27 Mayıs 2024 Pazartesi

27 MAYIS


1906 gustav mahler'in 6. senfonisi'nin dünya prömiyeri essen'de gerçekleştirilmiş

1971 john lennon imagine şarkısını ingiltere, tittenhurst park'taki ascot sound ev stüdyosunda kaydetti


1993 theodoros terzopoulos'un attis tiyatrosu'yla sahnelediği quartet adlı oyunu harbiye kenterler tiyatrosu'nda seyrettim

1995 stephane braunschweig'ın centre dramatique national d'orleans topluluğu ile sahnelediği thomas mann uyarlaması doktor faustus ya da şeytanın paltosu adlı oyunu taksim sahnesi'nde seyrettim

2002 edward hall'in the watermill playhouse topluluğuyla sahnelediği shakespeare'in gülün öfkesi adlı oyununy harbiye muhsin ertuğrul sahnesi'nde seyrettim

2006 taganka tiyatrosu'nun yuri lubimov rejisiyle sahnelediği euripides'in medea adlı gösterisini harbiye muhsin ertuğrul sahnesi'nde seyrettim

2010 tadashi suzuki'nin yönettiği elektra'yı harbiye muhsin ertuğrul sahnesi'nde seyrettim

2022 maguy marin'in bir yapıtı ilk defa istanbul'da sahnelendi: may b., cemal reşit rey konser salonu'nda; daha önce yurtdışında seyretmiş olmama rağmen tekrar gittim, avrupa'daki sahnelemelerde olan arka duvar istanbul'da yoktu





26 Mayıs 2024 Pazar

26 MAYIS


1791  ulusal meclis kararnamesine göre louvre'un bilim ve sanat eserlerinin toplanacağı bir müze olmasına karar verilmiş

1967 the beatles'ın sgt. pepper's lonely hearts club band albümü büyük britanya'da yayınlanmış


1995 ennio marchetto'nun karton üzerine çizimlerle oluşturduğu gösterisini harbiye kenterler tiyatrosu'nda seyrettim

1996 heiner goebbels'in heiner müller'in metnini uyarladığı prometeus'un özgürlüğü'nü rumelihisarı'nda seyrettim

1997 hanna schygulla'yı istanbul atatürk kültür merkezi büyük salon'da verdiği tiyatral konserde seyrettim

2000 mercan dede'yi ilk defa canlı dinledim; selimname başlıklı konseriyle tophane-i amire'de

2013 işsanat'ta iş oyuncularının sahnelediği, abdullah cabaluz'un yönettiği onikinci gece'de konuk oyuncu olarak feste'yi canlandıran erkan uyanıksoy'a hayran kaldım

2016 ilk defa bir christian rizzo gösterisi seyrettim; istanbul'da zorlu performans merkezi drama sahnesi'nde ici- cnn montpellier yapımı d'apres une histoire vraie; o kadar çok beğendim ki ertesi akşam tekrar seyrettim

2019 milo rau'nun nt gent - schauspielhaus bochum yapımı olarak sahnelediği orest in mossul adlı oyununu bochum'da schauspielhaus bochum - kammerspiele'de seyrettim




25 Mayıs 2024 Cumartesi

fas günlükleri 11: marakeş - saray, medrese, cami


marakeş'te turistlerin uğrak yeri olan iki saraydan biri bahia, diğeri el badi. biz bahia sarayını gezdik. biletinizi önceden almanıza gerek yok, sanırım imkan da yok; kapıda satılıyor. mekanı olabildiğince az insanlı deneyimlemek ve fotoğraf çekmek için sabah erken gelmekte fayda var, çünkü oldukça kalabalık. malum, ortam film dekoru gibi olduğundan da herkes kendi sinema aktristi zannediyor, selfie'lerden ya da başkalarına fotoğraf çektirenlerden mekanı görmek zorlaşıyor.

bahia ve el badi sarayları ve saad türbe yerleşkesi jemaa el-fnaa meydanını merkez alırsanız marakeş medina duvarlarının güney sınırındalar. biz, "beynine analog gps takılı" arkadaşım emre'nin mükemmel gezi programı yapma hüneri sayesinde yarım gün içinde bahia sarayı ve saad türbelerini gezdik; istesek el badi'yi de katabilirdik. bu güney bölgesinin doğru kısmı medinanın yahudi mahallesi; yani sinagoglar da burada. burası aynı zamanda, jemaa el-fnaa'ya bitişik dükkanlardan çok daha uygun fiyata baharat alabileceğiniz bir baharat çarşısını da içeriyor (baharatçı tavsiyem "yemekler" faslında olacak).


bahia sarayı bir kraliyet sarayı değil, yani bir sultana ait değil. sultana hizmet eden ve vezirliğe kadar yükselmiş fertleri olan bir aileye ait; bizde olsa paşa diyebiliriz. dolayısıyla burada topkapı sarayı ya da elhambra sarayı görkemini bulmak mümkün değil, daha mütevazi. ve tabii onlar kadar eski değil, 19. yüzyılın ikinci yarısında inşa edilmiş.
1912-1956 arasında fas'ı sömürgesi yapan fransız hükümeti burayı resmi karargah ve konut olarak kullanmış. fas, bağımsızlığını kazanınca da birbirini takip eden iki kral burada oturmuşlar.

baştan kraliyet sarayı olarak inşa edilmemiş olsa da, kralların da konut olarak kullandığı, 5 hektarlık yeşil alanla birlikte 3 hektarlık taban alanına sahip yapılardan oluşan büyük bir yerleşke burası. 
yerleşkenin 1866-1878 arasında inşa edilen nüvesine "büyük riad" adı veriliyor. (riad fas'ın geleneksel büyük ölçekli ve avlulu konutlarına verilen isim, büyüklük ve önem olarak bizim konaklarımıza karşılık geliyor denilebilir) 
 1878'den 1900'e kadar genişletilmiş kısım da ise küçük riad ve yerleşkenin en görkemli parçası olan 50x30 metre boyutlarındaki büyük avlu var. 

 
büyük riad'ın ve büyük avlu'nun planları

küçük riad'ın ve küçük avlu'nun planları

 

 



haremin planı
(hemen üstte ve altta olan fotoğraflar haremin avlusundan ve koridorlarından)

 




.


 

turistlerin marakeş'te istila ettikleri bir diğer anıt-yapı ibni yusuf (ben youssef) medresesi. daha önce yazdığım gibi müslüman olmayan turistlerin camilere girmeleri yasak olduğu için ziyarete açık medreseler turistler tarafından çok rağbet görüyorlar. 
burası jemaa el-fnaa meydanı'na göre şehrin kuzeyinde kalıyor. buraya yakın dar el bacha müzesi var, orası da bahia gibi, ama daha yeni tarihli, 20.yy başından bir konak. biz orayı gezmedik; cafesinin önünde kuyruk olduğunu da öğrendik. marakeş medinasının kuzey bölgesi gezisi sırasında bu medrese ve o müze ard arda programa alınabilir. 

medresenin alt ve üst kat planları


ibni yusuf medresesi 16.yy ortasında kurulmuş, 1700 m2'lik alan kaplayan ve iki katında 136 odası olan muazzam bir yapı. ibni yusuf medresesi'nde, burada öğrenim gören öğrencilerin odaları dışında medreselerden bildiğimiz bir büyük ibadet mekanı, bir abdest mekanı ve odaların çevresine dizildiği büyü bir avlusu var. plandan da görüleceği üzere, oda sayısı çok fazla olduğu ve her birinin ışık ve hava ihtiyacı olduğu için büyük avlu dışında, iki yanda, etrafında odaların yerleştirildiği küçük avlu kümeleri de var. 



üst kattaki uzun koridorların bazı noktalarında, hareketin kesintiye uğratılması ve zikzaklaştırılması pahasına boşluk açılarak ve hemen üstü de çatıda boş bırakılarak, alt kattaki uzun koridorlara ışık alınarak, bunların uzunluğundan dolayı karanlık olma hali bir nebze olsun giderilmeye çalışılmış. benzer bir çözümü fes'teki medresenin koridorunda da görmüştüm, ama oradaki buradakiler kadar uzun değildi, anlam verememiştim. üst-alt koridor arasındaki bu boşluklar ışık almak dışında iki kat arasında görsel-işitsel bağlantıyı da sağlıyorlar, belki kontrol amaçlı da yapılmış olabilirler. ne için yapılmış olursa olsun, bu düşey bağlantı boşluklarının çok modern bir tasarım anlayışın ürünü olduğunu düşünüyorum.


büyük avlunun iki kenarındaki küçük oda kümelerinin ortasındaki avluların alttan görüntüleri



bir medrese odasının içi. odanın içindeki giriş nişi hem küçük bir ibadet alanı hem de üst kotta yatma amaçlı tasarlanmış. bu da yine çok modern bir tasarım anlayışı.

 

.



sadece marakeş'in değil, bütün fas'ın, hatta mağrib kültürünün yayıldığı endülüs'e kadarki coğrafyanın belirleyici mimari öğelerinin başında hiç kuşkusuz kutubiyye (koutoubia) camisi'nin minaresi geliyor. sevilla'daki ünlü minarenin/kuleninin örnek alındığı yapı bu. 
77 metrelik yüksekliğiyle marakeş'in her yerinden gözüküyor; şehir için bir röper, nirengi noktası. paris için eyfel neyse, marakeş için kutubiyye minaresi o. avrupa'dakilerin aksine fas'taki hiç bir minareye/kuleye çıkılmıyor. (marakeş'te çıkma hakkınız olan tek kuleyi sonraki yazıda paylaşacağım)




muvahhid (almohad) hanedanının/uygarlığının beş büyük camisinden biri sayılan kutubbiye camisi (ki bunlardan bir diğeri de sevilla'daki cami), iki kere inşa edilmiş. ilk olarak 1147-1157 yılları arasında, ve hemen 1158'de ikincisi. nedeni ilginç; ilkinin kıble yönünün hatalı olması. fes'teki karaviyyin camisi'nde de fark ettiğim üzere fas'ın erken dönem camilerinde bir yönlenme sorunu var.
kutubiyye örneğinde bir dönem ikisi birlikte kullanılmış. günümüzde ise ilk camiye dair sadece açıkhavada kolon kaideleri duruyor. buraya turistler girebiliyormuş, bizim ziyaret ettiğimiz saatlerde açık değildi. 


25 MAYIS



1977 george lucas'ın star wars filmi a.b.d.'de gösterime girdi; türkiye'de ne zaman vizyona girdiğini hatırlamıyorum, ama filmi osmanbey site sinemas'ında izlediğimi ve luke skywalker ve arkadaşları her kazandığında, hele de sondaki "ölüm yıldızının patlatılma" sahnesinde alkışladığımızı hatırlıyorum

1979 ridley scott'un alien filmi a.b.d.'de gösterime girdi; türkiye'de ne zaman vizyona girdiğini hatırlamıyorum, ama filmi balmumcu'daki sinema-tv enstitüsü'nde izlediğimi ve o ünlü "mürettabat yemek yerken yaratığın birisinin karnından çıkma" sahnesinde dehşete düştüğümü hatırlıyorum

1999 theodoros terzopoulos'un heiner müller, euripides ve sophocles metinlerinden uyarlayarak yönettiği oyuncuları arasında ayla algan, yetkin dikinciler ve devrim nas'ın da olduğu herakles üçlemesi'ni bu akşamdan itibaren üç ayrı günde ve seansta harbiye muhsin ertuğrul sahnesi'nde seyrettim

2002 plasticiens volants sokak tiyatrosu'nun kuşların dili - simurg adlı gösterisini taksim meydanı'nda seyrettim

2006 istanbul'a ilk defa konuk olan anne teresa de keersmaeker'i ilk defa raga for the rainy season adlı yapıtıyla iki akşam üst üste atatürk kültür merkezi büyük salon'da seyrettim

2008 eimuntas nekrosius'un etkileyici faust yorumunu atatürk kültür merkezi büyük salon'da seyrettim 

2012 pina bausch'un ten chi adlı yapıtını annem ve babamla wuppertal'de opernhaus barmen'de üst üste iki akşam seyrettik



24 Mayıs 2024 Cuma

24 MAYIS

1918: béla bartók'un tek operası olan mavi sakalın şatosu'nun dünya prömiyeri budapeşte'de kraliyet opera binası'nda gerçekleştirilmiş

1956 eurovision şarkı yarışması ilk defa, gran premio eurovisione della canzone europea adı altında lugano'da yapılmış; oylama gizli gerçekleşmiş, isviçreli lys assia'nın refrain adlı şarkısı kazanmış

1999 janusz visniewski rejisiyle düsseldorfer schauspiel topluluğundan goethe'in faust'unu taksim sahnesi'nde seyrettim

2008 aydın teker'in hars adlı gösterisini garajistanbul'da seyrettim

2014 pina bausch'un viktor adlı yapıtını wuppertal'de opernhaus barmen'de üst üste iki akşam seyrettim 

2019 pina bausch'un macbeth uyarlaması er nimmt sie an der hand und führt sie in das schloss, die anderen folgen adlı yapıtını wuppertal'de opernhaus barmen'de üst üste iki akşam seyrettim



23 Mayıs 2024 Perşembe

fas günlükleri 10: marakeş - türbe yerleşkesindeki huzur



marakeş'te jemaa el-fnaa meydanı'nın ve şehrin genel keşmekeşliğine karşıt, müthiş huzur dolu bir yer var: saadi türbe yerleşkesi. mezarlık olması dolayısıyla huzurlu olması baştan öngörülebilir, ama burada mezarlık olmanın dışında/yanısıra mekansal olarak da bir huzur var sanki.

daha ilk sekans; dış dünyadan türbe yerleşkesine giriş, sizi yüksek duvarlar arasındaki dar bir geçitten geçirerek, şehrin keşmekeşinden farklı bir dünyaya, ortama, atmosfere ilerlediğinizi hissettiyor ve adeta hazırlıyor. "diğer taraf"a geçtiğinizde ilk karşılaştığınız görüntü aşağıdaki fotoğraf: adeta bir cennet. 




yerleşkenin nüvesi olan lalla massaouda kubbesi 16.yy'ın ortasında sultan el-galib tarafından babası, saad hanedanının kurucusu muhammed şeyh için inşa edilmiş. 16.yy'ın sonunda da burası ünlü saad sultanı ahmed el-mansur tarafından büyütülmüş ve güzelleştirilmiş. kubbe'ye ismini veren sultanın annesi de burada yatıyormuş. buraya 18.yy'a kadar sultanlar defnedilmişler. yani burası fas'ın kraliyet mezarlığı.
ilginç bir bilgi ise bütün olarak bu yerleşkenin ilk defa 1917 yılında keşfedilmiş olması; herhalde dışardan girişi yukarıdaki fotoğraflardaki gibi dar ve yüksek bir geçitten olduğu için bilinmiyordu, gizliydi, ya da kraliyete ait olduğu için zaten girilmesi yasaktı.


yerleşke camiye bitişik. caminin yüksek ve sağır duvarları yerleşkenin ortamını belirleyen en başat öğelerden biri. duvarlar soluk kırmızı, pembe renkleriyle sizi sıcak bir şekilde sarmalıyorlar.

 


 

.



yerleşkenin en gösterişli ve büyük parçası sultan ahmed el-mansur'un kendisi ve yakın aile üyeleri için yaptırdığı ve üç mekandan oluşan kompleks.
solda mihrabın olduğu dua odası, ortada 12 kolonlu oda ve onun sağıda, ziyaretçilerin türbenin içine giremedikleri için görülmeyen üç nişli oda var.

 
mihraplı oda

mihraplı oda


sultan ahmed el-mansur'un kendisi ve yakın aile üyeleri için inşa ettirdiği, türbe kompleksinin en gösterişli salonu: 12 kolonlu oda. 

 

.



yerleşkenin içindeki tek modern mimari tasarım, ziyaretçilerin dinlenmesi için yapılmış bu gölgelik. bu tasarımı sadeliği ile çok beğendiğimi, bu ortama çok yakıştığını söylemeliyim. altındaki banklardan birinde yer bulunca kaçırmadım ve hemen eskiz defterimi açıp, beni çok etkileyen bu mekanın hakkını vermese de bir eskiz karaladım.