kabare etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kabare etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Haziran 2024 Cumartesi

fas günlükleri 23: yves saint laurent'nin eskizleri


marakeş'teki yves saint laurent müzesi hakkındaki görüşlerimi daha önce kısaca yazmıştım. müzenin benim için en ilgi çekici bölümüyle tam da binayı terk ederken rastlaştım: laurent'nin gösteri sanatları yapıtlarına ürettiği, tasarladığı kostüm ve sahne dekorları için eskizleri. 

müzenin oditoryumu ile kafesinin çıkışlarının ve de az önce yazdığım gibi ana çıkışın bulunduğu hol "fuaye" olarak adlandırılmış. fuayenin karşılıklı duvarlarında laurent'nin gösteri sanatlarıyla ilgili küçük boyutlu bir çok eskizi ve bir kaç da fotoğrafı asılı. eskizler dört başlık altında gruplandırılmış: tiyatro, bale, müzikal ve sinema. beni ilk üçü ilgilendirdi.

laurent kariyerinin ilk zamanlarından, yani 1950'lerin başından, sonuna kadar sahne ve sinemayla yakın ilişkide olmuş, birçok oyun, bale, şov ve film için ağırlıklı olarak kostüm ama dekor tasarımları da gerçekleştirmiş. birlikte çalıştığı tiyatro/sinema yönetmenleri ve koreograflar arasında roland petit, claude régy, jean- louis barrault, luis buñuel ve françois truffaut var. tasarladığı kostümleri üzerlerinde taşıyanlar arasında da jean marais, zizi jeanmaire, arletty, jeanne moreau, isabelle adjani ve catherine deneuve gibi fransız sineması/tiyatrosunun dev isimleri.

"fuaye"nin duvarlarında sergilenen eskizler, ışıkla ilgili sorunlardan dolayı olsa gerek, özgünleri değil, onların birebir kopyaları.  
önce tiyatroyla başlarsam:



 



jean cocteau'nun "l'aigle à deux têtes" (iki başlı kartal) oyununun 1978'de paris'te athenee-louis-jouvet tiyatrosu'nda jean-pierre dusseaux'nun rejisiyle sahnelenen yapımı için kostüm ve dekor eskizleri.


jean cocteau'nun başka bir oyunu, "cher menteur" (sevgili yalancı) 1980'de paris'te yine athenee-louis-jouvet tiyatrosu'nda, bu sefer jerome kilty'nin rejisiyle sahnelenen yapımında bayan patrick campbell ve george bernard shaw rolleri için kostüm eksizi. yapımda bayan campbell'i edwige feuillère, bernard shaw'u jean marais oynamışlar.

buradan, yves saint laurent'nin bale için tasarladığı kostüm ve dekorlara geçersem: 
neo-klasik tarzda ürünler vermiş ünlü fransız koreograf roland petit ile yves saint laurent bir çok bale ve kabare gösterisinde birlikte çalışmışlar. 

 

bunlardan ilki 1959'da paris'te theatre de l'alhambra'da sahnelenen, petit'nin edmond rostand'ın ünlü romanı "cyrano de bergerac"tan uyarladığı bale. 
yukarıda, laurent'nin cyrano ve figuranların kostümleri için yaptığı eskizler. 




laurent ile petit'nin verimli işbirliklerinden ikincisi 1962'de paris'te theatre de chaillot'da sahnelenen maurice ravel'in "rapsodie espangole" (ispanyol rapsodisi) imiş. yukarıda balenin kostüm ve dekor tasarım eskizlerinden bazıları.


petit, ravel'in rapsodie esganole'siyle aynı akşam programında bir yapıt daha sahnelemiş; comte de lautreamont'nun "les chants de maldoror" (maldoror'un şarkısı) adlı şiirsel romanından esinlendiği bir kısa bale. 
roman, geleneksel ahlaktan vazgeçmiş bir kötülük figürü olan maldoror'un insan ve kadın düşmanı karakteriyle ilgili. kostüm ve dekor tasarımı yine laurent'e ait. yukarıdaki eskizi laurent dekor için yapmış. 



petit'nin victor hugo'nun "notre dame de paris" romanından uyarladığı ve 1965'te opera de paris'de sahnelediği aynı adlı bale yapıtı için laurent'nin kostüm ve makyaj eskizleri.


petit'nin gerçekleşmeyen bir projesinde, 1965'te jean anouilh'in "le diable amoureux" (aşık şeytan) adlı yapıtından esinlendiği balede yves saint laurent'nin şeytan rolü için tasarladığı kostüm eskizi.

şimdi de, petit'nin karanlık karakterleri ele aldığı bale yapıtlarından kabare gösterilerine geçiyorum. önce pembe hafifliğinde harikulade bir kostüm:


zizi jeanmaire, felix baska ve lucien mars'ın rol aldıkları "le champagne rosé" (pembe şampanya) adlı kabare-revü gösterisi için zizi jeanmaire'nin kostümün eskizi. şov 1963 yılında paris'te theatre de chaillot'da sahnelenmiş.

hakkında müzede herhangi bir bilgi yazmayan, çizimin üzerindeki yazılardan anlaşıldığı kadarıyla laurent'nin johnny halliday için, muhtemelen bir konserinde giymesi için, tasarladığı kıyafet.

laurent'nin "zizi, je t'aime!" (zizi, sana aşığım!) adlı kabare-revü ile ilgili eskizleri fuaye'de sergilenen yapıtlar arasında en büyük toplamı oluşturuyor.  yine petit'nin sahneye koyduğu, zizi jeanmaire ve dansçılarının rol aldığı, söz ve müzikleri serge gainsbourg'a ait şov 1972 yılında casino de paris'te sahnelenmiş. 

laurent'nin tasarım sürecinde petit ve jeanmaire'ye yazdığı mektuplar 


"the circus" (sirk) bölümündeki roller için kostüm eskizleri

"the sultan awakens" (sultan uyanıyor) bölümündeki mavi türbanlı kadın sultan rolü için kostüm eskizi

"venise" (venedik) bölümündeki dominolar için kostüm eskizi

petit'nin1970'te casino de paris'de sahneye koyduğu, zizi jeanmaire, jorge lago, annabelle ve casino de paris'nin dansçılarının rol aldığı "la revue" (revü) adlı kabare şovunun "le h" başlıklı bölümü için laurent'nin yaptığı kostüm eskizleri oldukça erotik; hem kostümlerin kendileri hem de ifade şekilleri. 
bu yazıyı bu göz okşayan çizimlerle bitirmek yerinde...


21 Kasım 2015 Cumartesi

ele avuca sığmayan bir sahneleme: "tiger lillies perfom hamlet"



daha ilk sahneden bu hikayede ters giden bir şeylerin olduğunu fark ediyorsunuz. protagonistlerin şölen masası zeminle alışılmamış bir açıda yerleştirilmiş; masanın üst yüzeyi çapraz yönde aşağıya doğru eğimli; bir tarafta oturanlar yüksekte kalırken diğer tarafındakiler alçakta. yeni bir şey kutlanıyor ama belli ki, yitip gitmiş başka bir şey sayesinde bu kutlama; bir ölüm, hatta cinayet! sonrasında, oyunda ne zaman bir ölüm gerçekleşse, sahnenin arkasında sapasağlam duran masif duvar zeminle açılı bir hal alacak; ya öne doğru alçalacak, inecek ve zemine dönüşecek, ya da arkaya doğru kaykılacak, devrilecekmiş gibi olacak. ölümler, o ana kadar sağlam bastığımız ve güvenli olduğunu zannettiğimiz zeminin/düzlemin/dünyanın/ortamın aslında ne kadar kaygan/düzensiz/mesnetsiz/tekinsiz olabileceğini gösterecek bizlere.



martin vilinius'un yönettiği, danimarkalı tiyatro topluluğu republique theatre'ın sivridilli, l'enfant terrible ingiliz üçlü tiger lillies ile ortaklaşa sahne aldığı "tiger lillies perfom hamlet" oyununda beni en çok etkileyen ölümün yaşamla kurduğu bu ilişki oldu.

yönetmen martin vilinius ara dahil yaklaşık 2.5 saat süren oyunun her bir sahnesini birbirinden farklı bir tiyatral araç kullanarak tasarlamış. akrobasiden sirke, kukladan video projeksiyonuna uzanan bir çeşitlilikteki bu tiyatral araçlar kullanıldıkları sahnelerin içeriklerinin/anafikirlerinin en yalın ve etkili şekilde ortaya serilmesine yarıyorlar. sadece bir kaçını örnek vermem gerekirse;
-çağdaş bir teknik olarak video projeksiyonun kullandığı sahnelerden birinde; hamlet'in öldürülmüş babasının hayaletinin video projeksiyon "görüntüsü" (hayaleti mi demeli yoksa) hamlet dahil bütün karakterlerin çıplak bedenlerine yansıtılarak hayat buluyor ve bu sahnenin sonunda görüntü giderek küçülerek hamlet'in yüzüyle örtüşüyor..
-belki de tiyatro denince akla gelebilecek en geleneksel tekniklerden biri olan akrobasi ise ağırlıklı olarak ofelya'nın sahnelerinde kullanılmış; ofelya'nın masumiyeti, uçuculuğu ve bıçak sırtı bir dengede ilerledikten sonra ölümü seçen sonu bu kadar isabetli görselleştirilmezdi sanırım..
-kukla tiyatrosu mantığının kullanımı ise bir kaç farklı sahnede birden karşımıza çıkıyor. polonius'un; çocukları ofelya ile laertes'i sözleriyle, nasihatlarıyla ve zorlayarak yönetmek istemesinden esinlenerek olsa gerek, devasa kukla kollarla temsil edilmesi ne kadar etkileyiciyse, bedenlerinden lastik ipler çıkan kukla karakterlerin sahnesi de o kadar anlamlıydı.
-ve tabii ki hınzır kelime oyunları içeren sözlere besteledikleri müzikler ve martyn jacques'ın hayran olunası sesi ve yorumu sayesinde tiger lillies grubu oyun mekânını ve hikayeyi grotesk bir kabareye dönüştürdü.








sanırım bu yapımdaki en büyük başarı yönetmen martin vilinius'a aitti. bu kadar farklı tiyatral aracın, türün ve sanatçının bir aradalığı ortaya kolaylıkla yamalı bir bohça çıkarabilecekken, vilinius elindeki bu zengin malzemeyi ustaca, zekice ve dozunda kullanarak hiç bir sahnesinde sırıtmayan ve sarkmayan bir bütünsellik yaratmayı başarmış.

"tiger lillies perfom hamlet" 15-17 ekim 2015 tarihlerinde istanbul'da turnedeydi. istanbul seyircisini tiger lillies ile şimdiye kadar sık sık olduğu gibi sadece konserleriyle değil, geç de olsa bir tiyatro projesiyle de bir araya getirdiği için iksv'ye teşekkürler.. tiger lillies'in "hamlet" dışında pek çok başka heyecan verici tiyatro işi var; umalım tiger lillies onlarla da ileriki zamanlarda şehrimize misafir olsunlar..