun açıldığı tarihti. hazirandaki istanbul festivali bitmiş, bütün yaz geçmiş olurdu; sinema ve tiyatroya acıkmış olurdum..
o zamanlar 15 günde bir [dinamik bir periyodda] çıkan milliyet sanat'ın 1 ekim sayısı geleneksel olarak sezonunun oyunlarını, operalarını, etkinliklerini tanıtırdı.
şimdilerde 1 ekim'in öyle büyük bir anlamı, heyecanı kalmadı; alternatif tiyatrolar, alternatif mekanlar sezon açılışını eylül başına çektiler.. ama yine de; uzun zamandır ekim ayının sanat takvimi kabarık ve evet, bir şekilde "istanbul'da ekim" sezonunun açıldığı ay.
son yıllarda filmekimi, idans ve akbank caz üç büyük etkinlik olarak çakışan tarihleriyle ekim günlerimizi koşuşturmaya dönüştürüyorlar. bu sene onlara suç ve ceza filmleri festivali ve beden müziği festivali eklendi. ayrıca; iksv'nin istanbul tasarım bienali, mimarlar odası'nın mimarlık ve kent şenliği de var; bir sürü sergi de cabası; şimdilik en merak ettiğim akm hakkında salt'ta açılanı... borusan filarmoni de sezon açılışını ekim içinde yapacak; cemal reşit rey konser salonu'ndan şimdilik tık yok, yakındır programının açıklanması..
idans ve akbank caz bu sene birbirinden vaatkar etkinliklerle donatmışlar festivallerini. çakışmalar can ve cep yakacak. idans'ın teshigawara'sını haliç'te izledikten sonra garaj'da maalouf'a yetişilmeye çalışılacak..
neyseki, beden müziği festivali'nin fransız kültür'deki gösteri programı "karşılaşmalar"dan çıkıp, idans ile akbank caz'ın garaj'daki ortak projesi aydın teker imzalı "db-II-base"ye yetişmek pek zorlamayacak..
filmekimi'nden veya suç ve ceza filmleri'nden sonra bir akbank caz veya idans etkinliğiyle gün geceye dönecek..
bedenlerimiz oradan oraya koşuştururken yorulacak, kesin! ama zihnimiz çalışacak; izlenimler üstü üste yığılacak; düşüneceğiz, karşılaştıracağız, tarışacağız..
ekim'in ilk yarısında çoğunu heyecanla beklediğim etkinlik arasından ikisi benim için ayrıca öne çıkıyor: idans'ta sidi larbi cherkaoui, akram khan, russell maliphant ve kendi koreograifisinde dans edecek olan aakash odedra'nın "rising" adlı gösterisi ve akbank caz'da içlerinde lars danielsson ve nils landgren'in de bulunduğu isveç'in birbirinden mükemmel müzisyenlerinin aynı sahnede beraber müzik yapacakları "the ACT jubilee night".
o zamanlar 15 günde bir [dinamik bir periyodda] çıkan milliyet sanat'ın 1 ekim sayısı geleneksel olarak sezonunun oyunlarını, operalarını, etkinliklerini tanıtırdı.
şimdilerde 1 ekim'in öyle büyük bir anlamı, heyecanı kalmadı; alternatif tiyatrolar, alternatif mekanlar sezon açılışını eylül başına çektiler.. ama yine de; uzun zamandır ekim ayının sanat takvimi kabarık ve evet, bir şekilde "istanbul'da ekim" sezonunun açıldığı ay.
son yıllarda filmekimi, idans ve akbank caz üç büyük etkinlik olarak çakışan tarihleriyle ekim günlerimizi koşuşturmaya dönüştürüyorlar. bu sene onlara suç ve ceza filmleri festivali ve beden müziği festivali eklendi. ayrıca; iksv'nin istanbul tasarım bienali, mimarlar odası'nın mimarlık ve kent şenliği de var; bir sürü sergi de cabası; şimdilik en merak ettiğim akm hakkında salt'ta açılanı... borusan filarmoni de sezon açılışını ekim içinde yapacak; cemal reşit rey konser salonu'ndan şimdilik tık yok, yakındır programının açıklanması..
idans ve akbank caz bu sene birbirinden vaatkar etkinliklerle donatmışlar festivallerini. çakışmalar can ve cep yakacak. idans'ın teshigawara'sını haliç'te izledikten sonra garaj'da maalouf'a yetişilmeye çalışılacak..
neyseki, beden müziği festivali'nin fransız kültür'deki gösteri programı "karşılaşmalar"dan çıkıp, idans ile akbank caz'ın garaj'daki ortak projesi aydın teker imzalı "db-II-base"ye yetişmek pek zorlamayacak..
filmekimi'nden veya suç ve ceza filmleri'nden sonra bir akbank caz veya idans etkinliğiyle gün geceye dönecek..
bedenlerimiz oradan oraya koşuştururken yorulacak, kesin! ama zihnimiz çalışacak; izlenimler üstü üste yığılacak; düşüneceğiz, karşılaştıracağız, tarışacağız..
ekim'in ilk yarısında çoğunu heyecanla beklediğim etkinlik arasından ikisi benim için ayrıca öne çıkıyor: idans'ta sidi larbi cherkaoui, akram khan, russell maliphant ve kendi koreograifisinde dans edecek olan aakash odedra'nın "rising" adlı gösterisi ve akbank caz'da içlerinde lars danielsson ve nils landgren'in de bulunduğu isveç'in birbirinden mükemmel müzisyenlerinin aynı sahnede beraber müzik yapacakları "the ACT jubilee night".
19 Kasım 2008 Çarşamba
dansın kabe'sinde...
... schauspielhaus'tan çıkanların tanzhaus'taki gösteriye vaktinde yetişmelerini sağlamak için konulmuş otobüste susan marshall, emanuel gat, gao yanjinzi gibi koreograflarla beraber yolculuk etmek ... bir akşam önce yan koltuğunuzdaki güzel ve zarif hanımı bir akşam sonra sahnede karşınızda görmenin şaşkınlığı; üstüne bir de onun kirov balesinin baş balerinlerinden diana vishneva olduğunu öğrenmek ... önünüzdeki koltukta, şu anda dünyanın en ünlü balerini/dansçısı olan sylvie guillem ile koreograf russell maliphant'ın oturuyor olması; çıkışta uzun bir süre onların ardısıra tenha, karanlık sokaklarda yürümek ... gösteriler sırasında en çok konuşanların koreograflar ve dansçılar olması ... salondan çıkarken yol verdiğiniz pina bausch'un dansçılarından shantala shivalingappa'nın size o tatlı, yumuşak bakışıyla gülümsemesi ... aynı akşam daha geç bir saatte gösterisi olan sidi larbi cherkaoui'nin bir önceki seansta elinde bilet salonda koltuğunu araması ... arkanızda oturan daphnis kokkinos'un kesilmeyen kahkahaları... pina bausch'un her gösteri sonrasında konukları olan dansçı ve koreografların her birini sahne üzerinde iki yanaklarından öperek ve her birine birer çiçek vererek kutlaması ... akşam 18.30'da başlayan gösterilerin şehrin farklı sahnelerinde birbirinin arkasına eklenerek bazen iki bazen üç seans olarak gece yarısı 1.30-2.00'lere kadar sürmesi ... gösteri aralarında dışarı çıkıp sigara içen pina bausch dansçıları ... gece 23.00 gösterisine schauspielhaus'tan gelen pina bausch'a tanzhaus'un kapısında bir tabak içinde, üzerlerine yağ sürülmüş ekmek dilimleri sunulması ... eddie martinez'in, daphnis kokkinos'un koşuşturmaları ... tanztheater wuppertal pina bausch'un geçtiğimiz temmuz ayında görevini bırakan eski müdiresi koza tamdoğan'ın içten sohbeti ... bir hafta sonra gösterisi olan paris opera balesinin baş dansçıları yann bridard ve marie-agnes gillot'un salonlar arasında mekik dokumaları ... dominique mercy'in hiç bir gösteriyi kaçırmaması ... aynaroz'lu yaşlı keşişle yollarımızın tekrar kesişmesi* ... sahnede marion cito'nun kostümleriyle birer ilahe gibi gözüken pina bausch dansçıları regina advento ve melanie maurin'in, fuayede sıradan kıyafetler içinde aslında normal birer insan olduklarının keşfi ... tanzhaus nrw'nin, işini titiz ve severek yaptığı belli olan genç idarecisinin gösteri sonrasında çıkışta, dans takipçisi geniş bir ailenin bireyleri olarak gördüğü her bir seyirciyi teker teker, nasıl olsa yarın akşam tekrar görüşeceğiz vurgusuyla "bis gleich" (yakında görüşmek üzere) diyerek uğurlaması ... 24 gün, 3 şehir, 52 topluluk, 74 gösteri'den payıma düşenler: 3 gün, 1 şehir, 7 gösteri ...
*geçtiğimiz yaz, aynaroz manastırları seyahatinden önce beraber gideceğimiz bir dostum bana heyecanlı bir haber vermişti; aynaroz'da bakkal işleten yaşlı bir keşiş benim gibi iflah olmaz bir pina bausch hayranıymış ve atina, istanbul gibi yakın yerlerdeki gösterilerini hiç kaçırmazmış.
ne yazık ki kendisini aynaroz'da bulma vaktimiz olmadı, ama ben o keşişe aynaroz öncesi, pina bausch'un orpheus ve eurydike'sini seyretmek üzere gittiğim epidavrus antik tiyatrosu'nda 10 bin kişinin arasında rastladım.
Etiketler:
dans,
daphnis kokkinos,
dominique mercy,
emanuel gat,
koza tamdoğan,
marion cito,
pina bausch,
regina advento,
russell maliphant,
shantala shivalingappa,
sidi larbi cherkaoui,
sylvie guillem
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
