14 Temmuz 2009 Salı

filozof piyanistten duble caz konseri

brad mehldau, üçlüsüyle on sene önce ilk defa istanbul caz festivali'ne geldiğinde akm büyük salonda en fazla 200-250 kişiydik.
sene 2009; mehldau'nun üçlüsüyle crr'de 19.00 seansında vereceği konserin biletlerinin tükenmesi ve gelen istek üzerine 21.00'e ek bir solo konser konuluyor!

caz festivali'ne ilk geldiği 1999'dan sonra, iki yıllık periyotta mehldau'yu dinlemeye alışmıştık. bir zamanların, festivale gelme sıklığından dolayı etiler'de ev tuttuğu söylentisi yayılan jan garbarek'e dönüşmek üzereydi ki, mehldau'nun ayağı istanbul'dan kesildi; yanılmıyorsam en son üç yıl önce işsanat'ta yeni davulcusuyla şereflendirmişti şehrimizi.
bu akşam 1.5 saatlik biri üçlüsüyle, diğeri solo iki muhteşem setle mehldau'ya doyduk; daha da çalsa hayır demezdik, ama o çok yoruldu.

mehldau bir söyleşisinde "zaten marifet, kaybolduğunda yolunu bulma ve geri dönme becerisi kazanmaktır" demiş.
kendisi marifet mertebesini geçmiş durumda; playlist içindeki gerek üçlüsüyle gerekse solo çaldığı birer amerikan standartında nereden başlayıp, nereleri dolaşıp, ve yine nerede bitirebildiğine, nasıl görmüş geçirmiş olarak ve sağ salim "eve dönebildiğine" şahit olduk.
brad mehldau bir caz piyanisti ve caz grubu üyesi olarak kalitesi ve yetkinliği yanında; mütezavi, sakin, güleryüzlü ve mesafeli samimiyetiyle bir kez daha istanbulluları kendisine hayran etti.
dileğimiz, kendisinin şehrimize tekrar eski temposunda, yani daha sık uğraması...

1 yorum:

  1. Muhteşemdi... Önce ekibiyle üçlü olarak, sonra kendisi solo piyanosuyla bize enfes bir gece yaşattı. Bastığı her nota içime işledi...

    Bir an, Matrix filminde sayılardan kurulu dünya gibi, Brad'in de kafasında notalardan kurulu büyülü mü büyülü bir dünya olduğunu düşündüm.. Orada olmak istedim.. İçine girip izlemek... Belki de dahil olmak..

    Özellikle de Radiohead şarkılarında yarattığı atmosfer, bu atmosferin üzerine melodiyi oluşturan notaları tek tek direkt kanımıza verişi...

    ..iyileşircesine kendi kabuğumda, içten; arındım gündelik yaşamdan, tazeledim yeniye inancımı, umutlandım..

    Kucaklaşmak gibiydi..

    (ya da ben başka bir modda konuşuyorum, yazdıklarımı modumun parantezine almak lazım)

    YanıtlaSil