21 Mayıs 2011 Cumartesi

rafael bahane flamenko şahane!


gösteri fırtına gibi bir müzikle başladı, ardından topluluğa ismini veren erkek dansçı seyircilerin arasından geçerek en ön seyirci sırasının önüne yerleştirilmiş platformda ıslak saçını ön sıradakilere savura savura kısa bir dans sundu; çatık kaşlarıyla had safhada karizmatik ve fazlaca kendini beğenen bir flamenkocuyla karşı karşıya olduğumuzu anladım. bu rafael amargo'nun istanbul'a ilk gelişi, gösteri: "intimo", yer: işsanat.

"intimo" yaklaşık 140 dakika sonra başladığı yerde, sahnenin önündeki alt kotta, seyircilerin arasında mikrofonsuz çalıp söylenen, arada iki ayak atılan 10-15 dakikalık samimi ve doğal bir sekansla sonlandı. karizmanın iticiliği yerini samimiyetin çekiciliğine bıraktı.

amargo, martha graham okulunda ve başka yerlerde modern dans atölyelerine katılmış; "intimo"nun ilk bölümünde bu birikimi hissetmek mümkündü. ikici yarısını izleyince de, keşke hiç bunlara bulaşmasaymış, flamenkoyu olduğu gibi, geleneksel haliyle sunsaymış dedirtti.
neyse ki gösterinin ikinci bölümü böyleydi: müzisyen ve dansçıların, sahnenin ortasına getirilen bir masanın etrafında toplanarak, kah masayı vurmalı çalgı olarak kullandıkları (benzer bir sahneleme carlos saura'nın "flamenco flamenco"sunda vardı ve oradaki etki de filmin doruk noktalarından birini oluşturuyordu), kah dans ettikleri, kah doğaçlama şarkı söyledikleri, rafael amargo'nun da mikrofonsuz olarak bir şarkı söylediği bayağı uzun tutulmuş "mesa flamenca" bölümüyle birlikte "intimo"nun mahremine dahil olabildim.
ardından, iki kadın dansçının duo ve sololarından oluşan ve bir süre sonra amargo'nun da onların arasına katıldığı "kırmızılı sekans" ("bambera") ise nefeskesiciydi.

ancak doğrusu; gösteri boyuncaki performansından rafael amargo'nun flamenko konusunda abartıldığı kadar yetkin ve yaratıcı olduğunu fark edemedim.
ama; özellikle müzisyenlerin (özellikle de adını program broşüründe bulamadığım kadın şarkıcının) ve "bambera"da dans eden elisabet gonzalez ile susana caballero'nun muhteşem olduklarını, "intimo"yu asıl unutulmaz kılanların, amargo'dan ziyade onlar olduğunu vurgulamak isterim.



2 yorum:

  1. Başlık son derece yerinde olmuş. Eğer gösteri Amargo’nun daha da önde olduğu bir şekilde devam etseydi, bu tadı vermeyeceği kesindi.

    Ne Me Quitte Pas’nın çaldığı bölümde bir an sadece bir anlığına gösterinin “Club Med İspanya Gecesi” kıvamına dönüştüğünü dahi düşündüm :)

    Müzikler ve diğer dansçılar mükemmeldi.

    Sevgiler,

    Gülda

    YanıtlaSil
  2. Ben de çok merak ediyodum bu gösteriyi ama gidemedim. Tşk yorumlar için.

    Son 2 yıldır flamenkoyla ilgili her şeyi hayranlıkla izliyorum ama hala bir flamenko kursuna yazılacak ne fırst ne de cesaret bulabildim (biraz zor bir dans olduğunu duydum da). Yalnız dün Boğaziçi Üni.de 1 saatlik kısacık bir workshopa katıldım. Bayıldım, tadı damaımda kaldı. Dersi veren kişi Senem Balaban Okuyucu idi. Flamenko şarkı ve gitar da vardı, derse eşlik ettiler. Dört dörtlük bir dersti yani. Artık kimden ders alacağımı biliyorum en azından, bir de zor bir dans de olsa denemeye değer olduunu gördüm.
    Ben de bunları paylaşmak istedim.
    SVN...

    YanıtlaSil